ذ ا ت
92 kelime · i'rab ağacında: 91
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Muzâf 91 ayetler
Muzâfun ileyh 91 ayetler
فَضْلٍ
14
↗
الصُّدُورِ
12
↗
الْقُرْبَى
7
↗
الْعَرْشِ
4
↗
انْتِقَامٍ
4
↗
الرَّحْمَةِ
3
↗
عِلْمٍ
2
↗
مَغْفِرَةٍ
2
↗
الْقُوَّةِ
2
↗
الْإِكْرَامِ
2
↗
الْأَوْتَادِ
2
↗
الْيَمِينِ
2
↗
+39 daha (daha az geçenler)
الْجَلَالِ
2
↗
الشِّمَالِ
2
↗
الطَّوْلِ
1
↗
ظُفُرٍ
1
↗
عَدْلٍ
1
↗
الْمَعَارِجِ
1
↗
عُسْرَةٍ
1
↗
الْعَصْفِ
1
↗
عِقَابٍ
1
↗
الْعِمَادِ
1
↗
عِوَجٍ
1
↗
مَعِينٍ
1
↗
أَفْنَانٍ
1
↗
قَرَارٍ
1
↗
الْأَكْمَامِ
1
↗
لَهَبٍ
1
↗
أَثْلٍ
1
↗
أَلْوَاحٍ
1
↗
مِرَّةٍ
1
↗
الْبُرُوجِ
1
↗
سَعَةٍ
1
↗
الْوَقُودِ
1
↗
بَهْجَةٍ
1
↗
بَيْنِ
1
↗
ثَلَاثِ
1
↗
الْحُبُكِ
1
↗
حِجْرٍ
1
↗
حَظٍّ
1
↗
حَمْلٍ
1
↗
أُكُلٍ
1
↗
دُسُرٍ
1
↗
دُعَاءٍ
1
↗
الذِّكْرِ
1
↗
الرَّجْعِ
1
↗
زَرْعٍ
1
↗
مَسْغَبَةٍ
1
↗
الشَّوْكَةِ
1
↗
شَيْءٍ
1
↗
الصَّدْعِ
1
↗
Sıfat 24 ayetler
Mevsûfu 24 ayetler
السَّمَاءِ
3
↗
فِرْعَوْنَ
2
↗
النَّارِ
2
↗
ظِلٍّ
1
↗
عَزِيزٍ
1
↗
الْقُرْآنِ
1
↗
قَسَمٌ
1
↗
النَّخْلُ
1
↗
وَجْهُ
1
↗
يَوْمٍ
1
↗
الْأَرْضِ
1
↗
جَنَّتَيْنِ
1
↗
+8 daha (daha az geçenler)
Haber 19 ayetler
Mecrur 18 ayetler
Sıfat
24 ayet · ذ ا ت kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَاعْبُدُوا
اللّٰهَ
وَلَا
تُشْرِكُوا
بِه۪
شَيْـٔاً
وَبِالْوَالِدَيْنِ
اِحْسَاناً
وَبِذِي
الْقُرْبٰى
وَالْيَتَامٰى
وَالْمَسَاك۪ينِ
وَالْجَارِ
ذِي
الْقُرْبٰى
وَالْجَارِ
الْجُنُبِ
وَالصَّاحِبِ
بِالْجَنْبِ
وَابْنِ
السَّب۪يلِۙ
وَمَا
مَلَكَتْ
اَيْمَانُكُمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
لَا
يُحِبُّ
مَنْ
كَانَ
مُخْتَالاً
فَخُوراًۙ
Allah’a kulluk edin, O’na bir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve elinizin altında bulunan kimselere iyilik edin. Allah, kendini beğenip öğünenleri elbette sevmez.[36]
وَجَعَلْنَا
ابْنَ
مَرْيَمَ
وَاُمَّهُٓ
اٰيَةً
وَاٰوَيْنَاهُمَٓا
اِلٰى
رَبْوَةٍ
ذَاتِ
قَرَارٍ
وَمَع۪ينٍ۟
Meryem oğlunu da, annesini de mucize kıldık. Her ikisini de, pınarı bulunan, oturmaya elverişli yüksek bir yere yerleştirdik.[50]
اَمَّنْ
خَلَقَ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
وَاَنْزَلَ
لَكُمْ
مِنَ
السَّمَٓاءِ
مَٓاءًۚ
فَاَنْبَتْنَا
بِه۪
حَدَٓائِقَ
ذَاتَ
بَهْجَةٍۚ
مَا
كَانَ
لَكُمْ
اَنْ
تُنْبِتُوا
شَجَرَهَاۜ
ءَاِلٰهٌ
مَعَ
اللّٰهِۜ
بَلْ
هُمْ
قَوْمٌ
يَعْدِلُونَۜ
Yoksa gökleri ve yeri yaratan, gökten size su indirip onunla, bir ağacını bile bitirmeye gücünüzün yetmediği, güzel güzel bahçeler meydana getiren mi? Allah’ın yanında başka bir tanrı mı? Hayır; onlar taptıklarını Allah’a eşit tutan bir millettir.[60]
