ه ن
207 kelime · i'rab ağacında: 201
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Muzâfun ileyh 78 ayetler
Muzâfı 78 ayetler
أُجُورَ
6
↗
إِخْوَانِ
6
↗
أَجَلَ
5
↗
أَنْفُسِ
4
↗
بُعُولَةِ
4
↗
كَيْدَ
3
↗
أَيْدِيَ
3
↗
زِينَةَ
3
↗
آبَاءِ
2
↗
عِدَّةُ
2
↗
نِسَاءِ
2
↗
أَوْلَادَ
2
↗
+32 daha (daha az geçenler)
أَيْمَانُ
2
↗
أَبْنَاءِ
2
↗
حَمْلَ
2
↗
أَرْجُلِ
2
↗
بَعْدَ
1
بَيْنَ
1
أَعْيُنُ
1
↗
فَرُوجَ
1
↗
فَوْقِ
1
↗
قُلُوبِ
1
↗
إِكْرَاهِ
1
↗
كِسْوَةُ
1
↗
كُلُّ
1
↗
مِثْلَ
1
↗
مَكْرِ
1
↗
نُشُوزَ
1
↗
أَبْصَارِ
1
↗
إِحْدَى
1
↗
بُيُوتِ
1
↗
ثِيَابَ
1
↗
جَلَابِيبِ
1
↗
جُيُوبِ
1
↗
حُسْنُ
1
↗
خَلْقِ
1
↗
خُمُرِ
1
↗
إِيمَانِ
1
↗
أَرْحَامِ
1
↗
رَدِّ
1
↗
رِزْقُ
1
↗
أَهْلِ
1
↗
أَزْوَاجَ
1
↗
صَدُقَاتِ
1
↗
Mef'ûlun bih 68 ayetler
Fiili 68 ayetler
آتَيْتُمْ
10
↗
أَمْسِكُوا
6
↗
طَلَّقْتُمْ
3
↗
تَمَسُّوا
3
↗
تَنْكِحُوا
3
↗
يَطْمِثْ
2
↗
تَعْضُلُوا
2
↗
تُعَلِّمُونَ
2
↗
كَرِهْتُمْ
2
↗
مَتِّعُوا
2
↗
بَاشِرُوا
2
↗
يَأْكُلُ
2
↗
+26 daha (daha az geçenler)
خَلَقَ
2
↗
اسْأَلُوا
2
↗
سَرِّحُوا
2
↗
عَاشِرُوا
1
↗
فَارِقُوا
1
↗
فَطَرَ
1
↗
تَقْرَبُوا
1
↗
قَضَى
1
↗
امْتَحِنُوا
1
↗
أَنْشَأْنَا
1
↗
اهْجُرُوا
1
↗
تُوَاعِدُوا
1
↗
عِظُوا
1
↗
يَتَوَفَّى
1
↗
بَايِعْ
1
↗
أَتَمَّ
1
↗
جَعَلْنَا
1
↗
تُخْرِجُوا
1
↗
ادْعُ
1
↗
تَذْكُرُونَ
1
↗
تَرْجِعُوا
1
↗
أَسْكِنُوا
1
↗
سَوَّى
1
↗
صُرْ
1
↗
اضْرِبُوا
1
↗
تُضَارُّوا
1
↗
Mecrur 49 ayetler
Sıfat
4 ayet · ه ن kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
اُحِلَّ
لَكُمْ
لَيْلَةَ
الصِّيَامِ
الرَّفَثُ
اِلٰى
نِسَٓائِكُمْۜ
هُنَّ
لِبَاسٌ
لَكُمْ
وَاَنْتُمْ
لِبَاسٌ
لَهُنَّۜ
عَلِمَ
اللّٰهُ
اَنَّكُمْ
كُنْتُمْ
تَخْتَانُونَ
اَنْفُسَكُمْ
فَتَابَ
عَلَيْكُمْ
وَعَفَا
عَنْكُمْۚ
فَالْـٰٔنَ
بَاشِرُوهُنَّ
وَابْتَغُوا
مَا
كَتَبَ
اللّٰهُ
لَكُمْۖ
وَكُلُوا
وَاشْرَبُوا
حَتّٰى
يَتَبَيَّنَ
لَكُمُ
الْخَيْطُ
الْاَبْيَضُ
مِنَ
الْخَيْطِ
الْاَسْوَدِ
مِنَ
الْفَجْرِۖ
ثُمَّ
اَتِمُّوا
الصِّيَامَ
اِلَى
الَّيْلِۚ
وَلَا
تُبَاشِرُوهُنَّ
وَاَنْتُمْ
عَاكِفُونَۙ
فِي
الْمَسَاجِدِۜ
تِلْكَ
حُدُودُ
اللّٰهِ
فَلَا
تَقْرَبُوهَاۜ
كَذٰلِكَ
يُبَيِّنُ
اللّٰهُ
اٰيَاتِه۪
لِلنَّاسِ
لَعَلَّهُمْ
يَتَّقُونَ
