م ا
2563 kelime · i'rab ağacında: 1549
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Mecrur 717 ayetler
Harf-i cer 717 ayetler
بِ
332
مِنْ
127
كَ
60
لِ
56
عَنْ
49
فِي
40
عَلَى
38
إِلَى
11
وَ
5
بِ
ile bağlandığı fiil
آمَنَّا
30
↗
يُنَبِّئُ
27
↗
يَكْفُرُوا
10
↗
يَحْكُمْ
7
↗
اِيتِ
5
↗
فَرِحُوا
5
↗
أَعْلَمُ
4
↗
تَشْهَدُ
4
↗
أُقْسِمُ
3
↗
يُؤَاخِذُ
3
↗
جَاءَ
3
↗
كَذَّبُوا
2
↗
+18 daha (daha az geçenler)
مِنْ
ile bağlandığı fiil
لِ
ile bağlandığı fiil
عَنْ
ile bağlandığı fiil
فِي
ile bağlandığı fiil
عَلَى
ile bağlandığı fiil
إِلَى
ile bağlandığı fiil
وَ
ile bağlandığı fiil
Mef'ûlun bih 458 ayetler
Fiili 458 ayetler
يَعْلَمُ
98
↗
قَالَ
38
↗
يَخْلُقُ
19
↗
يَفْعَلُ
18
↗
اتَّبِعْ
14
↗
رَأَيْتُمْ
14
↗
يَعْبُدُونَ
13
↗
آتَى
12
↗
تَجِدُ
8
↗
حَرَّمَ
8
↗
تُنْفِقُوا
7
↗
خُذُوا
7
↗
+98 daha (daha az geçenler)
تُشْرِكَ
7
↗
اذْكُرُوا
6
↗
أَسْأَلَ
6
↗
يَغْفِرَ
5
↗
نَكْتُبُ
5
↗
نَسُوا
5
↗
تُوَفَّى
5
↗
تُجْزَوْنَ
5
↗
سَخَّرَ
5
↗
يَكْتُمُونَ
4
↗
أَلْقُوا
4
↗
تَذَرُونَ
4
↗
يَدْعُو
4
↗
زَيَّنُوا
4
↗
أَعْتَزِلُ
3
↗
يُغَيِّرُوا
3
↗
كَشَفْنَا
3
↗
تَلْقَفُ
3
↗
بَدَا
3
↗
لِتَنْظُرْ
3
↗
اتَّقُوا
3
↗
أُبَلِّغُ
3
↗
تُبَيِّنَ
3
↗
اتْلُ
3
↗
تُخْفُوا
3
↗
ذُوقُوا
3
↗
شَرَعَ
3
↗
(لِيَهْدِ)
gizli 2
ضَلَّ
2
↗
اعْمَلُوا
2
↗
أَفَاءَ
2
↗
اقْرَءُوا
2
↗
اقْضِ
2
↗
يَقْطَعُونَ
2
↗
أَقَامُوا
2
↗
كَرِهُوا
2
↗
نَزَعْنَا
2
↗
نَسْتَنْسِخُ
2
↗
انْكِحُوا
2
↗
أَوْحَى
2
↗
ابْتَغُوا
2
↗
تَبْلُو
2
↗
تَرَكْتُمْ
2
↗
جَاءَ
2
↗
احْشُرُوا
2
↗
أَحْلَلْنَا
2
↗
كُلُوا
2
↗
أَخْلَفُوا
2
↗
أَخَافُ
2
↗
دَمَّرْنَا
2
↗
سَبَّحَ
2
↗
(انْكِحُوا)
gizli 1
(تُبَلِّغُنَّ)
gizli 1
(يَجْعَلُونَ)
gizli 1
(يَقُولُونَ)
gizli 1
يُطَوَّقُونَ
1
↗
عَجَّلْنَا
1
↗
أَعِدُّوا
1
↗
يَعْصُونَ
1
↗
غَشَّى
