م ا
2563 kelime · i'rab ağacında: 1549
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Mecrur 717 ayetler
Harf-i cer 717 ayetler
بِ
332
مِنْ
127
كَ
60
لِ
56
عَنْ
49
فِي
40
عَلَى
38
إِلَى
11
وَ
5
بِ
ile bağlandığı fiil
آمَنَّا
30
↗
يُنَبِّئُ
27
↗
يَكْفُرُوا
10
↗
يَحْكُمْ
7
↗
اِيتِ
5
↗
فَرِحُوا
5
↗
أَعْلَمُ
4
↗
تَشْهَدُ
4
↗
أُقْسِمُ
3
↗
يُؤَاخِذُ
3
↗
جَاءَ
3
↗
كَذَّبُوا
2
↗
+18 daha (daha az geçenler)
مِنْ
ile bağlandığı fiil
لِ
ile bağlandığı fiil
عَنْ
ile bağlandığı fiil
فِي
ile bağlandığı fiil
عَلَى
ile bağlandığı fiil
إِلَى
ile bağlandığı fiil
وَ
ile bağlandığı fiil
Mef'ûlun bih 458 ayetler
Fiili 458 ayetler
يَعْلَمُ
98
↗
قَالَ
38
↗
يَخْلُقُ
19
↗
يَفْعَلُ
18
↗
اتَّبِعْ
14
↗
رَأَيْتُمْ
14
↗
يَعْبُدُونَ
13
↗
آتَى
12
↗
تَجِدُ
8
↗
حَرَّمَ
8
↗
تُنْفِقُوا
7
↗
خُذُوا
7
↗
+98 daha (daha az geçenler)
تُشْرِكَ
7
↗
اذْكُرُوا
6
↗
أَسْأَلَ
6
↗
يَغْفِرَ
5
↗
نَكْتُبُ
5
↗
نَسُوا
5
↗
تُوَفَّى
5
↗
تُجْزَوْنَ
5
↗
سَخَّرَ
5
↗
يَكْتُمُونَ
4
↗
أَلْقُوا
4
↗
تَذَرُونَ
4
↗
يَدْعُو
4
↗
زَيَّنُوا
4
↗
أَعْتَزِلُ
3
↗
يُغَيِّرُوا
3
↗
كَشَفْنَا
3
↗
تَلْقَفُ
3
↗
بَدَا
3
↗
لِتَنْظُرْ
3
↗
اتَّقُوا
3
↗
أُبَلِّغُ
3
↗
تُبَيِّنَ
3
↗
اتْلُ
3
↗
تُخْفُوا
3
↗
ذُوقُوا
3
↗
شَرَعَ
3
↗
(لِيَهْدِ)
gizli 2
ضَلَّ
2
↗
اعْمَلُوا
2
↗
أَفَاءَ
2
↗
اقْرَءُوا
2
↗
اقْضِ
2
↗
يَقْطَعُونَ
2
↗
أَقَامُوا
2
↗
كَرِهُوا
2
↗
نَزَعْنَا
2
↗
نَسْتَنْسِخُ
2
↗
انْكِحُوا
2
↗
أَوْحَى
2
↗
ابْتَغُوا
2
↗
تَبْلُو
2
↗
تَرَكْتُمْ
2
↗
جَاءَ
2
↗
احْشُرُوا
2
↗
أَحْلَلْنَا
2
↗
كُلُوا
2
↗
أَخْلَفُوا
2
↗
أَخَافُ
2
↗
دَمَّرْنَا
2
↗
سَبَّحَ
2
↗
(انْكِحُوا)
gizli 1
(تُبَلِّغُنَّ)
gizli 1
(يَجْعَلُونَ)
gizli 1
(يَقُولُونَ)
gizli 1
يُطَوَّقُونَ
1
↗
عَجَّلْنَا
1
↗
أَعِدُّوا
1
↗
يَعْصُونَ
1
↗
غَشَّى
1
↗
يَفْتَحْ
1
↗
فَصَّلَ
1
↗
يَتَفَكَّرُوا
1
↗
تُقَدِّمُوا
1
↗
نُقِرُّ
1
↗
يَقْتَرِفُوا
1
↗
نَقُصُّ
1
↗
تَقْفُ
1
↗
كَذَبَ
1
↗
لَبَسْنَا
1
↗
يُمَحِّصَ
1
↗
يَمْحُو
1
↗
يُمْسِكْ
1
↗
مَكَّنَّا
1
↗
تَتَمَنَّوْا
1
↗
نَذَرْتُ
1
↗
نُنَزِّلُ
1
↗
أَهْلَكْنَا
1
↗
وَدُّوا
1
↗
نَرِثُ
1
↗
يَصِلُونَ
1
↗
يُبَيِّتُونَ
1
↗
لِيُتَبِّرُوا
1
↗
ثُوِّبَ
1
↗
جَعَلَ
1
↗
يَحْكُمُ
1
↗
تُحَمِّلْنَا
1
↗
دَرَسُوا
1
↗
أَدْرِي
1
↗
يُذْهِبَنَّ
1
↗
تَرْجُونَ
1
↗
رَضُوا
1
↗
يَزِيدُ
1
↗
سَلَّمْتُمْ
1
↗
سَمِعُوا
1
↗
صَدَّ
1
↗
صَدَقُوا
1
↗
اصْطَفَى
1
↗
Mübteda 202 ayetler
Haber 202 ayetler
هُ
zamir 28
كُمْ
zamir 17
اللَّهِ
15
↗
أَدْرَى
15
↗
هَا
zamir 10
هُمْ
