م ا
2563 kelime · i'rab ağacında: 1549
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Mecrur 717 ayetler
Harf-i cer 717 ayetler
بِ
332
مِنْ
127
كَ
60
لِ
56
عَنْ
49
فِي
40
عَلَى
38
إِلَى
11
وَ
5
بِ
ile bağlandığı fiil
آمَنَّا
30
↗
يُنَبِّئُ
27
↗
يَكْفُرُوا
10
↗
يَحْكُمْ
7
↗
اِيتِ
5
↗
فَرِحُوا
5
↗
أَعْلَمُ
4
↗
تَشْهَدُ
4
↗
أُقْسِمُ
3
↗
يُؤَاخِذُ
3
↗
جَاءَ
3
↗
كَذَّبُوا
2
↗
+18 daha (daha az geçenler)
مِنْ
ile bağlandığı fiil
لِ
ile bağlandığı fiil
عَنْ
ile bağlandığı fiil
فِي
ile bağlandığı fiil
عَلَى
ile bağlandığı fiil
إِلَى
ile bağlandığı fiil
وَ
ile bağlandığı fiil
Mef'ûlun bih 458 ayetler
Fiili 458 ayetler
يَعْلَمُ
98
↗
قَالَ
38
↗
يَخْلُقُ
19
↗
يَفْعَلُ
18
↗
اتَّبِعْ
14
↗
رَأَيْتُمْ
14
↗
يَعْبُدُونَ
13
↗
آتَى
12
↗
تَجِدُ
8
↗
حَرَّمَ
8
↗
تُنْفِقُوا
7
↗
خُذُوا
7
↗
+98 daha (daha az geçenler)
تُشْرِكَ
7
↗
اذْكُرُوا
6
↗
أَسْأَلَ
6
↗
يَغْفِرَ
5
↗
نَكْتُبُ
5
↗
نَسُوا
5
↗
تُوَفَّى
5
↗
تُجْزَوْنَ
5
↗
سَخَّرَ
5
↗
يَكْتُمُونَ
4
↗
أَلْقُوا
4
↗
تَذَرُونَ
4
↗
يَدْعُو
4
↗
زَيَّنُوا
4
↗
أَعْتَزِلُ
3
↗
يُغَيِّرُوا
3
↗
كَشَفْنَا
3
↗
تَلْقَفُ
3
↗
بَدَا
3
↗
لِتَنْظُرْ
3
↗
اتَّقُوا
3
↗
أُبَلِّغُ
3
↗
تُبَيِّنَ
3
↗
اتْلُ
3
↗
تُخْفُوا
3
↗
ذُوقُوا
3
↗
شَرَعَ
3
↗
(لِيَهْدِ)
gizli 2
ضَلَّ
2
↗
اعْمَلُوا
2
↗
أَفَاءَ
2
↗
اقْرَءُوا
2
↗
اقْضِ
2
↗
يَقْطَعُونَ
2
↗
أَقَامُوا
2
↗
كَرِهُوا
2
↗
نَزَعْنَا
2
↗
نَسْتَنْسِخُ
2
↗
انْكِحُوا
2
↗
أَوْحَى
2
↗
ابْتَغُوا
2
↗
تَبْلُو
2
↗
تَرَكْتُمْ
2
↗
جَاءَ
2
↗
احْشُرُوا
2
↗
أَحْلَلْنَا
2
↗
كُلُوا
2
↗
أَخْلَفُوا
2
↗
أَخَافُ
2
↗
دَمَّرْنَا
2
↗
سَبَّحَ
2
↗
(انْكِحُوا)
gizli 1
(تُبَلِّغُنَّ)
gizli 1
(يَجْعَلُونَ)
gizli 1
(يَقُولُونَ)
gizli 1
يُطَوَّقُونَ
1
↗
عَجَّلْنَا
1
↗
أَعِدُّوا
1
↗
يَعْصُونَ
1
↗
غَشَّى
1
↗
يَفْتَحْ
1
↗
فَصَّلَ
1
↗
يَتَفَكَّرُوا
1
↗
تُقَدِّمُوا
1
↗
نُقِرُّ
1
↗
يَقْتَرِفُوا
1
↗
نَقُصُّ
1
↗
تَقْفُ
1
↗
كَذَبَ
1
↗
لَبَسْنَا
1
↗
يُمَحِّصَ
1
↗
يَمْحُو
1