Oruç tuttuğunuz günlerin gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız size helal kılındı, onlar sizin örtünüz, siz de onların örtülerisiniz. Allah, nefsinize güvenemiyeceğinizi biliyordu, bu sebeple tevbenizi kabul edip sizi affetti; artık onlara yaklaşabilirsiniz. Allah’ın sizin için takdir ettiğini dileyin. Tan yerinde, beyaz iplik siyah iplikten sizce ayırdedilinceye kadar, yiyin için, sonra orucu geceye kadar tamamlayın. Mescidlerde itikafa çekildiğinizde kadınlarınıza yaklaşmayın. Allah insanlara yasaklardan sakınsınlar diye ayetlerini böylece apaçık bildirir.[187]
فَلَمَّا
سَمِعَتْ
بِمَكْرِهِنَّ
اَرْسَلَتْ
اِلَيْهِنَّ
وَاَعْتَدَتْ
لَهُنَّ
مُتَّكَـٔاً
وَاٰتَتْ
كُلَّ
وَاحِدَةٍ
مِنْهُنَّ
سِكّ۪يناً
وَقَالَتِ
اخْرُجْ
عَلَيْهِنَّۚ
فَلَمَّا
رَاَيْنَهُٓ
اَكْبَرْنَهُ
وَقَطَّعْنَ
اَيْدِيَهُنَّ
وَقُلْنَ
حَاشَ
لِلّٰهِ
مَا
هٰذَا
بَشَراًۜ
اِنْ
هٰذَٓا
اِلَّا
مَلَكٌ
كَر۪يمٌ
Kadınların kendisini yermesini işitince onları davet etti; koltuklar hazırladı; geldiklerinde her birine birer bıçak verdi. Yusuf’a: «Yanlarına çık» dedi. Kadınlar Yusuf’u görünce şaşıp ellerini kestiler ve «Allah’ı tenzih ederiz ama, bu insan değil ancak çok güzel bir melektir» dediler.[31]
وَالْقَوَاعِدُ
مِنَ
النِّسَٓاءِ
الّٰت۪ي
لَا
يَرْجُونَ
نِكَاحاً
فَلَيْسَ
عَلَيْهِنَّ
جُنَاحٌ
اَنْ
يَضَعْنَ
ثِيَابَهُنَّ
غَيْرَ
مُتَبَرِّجَاتٍ
بِز۪ينَةٍۜ
وَاَنْ
يَسْتَعْفِفْنَ
خَيْرٌ
لَهُنَّۜ
وَاللّٰهُ
سَم۪يعٌ
عَل۪يمٌ
Evlenme ümidi kalmayan, ihtiyarlayıp oturmuş kadınlara, süslerini açığa vurmamak şartiyle, dış esvaplarını çıkarmaktan ötürü sorumluluk yoktur; ama sakınmaları kendileri için daha iyi olur. Allah işitir ve bilir.[60]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَا
يَسْخَرْ
قَوْمٌ
مِنْ
قَوْمٍ
عَسٰٓى
اَنْ
يَكُونُوا
خَيْراً
مِنْهُمْ
وَلَا
نِسَٓاءٌ
مِنْ
نِسَٓاءٍ
عَسٰٓى
اَنْ
يَكُنَّ
خَيْراً
مِنْهُنَّۚ
وَلَا
تَلْمِزُٓوا
اَنْفُسَكُمْ
وَلَا
تَنَابَزُوا
بِالْاَلْقَابِۜ
بِئْسَ
الِاسْمُ
الْفُسُوقُ
بَعْدَ
الْا۪يمَانِۚ
وَمَنْ
لَمْ
يَتُبْ
فَاُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الظَّالِمُونَ
Ey inananlar! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın, belki de onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da başka kadınları alaya almasınlar, belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın; birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın; inandıktan sonra yoldan çıkmış olmak ne kötü bir addır. Tevbe etmeyenler, işte onlar zalimlerdir.[11]
Yükleniyor...