م ا
2563 kelime · i'rab ağacında: 1549
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Mecrur 717 ayetler
Harf-i cer 717 ayetler
بِ
332
مِنْ
127
كَ
60
لِ
56
عَنْ
49
فِي
40
عَلَى
38
إِلَى
11
وَ
5
بِ
ile bağlandığı fiil
آمَنَّا
30
↗
يُنَبِّئُ
27
↗
يَكْفُرُوا
10
↗
يَحْكُمْ
7
↗
اِيتِ
5
↗
فَرِحُوا
5
↗
أَعْلَمُ
4
↗
تَشْهَدُ
4
↗
أُقْسِمُ
3
↗
يُؤَاخِذُ
3
↗
جَاءَ
3
↗
كَذَّبُوا
2
↗
+18 daha (daha az geçenler)
مِنْ
ile bağlandığı fiil
لِ
ile bağlandığı fiil
عَنْ
ile bağlandığı fiil
فِي
ile bağlandığı fiil
عَلَى
ile bağlandığı fiil
إِلَى
ile bağlandığı fiil
وَ
ile bağlandığı fiil
Mef'ûlun bih 458 ayetler
Fiili 458 ayetler
يَعْلَمُ
98
↗
قَالَ
38
↗
يَخْلُقُ
19
↗
يَفْعَلُ
18
↗
اتَّبِعْ
14
↗
رَأَيْتُمْ
14
↗
يَعْبُدُونَ
13
↗
آتَى
12
↗
تَجِدُ
8
↗
حَرَّمَ
8
↗
تُنْفِقُوا
7
↗
خُذُوا
7
↗
+98 daha (daha az geçenler)
تُشْرِكَ
7
↗
اذْكُرُوا
6
↗
أَسْأَلَ
6
↗
يَغْفِرَ
5
↗
نَكْتُبُ
5
↗
نَسُوا
5
↗
تُوَفَّى
5
↗
تُجْزَوْنَ
5
↗
سَخَّرَ
5
↗
يَكْتُمُونَ
4
↗
أَلْقُوا
4
↗
تَذَرُونَ
4
↗
يَدْعُو
4
↗
زَيَّنُوا
4
↗
أَعْتَزِلُ
3
↗
يُغَيِّرُوا
3
↗
كَشَفْنَا
3
↗
تَلْقَفُ
3
↗
بَدَا
3
↗
لِتَنْظُرْ
3
↗
اتَّقُوا
3
↗
أُبَلِّغُ
3
↗
تُبَيِّنَ
3
↗
اتْلُ
3
↗
تُخْفُوا
3
↗
ذُوقُوا
3
↗
شَرَعَ
3
↗
(لِيَهْدِ)
gizli 2
ضَلَّ
2
↗
اعْمَلُوا
2
↗
أَفَاءَ
2
↗
اقْرَءُوا
2
↗
اقْضِ
2
↗
يَقْطَعُونَ
2
↗
أَقَامُوا
2
↗
كَرِهُوا
2
↗
نَزَعْنَا
2
↗
نَسْتَنْسِخُ
2
↗
انْكِحُوا
2
↗
أَوْحَى
2
↗
ابْتَغُوا
2
↗
تَبْلُو
2
↗
تَرَكْتُمْ
2
↗
جَاءَ
2
↗
احْشُرُوا
2
↗
أَحْلَلْنَا
2
↗
كُلُوا
2
↗
أَخْلَفُوا
2
↗
أَخَافُ
2
↗
دَمَّرْنَا
2
↗
سَبَّحَ
2
↗
(انْكِحُوا)
gizli 1
(تُبَلِّغُنَّ)
gizli 1
(يَجْعَلُونَ)
gizli 1
(يَقُولُونَ)
gizli 1
يُطَوَّقُونَ
1
↗
عَجَّلْنَا
1
↗
أَعِدُّوا
1
↗
يَعْصُونَ
1
↗
غَشَّى
1
↗
يَفْتَحْ
1
↗
فَصَّلَ
1
↗
يَتَفَكَّرُوا
1
↗
تُقَدِّمُوا
1
↗
نُقِرُّ
1
↗
يَقْتَرِفُوا
1
↗
نَقُصُّ
1
↗
تَقْفُ
1
↗
كَذَبَ
1
↗
لَبَسْنَا
1
↗
يُمَحِّصَ
1
↗
يَمْحُو
1
↗
يُمْسِكْ
1
↗
مَكَّنَّا
1
↗
تَتَمَنَّوْا
1
↗
نَذَرْتُ
1
↗
نُنَزِّلُ
1
↗
أَهْلَكْنَا
1
↗
وَدُّوا
1
↗
نَرِثُ
1
↗
يَصِلُونَ
1
↗
يُبَيِّتُونَ
1
↗
لِيُتَبِّرُوا
1
↗
ثُوِّبَ
1
↗
جَعَلَ
1
↗
يَحْكُمُ
1
↗
تُحَمِّلْنَا
1
↗
دَرَسُوا
1
↗
أَدْرِي
1
↗
يُذْهِبَنَّ
1
↗
تَرْجُونَ
1
↗
رَضُوا
1
↗
يَزِيدُ
1
↗
سَلَّمْتُمْ
1
↗
سَمِعُوا
1
↗
صَدَّ