↗
يُمْسِكْ
1
↗
مَكَّنَّا
1
↗
تَتَمَنَّوْا
1
↗
نَذَرْتُ
1
↗
نُنَزِّلُ
1
↗
أَهْلَكْنَا
1
↗
وَدُّوا
1
↗
نَرِثُ
1
↗
يَصِلُونَ
1
↗
يُبَيِّتُونَ
1
↗
لِيُتَبِّرُوا
1
↗
ثُوِّبَ
1
↗
جَعَلَ
1
↗
يَحْكُمُ
1
↗
تُحَمِّلْنَا
1
↗
دَرَسُوا
1
↗
أَدْرِي
1
↗
يُذْهِبَنَّ
1
↗
تَرْجُونَ
1
↗
رَضُوا
1
↗
يَزِيدُ
1
↗
سَلَّمْتُمْ
1
↗
سَمِعُوا
1
↗
صَدَّ
1
↗
صَدَقُوا
1
↗
اصْطَفَى
1
↗
Mübteda 202 ayetler
Haber 202 ayetler
هُ
zamir 28
كُمْ
zamir 17
اللَّهِ
15
↗
أَدْرَى
15
↗
هَا
zamir 10
هُمْ
zamir 9
خَيْرٌ
6
↗
خَطْبُ
5
↗
أَصَابَ
5
↗
يَوْمُ
4
↗
أَصْحَابُ
4
↗
نَا
zamir 4
+74 daha (daha az geçenler)
أَيْنَ
3
مَنَعَ
3
↗
أَنْفَقْتُمْ
3
↗
أَبْقَى
3
↗
ي
zamir 3
cümle
2
ظَنُّ
2
↗
عِلْمُ
2
↗
تَفْعَلُوا
2
↗
قَرِيبٌ
2
↗
الْقَارِعَةُ
2
↗
بَاطِلٌ
2
↗
بَالُ
2
↗
الْحَاقَّةُ
2
↗
كَ
zamir 2
الَّذِينَ
1
تِلْكَ
1
مِنْ
1
هَذِهِ
1
هَؤُلَاءِ
1
(شَيْءٌ)
gizli 1
(فَتَاءٌ)
gizli 1
(كَائِنٌ)
gizli 1
(مُسْتَقِرٌّ)
gizli 1
(مُؤَاخِذُونَ)
gizli 1
(نَزَلَ)
gizli 1
الطَّارِقُ
1
↗
تَعْبُدُونَ
1
↗
أَعْجَلَ
1
↗
الْعَقَبَةُ
1
↗
عِلِّيُّونَ
1
↗
غَرَّ
1
↗
تُقَدِّمُوا
1
↗
قَطَعْتُمْ
1
↗
قِيلَ
1
↗
أَكْبَرُ
1
↗
الْكِتَابُ
1
↗
يُكَذِّبُ
1
↗
أَكْفَرَ
1
↗
كُلِّ
1
↗
لَيْلَةُ
1
↗
اسْتَمْتَعْتُمْ
1
↗
يَمْكُثُ
1
↗
نَذَرْتُمْ
1
↗
نَنْسَخْ
1
↗
نُنْسِ
1
↗
يَنْفَدُ
1
↗
نَهَى
1
↗
وَلَّى
1
↗
بَعِيدٌ
1
↗
مُتَبَّرٌ
1
↗
تَرَكْتُمْ
1
↗
جَزَاءُ
1
↗
يَحْبِسُ
1
↗
مُحَرَّمٌ
1
↗
حِسَابُ
1
↗
حَصَدْتُمْ
1
↗
الْحُطَمَةُ
1
↗
خَالِصَةٌ
1
↗
اخْتَلَفْتُمْ
1
↗
الْإِيمَانُ
1
↗
الْإِنْسَانِ
1
↗
رَبُّ
1
↗
الرَّحْمَنُ
1
↗
سِجِّينٌ
1
↗
السِّحْرُ
1
↗
سَقَرُ
1
↗
سَلَكَ
1
↗
السَّمَاءِ
1
↗
السَّاعَةُ
1
↗
يُشْعِرُ
1
↗
أَصْبَرَ
1
↗
أَنْ
zamir 1
هِيَ
zamir 1
Sıfat 117 ayetler
Mevsûfu 117 ayetler
بَرِيءٌ
7
↗
نَصِيبٌ
6
↗
خَيْرٌ
5
↗
كَثِيرًا
4
↗
شَكٍّ
4
↗
(نَسْيًا)
gizli 3
فَاكِهَةٍ
3
↗
(إِتْمَامًا)
gizli 2
(اِسْتِخْلَافًا)
gizli 2
(إِيمَانًا)
gizli 2
(ذِكْرًا)
gizli 2
قَلِيلًا
2
↗