zamir 9
خَيْرٌ
6
↗
خَطْبُ
5
↗
أَصَابَ
5
↗
يَوْمُ
4
↗
أَصْحَابُ
4
↗
نَا
zamir 4
+74 daha (daha az geçenler)
أَيْنَ
3
مَنَعَ
3
↗
أَنْفَقْتُمْ
3
↗
أَبْقَى
3
↗
ي
zamir 3
cümle
2
ظَنُّ
2
↗
عِلْمُ
2
↗
تَفْعَلُوا
2
↗
قَرِيبٌ
2
↗
الْقَارِعَةُ
2
↗
بَاطِلٌ
2
↗
بَالُ
2
↗
الْحَاقَّةُ
2
↗
كَ
zamir 2
الَّذِينَ
1
تِلْكَ
1
مِنْ
1
هَذِهِ
1
هَؤُلَاءِ
1
(شَيْءٌ)
gizli 1
(فَتَاءٌ)
gizli 1
(كَائِنٌ)
gizli 1
(مُسْتَقِرٌّ)
gizli 1
(مُؤَاخِذُونَ)
gizli 1
(نَزَلَ)
gizli 1
الطَّارِقُ
1
↗
تَعْبُدُونَ
1
↗
أَعْجَلَ
1
↗
الْعَقَبَةُ
1
↗
عِلِّيُّونَ
1
↗
غَرَّ
1
↗
تُقَدِّمُوا
1
↗
قَطَعْتُمْ
1
↗
قِيلَ
1
↗
أَكْبَرُ
1
↗
الْكِتَابُ
1
↗
يُكَذِّبُ
1
↗
أَكْفَرَ
1
↗
كُلِّ
1
↗
لَيْلَةُ
1
↗
اسْتَمْتَعْتُمْ
1
↗
يَمْكُثُ
1
↗
نَذَرْتُمْ
1
↗
نَنْسَخْ
1
↗
نُنْسِ
1
↗
يَنْفَدُ
1
↗
نَهَى
1
↗
وَلَّى
1
↗
بَعِيدٌ
1
↗
مُتَبَّرٌ
1
↗
تَرَكْتُمْ
1
↗
جَزَاءُ
1
↗
يَحْبِسُ
1
↗
مُحَرَّمٌ
1
↗
حِسَابُ
1
↗
حَصَدْتُمْ
1
↗
الْحُطَمَةُ
1
↗
خَالِصَةٌ
1
↗
اخْتَلَفْتُمْ
1
↗
الْإِيمَانُ
1
↗
الْإِنْسَانِ
1
↗
رَبُّ
1
↗
الرَّحْمَنُ
1
↗
سِجِّينٌ
1
↗
السِّحْرُ
1
↗
سَقَرُ
1
↗
سَلَكَ
1
↗
السَّمَاءِ
1
↗
السَّاعَةُ
1
↗
يُشْعِرُ
1
↗
أَصْبَرَ
1
↗
أَنْ
zamir 1
هِيَ
zamir 1
Sıfat 117 ayetler
Mevsûfu 117 ayetler
بَرِيءٌ
7
↗
نَصِيبٌ
6
↗
خَيْرٌ
5
↗
كَثِيرًا
4
↗
شَكٍّ
4
↗
(نَسْيًا)
gizli 3
فَاكِهَةٍ
3
↗
(إِتْمَامًا)
gizli 2
(اِسْتِخْلَافًا)
gizli 2
(إِيمَانًا)
gizli 2
(ذِكْرًا)
gizli 2
قَلِيلًا
2
↗
+69 daha (daha az geçenler)
نَكَالًا
2
↗
حَرَجٍ
2
↗
حَظًّا
2
↗
أَلْفَ
2
↗
آلِهَةٌ
2
↗
دَرَجَاتٌ
2
↗
رَبَّانِيِّينَ
2
↗
(إِحْسَانًا)
gizli 1
(إِرْسَالًا)
gizli 1
(اسْتِأْذَانًا)
gizli 1
(اِسْتِقَامًا)
gizli 1
(اِسْتِقَامَةً)
gizli 1
(اِسْتِمْتَاعًا)
gizli 1
(إِسْقَاطًا)
gizli 1
(إِعَادَةً)
gizli 1
(أَكْلًا)
gizli 1
(أَلَمًا)
gizli 1
(أَمْنًا)
gizli 1
(إِيتَاءً)
gizli 1
(إِيْحَاءً)
gizli 1
(بَلَاءً)
gizli 1
(تَبَرُّؤًا)
gizli 1
(تَحْيِييًا)
gizli 1
(تَقْلِيبًا)
gizli 1
(تَوْلِيًّا)
gizli 1
(جَيْئاً)
gizli 1
(حَلْفًا)
gizli 1
(حَمْلًا)
gizli 1
(حَوْلًا)
gizli 1
(دَخَلًا)
gizli 1
(رَحْمَةً)
gizli 1
(سَخْرًا)
gizli 1
(سُؤَالًا)
gizli 1
(شَيْءٌ)
gizli 1
(صَبْرًا)
gizli 1
(ظَنًّا)
gizli 1
(عِبَادَةٌ)
gizli 1
(عِرْفَانً)
gizli 1
(عَوْدًا)
gizli 1
(غَيًّا)
gizli 1
(فِتْنَةً)
gizli 1
(قِتَالًا)
gizli 1
(قَتْلًا)
gizli 1
(قَوْلًا)
gizli 1
(قِيَامًا)
gizli 1
(كَبْتاً)
gizli 1
(كِتَابَةً)
gizli 1
(كَتَبًا)
gizli 1
(كَرْهًا)
gizli 1
