ز و ج
81 kelime · i'rab ağacında: 78
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Mef'ûlun bih 30 ayetler
Fiili 30 ayetler
جَعَلَ
8
↗
خَلَقَ
6
↗
تَنْكِحَ
3
↗
مَتَّعْنَا
2
↗
يَذَرُونَ
2
↗
يُبْدِلَ
1
↗
أَمْسِكْ
1
↗
احْشُرُوا
1
↗
أَحْلَلْنَا
1
↗
احْمِلْ
1
↗
أَخْرَجْنَا
1
↗
يَرْمُونَ
1
↗
+3 daha (daha az geçenler)
Mecrur 18 ayetler
Mevsûf 18 ayetler
Sıfat 18 ayetler
مُطَهَّرَةٌ
3
↗
اثْنَيْنِ
3
↗
كَرِيمٍ
2
↗
بَهِيجٍ
2
↗
هُمْ
zamir 2
اللَّاتِي
1
اللَّائِي
1
عَابِدَاتٍ
1
↗
غَيْرَ
1
↗
قَانِتَاتٍ
1
↗
نَبَاتٍ
1
↗
أَبْكَارًا
1
↗
+8 daha (daha az geçenler)
Mübteda 7 ayetler
Mecrur
18 ayet · ز و ج kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَالَّذ۪ينَ
يُتَوَفَّوْنَ
مِنْكُمْ
وَيَذَرُونَ
اَزْوَاجاًۚ
وَصِيَّةً
لِاَزْوَاجِهِمْ
مَتَاعاً
اِلَى
الْحَوْلِ
غَيْرَ
اِخْرَاجٍۚ
فَاِنْ
خَرَجْنَ
فَلَا
جُنَاحَ
عَلَيْكُمْ
ف۪ي
مَا
فَعَلْنَ
ف۪ٓي
اَنْفُسِهِنَّ
مِنْ
مَعْرُوفٍۜ
وَاللّٰهُ
عَز۪يزٌ
حَك۪يمٌ
İçinizden ölüp, eşler bırakacak olanlar, evlerinden çıkarılmaksızın, senesine kadar eşlerinin geçimini sağlayacak şeyi vasiyet etsinler; eğer çıkarlarsa kendilerinin meşru olarak yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur. Allah güçlüdür, Hakim’dir.[240]
وَقَالُوا
مَا
ف۪ي
بُطُونِ
هٰذِهِ
الْاَنْعَامِ
خَالِصَةٌ
لِذُكُورِنَا
وَمُحَرَّمٌ
عَلٰٓى
اَزْوَاجِنَاۚ
وَاِنْ
يَكُنْ
مَيْتَةً
فَهُمْ
ف۪يهِ
شُرَكَٓاءُۜ
سَيَجْز۪يهِمْ
وَصْفَهُمْۜ
اِنَّهُ
حَك۪يمٌ
عَل۪يمٌ
«Bu hayvanların karınlarında olan yavrular yalnız erkeklerimize mahsus olup, eşlerimize yasaktır. Ölü doğacak olursa hepsi ona ortak olurlar» dediler. Allah bu türlü sözlerin cezasını verecektir, çünkü O hakimdir, bilendir.[139]
جَنَّاتُ
عَدْنٍ
يَدْخُلُونَهَا
وَمَنْ
صَلَحَ
مِنْ
اٰبَٓائِهِمْ
وَاَزْوَاجِهِمْ
وَذُرِّيَّاتِهِمْ
وَالْمَلٰٓئِكَةُ
يَدْخُلُونَ
عَلَيْهِمْ
مِنْ
كُلِّ
بَابٍۚ
Onlar, Rablerinin rızasını dileyerek sabrederler, namazı kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan, gizlice ve açıkça sarfederler; iyilik yaparak kötülüğü ortadan kaldırırlar; işte onlara bu dünyanın iyi sonucu, girecekleri Adn cennetleri vardır; babalarının, eşlerinin, çocuklarının iyi olanları da oraya girerler. Melekler her kapıdan yanlarına girip: «Sabretmenize karşılık size selam olsun; burası dünyanın ne güzel bir sonucudur!» derler.[22-24]
وَاللّٰهُ
جَعَلَ
لَكُمْ
مِنْ
اَنْفُسِكُمْ
اَزْوَاجاً
وَجَعَلَ
لَكُمْ
مِنْ
اَزْوَاجِكُمْ
بَن۪ينَ
وَحَفَدَةً
وَرَزَقَكُمْ
مِنَ
الطَّيِّبَاتِۜ
اَفَبِالْبَاطِلِ
يُؤْمِنُونَ
وَبِنِعْمَتِ
اللّٰهِ
هُمْ
يَكْفُرُونَۙ
Allah size kendinizden eşler var eder. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar var eder. Size temiz şeylerden rızık verir. Öyleyken batıla inanıyorlar ve Allah’ın nimetini inkar mı ediyorlar?[72]
فَقُلْنَا
يَٓا اٰدَمُ
اِنَّ
هٰذَا
عَدُوٌّ
لَكَ
وَلِزَوْجِكَ
فَلَا
يُخْرِجَنَّكُمَا
مِنَ
الْجَنَّةِ
فَتَشْقٰى
«Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa bedbaht olursun. Doğrusu cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın ne de güneşin sıcağında kalırsın» dedik.[117-119]
