م ا

2563 kelime · i'rab ağacında: 1549

Cümledeki kullanımı

Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.

Mecrur 717 ayetler
Harf-i cer 717 ayetler
بِ 332 مِنْ 127 كَ 60 لِ 56 عَنْ 49 فِي 40 عَلَى 38 إِلَى 11 وَ 5
وَ ile bağlandığı fiil
Mef'ûlun bih 458 ayetler
Fiili 458 ayetler
يَعْلَمُ 98 ↗ قَالَ 38 ↗ يَخْلُقُ 19 ↗ يَفْعَلُ 18 ↗ اتَّبِعْ 14 ↗ رَأَيْتُمْ 14 ↗ يَعْبُدُونَ 13 ↗ آتَى 12 ↗ تَجِدُ 8 ↗ حَرَّمَ 8 ↗ تُنْفِقُوا 7 ↗ خُذُوا 7 ↗
+98 daha (daha az geçenler)
تُشْرِكَ 7 ↗ اذْكُرُوا 6 ↗ أَسْأَلَ 6 ↗ يَغْفِرَ 5 ↗ نَكْتُبُ 5 ↗ نَسُوا 5 ↗ تُوَفَّى 5 ↗ تُجْزَوْنَ 5 ↗ سَخَّرَ 5 ↗ يَكْتُمُونَ 4 ↗ أَلْقُوا 4 ↗ تَذَرُونَ 4 ↗ يَدْعُو 4 ↗ زَيَّنُوا 4 ↗ أَعْتَزِلُ 3 ↗ يُغَيِّرُوا 3 ↗ كَشَفْنَا 3 ↗ تَلْقَفُ 3 ↗ بَدَا 3 ↗ لِتَنْظُرْ 3 ↗ اتَّقُوا 3 ↗ أُبَلِّغُ 3 ↗ تُبَيِّنَ 3 ↗ اتْلُ 3 ↗ تُخْفُوا 3 ↗ ذُوقُوا 3 ↗ شَرَعَ 3 ↗ (لِيَهْدِ) gizli 2 ضَلَّ 2 ↗ اعْمَلُوا 2 ↗ أَفَاءَ 2 ↗ اقْرَءُوا 2 ↗ اقْضِ 2 ↗ يَقْطَعُونَ 2 ↗ أَقَامُوا 2 ↗ كَرِهُوا 2 ↗ نَزَعْنَا 2 ↗ نَسْتَنْسِخُ 2 ↗ انْكِحُوا 2 ↗ أَوْحَى 2 ↗ ابْتَغُوا 2 ↗ تَبْلُو 2 ↗ تَرَكْتُمْ 2 ↗ جَاءَ 2 ↗ احْشُرُوا 2 ↗ أَحْلَلْنَا 2 ↗ كُلُوا 2 ↗ أَخْلَفُوا 2 ↗ أَخَافُ 2 ↗ دَمَّرْنَا 2 ↗ سَبَّحَ 2 ↗ (انْكِحُوا) gizli 1 (تُبَلِّغُنَّ) gizli 1 (يَجْعَلُونَ) gizli 1 (يَقُولُونَ) gizli 1 يُطَوَّقُونَ 1 ↗ عَجَّلْنَا 1 ↗ أَعِدُّوا 1 ↗ يَعْصُونَ 1 ↗ غَشَّى 1 ↗ يَفْتَحْ 1 ↗ فَصَّلَ 1 ↗ يَتَفَكَّرُوا 1 ↗ تُقَدِّمُوا 1 ↗ نُقِرُّ 1 ↗ يَقْتَرِفُوا 1 ↗ نَقُصُّ 1 ↗ تَقْفُ 1 ↗ كَذَبَ 1 ↗ لَبَسْنَا 1 ↗ يُمَحِّصَ 1 ↗ يَمْحُو 1 ↗ يُمْسِكْ 1 ↗ مَكَّنَّا 1 ↗ تَتَمَنَّوْا 1 ↗ نَذَرْتُ 1 ↗ نُنَزِّلُ 1 ↗ أَهْلَكْنَا 1 ↗ وَدُّوا 1 ↗ نَرِثُ 1 ↗ يَصِلُونَ 1 ↗ يُبَيِّتُونَ 1 ↗ لِيُتَبِّرُوا 1 ↗ ثُوِّبَ 1 ↗ جَعَلَ 1 ↗ يَحْكُمُ 1 ↗ تُحَمِّلْنَا 1 ↗ دَرَسُوا 1 ↗ أَدْرِي 1 ↗ يُذْهِبَنَّ 1 ↗ تَرْجُونَ 1 ↗ رَضُوا 1 ↗ يَزِيدُ 1 ↗ سَلَّمْتُمْ 1 ↗ سَمِعُوا 1 ↗ صَدَّ 1 ↗ صَدَقُوا 1 ↗ اصْطَفَى 1 ↗
Mübteda 202 ayetler
Haber 202 ayetler
هُ zamir 28 كُمْ zamir 17 اللَّهِ 15 ↗ أَدْرَى 15 ↗ هَا zamir 10 هُمْ zamir 9 خَيْرٌ 6 ↗ خَطْبُ 5 ↗ أَصَابَ 5 ↗ يَوْمُ 4 ↗ أَصْحَابُ 4 ↗ نَا zamir 4
+74 daha (daha az geçenler)
أَيْنَ 3 مَنَعَ 3 ↗ أَنْفَقْتُمْ 3 ↗ أَبْقَى 3 ↗ ي zamir 3 cümle 2 ظَنُّ 2 ↗ عِلْمُ 2 ↗ تَفْعَلُوا 2 ↗ قَرِيبٌ 2 ↗ الْقَارِعَةُ 2 ↗ بَاطِلٌ 2 ↗ بَالُ 2 ↗ الْحَاقَّةُ 2 ↗ كَ zamir 2 الَّذِينَ 1 تِلْكَ 1 مِنْ 1 هَذِهِ 1 هَؤُلَاءِ 1 (شَيْءٌ) gizli 1 (فَتَاءٌ) gizli 1 (كَائِنٌ) gizli 1 (مُسْتَقِرٌّ) gizli 1 (مُؤَاخِذُونَ) gizli 1 (نَزَلَ) gizli 1 الطَّارِقُ 1 ↗ تَعْبُدُونَ 1 ↗ أَعْجَلَ 1 ↗ الْعَقَبَةُ 1 ↗ عِلِّيُّونَ 1 ↗ غَرَّ 1 ↗ تُقَدِّمُوا 1 ↗ قَطَعْتُمْ 1 ↗ قِيلَ 1 ↗ أَكْبَرُ 1 ↗ الْكِتَابُ 1 ↗ يُكَذِّبُ 1 ↗ أَكْفَرَ 1 ↗ كُلِّ 1 ↗ لَيْلَةُ 1 ↗ اسْتَمْتَعْتُمْ 1 ↗ يَمْكُثُ 1 ↗ نَذَرْتُمْ 1 ↗ نَنْسَخْ 1 ↗ نُنْسِ 1 ↗ يَنْفَدُ 1 ↗ نَهَى 1 ↗ وَلَّى 1 ↗ بَعِيدٌ 1 ↗ مُتَبَّرٌ 1 ↗ تَرَكْتُمْ 1 ↗ جَزَاءُ 1 ↗ يَحْبِسُ 1 ↗ مُحَرَّمٌ 1 ↗ حِسَابُ 1 ↗ حَصَدْتُمْ 1 ↗ الْحُطَمَةُ 1 ↗ خَالِصَةٌ 1 ↗ اخْتَلَفْتُمْ 1 ↗ الْإِيمَانُ 1 ↗ الْإِنْسَانِ 1 ↗ رَبُّ 1 ↗ الرَّحْمَنُ 1 ↗ سِجِّينٌ 1 ↗ السِّحْرُ 1 ↗ سَقَرُ 1 ↗ سَلَكَ 1 ↗ السَّمَاءِ 1 ↗ السَّاعَةُ 1 ↗ يُشْعِرُ 1 ↗ أَصْبَرَ 1 ↗ أَنْ zamir 1 هِيَ zamir 1