(كُفْرًا)
gizli 1
(لَعْنَةً)
gizli 1
(مَجِيئًا)
gizli 1
(مَعْرِفَةً)
gizli 1
(يَئُوسًا)
gizli 1
ضَيْقٍ
1
↗
طَيْرٍ
1
↗
أَكِنَّةٍ
1
↗
لَحْمٍ
1
↗
أَهْدَى
1
↗
مَوَالِيَ
1
↗
بُعْدًا
1
↗
بَقِيَّةٌ
1
↗
جَنَّاتُ
1
↗
أَحَبُّ
1
↗
حَاجَةً
1
↗
خَلْقًا
1
↗
شُرَكَاءَ
1
↗
شِفَاءٌ
1
↗
شَيْءٍ
1
↗
Muzâfun ileyh 109 ayetler
Mef'ûlun lieclih 106 ayetler
Fiili 106 ayetler
تُجْزَوْنَ
14
↗
ذُوقُوا
10
↗
أَخَذْنَا
6
↗
تُصِبْ
6
↗
مَسَّ
3
↗
ادْعُ
3
↗
اشْرَبُوا
3
↗
يُعَذِّبُ
2
↗
أَعْقَبَ
2
↗
أُغْرِقُوا
2
↗
تَقْتُلُونَ
2
↗
تَقُولُوا
2
↗
+44 daha (daha az geçenler)
تَكْفُرُونَ
2
↗
لَعَنَّا
2
↗
يَتَمَنَّوْا
2
↗
انْصُرْ
2
↗
أُبْسِلُوا
2
↗
تُهْلِكُ
2
↗
أُورِثْتُمْ
2
↗
(لَعَنَّا)
gizli 1
يَضِيقُ
1
↗
ظَهَرَ
1
↗
تَعْبُدُ
1
↗
يُؤْتَوْنَ
1
↗
تَفِيضُ
1
↗
نَقُصُّ
1
↗
لَأَقْعُدَنَّ
1
↗
تَبْتَئِسْ
1
↗
كَتَبْتَ
1
↗
تَلْبِسُونَ
1
↗
نُلْقِي
1
↗
لِنْتَ
1
↗
أَنْزَلْنَا
1
↗
يُوبِقْهُنَّ
1
↗
تَعِظُونَ
1
↗
وَقَعَ
1
↗
نُوَلِّي
1
↗
وَهَنُوا
1
↗
نَبْلُوا
1
↗
تَمَّتْ
1
↗
أَذِنْتَ
1
↗
تُؤْذُونَ
1
↗
أَثَابَ
1
↗
تَجْرِي
1
↗
تُحَاجُّونَ
1
↗
تُحَرِّمُ
1
↗
حَشَرْتَ
1
↗
يُحْمَدُوا
1
↗
ادْخُلُوا
1
↗
أَرْسَلْنَا
1
↗
أَرْكَسَ
1
↗
زِدْنَا
1
↗
لَأُزَيِّنَنَّ
1
↗
شَهِدْتُمْ
1
↗
تَصُدُّونَ
1
↗
اصْلَوْا
1
↗
Haber 68 ayetler
Mübteda 68 ayetler
اللَّهُ
18
↗
ذَلِكَ
10
هَذَا
6
كُلُّ
4
↗
أَصْحَابُ
4
↗
هُوَ
zamir 3
الَّذِينَ
2
ذَلِكُمْ
2
الْحَاقَّةُ
2
↗
آيَاتٌ
2
↗
هُمْ
zamir 2
هِيَ
zamir 2
+12 daha (daha az geçenler)
Fâil 58 ayetler
Mümeyyez 17 ayetler
Mübdelün minh 10 ayetler
Hâl 7 ayetler
Mef'ûlun fîh 6 ayetler
Fiil 2 ayetler
Mecrur
631 ayet · م ا kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَاتَّبَعَتْهُمْ
ذُرِّيَّتُهُمْ
بِا۪يمَانٍ
اَلْحَقْنَا
بِهِمْ
ذُرِّيَّتَهُمْ
وَمَٓا
اَلَتْنَاهُمْ
مِنْ
عَمَلِهِمْ
مِنْ
شَيْءٍۜ
كُلُّ
امْرِئٍ
بِمَا
كَسَبَ
رَه۪ينٌ
İnanan, soyları da inançta kendilerine uyan kimselere soylarını da katarız. Onların işlediklerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazancına bağlıdır.[21]
وَاَمْدَدْنَاهُمْ
بِفَاكِهَةٍ
وَلَحْمٍ
مِمَّا
يَشْتَهُونَ
Cennette olanlara diledikleri meyve ve etten bol bol veririz.[22]
اَمْ
لَهُمْ
اِلٰهٌ
غَيْرُ
اللّٰهِۜ
سُبْحَانَ
اللّٰهِ
عَمَّا
يُشْرِكُونَ
Yoksa Allah’tan başka bir tanrıları mı vardır? Allah, onların ortak koşmalarından münezzehtir.[43]
اَفَتُمَارُونَهُ
عَلٰى
مَا
يَرٰى
Ey inkarcılar! Onun gördüğü şey hakkında kendisi ile tartışır mısınız?[12]
