س م ع
185 kelime · i'rab ağacında: 154
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 107 ayetler
Fâil 107 ayetler
و
zamir 47
نَا
zamir 17
(أَنْتَ)
gizli 16
(هُوَ)
gizli 14
ت
zamir 3
(نَحْنُ)
gizli 2
اللَّهُ
2
↗
وَ
1
(أَنَا)
gizli 1
(هُ)
gizli 1
(هِيَ)
gizli 1
نَفَرٌ
1
↗
+2 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun bih 53 ayetler
لَغْوًا
5
↗
الدُّعَاءَ
4
↗
الصُّمَّ
4
↗
هُ
zamir 4
قَوْلَ
3
↗
(أَحَدًا)
gizli 2
الْقُرْآنَ
2
↗
كَلَامَ
2
↗
الْمَوْتَى
2
↗
آيَاتِ
2
↗
هَا
zamir 2
هُمْ
zamir 2
+25 daha (daha az geçenler)
مَا
1
مِنْ
1
(شَيْءٌ)
gizli 1
(صَوْتًا)
gizli 1
غَيْرَ
1
↗
تَغَيُّظًا
1
↗
فَتًى
1
↗
كِتَابًا
1
↗
كِذَّابًا
1
↗
تَأْثِيمًا
1
↗
نَجْوَى
1
↗
مُنَادِيًا
1
↗
الْهُدَى
1
↗
يَوْمَ
1
↗
أَذًى
1
↗
حَسِيسَ
1
↗
تَحَاوُرَ
1
↗
الذِّكْرَ
1
↗
رِكْزًا
1
↗
زَفِيرًا
1
↗
سِرَّ
1
↗
شَهِيقًا
1
↗
الصَّيْحَةَ
1
↗
كُمْ
zamir 1
ي
zamir 1
Mef'ûlun fîh 14 ayetler
Hâl 2 ayetler
Haber 30 ayetler
Sıfat 11 ayetler
Mecrur 9 ayetler
Fâil
4 ayet · س م ع kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
حَتّٰٓى
اِذَا
مَا
جَٓاؤُ۫هَا
شَهِدَ
عَلَيْهِمْ
سَمْعُهُمْ
وَاَبْصَارُهُمْ
وَجُلُودُهُمْ
بِمَا
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
Sonunda oraya varınca, kulakları, gözleri ve derileri, yaptıkları hakkında onların aleyhinde şahidlik ederler.[20]
وَمَا
كُنْتُمْ
تَسْتَتِرُونَ
اَنْ
يَشْهَدَ
عَلَيْكُمْ
سَمْعُكُمْ
وَلَٓا
اَبْصَارُكُمْ
وَلَا
جُلُودُكُمْ
وَلٰكِنْ
ظَنَنْتُمْ
اَنَّ
اللّٰهَ
لَا
يَعْلَمُ
كَث۪يراً
مِمَّا
تَعْمَلُونَ
Siz, gözleriniz, kulaklarınız ve derilerinizin aleyhinize şahidlik edeceğinden korkarak kötü iş işlemekten çekinmiyordunuz. Hayır; Allah’ın, yaptıklarınızın çoğunu bilmediğini sanıyordunuz.[22]
وَلَقَدْ
مَكَّنَّاهُمْ
ف۪يمَٓا
اِنْ
مَكَّنَّاكُمْ
ف۪يهِ
وَجَعَلْنَا
لَهُمْ
سَمْعاً
وَاَبْصَاراً
وَاَفْـِٔدَةًۘ
فَمَٓا
اَغْنٰى
عَنْهُمْ
سَمْعُهُمْ
وَلَٓا
اَبْصَارُهُمْ
وَلَٓا
اَفْـِٔدَتُهُمْ
مِنْ
شَيْءٍ
اِذْ
كَانُوا
يَجْحَدُونَ
بِاٰيَاتِ
اللّٰهِ
وَحَاقَ
بِهِمْ
مَا
كَانُوا
بِه۪
يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟
And olsun ki onlara, size vermediğimiz servet ve imkanı vermiştik. Onlara kulaklar, gözler ve kalbler vermiştik; ama kulakları, gözleri ve kalbleri onlara bir fayda sağlamadı, zira, Allah’ın ayetlerini bile bile inkar ediyorlardı, alaya aldıkları şeyler onları kuşatıp yokediverdi.[26]
اَمْ
لَهُمْ
سُلَّمٌ
يَسْتَمِعُونَ
ف۪يهِۚ
فَلْيَأْتِ
مُسْتَمِعُهُمْ
بِسُلْطَانٍ
مُب۪ينٍۜ
Yoksa, üzerine çıkıp vahiy dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.[38]
Yükleniyor...