1
↗
صَدَقُوا
1
↗
اصْطَفَى
1
↗
Mübteda 202 ayetler
Haber 202 ayetler
هُ
zamir 28
كُمْ
zamir 17
اللَّهِ
15
↗
أَدْرَى
15
↗
هَا
zamir 10
هُمْ
zamir 9
خَيْرٌ
6
↗
خَطْبُ
5
↗
أَصَابَ
5
↗
يَوْمُ
4
↗
أَصْحَابُ
4
↗
نَا
zamir 4
+74 daha (daha az geçenler)
أَيْنَ
3
مَنَعَ
3
↗
أَنْفَقْتُمْ
3
↗
أَبْقَى
3
↗
ي
zamir 3
cümle
2
ظَنُّ
2
↗
عِلْمُ
2
↗
تَفْعَلُوا
2
↗
قَرِيبٌ
2
↗
الْقَارِعَةُ
2
↗
بَاطِلٌ
2
↗
بَالُ
2
↗
الْحَاقَّةُ
2
↗
كَ
zamir 2
الَّذِينَ
1
تِلْكَ
1
مِنْ
1
هَذِهِ
1
هَؤُلَاءِ
1
(شَيْءٌ)
gizli 1
(فَتَاءٌ)
gizli 1
(كَائِنٌ)
gizli 1
(مُسْتَقِرٌّ)
gizli 1
(مُؤَاخِذُونَ)
gizli 1
(نَزَلَ)
gizli 1
الطَّارِقُ
1
↗
تَعْبُدُونَ
1
↗
أَعْجَلَ
1
↗
الْعَقَبَةُ
1
↗
عِلِّيُّونَ
1
↗
غَرَّ
1
↗
تُقَدِّمُوا
1
↗
قَطَعْتُمْ
1
↗
قِيلَ
1
↗
أَكْبَرُ
1
↗
الْكِتَابُ
1
↗
يُكَذِّبُ
1
↗
أَكْفَرَ
1
↗
كُلِّ
1
↗
لَيْلَةُ
1
↗
اسْتَمْتَعْتُمْ
1
↗
يَمْكُثُ
1
↗
نَذَرْتُمْ
1
↗
نَنْسَخْ
1
↗
نُنْسِ
1
↗
يَنْفَدُ
1
↗
نَهَى
1
↗
وَلَّى
1
↗
بَعِيدٌ
1
↗
مُتَبَّرٌ
1
↗
تَرَكْتُمْ
1
↗
جَزَاءُ
1
↗
يَحْبِسُ
1
↗
مُحَرَّمٌ
1
↗
حِسَابُ
1
↗
حَصَدْتُمْ
1
↗
الْحُطَمَةُ
1
↗
خَالِصَةٌ
1
↗
اخْتَلَفْتُمْ
1
↗
الْإِيمَانُ
1
↗
الْإِنْسَانِ
1
↗
رَبُّ
1
↗
الرَّحْمَنُ
1
↗
سِجِّينٌ
1
↗
السِّحْرُ
1
↗
سَقَرُ
1
↗
سَلَكَ
1
↗
السَّمَاءِ
1
↗
السَّاعَةُ
1
↗
يُشْعِرُ
1
↗
أَصْبَرَ
1
↗
أَنْ
zamir 1
هِيَ
zamir 1
Sıfat 117 ayetler
Mevsûfu 117 ayetler
بَرِيءٌ
7
↗
نَصِيبٌ
6
↗
خَيْرٌ
5
↗
كَثِيرًا
4
↗
شَكٍّ
4
↗
(نَسْيًا)
gizli 3
فَاكِهَةٍ
3
↗
(إِتْمَامًا)
gizli 2
(اِسْتِخْلَافًا)
gizli 2
(إِيمَانًا)
gizli 2
(ذِكْرًا)
gizli 2
قَلِيلًا
2
↗
+69 daha (daha az geçenler)
نَكَالًا
2
↗
حَرَجٍ
2
↗
حَظًّا
2
↗
أَلْفَ
2
↗
آلِهَةٌ
2
↗
دَرَجَاتٌ
2
↗
رَبَّانِيِّينَ
2
↗
(إِحْسَانًا)
gizli 1
(إِرْسَالًا)
gizli 1
(اسْتِأْذَانًا)
gizli 1
(اِسْتِقَامًا)
gizli 1
(اِسْتِقَامَةً)
gizli 1
(اِسْتِمْتَاعًا)
gizli 1
(إِسْقَاطًا)
gizli 1
(إِعَادَةً)
gizli 1
(أَكْلًا)
gizli 1
(أَلَمًا)
gizli 1
(أَمْنًا)
gizli 1
(إِيتَاءً)
gizli 1
(إِيْحَاءً)
gizli 1
(بَلَاءً)
gizli 1
(تَبَرُّؤًا)
gizli 1
(تَحْيِييًا)
gizli 1
(تَقْلِيبًا)
gizli 1
(تَوْلِيًّا)
gizli 1
(جَيْئاً)
gizli 1
(حَلْفًا)
gizli 1
(حَمْلًا)
gizli 1
(حَوْلًا)
gizli 1
(دَخَلًا)
gizli 1
(رَحْمَةً)
gizli 1
(سَخْرًا)
gizli 1
(سُؤَالًا)
gizli 1
(شَيْءٌ)
gizli 1