فَاَعْرَضُوا
فَاَرْسَلْنَا
عَلَيْهِمْ
سَيْلَ
الْعَرِمِ
وَبَدَّلْنَاهُمْ
بِجَنَّتَيْهِمْ
جَنَّتَيْنِ
ذَوَاتَيْ
اُكُلٍ
خَمْطٍ
وَاَثْلٍ
وَشَيْءٍ
مِنْ
سِدْرٍ
قَل۪يلٍ
Fakat onlar yüz çevirdiler; bunun için Biz de üzerlerine Arim selini gönderdik, onların bahçelerini, buruk yemişli, ılgınlık ve içinde biraz da sedir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik.[16]
صٓ
وَالْقُرْاٰنِ
ذِي
الذِّكْرِۜ
Sad. Öğüt veren Kuran’a and olsun ki, inkar edenler gurur ve ayrılık içindedirler.[1-2]
كَذَّبَتْ
قَبْلَهُمْ
قَوْمُ
نُوحٍ
وَعَادٌ
وَفِرْعَوْنُ
ذُو
الْاَوْتَادِۙ
Onlardan önce Nuh milleti, Ad, sarsılmaz bir saltanatın sahibi Firavun, Semud, Lut milleti, Eykeliler de peygamberleri yalanlamıştı. İşte bunlar da peygamberlerine karşı birleşen topluluklardır.[12-13]
وَمَنْ
يَهْدِ
اللّٰهُ
فَمَا
لَهُ
مِنْ
مُضِلٍّۜ
اَلَيْسَ
اللّٰهُ
بِعَز۪يزٍ
ذِي
انْتِقَامٍ
Allah’ın doğru yola eriştirdiğini de saptıracak yoktur. Allah, güçlü olan, öç alabilen değil midir?[37]
وَالسَّمَٓاءِ
ذَاتِ
الْحُبُكِۙ
İçinde yörüngeler bulunan göğe and olsun ki, ey inkarcılar, siz, şüphesiz aykırı görüştesiniz.[7-8]
ذُو
مِرَّةٍۜ
فَاسْتَوٰىۙ
Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş.[5-7]
ف۪يهَا
فَاكِهَةٌۖ
وَالنَّخْلُ
ذَاتُ
الْاَكْمَامِ
Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.[11-12]
وَالْحَبُّ
ذُو
الْعَصْفِ
وَالرَّيْحَانُۚ
Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.[11-12]
وَيَبْقٰى
وَجْهُ
رَبِّكَ
ذُو
الْجَلَالِ
وَالْاِكْرَامِۚ
Ancak, yüce ve cömert olan Rabbinin varlığı bakidir.[27]
تَبَارَكَ
اسْمُ
رَبِّكَ
ذِي
الْجَلَالِ
وَالْاِكْرَامِ
Büyük ve pek cömert olan Rabbinin adı ne yücedir![78]
اِنْطَلِقُٓوا
اِلٰى
ظِلٍّ
ذ۪ي
ثَلٰثِ
شُعَبٍۙ
«gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin.»[30-31]
ذ۪ي
قُوَّةٍ
عِنْدَ
ذِي
الْعَرْشِ
مَك۪ينٍۙ
Bu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.[19-21]
وَالسَّمَٓاءِ
ذَاتِ
الْبُرُوجِۙ
İçinde burçları bulunan göğe and olsun;[1]
اَلنَّارِ
ذَاتِ
الْوَقُودِۙ
Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur![4-7]
وَالسَّمَٓاءِ
ذَاتِ
الرَّجْعِۙ
Dönüşlü göğe ve yarılan yeryüzüne and olsun ki,[11-2]
وَالْاَرْضِ
ذَاتِ
الصَّدْعِۙ
Dönüşlü göğe ve yarılan yeryüzüne and olsun ki,[11-2]
هَلْ
ف۪ي
ذٰلِكَ
قَسَمٌ
لِذ۪ي
حِجْرٍۜ
Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?[4-5]
Yükleniyor...