ز و ج
81 kelime · i'rab ağacında: 78
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Mef'ûlun bih 30 ayetler
Fiili 30 ayetler
جَعَلَ
8
↗
خَلَقَ
6
↗
تَنْكِحَ
3
↗
مَتَّعْنَا
2
↗
يَذَرُونَ
2
↗
يُبْدِلَ
1
↗
أَمْسِكْ
1
↗
احْشُرُوا
1
↗
أَحْلَلْنَا
1
↗
احْمِلْ
1
↗
أَخْرَجْنَا
1
↗
يَرْمُونَ
1
↗
+3 daha (daha az geçenler)
Mecrur 18 ayetler
Mevsûf 18 ayetler
Sıfat 18 ayetler
مُطَهَّرَةٌ
3
↗
اثْنَيْنِ
3
↗
كَرِيمٍ
2
↗
بَهِيجٍ
2
↗
هُمْ
zamir 2
اللَّاتِي
1
اللَّائِي
1
عَابِدَاتٍ
1
↗
غَيْرَ
1
↗
قَانِتَاتٍ
1
↗
نَبَاتٍ
1
↗
أَبْكَارًا
1
↗
+8 daha (daha az geçenler)
Mübteda 7 ayetler
Fiil Fâil
4 ayet · ز و ج kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَاِذْ
تَقُولُ
لِلَّـذ۪ٓي
اَنْعَمَ
اللّٰهُ
عَلَيْهِ
وَاَنْعَمْتَ
عَلَيْهِ
اَمْسِكْ
عَلَيْكَ
زَوْجَكَ
وَاتَّقِ
اللّٰهَ
وَتُخْف۪ي
ف۪ي
نَفْسِكَ
مَا
اللّٰهُ
مُبْد۪يهِ
وَتَخْشَى
النَّاسَۚ
وَاللّٰهُ
اَحَقُّ
اَنْ
تَخْشٰيهُۜ
فَلَمَّا
قَضٰى
زَيْدٌ
مِنْهَا
وَطَراً
زَوَّجْنَاكَهَا
لِكَيْ
لَا
يَكُونَ
عَلَى
الْمُؤْمِن۪ينَ
حَرَجٌ
ف۪ٓي
اَزْوَاجِ
اَدْعِيَٓائِهِمْ
اِذَا
قَضَوْا
مِنْهُنَّ
وَطَراًۜ
وَكَانَ
اَمْرُ
اللّٰهِ
مَفْعُولاً
Allah’ın nimet verdiği ve senin de nimetlendirdiğin kimseye: «Eşini bırakma, Allah’tan sakın» diyor, Allah’ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordun. İnsanlardan çekiniyordun; oysa Allah’tan çekinmen daha uygundu. Sonunda Zeyd eşiyle ilgisini kestiğinde onu seninle evlendirdik, ki evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda müminlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin. Allah’ın buyruğu yerine gelecektir.[37]
اَوْ
يُزَوِّجُهُمْ
ذُكْرَاناً
وَاِنَاثاًۚ
وَيَجْعَلُ
مَنْ
يَشَٓاءُ
عَق۪يماًۜ
اِنَّهُ
عَل۪يمٌ
قَد۪يرٌ
Yahut hem kız hem erkek çocuk verir, dilediğini de kısır kılar. O, bilendir, her şeye Kadir’dir.[50]
كَذٰلِكَ۠
وَزَوَّجْنَاهُمْ
بِحُورٍ
ع۪ينٍۜ
Bu böyledir; onları iri siyah gözlü hurilerle eşlendiririz.[54]
مُتَّكِـ۪ٔينَ
عَلٰى
سُرُرٍ
مَصْفُوفَةٍۚ
وَزَوَّجْنَاهُمْ
بِحُورٍ
ع۪ينٍ
Onlara şöyle denir: «İşlediklerinizden ötürü, dizi dizi tahtlara yaslanarak afiyetle yiyin için.» Onlara, ceylan gözlü eşler veririz.[19-20]
Yükleniyor...