+69 daha (daha az geçenler)
نَكَالًا
2
↗
حَرَجٍ
2
↗
حَظًّا
2
↗
أَلْفَ
2
↗
آلِهَةٌ
2
↗
دَرَجَاتٌ
2
↗
رَبَّانِيِّينَ
2
↗
(إِحْسَانًا)
gizli 1
(إِرْسَالًا)
gizli 1
(اسْتِأْذَانًا)
gizli 1
(اِسْتِقَامًا)
gizli 1
(اِسْتِقَامَةً)
gizli 1
(اِسْتِمْتَاعًا)
gizli 1
(إِسْقَاطًا)
gizli 1
(إِعَادَةً)
gizli 1
(أَكْلًا)
gizli 1
(أَلَمًا)
gizli 1
(أَمْنًا)
gizli 1
(إِيتَاءً)
gizli 1
(إِيْحَاءً)
gizli 1
(بَلَاءً)
gizli 1
(تَبَرُّؤًا)
gizli 1
(تَحْيِييًا)
gizli 1
(تَقْلِيبًا)
gizli 1
(تَوْلِيًّا)
gizli 1
(جَيْئاً)
gizli 1
(حَلْفًا)
gizli 1
(حَمْلًا)
gizli 1
(حَوْلًا)
gizli 1
(دَخَلًا)
gizli 1
(رَحْمَةً)
gizli 1
(سَخْرًا)
gizli 1
(سُؤَالًا)
gizli 1
(شَيْءٌ)
gizli 1
(صَبْرًا)
gizli 1
(ظَنًّا)
gizli 1
(عِبَادَةٌ)
gizli 1
(عِرْفَانً)
gizli 1
(عَوْدًا)
gizli 1
(غَيًّا)
gizli 1
(فِتْنَةً)
gizli 1
(قِتَالًا)
gizli 1
(قَتْلًا)
gizli 1
(قَوْلًا)
gizli 1
(قِيَامًا)
gizli 1
(كَبْتاً)
gizli 1
(كِتَابَةً)
gizli 1
(كَتَبًا)
gizli 1
(كَرْهًا)
gizli 1
(كُفْرًا)
gizli 1
(لَعْنَةً)
gizli 1
(مَجِيئًا)
gizli 1
(مَعْرِفَةً)
gizli 1
(يَئُوسًا)
gizli 1
ضَيْقٍ
1
↗
طَيْرٍ
1
↗
أَكِنَّةٍ
1
↗
لَحْمٍ
1
↗
أَهْدَى
1
↗
مَوَالِيَ
1
↗
بُعْدًا
1
↗
بَقِيَّةٌ
1
↗
جَنَّاتُ
1
↗
أَحَبُّ
1
↗
حَاجَةً
1
↗
خَلْقًا
1
↗
شُرَكَاءَ
1
↗
شِفَاءٌ
1
↗
شَيْءٍ
1
↗
Muzâfun ileyh 109 ayetler
Mef'ûlun lieclih 106 ayetler
Fiili 106 ayetler
تُجْزَوْنَ
14
↗
ذُوقُوا
10
↗
أَخَذْنَا
6
↗
تُصِبْ
6
↗
مَسَّ
3
↗
ادْعُ
3
↗
اشْرَبُوا
3
↗
يُعَذِّبُ
2
↗
أَعْقَبَ
2
↗
أُغْرِقُوا
2
↗
تَقْتُلُونَ
2
↗
تَقُولُوا
2
↗
+44 daha (daha az geçenler)
تَكْفُرُونَ
2
↗
لَعَنَّا
2
↗
يَتَمَنَّوْا
2
↗
انْصُرْ
2
↗
أُبْسِلُوا
2
↗
تُهْلِكُ
2
↗
أُورِثْتُمْ
2
↗
(لَعَنَّا)
gizli 1
يَضِيقُ
1
↗
ظَهَرَ
1
↗
تَعْبُدُ
1
↗
يُؤْتَوْنَ
1
↗
تَفِيضُ
1
↗
نَقُصُّ
1
↗
لَأَقْعُدَنَّ
1
↗
تَبْتَئِسْ
1
↗
كَتَبْتَ
1
↗
تَلْبِسُونَ
1
↗
نُلْقِي
1
↗
لِنْتَ
1
↗
أَنْزَلْنَا
1
↗
يُوبِقْهُنَّ
1
↗
تَعِظُونَ
1
↗
وَقَعَ
1
↗
نُوَلِّي