Sıfat 117 ayetler
Mevsûfu 117 ayetler
بَرِيءٌ 7 ↗ نَصِيبٌ 6 ↗ خَيْرٌ 5 ↗ كَثِيرًا 4 ↗ شَكٍّ 4 ↗ (نَسْيًا) gizli 3 فَاكِهَةٍ 3 ↗ (إِتْمَامًا) gizli 2 (اِسْتِخْلَافًا) gizli 2 (إِيمَانًا) gizli 2 (ذِكْرًا) gizli 2 قَلِيلًا 2 ↗
+69 daha (daha az geçenler)
نَكَالًا 2 ↗ حَرَجٍ 2 ↗ حَظًّا 2 ↗ أَلْفَ 2 ↗ آلِهَةٌ 2 ↗ دَرَجَاتٌ 2 ↗ رَبَّانِيِّينَ 2 ↗ (إِحْسَانًا) gizli 1 (إِرْسَالًا) gizli 1 (اسْتِأْذَانًا) gizli 1 (اِسْتِقَامًا) gizli 1 (اِسْتِقَامَةً) gizli 1 (اِسْتِمْتَاعًا) gizli 1 (إِسْقَاطًا) gizli 1 (إِعَادَةً) gizli 1 (أَكْلًا) gizli 1 (أَلَمًا) gizli 1 (أَمْنًا) gizli 1 (إِيتَاءً) gizli 1 (إِيْحَاءً) gizli 1 (بَلَاءً) gizli 1 (تَبَرُّؤًا) gizli 1 (تَحْيِييًا) gizli 1 (تَقْلِيبًا) gizli 1 (تَوْلِيًّا) gizli 1 (جَيْئاً) gizli 1 (حَلْفًا) gizli 1 (حَمْلًا) gizli 1 (حَوْلًا) gizli 1 (دَخَلًا) gizli 1 (رَحْمَةً) gizli 1 (سَخْرًا) gizli 1 (سُؤَالًا) gizli 1 (شَيْءٌ) gizli 1 (صَبْرًا) gizli 1 (ظَنًّا) gizli 1 (عِبَادَةٌ) gizli 1 (عِرْفَانً) gizli 1 (عَوْدًا) gizli 1 (غَيًّا) gizli 1 (فِتْنَةً) gizli 1 (قِتَالًا) gizli 1 (قَتْلًا) gizli 1 (قَوْلًا) gizli 1 (قِيَامًا) gizli 1 (كَبْتاً) gizli 1 (كِتَابَةً) gizli 1 (كَتَبًا) gizli 1 (كَرْهًا) gizli 1 (كُفْرًا) gizli 1 (لَعْنَةً) gizli 1 (مَجِيئًا) gizli 1 (مَعْرِفَةً) gizli 1 (يَئُوسًا) gizli 1 ضَيْقٍ 1 ↗ طَيْرٍ 1 ↗ أَكِنَّةٍ 1 ↗ لَحْمٍ 1 ↗ أَهْدَى 1 ↗ مَوَالِيَ 1 ↗ بُعْدًا 1 ↗ بَقِيَّةٌ 1 ↗ جَنَّاتُ 1 ↗ أَحَبُّ 1 ↗ حَاجَةً 1 ↗ خَلْقًا 1 ↗ شُرَكَاءَ 1 ↗ شِفَاءٌ 1 ↗ شَيْءٍ 1 ↗
Muzâfun ileyh 109 ayetler
Mef'ûlun lieclih 106 ayetler
Haber 68 ayetler
Fâil 58 ayetler
Mümeyyez 17 ayetler
Nâib-i fâil 12 ayetler
Mübdelün minh 10 ayetler
Bedel 8 ayetler
Hâl 7 ayetler
Mef'ûlun fîh 6 ayetler
Müekked 5 ayetler
Fiil 2 ayetler
Fâil 2 ayetler
Harf-i cer 2 ayetler
Mef'ûlun lieclih 1 ayetler
Mef'ûlun bih (2.) 2 ayetler
Mef'ûlun maah 2 ayetler

16 ayet · م ا kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)

اَلْحَجُّ اَشْهُرٌ مَعْلُومَاتٌۚ فَمَنْ فَرَضَ ف۪يهِنَّ الْحَجَّ فَلَا رَفَثَ وَلَا فُسُوقَ وَلَا جِدَالَ فِي الْحَجِّۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ يَعْلَمْهُ اللّٰهُۜ وَتَزَوَّدُوا فَاِنَّ خَيْرَ الزَّادِ التَّقْوٰىۘ وَاتَّقُونِ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ
Hac bilinen aylardadır. O aylarda hacca girişen kimse bilmelidir ki, hacda kadına yaklaşmak, sövüşmek, dövüşmek yoktur. Ne iyilik yaparsanız Allah onu bilir. Kendinize azık edinin, şüphe yok ki azığın en iyisi Allah korkusudur. Ey akıl sahibleri! Benden korkun.[197]