(صَبْرًا)
gizli 1
(ظَنًّا)
gizli 1
(عِبَادَةٌ)
gizli 1
(عِرْفَانً)
gizli 1
(عَوْدًا)
gizli 1
(غَيًّا)
gizli 1
(فِتْنَةً)
gizli 1
(قِتَالًا)
gizli 1
(قَتْلًا)
gizli 1
(قَوْلًا)
gizli 1
(قِيَامًا)
gizli 1
(كَبْتاً)
gizli 1
(كِتَابَةً)
gizli 1
(كَتَبًا)
gizli 1
(كَرْهًا)
gizli 1
(كُفْرًا)
gizli 1
(لَعْنَةً)
gizli 1
(مَجِيئًا)
gizli 1
(مَعْرِفَةً)
gizli 1
(يَئُوسًا)
gizli 1
ضَيْقٍ
1
↗
طَيْرٍ
1
↗
أَكِنَّةٍ
1
↗
لَحْمٍ
1
↗
أَهْدَى
1
↗
مَوَالِيَ
1
↗
بُعْدًا
1
↗
بَقِيَّةٌ
1
↗
جَنَّاتُ
1
↗
أَحَبُّ
1
↗
حَاجَةً
1
↗
خَلْقًا
1
↗
شُرَكَاءَ
1
↗
شِفَاءٌ
1
↗
شَيْءٍ
1
↗
Muzâfun ileyh 109 ayetler
Mef'ûlun lieclih 106 ayetler
Fiili 106 ayetler
تُجْزَوْنَ
14
↗
ذُوقُوا
10
↗
أَخَذْنَا
6
↗
تُصِبْ
6
↗
مَسَّ
3
↗
ادْعُ
3
↗
اشْرَبُوا
3
↗
يُعَذِّبُ
2
↗
أَعْقَبَ
2
↗
أُغْرِقُوا
2
↗
تَقْتُلُونَ
2
↗
تَقُولُوا
2
↗
+44 daha (daha az geçenler)
تَكْفُرُونَ
2
↗
لَعَنَّا
2
↗
يَتَمَنَّوْا
2
↗
انْصُرْ
2
↗
أُبْسِلُوا
2
↗
تُهْلِكُ
2
↗
أُورِثْتُمْ
2
↗
(لَعَنَّا)
gizli 1
يَضِيقُ
1
↗
ظَهَرَ
1
↗
تَعْبُدُ
1
↗
يُؤْتَوْنَ
1
↗
تَفِيضُ
1
↗
نَقُصُّ
1
↗
لَأَقْعُدَنَّ
1
↗
تَبْتَئِسْ
1
↗
كَتَبْتَ
1
↗
تَلْبِسُونَ
1
↗
نُلْقِي
1
↗
لِنْتَ
1
↗
أَنْزَلْنَا
1
↗
يُوبِقْهُنَّ
1
↗
تَعِظُونَ
1
↗
وَقَعَ
1
↗
نُوَلِّي
1
↗
وَهَنُوا
1
↗
نَبْلُوا
1
↗
تَمَّتْ
1
↗
أَذِنْتَ
1
↗
تُؤْذُونَ
1
↗
أَثَابَ
1
↗
تَجْرِي
1
↗
تُحَاجُّونَ
1
↗
تُحَرِّمُ
1
↗
حَشَرْتَ
1
↗
يُحْمَدُوا
1
↗
ادْخُلُوا
1
↗
أَرْسَلْنَا
1
↗
أَرْكَسَ
1
↗
زِدْنَا
1
↗
لَأُزَيِّنَنَّ
1
↗
شَهِدْتُمْ
1
↗
تَصُدُّونَ
1
↗
اصْلَوْا
1
↗
Haber 68 ayetler
Mübteda 68 ayetler
اللَّهُ
18
↗
ذَلِكَ
10
هَذَا
6
كُلُّ
4
↗
أَصْحَابُ
4
↗
هُوَ
zamir 3
الَّذِينَ
2
ذَلِكُمْ
2
الْحَاقَّةُ
2
↗
آيَاتٌ
2
↗
هُمْ
zamir 2
هِيَ
zamir 2
+12 daha (daha az geçenler)
Fâil 58 ayetler
Mümeyyez 17 ayetler
Mübdelün minh 10 ayetler
Hâl 7 ayetler
Mef'ûlun fîh 6 ayetler
Fiil 2 ayetler
Mef'ûlun bih
379 ayet · م ا kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَاِذِ
اعْتَزَلْتُمُوهُمْ
وَمَا
يَعْبُدُونَ
اِلَّا
اللّٰهَ
فَأْوُٓ۫ا
اِلَى
الْكَهْفِ
يَنْشُرْ
لَكُمْ
رَبُّكُمْ
مِنْ
رَحْمَتِه۪
وَيُهَيِّئْ
لَكُمْ
مِنْ
اَمْرِكُمْ
مِرْفَقاً
Onlara: «Siz onlardan ve Allah’tan başka taptıklarından ayrıldınız, bunun için mağaraya girin ki, Rabbiniz size rahmetini yaysın ve size işinizde kolaylık göstersin» denildi.[16]