1
↗
وَهَنُوا
1
↗
نَبْلُوا
1
↗
تَمَّتْ
1
↗
أَذِنْتَ
1
↗
تُؤْذُونَ
1
↗
أَثَابَ
1
↗
تَجْرِي
1
↗
تُحَاجُّونَ
1
↗
تُحَرِّمُ
1
↗
حَشَرْتَ
1
↗
يُحْمَدُوا
1
↗
ادْخُلُوا
1
↗
أَرْسَلْنَا
1
↗
أَرْكَسَ
1
↗
زِدْنَا
1
↗
لَأُزَيِّنَنَّ
1
↗
شَهِدْتُمْ
1
↗
تَصُدُّونَ
1
↗
اصْلَوْا
1
↗
Haber 68 ayetler
Mübteda 68 ayetler
اللَّهُ
18
↗
ذَلِكَ
10
هَذَا
6
كُلُّ
4
↗
أَصْحَابُ
4
↗
هُوَ
zamir 3
الَّذِينَ
2
ذَلِكُمْ
2
الْحَاقَّةُ
2
↗
آيَاتٌ
2
↗
هُمْ
zamir 2
هِيَ
zamir 2
+12 daha (daha az geçenler)
Fâil 58 ayetler
Mümeyyez 17 ayetler
Mübdelün minh 10 ayetler
Hâl 7 ayetler
Mef'ûlun fîh 6 ayetler
Fiil 2 ayetler
Mecrur
631 ayet · م ا kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَيَجْعَلُونَ
لِمَا
لَا
يَعْلَمُونَ
نَص۪يباً
مِمَّا
رَزَقْنَاهُمْۜ
تَاللّٰهِ
لَتُسْـَٔلُنَّ
عَمَّا
كُنْتُمْ
تَفْتَرُونَ
Kendilerine verdiğimiz rızıktan, onların ne olduğunu bilmeyen putlara pay ayırırlar. Allah’a and olsun ki, uydurup durduğunuz şeylerden elbette sorguya çekileceksiniz.[56]
وَاِنَّ
لَكُمْ
فِي
الْاَنْعَامِ
لَعِبْرَةًۜ
نُسْق۪يكُمْ
مِمَّا
ف۪ي
بُطُونِه۪
مِنْ
بَيْنِ
فَرْثٍ
وَدَمٍ
لَبَناً
خَالِصاً
سَٓائِغاً
لِلشَّارِب۪ينَ
Hayvanlarda da size ibretler vardır. Bağırsaklarındakiler ile kan arasından, içenlere halis ve içimi kolay süt içiririz.[66]
وَاَوْحٰى
رَبُّكَ
اِلَى
النَّحْلِ
اَنِ
اتَّخِذ۪ي
مِنَ
الْجِبَالِ
بُيُوتاً
وَمِنَ
الشَّجَرِ
وَمِمَّا
يَعْرِشُونَۙ
Rabbin bal arısına: «Dağlarda, ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yuva edin; sonra her çeşit üründen ye; sonra da Rabbinin işlemen için gösterdiği yollardan yürü» diye öğretti. Karınlarından insanlara şifa olan çeşitli renklerde bal çıkar. Düşünen bir millet için bunda ibret vardır.[68-69]
وَاللّٰهُ
فَضَّلَ
بَعْضَكُمْ
عَلٰى
بَعْضٍ
فِي
الرِّزْقِۚ
فَمَا
الَّذ۪ينَ
فُضِّلُوا
بِرَٓادّ۪ي
رِزْقِهِمْ
عَلٰى
مَا
مَلَكَتْ
اَيْمَانُهُمْ
فَهُمْ
ف۪يهِ
سَوَٓاءٌۜ
