ب ش ر
123 kelime · i'rab ağacında: 105
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 48 ayetler
Fâil 46 ayetler
Mef'ûlun bih 36 ayetler
Harf-i cer 28 ayetler
بِ
28
بِ
ile bağlanan
عَذَابٍ
6
↗
غُلَامٍ
4
↗
أَنْ
3
مَا
2
الْجَنَّةِ
2
↗
إِسْحَاقَ
2
↗
هُ
zamir 2
الَّذِينَ
1
مَغْفِرَةٍ
1
↗
فَضْلٍ
1
↗
كَلِمَةٍ
1
↗
نِعْمَةٍ
1
↗
+7 daha (daha az geçenler)
Hâl 2 ayetler
Nâib-i fâil 2 ayetler
Mef'ûlun lieclih 1 ayetler
Mevsûf 30 ayetler
Sıfat 30 ayetler
مِثْلُ
13
↗
الْمُؤْمِنِينَ
2
↗
رَسُولًا
2
↗
الْمُسْلِمِينَ
2
↗
مِنْ
1
(مُسْتَقِرًّا)
gizli 1
طِينٍ
1
↗
قَبْلِ
1
↗
قَوْمٍ
1
↗
تَنْتَشِرُونَ
1
↗
وَاحِدًا
1
↗
الْمُحْسِنِينَ
1
↗
+6 daha (daha az geçenler)
Mecrur 14 ayetler
Haber 11 ayetler
Mef'ûlun bih 7 ayetler
Hâl
5 ayet · ب ش ر kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
قُلْ
مَنْ
كَانَ
عَدُواًّ
لِجِبْر۪يلَ
فَاِنَّهُ
نَزَّلَهُ
عَلٰى
قَلْبِكَ
بِاِذْنِ
اللّٰهِ
مُصَدِّقاً
لِمَا
بَيْنَ
يَدَيْهِ
وَهُدًى
وَبُشْرٰى
لِلْمُؤْمِن۪ينَ
De ki, «Cebrail’e düşman olan kimse Allah’a düşmandır», çünkü O, Kuran’ı Allah’ın izniyle kendinden öncekini tasdik ederek, yol gösterici ve inananlara müjdeci olarak senin kalbine indirmiştir.[97]
وَلَقَدْ
جَٓاءَتْ
رُسُلُنَٓا
اِبْرٰه۪يمَ
بِالْبُشْرٰى
قَالُوا
سَلَاماًۜ
قَالَ
سَلَامٌۚ
فَمَا
لَبِثَ
اَنْ
جَٓاءَ
بِعِجْلٍ
حَن۪يذٍ
And olsun ki, elçilerimiz müjde ile İbrahim’e geldiler. «Selam sana» dediler, «Size de selam» dedi, hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.[69]
فَاتَّخَذَتْ
مِنْ
دُونِهِمْ
حِجَاباً
فَاَرْسَلْـنَٓا
اِلَيْهَا
رُوحَنَا
فَتَمَثَّلَ
لَهَا
بَشَراً
سَوِياًّ
Sonra, insanlardan gizlenmek için bir perde germişti. Cebrail’i göndermiştik de ona tam bir insan olarak görünmüştü.[17]
اِنَّٓا
اَرْسَلْنَاكَ
بِالْحَقِّ
بَش۪يراً
وَنَذ۪يراًۜ
وَاِنْ
مِنْ
اُمَّةٍ
اِلَّا
خَلَا
ف۪يهَا
نَذ۪يرٌ
Şüphesiz Biz seni, müjdeci ve uyarıcı olarak, gerçekle gönderdik. Geçmiş her ümmet içinde de mutlaka bir uyarıcı bulunagelmiştir.[24]
بَش۪يراً
وَنَذ۪يراًۚ
فَاَعْرَضَ
اَكْثَرُهُمْ
فَهُمْ
لَا
يَسْمَعُونَ
Bu Kitap, merhametli olan Allah katından indirilmedir; bilen bir millet için müjdeci ve uyarıcı olmak üzere Arapça okunarak, ayetleri uzun uzun açıklanmıştır. Ama insanların çoğu yüz çevirmiştir, onlar işitmezler de: «Bizi çağırdığın şeye karşı kalblerimiz kapalıdır, kulaklarımızda ağırlık, bizimle senin aranda anlaşmamıza engel vardır; istediğini yap, biz de yapacağız» derler.[2-5]
Yükleniyor...