وَاتْلُ
مَٓا
اُو۫حِيَ
اِلَيْكَ
مِنْ
كِتَابِ
رَبِّكَۚ
لَا
مُبَدِّلَ
لِكَلِمَاتِه۪
وَلَنْ
تَجِدَ
مِنْ
دُونِه۪
مُلْتَحَداً
Rabbinin Kitap’ından sana vahyolunanı oku; O’nun sözlerini değiştirecek yoktur. O’ndan başka bir sığınılacak da bulamazsın.[27]
وَلَوْلَٓا
اِذْ
دَخَلْتَ
جَنَّتَكَ
قُلْتَ
مَا
شَٓاءَ
اللّٰهُۙ
لَا
قُوَّةَ
اِلَّا
بِاللّٰهِۚ
اِنْ
تَرَنِ
اَنَا۬
اَقَلَّ
مِنْكَ
مَالاً
وَوَلَداًۚ
Kendisiyle konuştuğu arkadaşı ona: «Seni topraktan, sonra nutfeden yaratanı, sonunda de seni insan kılığına koyanı mı inkar ediyorsun? İşte O benim Rabbim olan Allah’tır. Rabbime kimseyi ortak koşmam. Bahçene girdiğin zaman, her ne kadar beni kendinden mal ve nüfus bakımından daha az buluyorsan da: «Maşallah! Kuvvet ancak Allah’a mahsustur!» demen gerekmez mi? Rabbim, senin bahçenden daha iyisini bana verebilir ve seninkinin üzerine gökten bir felaket gönderir de bahçen yerle bir olabilir. Yahut suyu çekilir bir daha da bulamazsın» dedi.[37-41]
وَوُضِعَ
الْكِتَابُ
فَتَرَى
الْمُجْرِم۪ينَ
مُشْفِق۪ينَ
مِمَّا
ف۪يهِ
وَيَقُولُونَ
يَا وَيْلَتَنَا
مَالِ
هٰذَا
الْكِتَابِ
لَا
يُغَادِرُ
صَغ۪يرَةً
وَلَا
كَب۪يرَةً
اِلَّٓا
اَحْصٰيهَاۚ
وَوَجَدُوا
مَا
عَمِلُوا
حَاضِراًۜ
وَلَا
يَظْلِمُ
رَبُّكَ
اَحَداً۟
Amel defteri ortaya konunca, suçluların, onda yazılı olanlardan korktuklarını görürsün, «Vah bize, eyvah bize! Bu defter nasıl olmuş da küçük büyük bir şey bırakmadan hepsini saymış!» derler. İşlediklerini hazır bulurlar. Rabbin kimseye haksızlık etmez.[49]
وَمَا
نُرْسِلُ
الْمُرْسَل۪ينَ
اِلَّا
مُبَشِّر۪ينَ
وَمُنْذِر۪ينَۚ
وَيُجَادِلُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
بِالْبَاطِلِ
لِيُدْحِضُوا
بِهِ
الْحَقَّ
وَاتَّخَذُٓوا
اٰيَات۪ي
وَمَٓا
اُنْذِرُوا
هُزُواً
Biz peygamberleri ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndeririz. Oysa inkarcılar hakkı batılla ortadan kaldırmak için çekişirler. Ayetlerimizi ve kendilerine yapılan uyarmaları alaya alırlar.[56]
وَمَنْ
اَظْلَمُ
مِمَّنْ
ذُكِّرَ
بِاٰيَاتِ
رَبِّه۪
فَاَعْرَضَ
عَنْهَا
وَنَسِيَ
مَا
قَدَّمَتْ
يَدَاهُۜ
اِنَّا
جَعَلْنَا
عَلٰى
قُلُوبِهِمْ
اَكِنَّةً
اَنْ
يَفْقَهُوهُ
وَف۪ٓي
اٰذَانِهِمْ
وَقْراًۜ
وَاِنْ