اَفَبِنِعْمَةِ
اللّٰهِ
يَجْحَدُونَ
Allah rızıkda kiminizi diğerlerine üstün tutmuştur. Üstün kılınanlar, emirleri altında bulunanların rızıklarını vermezler. Oysa rızıkta hepsi eşittir. Allah’ın nimetini bile bile inkar mı ediyorlar?[71]
وَاللّٰهُ
جَعَلَ
لَكُمْ
مِمَّا
خَلَقَ
ظِلَالاً
وَجَعَلَ
لَكُمْ
مِنَ
الْجِبَالِ
اَكْنَاناً
وَجَعَلَ
لَكُمْ
سَرَاب۪يلَ
تَق۪يكُمُ
الْحَرَّ
وَسَرَاب۪يلَ
تَق۪يكُمْ
بَأْسَكُمْۜ
كَذٰلِكَ
يُتِمُّ
نِعْمَتَهُ
عَلَيْكُمْ
لَعَلَّكُمْ
تُسْلِمُونَ
Allah yarattıklarından size gölgeler yapmış; dağlarda sığınacağınız barınaklar var etmiş, sizi sıcaktan koruyacak elbiseler, harpte sizi koruyacak zırhlar vermiştir. Size olan nimetini müslüman olasınız diye işte bu şekilde tamamlamaktadır.[81]
اَلَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
وَصَدُّوا
عَنْ
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
زِدْنَاهُمْ
عَذَاباً
فَوْقَ
الْعَذَابِ
بِمَا
كَانُوا
يُفْسِدُونَ
İnkar eden, Allah’ın yolundan alıkoyanlara, bozgunculuklarına karşılık azap üstüne azap veririz.[88]
وَلَوْ
شَٓاءَ
اللّٰهُ
لَجَعَلَكُمْ
اُمَّةً
وَاحِدَةً
وَلٰكِنْ
يُضِلُّ
مَنْ
يَشَٓاءُ
وَيَهْد۪ي
مَنْ
يَشَٓاءُۜ
وَلَتُسْـَٔلُنَّ
عَمَّا
كُنْتُمْ
تَعْمَلُونَ
Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı. Ama O, istediğini saptırır, istediğini doğru yola eriştirir. İşlediklerinizden, and olsun ki, sorumlu tutulacaksınız.[93]
وَلَا
تَتَّخِذُٓوا
اَيْمَانَكُمْ
دَخَلاً
بَيْنَكُمْ
فَتَزِلَّ
قَدَمٌ
بَعْدَ
ثُبُوتِهَا
وَتَذُوقُوا
السُّٓوءَ
بِمَا
صَدَدْتُمْ
عَنْ
سَب۪يلِ
اللّٰهِۚ
وَلَكُمْ
عَذَابٌ
عَظ۪يمٌ
Birbirinizi aldatmak için yemin etmeyin ki, bu yüzden sağlamca yere basmakta olan ayak sürçebilir; Allah yolundan alıkoymanıza karşılık kötü bir azap tadarsınız ve (ahirette de) büyük bir azaba uğrarsınız.[94]
وَاِذَا
بَدَّلْـنَٓا
اٰيَةً
مَكَانَ
اٰيَةٍۙ
وَاللّٰهُ
اَعْلَمُ
بِمَا
يُنَزِّلُ
