م ا

2563 kelime · i'rab ağacında: 1549

Cümledeki kullanımı

Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.

Mecrur 717 ayetler
Harf-i cer 717 ayetler
بِ 332 مِنْ 127 كَ 60 لِ 56 عَنْ 49 فِي 40 عَلَى 38 إِلَى 11 وَ 5
وَ ile bağlandığı fiil
Mef'ûlun bih 458 ayetler
Fiili 458 ayetler
يَعْلَمُ 98 ↗ قَالَ 38 ↗ يَخْلُقُ 19 ↗ يَفْعَلُ 18 ↗ اتَّبِعْ 14 ↗ رَأَيْتُمْ 14 ↗ يَعْبُدُونَ 13 ↗ آتَى 12 ↗ تَجِدُ 8 ↗ حَرَّمَ 8 ↗ تُنْفِقُوا 7 ↗ خُذُوا 7 ↗
+98 daha (daha az geçenler)
تُشْرِكَ 7 ↗ اذْكُرُوا 6 ↗ أَسْأَلَ 6 ↗ يَغْفِرَ 5 ↗ نَكْتُبُ 5 ↗ نَسُوا 5 ↗ تُوَفَّى 5 ↗ تُجْزَوْنَ 5 ↗ سَخَّرَ 5 ↗ يَكْتُمُونَ 4 ↗ أَلْقُوا 4 ↗ تَذَرُونَ 4 ↗ يَدْعُو 4 ↗ زَيَّنُوا 4 ↗ أَعْتَزِلُ 3 ↗ يُغَيِّرُوا 3 ↗ كَشَفْنَا 3 ↗ تَلْقَفُ 3 ↗ بَدَا 3 ↗ لِتَنْظُرْ 3 ↗ اتَّقُوا 3 ↗ أُبَلِّغُ 3 ↗ تُبَيِّنَ 3 ↗ اتْلُ 3 ↗ تُخْفُوا 3 ↗ ذُوقُوا 3 ↗ شَرَعَ 3 ↗ (لِيَهْدِ) gizli 2 ضَلَّ 2 ↗ اعْمَلُوا 2 ↗ أَفَاءَ 2 ↗ اقْرَءُوا 2 ↗ اقْضِ 2 ↗ يَقْطَعُونَ 2 ↗ أَقَامُوا 2 ↗ كَرِهُوا 2 ↗ نَزَعْنَا 2 ↗ نَسْتَنْسِخُ 2 ↗ انْكِحُوا 2 ↗ أَوْحَى 2 ↗ ابْتَغُوا 2 ↗ تَبْلُو 2 ↗ تَرَكْتُمْ 2 ↗ جَاءَ 2 ↗ احْشُرُوا 2 ↗ أَحْلَلْنَا 2 ↗ كُلُوا 2 ↗ أَخْلَفُوا 2 ↗ أَخَافُ 2 ↗ دَمَّرْنَا 2 ↗ سَبَّحَ 2 ↗ (انْكِحُوا) gizli 1 (تُبَلِّغُنَّ) gizli 1 (يَجْعَلُونَ) gizli 1 (يَقُولُونَ) gizli 1 يُطَوَّقُونَ 1 ↗ عَجَّلْنَا 1 ↗ أَعِدُّوا 1 ↗ يَعْصُونَ 1 ↗ غَشَّى 1 ↗ يَفْتَحْ 1 ↗ فَصَّلَ 1 ↗ يَتَفَكَّرُوا 1 ↗ تُقَدِّمُوا 1 ↗ نُقِرُّ 1 ↗ يَقْتَرِفُوا 1 ↗ نَقُصُّ 1 ↗ تَقْفُ 1 ↗ كَذَبَ 1 ↗ لَبَسْنَا 1 ↗ يُمَحِّصَ 1 ↗ يَمْحُو 1 ↗ يُمْسِكْ 1 ↗ مَكَّنَّا 1 ↗ تَتَمَنَّوْا 1 ↗ نَذَرْتُ 1 ↗ نُنَزِّلُ 1 ↗ أَهْلَكْنَا 1 ↗ وَدُّوا 1 ↗ نَرِثُ 1 ↗ يَصِلُونَ 1 ↗ يُبَيِّتُونَ 1 ↗ لِيُتَبِّرُوا 1 ↗ ثُوِّبَ 1 ↗ جَعَلَ 1 ↗ يَحْكُمُ 1 ↗ تُحَمِّلْنَا 1 ↗ دَرَسُوا 1 ↗ أَدْرِي 1 ↗ يُذْهِبَنَّ 1 ↗ تَرْجُونَ 1 ↗ رَضُوا 1 ↗ يَزِيدُ 1 ↗ سَلَّمْتُمْ 1 ↗ سَمِعُوا 1 ↗ صَدَّ 1 ↗ صَدَقُوا 1 ↗ اصْطَفَى 1 ↗
Mübteda 202 ayetler
Haber 202 ayetler
هُ zamir 28 كُمْ zamir 17 اللَّهِ 15 ↗ أَدْرَى 15 ↗ هَا zamir 10 هُمْ zamir 9 خَيْرٌ 6 ↗ خَطْبُ 5 ↗ أَصَابَ 5 ↗ يَوْمُ 4 ↗ أَصْحَابُ 4 ↗ نَا zamir 4
+74 daha (daha az geçenler)
