د ع و
212 kelime · i'rab ağacında: 209
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 172 ayetler
Fâil 159 ayetler
Mef'ûlun bih 136 ayetler
رَبَّ
19
↗
(هُ)
gizli 15
هُمْ
zamir 14
اللَّهَ
11
↗
(هُمْ)
gizli 9
كُمْ
zamir 9
هُ
zamir 9
نَا
zamir 7
ي
zamir 6
مِنْ
5
ثُبُورًا
4
↗
مَا
3
+28 daha (daha az geçenler)
الَّذِينَ
2
أَنْ
2
(أَحَدًا)
gizli 2
شُرَكَاءَ
2
↗
cümle
1
(أُقْسِمُ)
gizli 1
(شُرَكَاءَ)
gizli 1
(هَا)
gizli 1
أَيَّ
1
↗
غَيْرَ
1
↗
قَوْمَ
1
↗
كُلَّ
1
↗
نَادِيَ
1
↗
نِسَاءَ
1
↗
أَنْفُسَ
1
↗
وَحْدَ
1
↗
وَلَدًا
1
↗
بَعْلًا
1
↗
أَحَدًا
1
↗
أَبْنَاءَ
1
↗
حِزْبَ
1
↗
الرَّحْمَنَ
1
↗
الزَّبَانِيَةَ
1
↗
شُهَداءَ
1
↗
شَيْئًا
1
↗
إِيَّاهُ
zamir 1
كَ
zamir 1
هُنَّ
zamir 1
Harf-i cer 47 ayetler
إِلَى
40
بِ
5
لِ
2
إِلَى
ile bağlanan
بِ
ile bağlanan
لِ
ile bağlanan
Hâl 24 ayetler
مُخْلِصِينَ
6
↗
طَمَعًا
2
↗
مُنِيبًا
2
↗
خُفْيَةً
2
↗
خَوْفًا
2
↗
يُرِيدُونَ
2
↗
تَضَرُّعًا
2
↗
(يَقُولُونَ)
gizli 1
بَصِيرَةٍ
1
↗
الْمَوْعِظَةِ
1
↗
وَقَى
1
↗
إِذْنِ
1
↗
+9 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun fîh 19 ayetler
Mef'ûlun lieclih 18 ayetler
Nâib-i fâil 13 ayetler
Muzâf 24 ayetler
Muzâfun ileyh 24 ayetler
هُمْ
zamir 6
كُمْ
zamir 3
الْكَافِرِينَ
2
↗
اللَّهِ
2
↗
كَ
zamir 2
ي
zamir 2
بَعْضِ
1
↗
الْحَقِّ
1
↗
الْخَيْرِ
1
↗
الدَّاعِ
1
الرَّسُولِ
1
↗
كُمَا
zamir 1
+1 daha (daha az geçenler)
Muzâfun ileyh 18 ayetler
Haber 12 ayetler
Mecrur 6 ayetler
Mübteda 5 ayetler
Mevsûf 4 ayetler
Mübteda
4 ayet · د ع و kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
دَعْوٰيهُمْ
ف۪يهَا
سُبْحَانَكَ
اللّٰهُمَّ
وَتَحِيَّتُهُمْ
ف۪يهَا
سَلَامٌۚ
وَاٰخِرُ
دَعْوٰيهُمْ
اَنِ
الْحَمْدُ
لِلّٰهِ
رَبِّ
الْعَالَم۪ينَ۟
Oradaki duaları: «Münezzehsin ey Allah’ım», dirlik temennileri: «Selam size» ve dualarının sonu da: «Alemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun»dur.[10]
لَهُ
دَعْوَةُ
الْحَقِّۜ
وَالَّذ۪ينَ
يَدْعُونَ
مِنْ
دُونِه۪
لَا
يَسْتَج۪يبُونَ
لَهُمْ
بِشَيْءٍ
اِلَّا
كَبَاسِطِ
كَفَّيْهِ
اِلَى
الْمَٓاءِ
لِيَبْلُغَ
فَاهُ
وَمَا
هُوَ
بِبَالِغِه۪ۜ
وَمَا
دُعَٓاءُ
الْكَافِر۪ينَ
اِلَّا
ف۪ي
ضَلَالٍ
Gerçek dua ve ibadet ancak O’nadır. O’ndan başka çağırdıkları putlar kendilerine hiçbir cevap vermezler. Durumları, suyun ağzına gelmesi için avuçlarını ona açmış bekleyen adamın durumu gibidir. Hiçbir zaman suya kavuşamaz. İşte kafirlerin yalvarışı da böyle, boşunadır.[14]
قُلْ
مَا
يَعْبَؤُ۬ا
بِكُمْ
رَبّ۪ي
لَوْلَا
دُعَٓاؤُ۬كُمْۚ
فَقَدْ
كَذَّبْتُمْ
فَسَوْفَ
يَكُونُ
لِزَاماً
De ki: «İbadetiniz (duanız) olmasa Rabbim size ne diye değer versin?» Ey inkarcılar! Yalanladığınız için, azap yakanızı bırakmayacaktır.[77]
قَالُٓوا
اَوَلَمْ
تَكُ
تَأْت۪يكُمْ
رُسُلُكُمْ
بِالْبَيِّنَاتِۜ
قَالُوا
بَلٰىۜ
قَالُوا
فَادْعُواۚ
وَمَا
دُعٰٓـؤُا
الْكَافِر۪ينَ
اِلَّا
ف۪ي
ضَلَالٍ۟
Bekçiler: «Size, belgelerle peygamberleriniz gelmiş miydi?» derler. Onlar da: «Evet, gelmişti» derler. Bekçiler: «O halde kendiniz yalvarın» derler. İnkarcıların yalvarışı şüphesiz boşunadır.[50]
Yükleniyor...