قَالُٓوا
اِنَّـمَٓا
اَنْتَ
مُفْتَرٍۜ
بَلْ
اَكْثَرُهُمْ
لَا
يَعْلَمُونَ
Bir ayetin yerini başka bir ayetle değiştirdiğimizde, ki Allah ne indirdiğini gayet iyi bilir onlar, «Sen sadece uyduruyorsun» derler. Hayır, öyle değildir, ama onların çoğu bunu bilmezler.[101]
وَضَرَبَ
اللّٰهُ
مَثَلاً
قَرْيَةً
كَانَتْ
اٰمِنَةً
مُطْمَئِنَّةً
يَأْت۪يهَا
رِزْقُهَا
رَغَداً
مِنْ
كُلِّ
مَكَانٍ
فَكَفَرَتْ
بِاَنْعُمِ
اللّٰهِ
فَاَذَاقَهَا
اللّٰهُ
لِبَاسَ
الْجُوعِ
وَالْخَوْفِ
بِمَا
كَانُوا
يَصْنَعُونَ
Allah size güven ve huzur içinde olan bir kasabayı misal verir: Her taraftan oraya bolca rızık geliyordu. Ama Allah’ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden Allah onlara yaptıklarına karşılık açlık ve korku belasını tattırdı.[112]
فَكُلُوا
مِمَّا
رَزَقَكُمُ
اللّٰهُ
حَلَالاً
طَيِّباًۖ
وَاشْكُرُوا
نِعْمَتَ
اللّٰهِ
اِنْ
كُنْتُمْ
اِيَّاهُ
تَعْبُدُونَ
Yalnız Allah’a kulluk ediyorsanız, Allah’ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin, O’nun nimetine şükredin.[114]
وَلَا
تَقُولُوا
لِمَا
تَصِفُ
اَلْسِنَتُكُمُ
الْكَذِبَ
هٰذَا
حَلَالٌ
وَهٰذَا
حَرَامٌ
لِتَفْتَرُوا
عَلَى
اللّٰهِ
الْكَذِبَۜ
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
يَفْتَرُونَ
عَلَى
اللّٰهِ
الْكَذِبَ
لَا
يُفْلِحُونَۜ
Diliniz yalana alışmış olduğu için, «şu haram, bu helaldir» demeyin, zira Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah’a karşı yalan uyduranlar ise, saadete şüphesiz erişemezler.[116]
اِنَّمَا
جُعِلَ
السَّبْتُ
عَلَى
الَّذ۪ينَ
اخْتَلَفُوا
ف۪يهِۜ
وَاِنَّ
رَبَّكَ
لَيَحْكُمُ
بَيْنَهُمْ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِ
ف۪يمَا
كَانُوا
ف۪يهِ
يَخْتَلِفُونَ
Cumartesi ibadeti, ancak o gün üzerinde çekişenlere farz kılındı. Rabbin, ayrılığa düştükleri şeylerde, kıyamet günü aralarında hükmedecektir.[124]
وَاصْبِرْ
وَمَا
صَبْرُكَ
اِلَّا
بِاللّٰهِ
وَلَا
تَحْزَنْ
عَلَيْهِمْ
وَلَا
