ه و ي
38 kelime · i'rab ağacında: 38
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Muzâf
21 ayet · ه و ي kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَلَنْ
تَرْضٰى
عَنْكَ
الْيَهُودُ
وَلَا
النَّصَارٰى
حَتّٰى
تَتَّبِعَ
مِلَّتَهُمْۜ
قُلْ
اِنَّ
هُدَى
اللّٰهِ
هُوَ
الْهُدٰىۜ
وَلَئِنِ
اتَّبَعْتَ
اَهْوَٓاءَهُمْ
بَعْدَ
الَّذ۪ي
جَٓاءَكَ
مِنَ
الْعِلْمِۙ
مَا
لَكَ
مِنَ
اللّٰهِ
مِنْ
وَلِيٍّ
وَلَا
نَص۪يرٍ
Kendi dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden asla hoşnud olmayacaklardır. De ki: «Doğru yol, ancak Allah’ın yoludur». Sana gelen ilimden sonra onların heveslerine uyarsan, and olsun ki, Allah’tan sana ne bir dost ve ne de bir yardımcı olur.[120]
وَلَئِنْ
اَتَيْتَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
بِكُلِّ
اٰيَةٍ
مَا
تَبِعُوا
قِبْلَتَكَۚ
وَمَٓا
اَنْتَ
بِتَابِـعٍ
قِبْلَتَهُمْۚ
وَمَا
بَعْضُهُمْ
بِتَابِـعٍ
قِبْلَةَ
بَعْضٍۜ
وَلَئِنِ
اتَّبَعْتَ
اَهْوَٓاءَهُمْ
مِنْ
بَعْدِ
مَا
جَٓاءَكَ
مِنَ
الْعِلْمِۙ
اِنَّكَ
اِذاً
لَمِنَ
الظَّالِم۪ينَۢ
Sen, Kitap verilenlere her türlü delili getirsen, yine de kıblene uymazlar; sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. And olsun ki, eğer sana gelen ilimden sonra onların heveslerine uyarsan, şüphesiz o zaman zulmedenlerden olursun.[145]
وَاَنْزَلْـنَٓا
اِلَيْكَ
الْكِتَابَ
بِالْحَقِّ
مُصَدِّقاً
لِمَا
بَيْنَ
يَدَيْهِ
مِنَ
الْكِتَابِ
وَمُهَيْمِناً
عَلَيْهِ
فَاحْكُمْ
بَيْنَهُمْ
بِمَٓا
اَنْزَلَ
اللّٰهُ
وَلَا
تَتَّبِعْ
اَهْوَٓاءَهُمْ
عَمَّا
جَٓاءَكَ
مِنَ
الْحَقِّۜ
لِكُلٍّ
جَعَلْنَا
مِنْكُمْ
شِرْعَةً
وَمِنْهَاجاًۜ
وَلَوْ
شَٓاءَ
اللّٰهُ
لَجَعَلَكُمْ
اُمَّةً
وَاحِدَةً
وَلٰكِنْ
لِيَبْلُوَكُمْ
ف۪ي
مَٓا
اٰتٰيكُمْ
فَاسْتَبِقُوا
الْخَيْرَاتِۜ
اِلَى
اللّٰهِ
مَرْجِعُكُمْ
جَم۪يعاً
فَيُنَبِّئُكُمْ
بِمَا
كُنْتُمْ
ف۪يهِ
تَخْتَلِفُونَۙ
Kuran’ı, önce gelen Kitap’ı tasdik ederek ve ona şahid olarak gerçekle sana indirdik. Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet; gerçek olan sana gelmiş bulunduğuna göre, onların heveslerine uyma! Her biriniz için bir yol ve bir yöntem kıldık; eğer Allah dileseydi sizi bir tek ümmet yapardı, fakat bu, verdikleriyle sizi denemesi içindir; o halde iyiliklere koşuşun, hepinizin dönüşü Allah’adır. O, ayrılığa düştüğünüz şeyleri size bildirir.[48]
وَاَنِ
احْكُمْ
بَيْنَهُمْ
بِمَٓا
اَنْزَلَ
اللّٰهُ
وَلَا
تَتَّبِـعْ
اَهْوَٓاءَهُمْ