لَيْسَ عَلَيْكَ هُدٰيهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَلِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَا تُنْفِقُونَ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ اللّٰهِۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ
Onların doğru yola iletilmeleri sana düşmez, fakat Allah dilediğini doğru yola eriştirir. Sarfettiğiniz iyi şey kendinizedir, zaten ancak Allah’ın rızasını kazanmak için sarfedersiniz. Sarfettiğiniz iyi bir şeyin karşılığı haksızlığa uğratılmaksızın size verilir.[272]
لِلْفُقَـرَٓاءِ الَّذ۪ينَ اُحْصِرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ لَا يَسْتَط۪يعُونَ ضَـرْباً فِي الْاَرْضِۘ يَحْسَبُهُمُ الْجَاهِلُ اَغْنِيَٓاءَ مِنَ التَّعَفُّفِۚ تَعْرِفُهُمْ بِس۪يمٰيهُمْۚ لَا يَسْـَٔلُونَ النَّاسَ اِلْحَافاًۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ۟
Sadakalarınızı, kendilerini Allah yoluna adayıp yeryüzünde dolaşamayanlara, hayalarından dolayı, kendilerini tanımayanların zengin saydıkları yoksullara verin. Onları yüzlerinden tanırsın, insanlardan yüzsüzlük ederek bir şey istemezler. Sarfettiğiniz iyi bir şeyi Allah şüphesiz bilir.[273]
لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتّٰى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ
Sevdiğiniz şeylerden sarfetmedikçe iyiliğe erişemezsiniz. Her ne sarfederseniz, şüphesiz Allah onu bilir.[92]
وَمَا يَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَلَنْ يُكْفَرُوهُۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالْمُتَّق۪ينَ
Ne iyilik yaparlarsa, karşılığını bulacaklardır. Allah sakınanları bilir.[115]
وَيَسْتَفْتُونَكَ فِي النِّسَٓاءِۜ قُلِ اللّٰهُ يُفْت۪يكُمْ ف۪يهِنَّۙ وَمَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ فِي الْكِتَابِ ف۪ي يَتَامَى النِّسَٓاءِ الّٰت۪ي لَا تُؤْتُونَهُنَّ مَا كُتِبَ لَهُنَّ وَتَرْغَبُونَ اَنْ تَنْكِحُوهُنَّ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الْوِلْدَانِۙ وَاَنْ تَقُومُوا لِلْيَتَامٰى بِالْقِسْطِۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِه۪ عَل۪يماً
Kadınlar hakkında senden fetva isterler, de ki: «Onlar hakkında fetvayı size Allah veriyor: «Bu fetva, kendilerine yazılan şeyi vermeyip kendileriyle evlenmeyi arzuladığınız yetim kadınlara ve bir de zavallı çocuklara ve yetimlere doğrulukla bakmanız hususunda Kitap’da size okunandır». Ne iyilik yaparsaniz Allah onu şüphesiz bilir.[127]
وَاَعِدُّوا لَهُمْ مَا اسْتَطَعْتُمْ مِنْ قُوَّةٍ وَمِنْ رِبَاطِ الْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِه۪ عَدُوَّ اللّٰهِ وَعَدُوَّكُمْ وَاٰخَر۪ينَ مِنْ دُونِهِمْۚ لَا تَعْلَمُونَهُمْۚ اَللّٰهُ يَعْلَمُهُمْۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ
Ey inananlar! Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar Allah’ın düşmanı ve sizin düşmanlarınızı ve bunların dışında Allah’ın bilip sizin bilmediklerinizi yıldırmak üzere kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Allah yolunda sarfettiğiniz her şey size haksızlık yapılmadan, tamamen ödenecektir.[60]
وَمَٓا اُو۫ت۪يتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَمَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَز۪ينَتُهَاۚ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ وَاَبْقٰىۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ۟
Size verilen herhangi bir şey, dünya hayatının bir geçimliği ve süsüdür. Allah katında olan daha iyi ve devamlıdır. Akletmez misiniz?[60]
وَمَٓا اٰتَيْتُمْ مِنْ رِباً لِيَرْبُوَ۬ا ف۪ٓي اَمْوَالِ النَّاسِ فَلَا يَرْبُوا عِنْدَ اللّٰهِۚ وَمَٓا اٰتَيْتُمْ مِنْ زَكٰوةٍ تُر۪يدُونَ وَجْهَ اللّٰهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُضْعِفُونَ
İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz her hangi bir faiz Allah katında artmaz; fakat, Allah’ın rızasını dileyerek verdiğiniz herhangi bir sadaka (zekat) böyle değildir. İşte onlar sevablarını kat kat artıranlardır.[39]
قُلْ اِنَّ رَبّ۪ي يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ وَيَقْدِرُ لَهُۜ وَمَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَهُوَ يُخْلِفُهُۚ وَهُوَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ
De ki: «Doğrusu Rabbim, kullarından dilediğinin rızkını hem genişletir ve hem de ona daraltıp bir ölçüye göre verir; sarfettiğiniz herhangi bir şeyin yerine O daha iyisini koyar, çünkü O rızık verenlerin en hayırlısıdır.»[39]
قُلْ مَا سَاَلْتُكُمْ مِنْ اَجْرٍ فَهُوَ لَكُمْۜ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ
De ki: «Ben sizden bir ücret istersem, o sizin olsun; benim ecrim Allah’a aittir. O her şeye şahiddir.»[47]
مَا يَفْتَحِ اللّٰهُ لِلنَّاسِ مِنْ رَحْمَةٍ فَلَا مُمْسِكَ لَهَاۚ وَمَا يُمْسِكْۙ فَلَا مُرْسِلَ لَهُ مِنْ بَعْدِه۪ۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ
Allah’ın insanlara verdiği rahmeti önleyebilecek yoktur. O’nun önlediğini de ardından salıverecek yoktur. O, güçlü’dür, Hakim’dir.[2]
فَمَٓا اُو۫ت۪يتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَمَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ وَاَبْقٰى لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَۚ
Size verilen herhangi bir şey, sadece dünya hayatının bir geçimliğidir. Allah katında olan; inanıp Rablerine güvenen, büyük günahlardan ve hayasızlıklardan çekinen, öfkelendiklerinde bile bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namaz kılanlar için daha iyi ve daha süreklidir. Onların işleri aralarında danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan da sarfederler.[36-38]