تَدْعُهُمْ
اِلَى
الْهُدٰى
فَلَنْ
يَهْتَدُٓوا
اِذاً
اَبَداً
Rabbinin ayetleri kendisine hatırlatılmışken onlardan yüz çeviren ve önceden yaptıklarını unutan kimseden daha zalim var mıdır? Kuran’ı anlarlar diye kalblerine örtüler, kulaklarına da ağırlık koyduk. Sen onları doğru yola çağırsan da asla doğru yola gelmezler.[57]
قَالَ
مَا
مَكَّنّ۪ي
ف۪يهِ
رَبّ۪ي
خَيْرٌ
فَاَع۪ينُون۪ي
بِقُوَّةٍ
اَجْعَلْ
بَيْنَكُمْ
وَبَيْنَهُمْ
رَدْماًۙ
«Rabbimin bana verdikleri sizinkinden daha iyidir. Bana gücünüzle yardım edin de sizinle onların arasına sağlam bir sed yapayım. Bana demir kütleleri getirin» dedi. Bunlar iki dağın arasını doldurunca: «Körükleyin» dedi. Demirler akkor haline gelince; «Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim» dedi.[95-96]
اِذْ
قَالَ
لِاَب۪يهِ
يَٓا اَبَتِ
لِمَ
تَعْبُدُ
مَا
لَا
يَسْمَعُ
وَلَا
يُبْصِرُ
وَلَا
يُغْن۪ي
عَنْكَ
شَيْـٔاً
Babasına şöyle demişti: «Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?»[42]
وَاَعْتَزِلُكُمْ
وَمَا
تَدْعُونَ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
وَاَدْعُوا
رَبّ۪يۘ
عَسٰٓى
اَلَّٓا
اَكُونَ
بِدُعَٓاءِ
رَبّ۪ي
شَقِياًّ
«Sizi Allah’tan başka taptıklarınızla bırakıp çekilir, Rabbime yalvarırım. Rabbime yalvarışımda mahrum kalmayacağımı umarım.»[48]
فَلَمَّا
اعْتَزَلَهُمْ
وَمَا
يَعْبُدُونَ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِۙ
وَهَبْنَا
لَـهُٓ
اِسْحٰقَ
وَيَعْقُوبَۜ
وَكُلاًّ
جَعَلْنَا
نَبِياًّ
İbrahim onları Allah’tan başka taptıklarıyla başbaşa bırakıp çekilince ona İshak ve Yakub’u bahşettik ve her birini peygamber yaptık.[49]
قُلْ
مَنْ
كَانَ
فِي
الضَّلَالَةِ
فَلْيَمْدُدْ
لَهُ
الرَّحْمٰنُ
مَداًّۚ
حَتّٰٓى
اِذَا
رَاَوْا
مَا
يُوعَدُونَ
اِمَّا
الْعَذَابَ
وَاِمَّا
السَّاعَةَۜ
فَسَيَعْلَمُونَ
مَنْ
هُوَ
شَرٌّ
مَكَاناً
وَاَضْعَفُ
جُنْداً
De ki: «Sapıklıkta olanı Rahman ne kadar ertelese bile, sonunda tehdit edildikleri azabı ya da kıyamet gününü gördükleri zaman onlar kimin yerinin daha kötü ve taraftarlarının daha güçsüz olduğunu bilecektir.»[75]
كَلَّاۜ
سَنَكْتُبُ
مَا
يَقُولُ
وَنَمُدُّ
لَهُ
مِنَ
الْعَذَابِ
مَداًّۙ
Hayır, söylediğini yazacağız ve onun azabını uzattıkça uzatacağız.[79]
وَنَرِثُهُ
مَا
يَقُولُ
وَيَأْت۪ينَا
فَرْداً
Bahsettikleri şeyler Bize kalacaktır, kendisi Bize tek olarak gelecektir.[80]
اِذْ
اَوْحَيْنَٓا
اِلٰٓى
اُمِّكَ
مَا
يُوحٰىۙ
Allah: «Ey Musa! İstediğin sana verildi» dedi, «Zaten sana başka bir defa da iyilikte bulunmuş ve annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik: Musa’yı bir sandığa koy da suya bırak; su onu kıyıya atar, Bana da, ona da düşman olan biri onu alır. Ey Musa! Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kıldım.»[36-39]
وَاَلْقِ
مَا
ف۪ي
يَم۪ينِكَ
تَلْقَفْ
مَا
صَنَعُواۜ
اِنَّمَا
صَنَعُوا
كَيْدُ
سَاحِرٍۜ
وَلَا
يُفْلِحُ
السَّاحِرُ
حَيْثُ
اَتٰى
«Sağ elindekini at da onların yaptıklarını yutsun, yaptıkları sadece sihirbaz düzenidir. Sihirbaz nereden gelirse gelsin başarı kazanamaz.»[69]
قَالُوا
لَنْ
نُؤْثِرَكَ
عَلٰى
مَا
جَٓاءَنَا
مِنَ
الْبَيِّنَاتِ
وَالَّذ۪ي
فَطَرَنَا
فَاقْضِ
مَٓا
اَنْتَ
قَاضٍۜ
اِنَّمَا
تَقْض۪ي
هٰذِهِ
الْحَيٰوةَ
الدُّنْيَاۜ
İman eden sihirbazlar: «Seni, gelen apaçık mucizelere ve bizi yaratana üstün tutmayacağız. Ne hüküm vereceksen ver. Sen, ancak bu dünya hayatına hükmedebilirsin. Doğrusu biz, yanılmalarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri bağışlaması için Rabbimize iman ettik. Allah’ın vereceği mükafat daha iyi ve daha devamlıdır» dediler.[72-73]
اِنَّٓا
اٰمَنَّا
بِرَبِّنَا
لِيَغْفِرَ
لَنَا
خَطَايَانَا
وَمَٓا
اَكْرَهْتَنَا
عَلَيْهِ
مِنَ
السِّحْرِۜ
وَاللّٰهُ
خَيْرٌ
وَاَبْقٰى
İman eden sihirbazlar: «Seni, gelen apaçık mucizelere ve bizi yaratana üstün tutmayacağız. Ne hüküm vereceksen ver. Sen, ancak bu dünya hayatına hükmedebilirsin. Doğrusu biz, yanılmalarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri bağışlaması için Rabbimize iman ettik. Allah’ın vereceği mükafat daha iyi ve daha devamlıdır» dediler.[72-73]
قَالَ
فَمَا
خَطْبُكَ
يَا سَامِرِيُّ
Musa: «Ey Samiri! Ya senin yaptığın nedir?» dedi.[95]
يَعْلَمُ
مَا
بَيْنَ
اَيْد۪يهِمْ
وَمَا
خَلْفَهُمْ
وَلَا
يُح۪يطُونَ
بِه۪
عِلْماً
Allah onların geçmişlerini de, geleceklerini de bilir. Onların hiçbirinin ilmi ise O’nu kuşatamaz.[110]
وَمَا
خَلَقْنَا
السَّمَٓاءَ
وَالْاَرْضَ
وَمَا
بَيْنَهُمَا
لَاعِب۪ينَ
Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.[16]
Yükleniyor...