وَلِلّٰهِ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَمَا
فِي
الْاَرْضِۙ
لِيَجْزِيَ
الَّذ۪ينَ
اَسَٓاؤُ۫ا
بِمَا
عَمِلُوا
وَيَجْزِيَ
الَّذ۪ينَ
اَحْسَنُوا
بِالْحُسْنٰىۚ
Göklerde olanlar ve yerde olanlar Allah’ındır ki O, kötülük yapanlara işlerinin karşılığını verir; iyi davrananlara, ufak tefek kabahatleri bir yana büyük günahlardan ve hayasızlıklardan kaçınanlara işlediklerinden daha iyisiyle karşılığını verir. Doğrusu Rabbinin bağışı boldur. Sizi yerden var ederken ve siz annelerinizin karınlarında cenin halinde iken sizleri çok iyi bilen O’dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O, sakınanı çok iyi bilir.[31-32]
اَمْ
لَمْ
يُنَبَّأْ
بِمَا
ف۪ي
صُحُفِ
مُوسٰىۙ
Yoksa Musa’nın ve sözünü yerine getiren İbrahim’in kitablarında olanlar kendisine bildirilmedi mi ki?[36-37]
وَفَاكِهَةٍ
مِمَّا
يَتَخَيَّرُونَۙ
Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.[17-21]
وَلَحْمِ
طَيْرٍ
مِمَّا
يَشْتَهُونَۜ
Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.[17-21]
جَزَٓاءً
بِمَا
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar.[22-24]
عَلٰٓى
اَنْ
نُبَدِّلَ
اَمْثَالَكُمْ
وَنُنْشِئَكُمْ
ف۪ي
مَا
لَا
تَعْلَمُونَ
Ölümü aranızda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldırıp benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediğiniz şekilde var etmeyi dilesek kimse önümüze geçemez.[60-61]
هُوَ
الَّذ۪ي
خَلَقَ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
ف۪ي
سِتَّةِ
اَيَّامٍ
ثُمَّ
اسْتَوٰى
عَلَى
الْعَرْشِۜ
يَعْلَمُ
مَا
يَلِجُ
فِي
الْاَرْضِ
وَمَا
يَخْرُجُ
مِنْهَا
وَمَا
يَنْزِلُ
مِنَ
السَّمَٓاءِ
وَمَا
يَعْرُجُ
ف۪يهَاۜ
وَهُوَ
مَعَكُمْ
اَيْنَ
مَا
كُنْتُمْۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
بَص۪يرٌ
Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa hükmeden, yere gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilen O’dur. Nerede olursanız olun, O, sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görür.[4]
اٰمِنُوا
بِاللّٰهِ
وَرَسُولِه۪
وَاَنْفِقُوا
مِمَّا
جَعَلَكُمْ
مُسْتَخْلَف۪ينَ
ف۪يهِۜ
فَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
مِنْكُمْ
وَاَنْفَقُوا
لَهُمْ
اَجْرٌ
كَب۪يرٌ
Ey insanlar! Allah’a ve Peygamberine inanın; sizi varis kıldığı şeylerden sarfedin; aranızdan, inanıp da sarfeden kimselere büyük ecir vardır[7]
وَمَا
لَكُمْ
اَلَّا