وَمَٓا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِه۪ مِنْهُمْ فَمَٓا اَوْجَفْتُمْ عَلَيْهِ مِنْ خَيْلٍ وَلَا رِكَابٍ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يُسَلِّطُ رُسُلَهُ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
Ey inananlar! Onların mallarından, Allah’ın Peygamberine verdiği şeyler için siz ne at ve ne de deve sürdünüz; fakat Allah peygamberlerine, dilediği kimselere karşı üstünlük verir. Allah herşeye Kadir’dir.[6]
مَٓا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِه۪ مِنْ اَهْلِ الْقُرٰى فَلِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ كَيْ لَا يَكُونَ دُولَةً بَيْنَ الْاَغْنِيَٓاءِ مِنْكُمْۜ وَمَٓا اٰتٰيكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهٰيكُمْ عَنْهُ فَانْتَهُواۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِۢ
Allah’ın, fethedilen memleketler halkının mallarından Peygamberine verdikleri; Allah, Peygamber, yakınlar, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir; ta ki içinizdeki zenginler arasında elden ele dolaşan bir devlet olmasın. Peygamber size ne verirse onu alın, sizi neden menederse ondan geri durun; Allah’tan sakının, doğrusu Allah’ın cezalandırması çetindir.[7]
اِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ اَنَّكَ تَقُومُ اَدْنٰى مِنْ ثُلُثَيِ الَّيْلِ وَنِصْفَهُ وَثُلُثَهُ وَطَٓائِفَةٌ مِنَ الَّذ۪ينَ مَعَكَۜ وَاللّٰهُ يُقَدِّرُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۜ عَلِمَ اَنْ لَنْ تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنَ الْقُرْاٰنِۜ عَلِمَ اَنْ سَيَكُونُ مِنْكُمْ مَرْضٰىۙ وَاٰخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِي الْاَرْضِ يَبْتَغُونَ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِۙ وَاٰخَرُونَ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۘ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنْهُۙ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَقْرِضُوا اللّٰهَ قَرْضاً حَسَناًۜ وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِ هُوَ خَيْراً وَاَعْظَمَ اَجْراًۜ وَاسْتَغْفِرُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ
Şüphesiz Rabbin, senin ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun gecenin üçte ikisinden biraz az, yarısı ve üçte biri kadar vakit içinde kalktığını bilir. Gece ve gündüzü Allah ölçer; sizin bu vakitleri takdir edemeyeceğinizi bildiğinden tevbenizi kabul etmiştir. Artık, Kuran’dan kolayınıza geleni okuyun; Allah, içinizden, hasta olanları, Allah’ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacak olan kimseleri ve Allah yolunda savaşacak olanları şüphesiz bilir. Kuran’dan kolayınıza geleni okuyun; namazı kılın; zekatı verin; Allah’a güzel ödünç takdiminde bulunun; kendiniz için yaptığınız iyiliği daha iyi ve daha büyük ecir olarak Allah katında bulursunuz. Allah’tan bağışlanma dileyin; Allah elbette bağışlar ve merhamet eder.[20]
Yükleniyor...