وَاحْذَرْهُمْ
اَنْ
يَفْتِنُوكَ
عَنْ
بَعْضِ
مَٓا
اَنْزَلَ
اللّٰهُ
اِلَيْكَۜ
فَاِنْ
تَوَلَّوْا
فَاعْلَمْ
اَنَّمَا
يُر۪يدُ
اللّٰهُ
اَنْ
يُص۪يبَهُمْ
بِبَعْضِ
ذُنُوبِهِمْۜ
وَاِنَّ
كَث۪يراً
مِنَ
النَّاسِ
لَفَاسِقُونَ
O halde, Allah’ın indirdiği Kitap ile aralarında hükmet, Allah’ın sana indirdiği Kuran’ın bir kısmından seni vazgeçirmelerinden sakın, heveslerine uyma; eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah bir kısım günahları yüzünden onları cezalandırmak istiyor. İnsanların çoğu gerçekten fasıktırlar.[49]
قُلْ
يَٓا اَهْلَ
الْكِتَابِ
لَا
تَغْلُوا
ف۪ي
د۪ينِكُمْ
غَيْرَ
الْحَقِّ
وَلَا
تَتَّبِعُٓوا
اَهْوَٓاءَ
قَوْمٍ
قَدْ
ضَلُّوا
مِنْ
قَبْلُ
وَاَضَلُّوا
كَث۪يراً
وَضَلُّوا
عَنْ
سَوَٓاءِ
السَّب۪يلِ۟
«Ey Kitap ehli! Haksız olarak dininizde taşkınlık etmeyin. Daha önce sapıtan, çoğunu saptıran ve doğru yoldan ayrılan bir milletin heveslerine uymayın» de.[77]
قُلْ
اِنّ۪ي
نُه۪يتُ
اَنْ
اَعْبُدَ
الَّذ۪ينَ
تَدْعُونَ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِۜ
قُلْ
لَٓا
اَتَّبِـعُ
اَهْوَٓاءَكُمْۙ
قَدْ
ضَلَلْتُ
اِذاً
وَمَٓا
اَنَا۬
مِنَ
الْمُهْتَد۪ينَ
De ki: «Allah’tan başka, yalvardıklarınıza kulluk etmekten menolundum.» «Sizin heveslerinize uymayacağım, yoksa sapıtmış, doğru yolda gidenlerden olmamış olurum» de.[56]
وَمَا
لَكُمْ
اَلَّا
تَأْكُلُوا
مِمَّا
ذُكِرَ
اسْمُ
اللّٰهِ
عَلَيْهِ
وَقَدْ
فَصَّلَ
لَكُمْ
مَا
حَرَّمَ
عَلَيْكُمْ
اِلَّا
مَا
اضْطُرِرْتُمْ
اِلَيْهِۜ
وَاِنَّ
كَث۪يراً
لَيُضِلُّونَ
بِاَهْوَٓائِهِمْ
بِغَيْرِ
عِلْمٍۜ
اِنَّ
رَبَّكَ
هُوَ
اَعْلَمُ
بِالْمُعْتَد۪ينَ
Size ne oluyor ki, Allah size darda kalmanızın dışında, haram olanları genişçe anlatmışken adının üzerine anıldığı şeyden yemiyorsunuz? Doğrusu çoğunluk, heva ve heveslerine uyarak, bilmeden sapıtıyorlar. Aşırı gidenleri en iyi bilen Rabbindir.[119]
قُلْ
هَلُمَّ
شُهَدَٓاءَكُمُ
الَّذ۪ينَ
يَشْهَدُونَ
اَنَّ
اللّٰهَ
حَرَّمَ
هٰذَاۚ
فَاِنْ
شَهِدُوا
فَلَا
تَشْهَدْ
مَعَهُمْۚ
وَلَا
تَتَّبِعْ
اَهْوَٓاءَ
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
وَالَّذ۪ينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِالْاٰخِرَةِ
وَهُمْ
بِرَبِّهِمْ
يَعْدِلُونَ۟
De ki: «Allah’ın bunu haram kıldığına şahidlik edecek şahidlerinizi getirin». Şahidlik ederlerse, onlarla beraber olup sözlerini kabullenme; ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların heveslerine uyma; onlar Rablerine başkalarını eşit tutuyorlar.[150]