اِلَّا
عَلٰٓى
اَزْوَاجِهِمْ
اَوْ
مَا
مَلَكَتْ
اَيْمَانُهُمْ
فَاِنَّهُمْ
غَيْرُ
مَلُوم۪ينَۚ
Onlar, eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten korurlar. Doğrusu bunlar yerilemezler.[5-6]
وَالَّذ۪ينَ
يَقُولُونَ
رَبَّـنَا
هَبْ
لَنَا
مِنْ
اَزْوَاجِنَا
وَذُرِّيَّاتِنَا
قُرَّةَ
اَعْيُنٍ
وَاجْعَلْنَا
لِلْمُتَّق۪ينَ
اِمَاماً
Onlar: «Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve çocuklarımızdan gözümüzün aydınlığı olacak insanlar ihsan et ve bizi, Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder yap» derler.[74]
وَتَذَرُونَ
مَا
خَلَقَ
لَكُمْ
رَبُّكُمْ
مِنْ
اَزْوَاجِكُمْۜ
بَلْ
اَنْتُمْ
قَوْمٌ
عَادُونَ
Kardeşleri Lut, onlara: «Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah’tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz» dedi.[161-166]
يَٓا اَيُّهَا
النَّبِيُّ
قُلْ
لِاَزْوَاجِكَ
اِنْ
كُنْتُنَّ
تُرِدْنَ
الْحَيٰوةَ
الدُّنْيَا
وَز۪ينَتَهَا
فَتَعَالَيْنَ
اُمَتِّعْكُنَّ
وَاُسَرِّحْكُنَّ
سَرَاحاً
جَم۪يلاً
Ey Peygamber! Eşlerine şöyle söyle: «Eğer dünya hayatını ve süslerini istiyorsanız gelin size bağışta bulunayım ve güzellikle salıvereyim.»[28]
وَاِذْ
تَقُولُ
لِلَّـذ۪ٓي
اَنْعَمَ
اللّٰهُ
عَلَيْهِ
وَاَنْعَمْتَ
عَلَيْهِ
اَمْسِكْ
عَلَيْكَ
زَوْجَكَ
وَاتَّقِ
اللّٰهَ
وَتُخْف۪ي
ف۪ي
نَفْسِكَ
مَا
اللّٰهُ
مُبْد۪يهِ
وَتَخْشَى
النَّاسَۚ
وَاللّٰهُ
اَحَقُّ
اَنْ
تَخْشٰيهُۜ
فَلَمَّا
قَضٰى
زَيْدٌ
مِنْهَا
وَطَراً
زَوَّجْنَاكَهَا
لِكَيْ
لَا
يَكُونَ
عَلَى
الْمُؤْمِن۪ينَ
حَرَجٌ
ف۪ٓي
اَزْوَاجِ
اَدْعِيَٓائِهِمْ
اِذَا
قَضَوْا
مِنْهُنَّ
وَطَراًۜ
وَكَانَ
اَمْرُ
اللّٰهِ
مَفْعُولاً
Allah’ın nimet verdiği ve senin de nimetlendirdiğin kimseye: «Eşini bırakma, Allah’tan sakın» diyor, Allah’ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordun. İnsanlardan çekiniyordun; oysa Allah’tan çekinmen daha uygundu. Sonunda Zeyd eşiyle ilgisini kestiğinde onu seninle evlendirdik, ki evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda müminlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin. Allah’ın buyruğu yerine gelecektir.[37]
يَٓا اَيُّهَا
النَّبِيُّ
اِنَّٓا
اَحْلَلْنَا
لَكَ
اَزْوَاجَكَ
الّٰـت۪ٓي
اٰتَيْتَ
اُجُورَهُنَّ
وَمَا
مَلَكَتْ
يَم۪ينُكَ
مِمَّٓا
اَفَٓاءَ
اللّٰهُ
عَلَيْكَ
وَبَنَاتِ
عَمِّكَ
وَبَنَاتِ
عَمَّاتِكَ
وَبَنَاتِ
خَالِكَ
وَبَنَاتِ
خَالَاتِكَ
الّٰت۪ي
هَاجَرْنَ
مَعَكَۘ
وَامْرَاَةً
مُؤْمِنَةً
اِنْ
وَهَبَتْ
نَفْسَهَا
لِلنَّبِيِّ
اِنْ
اَرَادَ
النَّبِيُّ
اَنْ
يَسْتَنْكِحَهَاۗ
خَالِصَةً
لَكَ
مِنْ
دُونِ
الْمُؤْمِن۪ينَۜ
قَدْ
عَلِمْنَا
مَا
فَرَضْنَا
عَلَيْهِمْ
ف۪ٓي
اَزْوَاجِهِمْ
وَمَا
مَلَكَتْ
اَيْمَانُهُمْ
لِكَيْلَا
يَكُونَ
عَلَيْكَ
حَرَجٌۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
غَفُوراً
رَح۪يماً
Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiği cariyeleri, seninle beraber hicret eden amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını, teyzelerinin kızlarını ve Peygamber nikahlanmayı dilediği takdirde müminlerden ayrı, sırf sana mahsus olmak üzere kendisinin mehrini Peygambere hibe eden mümin kadını almanı helal kılmışızdır. Bir zorluğa uğramaman için; müminlerin eşleri ve cariyeleri hakkında onların üzerine neyi farz kılmış olduğumuzu bildirmiştik. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.[50]