أَيْنَ 3 مَنَعَ 3 ↗ أَنْفَقْتُمْ 3 ↗ أَبْقَى 3 ↗ ي zamir 3 cümle 2 ظَنُّ 2 ↗ عِلْمُ 2 ↗ تَفْعَلُوا 2 ↗ قَرِيبٌ 2 ↗ الْقَارِعَةُ 2 ↗ بَاطِلٌ 2 ↗ بَالُ 2 ↗ الْحَاقَّةُ 2 ↗ كَ zamir 2 الَّذِينَ 1 تِلْكَ 1 مِنْ 1 هَذِهِ 1 هَؤُلَاءِ 1 (شَيْءٌ) gizli 1 (فَتَاءٌ) gizli 1 (كَائِنٌ) gizli 1 (مُسْتَقِرٌّ) gizli 1 (مُؤَاخِذُونَ) gizli 1 (نَزَلَ) gizli 1 الطَّارِقُ 1 ↗ تَعْبُدُونَ 1 ↗ أَعْجَلَ 1 ↗ الْعَقَبَةُ 1 ↗ عِلِّيُّونَ 1 ↗ غَرَّ 1 ↗ تُقَدِّمُوا 1 ↗ قَطَعْتُمْ 1 ↗ قِيلَ 1 ↗ أَكْبَرُ 1 ↗ الْكِتَابُ 1 ↗ يُكَذِّبُ 1 ↗ أَكْفَرَ 1 ↗ كُلِّ 1 ↗ لَيْلَةُ 1 ↗ اسْتَمْتَعْتُمْ 1 ↗ يَمْكُثُ 1 ↗ نَذَرْتُمْ 1 ↗ نَنْسَخْ 1 ↗ نُنْسِ 1 ↗ يَنْفَدُ 1 ↗ نَهَى 1 ↗ وَلَّى 1 ↗ بَعِيدٌ 1 ↗ مُتَبَّرٌ 1 ↗ تَرَكْتُمْ 1 ↗ جَزَاءُ 1 ↗ يَحْبِسُ 1 ↗ مُحَرَّمٌ 1 ↗ حِسَابُ 1 ↗ حَصَدْتُمْ 1 ↗ الْحُطَمَةُ 1 ↗ خَالِصَةٌ 1 ↗ اخْتَلَفْتُمْ 1 ↗ الْإِيمَانُ 1 ↗ الْإِنْسَانِ 1 ↗ رَبُّ 1 ↗ الرَّحْمَنُ 1 ↗ سِجِّينٌ 1 ↗ السِّحْرُ 1 ↗ سَقَرُ 1 ↗ سَلَكَ 1 ↗ السَّمَاءِ 1 ↗ السَّاعَةُ 1 ↗ يُشْعِرُ 1 ↗ أَصْبَرَ 1 ↗ أَنْ zamir 1 هِيَ zamir 1
Sıfat 117 ayetler
Mevsûfu 117 ayetler
بَرِيءٌ 7 ↗ نَصِيبٌ 6 ↗ خَيْرٌ 5 ↗ كَثِيرًا 4 ↗ شَكٍّ 4 ↗ (نَسْيًا) gizli 3 فَاكِهَةٍ 3 ↗ (إِتْمَامًا) gizli 2 (اِسْتِخْلَافًا) gizli 2 (إِيمَانًا) gizli 2 (ذِكْرًا) gizli 2 قَلِيلًا 2 ↗
+69 daha (daha az geçenler)
نَكَالًا 2 ↗ حَرَجٍ 2 ↗ حَظًّا 2 ↗ أَلْفَ 2 ↗ آلِهَةٌ 2 ↗ دَرَجَاتٌ 2 ↗ رَبَّانِيِّينَ 2 ↗ (إِحْسَانًا) gizli 1 (إِرْسَالًا) gizli 1 (اسْتِأْذَانًا) gizli 1 (اِسْتِقَامًا) gizli 1 (اِسْتِقَامَةً) gizli 1 (اِسْتِمْتَاعًا) gizli 1 (إِسْقَاطًا) gizli 1 (إِعَادَةً) gizli 1 (أَكْلًا) gizli 1 (أَلَمًا) gizli 1 (أَمْنًا) gizli 1 (إِيتَاءً) gizli 1 (إِيْحَاءً) gizli 1 (بَلَاءً) gizli 1 (تَبَرُّؤًا) gizli 1 (تَحْيِييًا) gizli 1 (تَقْلِيبًا) gizli 1 (تَوْلِيًّا) gizli 1 (جَيْئاً) gizli 1 (حَلْفًا) gizli 1 (حَمْلًا) gizli 1 (حَوْلًا) gizli 1 (دَخَلًا) gizli 1 (رَحْمَةً) gizli 1 (سَخْرًا) gizli 1 (سُؤَالًا) gizli 1 (شَيْءٌ) gizli 1 (صَبْرًا) gizli 1 (ظَنًّا) gizli 1 (عِبَادَةٌ) gizli 1 (عِرْفَانً) gizli 1 (عَوْدًا) gizli 1 (غَيًّا) gizli 1 (فِتْنَةً) gizli 1 (قِتَالًا) gizli 1 (قَتْلًا) gizli 1 (قَوْلًا) gizli 1 (قِيَامًا) gizli 1 (كَبْتاً) gizli 1 (كِتَابَةً) gizli 1 (كَتَبًا) gizli 1 (كَرْهًا) gizli 1 (كُفْرًا) gizli 1 (لَعْنَةً) gizli 1 (مَجِيئًا) gizli 1 (مَعْرِفَةً) gizli 1 (يَئُوسًا) gizli 1 ضَيْقٍ 1 ↗ طَيْرٍ 1 ↗ أَكِنَّةٍ 1 ↗ لَحْمٍ 1 ↗ أَهْدَى 1 ↗ مَوَالِيَ 1 ↗ بُعْدًا 1 ↗ بَقِيَّةٌ 1 ↗ جَنَّاتُ 1 ↗ أَحَبُّ 1 ↗ حَاجَةً 1 ↗ خَلْقًا 1 ↗ شُرَكَاءَ 1 ↗ شِفَاءٌ 1 ↗ شَيْءٍ 1 ↗
Muzâfun ileyh 109 ayetler
Mef'ûlun lieclih 106 ayetler
Haber 68 ayetler
Fâil 58 ayetler
Mümeyyez 17 ayetler
