ن ع م
144 kelime · i'rab ağacında: 137
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Mef'ûlun bih 36 ayetler
Fiili 36 ayetler
اذْكُرُوا
13
↗
يُتِمَّ
6
↗
أَشْكُرَ
3
↗
تَعُدُّوا
2
↗
بَدَّلُوا
2
↗
خَلَقَ
2
↗
يَعْرِفُونَ
1
↗
قَالَ
1
↗
جَعَلَ
1
↗
خَوَّلَ
1
↗
أَذَقْنَا
1
↗
رَأَيْتَ
1
↗
+2 daha (daha az geçenler)
Fiil 35 ayetler
Fâil 35 ayetler
ت
zamir 8
اللَّهُ
5
↗
(هُوَ)
gizli 3
أَجْرُ
3
↗
نَا
zamir 3
الْعَبْدُ
2
↗
النَّصِيرُ
2
↗
الْمَوْلَى
2
↗
عُقْبَى
1
↗
الْقَادِرُونَ
1
↗
الْمَاهِدُونَ
1
↗
الْوَكِيلُ
1
↗
+3 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun bih 7 ayetler
Mecrur 34 ayetler
Haber 26 ayetler
Mübteda 26 ayetler
Mevsûf 18 ayetler
Mübteda 3 ayetler
Sıfat
6 ayet · ن ع م kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
قَالَ
رَجُلَانِ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
يَخَافُونَ
اَنْعَمَ
اللّٰهُ
عَلَيْهِمَا
ادْخُلُوا
عَلَيْهِمُ
الْبَابَۚ
فَاِذَا
دَخَلْتُمُوهُ
فَاِنَّكُمْ
غَالِبُونَ
وَعَلَى
اللّٰهِ
فَتَوَكَّلُٓوا
اِنْ
كُنْتُمْ
مُؤْمِن۪ينَ
Korkanlar arasında bulunan, Allah’ın nimete erdirdiği iki adam: «Üstlerine kapıdan yürüyün, oradan girerseniz şüphesiz galip gelirsiniz; eğer inanıyorsanız Allah’a güvenin» demişlerdi.[23]
ذٰلِكَ
بِاَنَّ
اللّٰهَ
لَمْ
يَكُ
مُغَيِّراً
نِعْمَةً
اَنْعَمَهَا
عَلٰى
قَوْمٍ
حَتّٰى
يُغَيِّرُوا
مَا
بِاَنْفُسِهِمْۙ
وَاَنَّ
اللّٰهَ
سَم۪يعٌ
عَل۪يمٌۙ
Bu, bir topluluk iyi gidişini değiştirmedikçe Allah’ın da verdiği nimeti değiştirmeyeceğinden ve Allah’ın işiten, bilen olmasındandır.[53]
يُبَشِّرُهُمْ
رَبُّهُمْ
بِرَحْمَةٍ
مِنْهُ
وَرِضْوَانٍ
وَجَنَّاتٍ
لَهُمْ
ف۪يهَا
نَع۪يمٌ
مُق۪يمٌۙ
Rableri onlara katından bir rahmet, hoşnutluk ve içinde tükenmez nimetler bulunan cennetleri müjdeler. Doğrusu büyük ecir Allah katındadır.[21-22]
اَمْ
تَحْسَبُ
اَنَّ
اَكْثَرَهُمْ
يَسْمَعُونَ
اَوْ
يَعْقِلُونَۜ
اِنْ
هُمْ
اِلَّا
كَالْاَنْـعَامِ
بَلْ
هُمْ
اَضَلُّ
سَب۪يلاً۟
Yoksa çoklarının söz dinlediklerini veya aklettiklerini mi sanırsın? Onlar şüphesiz davarlar gibidir, belki daha da sapık yolludurlar.[44]
اِنْ
هُوَ
اِلَّا
عَبْدٌ
اَنْعَمْنَا
عَلَيْهِ
وَجَعَلْنَاهُ
مَثَلاً
لِبَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪ـلَۜ
Meryemoğlu, ancak kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğullarına örnek kıldığımız bir kuldur.[59]
مَتَاعاً
لَكُمْ
وَلِاَنْعَامِكُمْۜ
Bunlar sizin ve hayvanlarınız için geçimliktir.[32]
Yükleniyor...