وَكَذٰلِكَ
اَنْزَلْنَاهُ
حُكْماً
عَرَبِياًّۜ
وَلَئِنِ
اتَّبَعْتَ
اَهْوَٓاءَهُمْ
بَعْدَ مَا
جَٓاءَكَ
مِنَ
الْعِلْمِۙ
مَا
لَكَ
مِنَ
اللّٰهِ
مِنْ
وَلِيٍّ
وَلَا
وَاقٍ۟
Böylece Biz Kuran’ı Arapça bir hüküm ve hikmet olarak indirdik. Sana ilim geldikten sonra onların heveslerine uyarsan, and olsun ki, Allah katında sana bir dost ve seni koruyan çıkmaz.[37]
وَاصْبِرْ
نَفْسَكَ
مَعَ
الَّذ۪ينَ
يَدْعُونَ
رَبَّهُمْ
بِالْغَدٰوةِ
وَالْعَشِيِّ
يُر۪يدُونَ
وَجْهَهُ
وَلَا
تَعْدُ
عَيْنَاكَ
عَنْهُمْۚ
تُر۪يدُ
ز۪ينَةَ
الْحَيٰوةِ
الدُّنْيَا
وَلَا
تُطِـعْ
مَنْ
اَغْفَلْنَا
قَلْبَهُ
عَنْ
ذِكْرِنَا
وَاتَّبَعَ
هَوٰيهُ
وَكَانَ
اَمْرُهُ
فُرُطاً
Sabah akşam Rablerinin rızasını dileyerek O’na yalvaranlarla beraber sen de sabret. Dünya hayatının güzelliklerini isteyerek gözlerini o kimselerden ayırma. Bizi anmasını kendisine unutturduğumuz ve işinde aşırı giderek hevesine uyan kimseye uyma.[28]
فَلَا
يَصُدَّنَّكَ
عَنْهَا
مَنْ
لَا
يُؤْمِنُ
بِهَا
وَاتَّـبَعَ
هَوٰيهُ
فَتَرْدٰى
«Buna inanmayan ve hevesine uyan kimse seni ondan alıkoymasın, yoksa helak olursun.»[16]
وَلَوِ
اتَّبَعَ
الْحَقُّ
اَهْوَٓاءَهُمْ
لَفَسَدَتِ
السَّمٰوَاتُ
وَالْاَرْضُ
وَمَنْ
ف۪يهِنَّۜ
بَلْ
اَتَيْنَاهُمْ
بِذِكْرِهِمْ
فَهُمْ
عَنْ
ذِكْرِهِمْ
مُعْرِضُونَۜ
Eğer gerçek onların heveslerine uysaydı, gökler, yer ve onlarda bulananlar bozulup giderdi. Onlara, kendilerine öğüt veren bir şey getirdik; onlar ise öğütlerinden yüz çevirirler.[71]
اَرَاَيْتَ
مَنِ
اتَّخَذَ
اِلٰهَهُ
هَوٰيهُۜ
اَفَاَنْتَ
تَكُونُ
عَلَيْهِ
وَك۪يلاًۙ
Hevesini kendine tanrı edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?[43]
فَاِنْ
لَمْ
يَسْتَج۪يبُوا
لَكَ
فَاعْلَمْ
اَنَّمَا
يَتَّبِعُونَ
اَهْوَٓاءَهُمْۜ
وَمَنْ
اَضَلُّ
مِمَّنِ
اتَّبَعَ
هَوٰيهُ
بِغَيْرِ
هُدًى
مِنَ
اللّٰهِۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
لَا
يَهْدِي
الْقَوْمَ
الظَّالِم۪ينَ
Eğer, sana cevap veremezlerse, onların sadece heveslerine uyduklarını bil. Allah’tan bir yol gösterici olmadan hevesine uyandan daha sapık kim vardır? Allah zalim milleti şüphesiz ki doğru yola eriştirmez.[50]
بَلِ
اتَّبَعَ
الَّذ۪ينَ
ظَلَمُٓوا
اَهْوَٓاءَهُمْ
بِغَيْرِ
عِلْمٍۚ
فَمَنْ
يَهْد۪ي
مَنْ
اَضَلَّ
اللّٰهُۜ
وَمَا
لَهُمْ
مِنْ
نَاصِر۪ينَ