Nâib-i fâil 12 ayetler
Mübdelün minh 10 ayetler
Bedel 8 ayetler
Hâl 7 ayetler
Mef'ûlun fîh 6 ayetler
Müekked 5 ayetler
Fiil 2 ayetler
Fâil 2 ayetler
Harf-i cer 2 ayetler
Mef'ûlun lieclih 1 ayetler
Mef'ûlun bih (2.) 2 ayetler
Mef'ûlun maah 2 ayetler

111 ayet · م ا kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)

وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اٰمِنُوا كَمَٓا اٰمَنَ النَّاسُ قَالُٓوا اَنُؤْمِنُ كَمَٓا اٰمَنَ السُّفَـهَٓاءُۜ اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ السُّفَـهَٓاءُ وَلٰكِنْ لَا يَعْلَمُونَ
Onlara «Müslümanların inandığı gibi siz de inanın» denilince de, «Beyinsizlerin inandığı gibi mi inanalım?» derler; iyi bilin ki asıl beyinsizler kendileridir, fakat bilmezler.[13]
فَجَعَلْنَاهَا نَكَالاً لِمَا بَيْنَ يَدَيْهَا وَمَا خَلْفَهَا وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّق۪ينَ
İçinizden cumartesi günü azgınlık edenleri elbette biliyorsunuz. Onlara «Aşağılık birer maymun olunuz» dedik; bunu, çağdaşlarına ve sonradan geleceklere bir ceza örneği ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlara öğüt olsun diye yaptık.[65-66]
اَمْ تُر۪يدُونَ اَنْ تَسْـَٔلُوا رَسُولَكُمْ كَمَا سُئِلَ مُوسٰى مِنْ قَبْلُۜ وَمَنْ يَتَبَدَّلِ الْكُفْرَ بِالْا۪يمَانِ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ
Yoksa, daha önce Musa’nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya mı çekmek istiyorsunuz? İmanı inkarla değiştiren, şüphesiz doğru yoldan sapmış olur.[108]
اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْرِفُونَهُ كَمَا يَعْرِفُونَ اَبْنَٓاءَهُمْۜ وَاِنَّ فَر۪يقاً مِنْهُمْ لَيَكْتُمُونَ الْحَقَّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ
Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Onlardan bir takımı, doğrusu bile bile hakkı gizlerler.[146]
كَمَٓا اَرْسَلْنَا ف۪يكُمْ رَسُولاً مِنْكُمْ يَتْلُوا عَلَيْكُمْ اٰيَاتِنَا وَيُزَكّ۪يكُمْ وَيُعَلِّمُكُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُعَلِّمُكُمْ مَا لَمْ تَكُونُوا تَعْلَمُونَۜ
Nitekim Biz size, ayetlerimizi okuyacak, sizi her kötülükten arıtacak, size kitabı ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek aranızdan, bir Peygamber gönderdik.[151]
وَقَالَ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوا لَوْ اَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَتَبَرَّاَ مِنْهُمْ كَمَا تَبَرَّؤُ۫ا مِنَّاۜ كَذٰلِكَ يُر۪يهِمُ اللّٰهُ اَعْمَالَهُمْ حَسَرَاتٍ عَلَيْهِمْۜ وَمَا هُمْ بِخَارِج۪ينَ مِنَ النَّارِ۟