تُنْفِقُوا
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
وَلِلّٰهِ
م۪يرَاثُ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِۜ
لَا
يَسْتَو۪ي
مِنْكُمْ
مَنْ
اَنْفَقَ
مِنْ
قَبْلِ
الْفَتْحِ
وَقَاتَلَۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
اَعْظَمُ
دَرَجَةً
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اَنْفَقُوا
مِنْ
بَعْدُ
وَقَاتَلُواۜ
وَكُلاًّ
وَعَدَ
اللّٰهُ
الْحُسْنٰىۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
خَب۪يرٌ۟
Göklerin ve yerin mirasçısı Allah olduğu halde, Allah yolunda siz niçin sarf etmiyorsunuz? İçinizden Mekke’nin fethinden önce sarfeden ve savaşan kimseler, daha sonra sarfedip savaşan kimselerle bir değildirler, öncekiler daha üstün derecededirler. Allah, hepsine cenneti vadetmiştir. Allah, işlediklerinizden haberdardır.[10]
لِكَيْلَا
تَأْسَوْا
عَلٰى
مَا
فَاتَكُمْ
وَلَا
تَفْرَحُوا
بِمَٓا
اٰتٰيكُمْۜ
وَاللّٰهُ
لَا
يُحِبُّ
كُلَّ
مُخْتَالٍ
فَخُورٍۙ
Bu, kaybettiğinize üzülmemeniz ve Allah’ın size verdiği nimetlerle şımarmamanız içindir. Allah, kendini beğenip öğünen hiç kimseyi sevmez;[23]
وَالَّذ۪ينَ
يُظَاهِرُونَ
مِنْ
نِسَٓائِهِمْ
ثُمَّ
يَعُودُونَ
لِمَا
قَالُوا
فَـتَحْر۪يرُ
رَقَـبَةٍ
مِنْ
قَبْلِ
اَنْ
يَتَمَٓاسَّاۜ
ذٰلِكُمْ
تُوعَظُونَ
بِه۪ۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
خَب۪يرٌ
Karılarını zıhar yoluyla boşamak isteyip, sonra sözlerinden dönenlerin, ailesiyle temas etmeden bir köle azad etmeleri gerekir. Size bu hususta böylece öğüt verilmektedir. Allah, işlediklerinizden haberdardır.[3]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
يُحَٓادُّونَ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
كُبِتُوا
كَمَا
كُبِتَ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْ
وَقَدْ
اَنْزَلْـنَٓا
اٰيَاتٍ
بَيِّنَاتٍۜ
وَلِلْكَافِر۪ينَ
عَذَابٌ
مُه۪ينٌۚ
Allah’a ve Peygamberine karşı gelenler, kendilerinden öncekiler nasıl alçaltıldı ise öyle alçaltılacaklardır. Biz, apaçık ayetler indirmişizdir, bunları inkar edene alçaltıcı azap vardır.[5]
يَوْمَ
يَبْعَثُهُمُ
اللّٰهُ
جَم۪يعاً
فَيُنَبِّئُهُمْ
بِمَا
عَمِلُواۜ
اَحْصٰيهُ
اللّٰهُ
وَنَسُوهُۜ
وَاللّٰهُ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
شَه۪يدٌ۟
Allah onların hepsini dirilttiği gün, kendilerine işlediklerini haber verir; Allah onları bir bir saymıştır, fakat kendileri unutmuşlardır. Allah her şeye şahiddir.[6]