لَا
يَحِلُّ
لَكَ
النِّسَٓاءُ
مِنْ
بَعْدُ
وَلَٓا
اَنْ
تَبَدَّلَ
بِهِنَّ
مِنْ
اَزْوَاجٍ
وَلَوْ
اَعْجَبَكَ
حُسْنُهُنَّ
اِلَّا
مَا
مَلَكَتْ
يَم۪ينُكَۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
رَق۪يـباً۟
Bundan sonra sana hiçbir kadın, cariyelerin bir yana, güzellikleri ne kadar hoşuna giderse gitsin, hiçbirini boşayıp başka bir eşle değiştirmen helal değildir. Allah her şeyi gözetmektedir.[52]
يَٓا اَيُّهَا
النَّبِيُّ
قُلْ
لِاَزْوَاجِكَ
وَبَنَاتِكَ
وَنِسَٓاءِ
الْمُؤْمِن۪ينَ
يُدْن۪ينَ
عَلَيْهِنَّ
مِنْ
جَلَاب۪يبِهِنَّۜ
ذٰلِكَ
اَدْنٰٓى
اَنْ
يُعْرَفْنَ
فَلَا
يُؤْذَيْنَۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
غَفُوراً
رَح۪يماً
Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına, dışarı çıkarken üstlerine örtü almalarını söyle; bu, onların hür ve namuslu bilinmelerini ve bundan dolayı incitilmemelerini daha iyi sağlar. Allah bağışlar ve merhamet eder.[59]
رَبَّنَا
وَاَدْخِلْهُمْ
جَنَّاتِ
عَدْنٍۨ
الَّت۪ي
وَعَدْتَهُمْ
وَمَنْ
صَلَحَ
مِنْ
اٰبَٓائِهِمْ
وَاَزْوَاجِهِمْ
وَذُرِّيَّاتِهِمْۜ
اِنَّكَ
اَنْتَ
الْعَز۪يزُ
الْحَك۪يمُۚ
«Rabbimiz! Müminleri ve babalarından, eşlerinden, soylarından iyi olanları, kendilerine söz verdiğin Adn cennetlerine koy; şüphesiz güçlü olan, Hakim olan ancak Sensin»[8]
قَدْ
سَمِعَ
اللّٰهُ
قَوْلَ
الَّت۪ي
تُجَادِلُكَ
ف۪ي
زَوْجِهَا
وَتَشْتَك۪ٓي
اِلَى
اللّٰهِۗ
وَاللّٰهُ
يَسْمَعُ
تَحَاوُرَكُمَاۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
سَم۪يعٌ
بَص۪يرٌ
Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikayette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir; esasen Allah konuşmanızı işitir. Doğrusu Allah işitendir, görendir.[1]
وَاِنْ
فَاتَكُمْ
شَيْءٌ
مِنْ
اَزْوَاجِكُمْ
اِلَى
الْـكُفَّارِ
فَعَاقَبْتُمْ
فَاٰتُوا
الَّذ۪ينَ
ذَهَبَتْ
اَزْوَاجُهُمْ
مِثْلَ
مَٓا
اَنْفَقُواۜ
وَاتَّقُوا
اللّٰهَ
الَّـذ۪ٓي
اَنْتُمْ
بِه۪
مُؤْمِنُونَ
Ey mümin erkekler! Eğer inkar eden (kafir olan) eşlerinize sarfettiklerinizden inkarcılara bir şey geçecek olursa ganimetten, eşleri giden mümin erkeklere sarfettikleri miktar kadarını verin. İnandığınız Allah’a karşı gelmekten sakının.[11]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِنَّ
مِنْ
اَزْوَاجِكُمْ
وَاَوْلَادِكُمْ
عَدُواًّ
لَكُمْ
فَاحْذَرُوهُمْۚ
وَاِنْ
تَعْفُوا
وَتَصْفَحُوا
وَتَغْفِرُوا
فَاِنَّ
اللّٰهَ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Ey inananlar! Eşleriniz ve çocuklarınızdan size düşmanlık edenler olur, onlardan sakının; ama, siz affeder, suçlarını örter ve bağışlarsanız bilin ki Allah da bağışlar ve acır.[14]
اِلَّا
عَلٰٓى
اَزْوَاجِهِمْ
اَوْ
مَا
مَلَكَتْ
اَيْمَانُهُمْ
فَاِنَّهُمْ
غَيْرُ
مَلُوم۪ينَۚ
Eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten koruyanlar, doğrusu bunlar yerilmezler.[29-30]
Yükleniyor...