Uyanlar: «Keşke bizim için dünyaya bir dönüş olsa da, bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsak» derler. Böylece Allah onlara, hasretini çekecekleri işlerini gösterir. Onlar cehennemden çıkmayacaklardır.[167]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ
Ey İnananlar! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız diye, size sayılı günlerde farz kılındı. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca dayanamıyanlar, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa o iyilik kendisinedir. Oruç tutmanız eğer bilirseniz sizin için hayırlıdır.[183-184]
لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَبْتَغُوا فَضْلاً مِنْ رَبِّكُمْۜ فَاِذَٓا اَفَضْتُمْ مِنْ عَرَفَاتٍ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ عِنْدَ الْمَشْعَرِ الْحَرَامِۖ وَاذْكُرُوهُ كَمَا هَدٰيكُمْۚ وَاِنْ كُنْتُمْ مِنْ قَبْلِه۪ لَمِنَ الضَّٓالّ۪ينَ
Rabbiniz’den refah istemenizde bir engel yoktur. Arafat’tan indiğinizde, Allah’ı Meşari Haram’da anın; O’nu, size gösterdiği şekilde zikredin. Nitekim siz önceleri hiç şüphesiz sapıklardandınız.[198]
اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ نَص۪يبٌ مِمَّا كَسَبُواۜ وَاللّٰهُ سَر۪يعُ الْحِسَابِ
İşte onlara, kazançlarından ötürü karşılık vardır. Allah hesabı çabuk görür.[202]
فَاِنْ خِفْتُمْ فَرِجَـالاً اَوْ رُكْبَـاناًۚ فَاِذَٓا اَمِنْتُمْ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَمَا عَلَّمَكُمْ مَا لَمْ تَكُونُوا تَعْلَمُونَ
Eğer korkarsanız, yaya yahut binekte iken kılın, güvene erişince, bilmediklerinizi öğrettiği gibi Allah’ı anın.[239]
وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ اِنَّ اٰيَةَ مُلْكِه۪ٓ اَنْ يَأْتِيَكُمُ التَّابُوتُ ف۪يهِ سَك۪ينَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَبَقِيَّةٌ مِمَّا تَرَكَ اٰلُ مُوسٰى وَاٰلُ هٰرُونَ تَحْمِلُهُ الْمَلٰٓئِكَةُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ۟
Peygamberleri onlara, «Onun hükümdarlığının alameti, size sandığın gelmesidir, onda Rabbinizden gelen gönül rahatlığı ve Musa ailesinin ve Harun ailesinin bıraktıklarından kalanlar var; onu melekler taşır, eğer inanmışsanız bunda sizin için delil vardır» dedi.[248]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُبْطِلُوا صَدَقَاتِكُمْ بِالْمَنِّ وَالْاَذٰىۙ كَالَّذ۪ي يُنْفِقُ مَالَهُ رِئَٓاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ صَفْوَانٍ عَلَيْهِ تُرَابٌ فَاَصَابَهُ وَابِلٌ فَتَرَكَهُ صَلْداًۜ لَا يَقْدِرُونَ عَلٰى شَيْءٍ مِمَّا كَسَبُواۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ
Ey İnananlar! Allah’a ve ahiret gününe inanmayıp, insanlara gösteriş için malını sarfeden kimse gibi, sadakalarınızı başa kakma ve eza etmekle boşa çıkarmayın. Onun durumu, üzerinde toprak bulunan kayanın durumu gibidir, üzerine bol yağmur yağdığında onu cascavlak bırakır. Kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah inkar eden kimseleri doğru yola eriştirmez.[264]
اَلَّذ۪ينَ يَأْكُلُونَ الرِّبٰوا لَا يَقُومُونَ اِلَّا كَمَا يَقُومُ الَّذ۪ي يَتَخَبَّطُهُ الشَّيْطَانُ مِنَ الْمَسِّۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُٓوا اِنَّمَا الْبَيْعُ مِثْلُ الرِّبٰواۢ وَاَحَلَّ اللّٰهُ الْبَيْعَ وَحَرَّمَ الرِّبٰواۜ فَمَنْ جَٓاءَهُ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّه۪ فَانْتَهٰى فَلَهُ مَا سَلَفَۜ وَاَمْرُهُٓ اِلَى اللّٰهِۜ وَمَنْ عَادَ فَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ
Faiz yiyenler mahşerde ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, «Zaten alışveriş de faiz gibidir» demelerindendir. Oysa Allah alışverişi helal, faizi haram kıldı. Kime Rabb’inden bir öğüt gelir de faizcilikten geri durursa, geçmişi kendisinedir, onun işi Allah’a aittir. Kim faizciliğe dönerse, işte onlar cehennemliktir, onlar orada temelli kalacaklardır.[275]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا تَدَايَنْتُمْ بِدَيْنٍ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى فَاكْتُبُوهُۜ وَلْيَكْتُبْ بَيْنَكُمْ كَاتِبٌ بِالْعَدْلِۖ وَلَا يَأْبَ كَاتِبٌ اَنْ يَكْتُبَ كَمَا عَلَّمَهُ اللّٰهُ فَلْيَكْتُبْۚ وَلْيُمْلِلِ الَّذ۪ي عَلَيْهِ الْحَقُّ وَلْيَتَّقِ اللّٰهَ رَبَّهُ وَلَا يَبْخَسْ مِنْهُ شَيْـٔاًۜ فَاِنْ كَانَ الَّذ۪ي عَلَيْهِ الْحَقُّ سَف۪يهاً اَوْ ضَع۪يفاً اَوْ لَا يَسْتَط۪يعُ اَنْ يُمِلَّ هُوَ فَلْيُمْلِلْ وَلِيُّهُ بِالْعَدْلِۜ وَاسْتَشْهِدُوا شَه۪يدَيْنِ مِنْ رِجَالِكُمْۚ فَاِنْ لَمْ يَكُونَا رَجُلَيْنِ فَرَجُلٌ وَامْرَاَتَانِ مِمَّنْ تَرْضَوْنَ مِنَ الشُّهَدَٓاءِ اَنْ تَضِلَّ اِحْدٰيهُمَا فَتُذَكِّرَ اِحْدٰيهُمَا الْاُخْرٰىۜ وَلَا يَأْبَ الشُّهَدَٓاءُ اِذَا مَا دُعُواۜ وَلَا تَسْـَٔمُٓوا اَنْ تَكْتُبُوهُ صَغ۪يراً اَوْ كَب۪يراً اِلٰٓى اَجَلِه۪ۜ ذٰلِكُمْ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِ وَاَقْوَمُ لِلشَّهَادَةِ وَاَدْنٰٓى اَلَّا تَرْتَابُٓوا اِلَّٓا اَنْ تَكُونَ تِجَارَةً حَاضِرَةً تُد۪يرُونَهَا بَيْنَكُمْ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَلَّا تَكْتُبُوهَاۜ وَاَشْهِدُٓوا اِذَا تَبَايَعْتُمْۖ وَلَا يُضَٓارَّ كَاتِبٌ وَلَا شَه۪يدٌۜ وَاِنْ تَفْعَلُوا فَاِنَّهُ فُسُوقٌ بِكُمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ وَيُعَلِّمُكُمُ اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ
Ey İnananlar! Birbirinize belirli bir süre için borçlandığınız zaman onu yazınız. İçinizden bir katip doğru olarak yazsın; katip onu Allah’ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan çekinmesin, yazsın. Borçlu olan da yazdırsın, Rabbi olan Allah’tan sakınsın, ondan bir şey eksiltmesin. Eğer borçlu, aptal veya aciz, ya da yazdıramıyacak durumda ise, velisi, doğru olarak yazdırsın. Erkeklerinizden iki şahid tutun; eğer iki erkek bulunmazsa, şahidlerden razı olacağınız bir erkek, biri unuttuğunda diğeri ona hatırlatacak iki kadın olabilir. Şahidler çağırıldıklarında çekinmesinler. Borç büyük veya küçük olsun, onu süresiyle beraber yazmaya üşenmeyin; bu, Allah katında en doğru, şahidlik için en sağlam ve şüphelenmenizden en uzak olandır. Ancak aranızdaki alışveriş peşin olursa, onu yazmamanızda size bir sorumluluk yoktur. Alışveriş yaptığınızda şahid tutun. Katibe de şahide de zarar verilmesin; eğer zarar verirseniz, o zaman doğru yoldan çıkmış olursunuz. Allah’tan sakının, Allah size öğretiyor; Allah her şeyi bilir.[282]
لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْساً اِلَّا وُسْعَهَاۜ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْۜ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَٓا اِنْ نَس۪ينَٓا اَوْ اَخْطَأْنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَٓا اِصْراً كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِه۪ۚ وَاعْفُ عَنَّا۠ وَاغْفِرْ لَنَا۠ وَارْحَمْنَا۠ اَنْتَ مَوْلٰينَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ
Allah kişiye ancak gücünün yeteceği kadar yükler; kazandığı iyilik lehine, ettiği kötülük de aleyhinedir. Rabbimiz! Eğer unutacak veya yanılacak olursak bizi sorumlu tutma. Rabbimiz bizden öncekilere yüklediğin gibi, bize de ağır yük yükleme. Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmeyeceği şeyi taşıtma, bizi affet, bizi bağışla, bize acı. Sen Mevlamızsın, kafirlere karşı bize yardım et.[286]