تَكُ
ف۪ي
ضَيْقٍ
مِمَّا
يَمْكُرُونَ
Sabret, senin sabrın ancak Allah’ın yardımıyladır; onlara üzülme, kurdukları düzenlerden de endişe etme.[127]
اِنْ
اَحْسَنْتُمْ
اَحْسَنْتُمْ
لِاَنْفُسِكُمْ
وَاِنْ
اَسَأْتُمْ
فَلَهَاۜ
فَاِذَا
جَٓاءَ
وَعْدُ
الْاٰخِرَةِ
لِيَسُٓؤُ۫ا
وُجُوهَكُمْ
وَلِيَدْخُلُوا
الْمَسْجِدَ
كَمَا
دَخَلُوهُ
اَوَّلَ
مَرَّةٍ
وَلِيُتَبِّرُوا
مَا
عَلَوْا
تَتْب۪يراً
İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz. Kötülük ederseniz o da kendinizedir. İki vaadden ikincisinin vakti gelince, yüzünüzü üzüntüye sokmaları, kötülük yapmaları, önceden Mescid’e girdikleri gibi girmeleri, ele geçirdikleri yerleri harap etmeleri için onları tekrar göndereceğiz.[7]
وَاخْفِضْ
لَهُمَا
جَنَاحَ
الذُّلِّ
مِنَ
الرَّحْمَةِ
وَقُلْ
رَبِّ
ارْحَمْهُمَا
كَمَا
رَبَّيَان۪ي
صَغ۪يراًۜ
Onlara acıyarak alçak gönüllülük kanatlarını ger ve: «Rabbim! Küçükken beni yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!» de.[24]
رَبُّكُمْ
اَعْلَمُ
بِمَا
ف۪ي
نُفُوسِكُمْۜ
اِنْ
تَكُونُوا
صَالِح۪ينَ
فَاِنَّهُ
كَانَ
لِلْاَوَّاب۪ينَ
غَفُوراً
İçinizde olanı en iyi Rabbiniz bilir. İyi kimselerseniz bilin ki O şüphesiz, Kendine baş vuranları bağışlar.[25]
ذٰلِكَ
مِمَّٓا
اَوْحٰٓى
اِلَيْكَ
رَبُّكَ
مِنَ
الْحِكْمَةِۜ
وَلَا
تَجْعَلْ
مَعَ
اللّٰهِ
اِلٰهاً
اٰخَرَ
فَتُلْقٰى
ف۪ي
جَهَنَّمَ
مَلُوماً
مَدْحُوراً
Bunlar Rabbinin sana bildirdiği hikmetlerdir. Sakın Allah’la beraber başka tanrı edinme. Yoksa yerilmiş ve kovulmuş olarak cehenneme atılırsın.[39]
قُلْ
لَوْ
كَانَ
مَعَهُٓ
اٰلِهَةٌ
كَمَا
يَقُولُونَ
اِذاً
لَابْتَغَوْا
اِلٰى
ذِي
الْعَرْشِ
سَب۪يلاً
De ki: «Eğer dedikleri gibi Allah’la beraber tanrılar bulunsaydı, o takdirde hepsi arşın sahibiyle savaşmaya bir yol ararlardı.»[42]
سُبْحَانَهُ
وَتَعَالٰى
عَمَّا
يَقُولُونَ
عُلُواًّ
كَب۪يراً
O, onların söylediklerinden Münezzeh’tir, Yüce’dir, Ulu’dur.[43]
Yükleniyor...