اَلَمْ
تَرَ
اَنَّ
اللّٰهَ
يَعْلَمُ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَمَا
فِي
الْاَرْضِۜ
مَا
يَكُونُ
مِنْ
نَجْوٰى
ثَلٰثَةٍ
اِلَّا
هُوَ
رَابِعُهُمْ
وَلَا
خَمْسَةٍ
اِلَّا
هُوَ
سَادِسُهُمْ
وَلَٓا
اَدْنٰى
مِنْ
ذٰلِكَ
وَلَٓا
اَكْثَرَ
اِلَّا
هُوَ
مَعَهُمْ
اَيْنَ
مَا
كَانُواۚ
ثُمَّ
يُنَبِّئُهُمْ
بِمَا
عَمِلُوا
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَل۪يمٌ
Göklerde olanları da, yerde olanları da Allah’ın bildiğini bilmez misin? Üç kişinin gizli bulunduğu yerde dördüncü mutlaka O’dur; beş kişinin gizli bulunduğu yerde altıncıları mutlaka O’dur; bunlardan az veya çok, ne olursa olsunlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, mutlak onlarla beraberdir. Sonra, kıyamet günü, işlediklerini onlara haber verir. Doğrusu Allah her şeyi bilendir.[7]
اَلَمْ
تَرَ
اِلَى
الَّذ۪ينَ
نُهُوا
عَنِ
النَّجْوٰى
ثُمَّ
يَعُودُونَ
لِمَا
نُهُوا
عَنْهُ
وَيَتَنَاجَوْنَ
بِالْاِثْمِ
وَالْعُدْوَانِ
وَمَعْصِيَتِ
الرَّسُولِۘ
وَاِذَا
جَٓاؤُ۫كَ
حَيَّوْكَ
بِمَا
لَمْ
يُحَيِّكَ
بِهِ
اللّٰهُۙ
وَيَقُولُونَ
ف۪ٓي
اَنْفُسِهِمْ
لَوْلَا
يُعَذِّبُنَا
اللّٰهُ
بِمَا
نَقُولُۜ
حَسْبُهُمْ
جَهَنَّمُۚ
يَصْلَوْنَهَاۚ
فَبِئْسَ
الْمَص۪يرُ
Gizli toplantıdan menedilen, sonra menolundukları şeyi yapmaya kalkışarak günah işlemek, düşmanlık etmek ve Peygambere karşı gelmek konusunda gizli gizli konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde, Allah’ın seni selamlamadığı bir şekilde seni selamlarlar; içlerinden, «Gerçekten peygamber olsaydı Allah’ın bizi, söylediklerimizden ötürü, cezalandırması gerekmez miydi?» derler. Cehennem onlara yeter. Oraya girerler, ne kötü dönüştür![8]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِذَا
ق۪يلَ
لَكُمْ
تَفَسَّحُوا
فِي
الْمَجَالِسِ
فَافْسَحُوا
يَفْسَحِ
اللّٰهُ
لَكُمْۚ
وَاِذَا
ق۪يلَ
انْشُزُوا
فَانْشُزُوا
يَرْفَعِ
اللّٰهُ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
مِنْكُمْۙ
وَالَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْعِلْمَ
دَرَجَاتٍۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
خَب۪يرٌ
Ey inananlar! Toplantılarda, size, «Yer açın» denince yer açın ki Allah da size genişlik versin; «Kalkın» denildiği zaman da hemen kalkın ki, Allah, içinizden inanmış olanları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah işlediklerinizden haberdardır.[11]
Yükleniyor...