مَا كَانَ لِبَشَرٍ اَنْ يُؤْتِيَهُ اللّٰهُ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ ثُمَّ يَقُولَ لِلنَّاسِ كُونُوا عِبَاداً ل۪ي مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلٰكِنْ كُونُوا رَبَّانِيّ۪نَ بِمَا كُنْتُمْ تُعَلِّمُونَ الْكِتَابَ وَبِمَا كُنْتُمْ تَدْرُسُونَۙ
Allah’ın kendisine Kitap’ı, hükmü, peygamberliği verdiği insanoğluna: «Allah’ı bırakıp bana kulluk edin» demek yaraşmaz, fakat: «Kitabı öğrettiğinize, okuduğunuza göre Rabb’e kul olun» demek yaraşır.[79]
وَلَئِنْ قُتِلْتُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَوْ مُتُّمْ لَمَغْفِرَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَحْمَةٌ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ
Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz, size Allah’tan onların topladıklarından hayırlı bir mağfiret ve rahmet vardır.[157]
لِلرِّجَالِ نَص۪يبٌ مِمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْاَقْرَبُونَۖ وَلِلنِّسَٓاءِ نَص۪يبٌ مِمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْاَقْرَبُونَ مِمَّا قَلَّ مِنْهُ اَوْ كَثُرَۜ نَص۪يباً مَفْرُوضاً
Ana babanın ve yakınların bıraktıklarından, erkeklere hisse vardır. Ana babanın ve yakınların bıraktıklarından kadınlara da hisse vardır. Bunlar, az veya çok, belirli bir hissedir.[7]
وَلَا تَتَمَنَّوْا مَا فَضَّلَ اللّٰهُ بِه۪ بَعْضَكُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ لِلرِّجَالِ نَص۪يبٌ مِمَّا اكْتَسَبُوا وَلِلنِّسَٓاءِ نَص۪يبٌ مِمَّا اكْتَسَبْنَۜ وَسْـَٔلُوا اللّٰهَ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يماً
Allah’ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeyleri özlemeyin. Erkeklere, kazandıklarından bir pay, kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır. Allah’tan bol nimet isteyin. Doğrusu Allah her şeyi bilir.[32]
وَلِكُلٍّ جَعَلْنَا مَوَالِيَ مِمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْاَقْرَبُونَۜ وَالَّذ۪ينَ عَقَدَتْ اَيْمَانُكُمْ فَاٰتُوهُمْ نَص۪يبَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يداً۟
Ana babanın ve yakınların bıraktıklarından her birine varisler kıldık. Kendileriyle yeminleştiğiniz kimselere hisselerini veriniz. Doğrusu Allah her şeye şahiddir.[33]
Yükleniyor...