Hayır; zulmedenler, körü körüne kendi heveslerine uymuşlardır. Allah’ın saptırdığı kimseleri kim doğru yola eriştirebilir? Onların yardımcıları da yoktur.[29]
فَلِذٰلِكَ
فَادْعُۚ
وَاسْتَقِمْ
كَمَٓا
اُمِرْتَۚ
وَلَا
تَتَّبِعْ
اَهْوَٓاءَهُمْۚ
وَقُلْ
اٰمَنْتُ
بِمَٓا
اَنْزَلَ
اللّٰهُ
مِنْ
كِتَابٍۚ
وَاُمِرْتُ
لِاَعْدِلَ
بَيْنَكُمْۜ
اَللّٰهُ
رَبُّنَا
وَرَبُّكُمْۜ
لَـنَٓا
اَعْمَالُنَا
وَلَكُمْ
اَعْمَالُكُمْۜ
لَا
حُجَّةَ
بَيْنَنَا
وَبَيْنَكُمْۜ
اَللّٰهُ
يَجْمَعُ
بَيْنَنَاۚ
وَاِلَيْهِ
الْمَص۪يرُۜ
Bundan ötürü sen birliğe çağır ve emrolunduğun gibi doğru ol; onların heveslerine uyma ve şöyle söyle: «Allah’ın indirdiği Kitap’a inandım; aranızda adaletle hükmetmek ile emrolundum; Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir; bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz kendinizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah hepimizi bir araya toplar; dönüş O’nadır.»[15]
ثُمَّ
جَعَلْنَاكَ
عَلٰى
شَر۪يعَةٍ
مِنَ
الْاَمْرِ
فَاتَّبِعْهَا
وَلَا
تَتَّبِـعْ
اَهْوَٓاءَ
الَّذ۪ينَ
لَا
يَعْلَمُونَ
Sonra seni de din konusunda bir şeriat sahibi kıldık, ona uy; bilmeyenlerin heveslerine uyma.[18]
اَفَرَاَيْتَ
مَنِ
اتَّخَذَ
اِلٰهَهُ
هَوٰيهُ
وَاَضَلَّهُ
اللّٰهُ
عَلٰى
عِلْمٍ
وَخَتَمَ
عَلٰى
سَمْعِه۪
وَقَلْبِه۪
وَجَعَلَ
عَلٰى
بَصَرِه۪
غِشَاوَةًۜ
فَمَنْ
يَهْد۪يهِ
مِنْ
بَعْدِ
اللّٰهِۜ
اَفَلَا
تَذَكَّرُونَ
Heva ve hevesini tanrı edinen, bilgisi olduğu halde Allah’ın şaşırttığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünü perdelediği kimseyi gördün mü? Onu Allah’tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Ey insanlar! Anlamaz mısınız?[23]
اَفَمَنْ
كَانَ
عَلٰى
بَيِّنَةٍ
مِنْ
رَبِّه۪
كَمَنْ
زُيِّنَ
لَهُ
سُٓوءُ
عَمَلِه۪
وَاتَّبَعُٓوا
اَهْوَٓاءَهُمْ
Rabbinin katından bir belgesi olan kimse, kötü işi kendisine güzel gösterilen kimseye benzer mi? Bunlar heveslerine uymuşlardır.[14]
وَمِنْهُمْ
مَنْ
يَسْتَمِــعُ
اِلَيْكَۚ
حَتّٰٓى
اِذَا
خَرَجُوا
مِنْ
عِنْدِكَ
قَالُوا
لِلَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْعِلْمَ
مَاذَا
قَالَ
اٰنِفاً۠
اُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
طَبَعَ
اللّٰهُ
عَلٰى
قُلُوبِهِمْ
وَاتَّبَعُٓوا
اَهْوَٓاءَهُمْ
Onların içinde seni dinleyenler vardır; sonra senin yanından çıkınca, bilgili kimselere «Az önce ne demişti?» diye sorarlar. İşte bunlar, Allah’ın kalblerini mühürlemiş olduğu, kendi heveslerine uyan kimselerdir.[16]
Yükleniyor...