1
↗
يَفْتَحْ
1
↗
فَصَّلَ
1
↗
يَتَفَكَّرُوا
1
↗
تُقَدِّمُوا
1
↗
نُقِرُّ
1
↗
يَقْتَرِفُوا
1
↗
نَقُصُّ
1
↗
تَقْفُ
1
↗
كَذَبَ
1
↗
لَبَسْنَا
1
↗
يُمَحِّصَ
1
↗
يَمْحُو
1
↗
يُمْسِكْ
1
↗
مَكَّنَّا
1
↗
تَتَمَنَّوْا
1
↗
نَذَرْتُ
1
↗
نُنَزِّلُ
1
↗
أَهْلَكْنَا
1
↗
وَدُّوا
1
↗
نَرِثُ
1
↗
يَصِلُونَ
1
↗
يُبَيِّتُونَ
1
↗
لِيُتَبِّرُوا
1
↗
ثُوِّبَ
1
↗
جَعَلَ
1
↗
يَحْكُمُ
1
↗
تُحَمِّلْنَا
1
↗
دَرَسُوا
1
↗
أَدْرِي
1
↗
يُذْهِبَنَّ
1
↗
تَرْجُونَ
1
↗
رَضُوا
1
↗
يَزِيدُ
1
↗
سَلَّمْتُمْ
1
↗
سَمِعُوا
1
↗
صَدَّ
1
↗
صَدَقُوا
1
↗
اصْطَفَى
1
↗
Mübteda 202 ayetler
Haber 202 ayetler
هُ
zamir 28
كُمْ
zamir 17
اللَّهِ
15
↗
أَدْرَى
15
↗
هَا
zamir 10
هُمْ
zamir 9
خَيْرٌ
6
↗
خَطْبُ
5
↗
أَصَابَ
5
↗
يَوْمُ
4
↗
أَصْحَابُ
4
↗
نَا
zamir 4
+74 daha (daha az geçenler)
أَيْنَ
3
مَنَعَ
3
↗
أَنْفَقْتُمْ
3
↗
أَبْقَى
3
↗
ي
zamir 3
cümle
2
ظَنُّ
2
↗
عِلْمُ
2
↗
تَفْعَلُوا
2
↗
قَرِيبٌ
2
↗
الْقَارِعَةُ
2
↗
بَاطِلٌ
2
↗
بَالُ
2
↗
الْحَاقَّةُ
2
↗
كَ
zamir 2
الَّذِينَ
1
تِلْكَ
1
مِنْ
1
هَذِهِ
1
هَؤُلَاءِ
1
(شَيْءٌ)
gizli 1
(فَتَاءٌ)
gizli 1
(كَائِنٌ)
gizli 1
(مُسْتَقِرٌّ)
gizli 1
(مُؤَاخِذُونَ)
gizli 1
(نَزَلَ)
gizli 1
الطَّارِقُ
1
↗
تَعْبُدُونَ
1
↗
أَعْجَلَ
1
↗
الْعَقَبَةُ
1
↗
عِلِّيُّونَ
1
↗
غَرَّ
1
↗
تُقَدِّمُوا
1
↗
قَطَعْتُمْ
1
↗
قِيلَ
1
↗
أَكْبَرُ
1
↗
الْكِتَابُ
1
↗
يُكَذِّبُ
1
↗
أَكْفَرَ
1
↗
كُلِّ
1
↗
لَيْلَةُ
1
↗
اسْتَمْتَعْتُمْ
1
↗
يَمْكُثُ
1
↗
نَذَرْتُمْ
1
↗
نَنْسَخْ
1
↗
نُنْسِ
1
↗
يَنْفَدُ
1
↗
نَهَى
1
↗
وَلَّى
1
↗
بَعِيدٌ
1
↗
مُتَبَّرٌ
1
↗
تَرَكْتُمْ
1
↗
جَزَاءُ
1
↗
يَحْبِسُ
1
↗
مُحَرَّمٌ
1
↗
حِسَابُ
1
↗
حَصَدْتُمْ
1
↗
الْحُطَمَةُ
1
↗
خَالِصَةٌ
1
↗
اخْتَلَفْتُمْ
1
↗
الْإِيمَانُ
1
↗
الْإِنْسَانِ
1
↗
رَبُّ
1
↗
الرَّحْمَنُ
1
↗
سِجِّينٌ
1
↗
السِّحْرُ
1
↗
سَقَرُ
1
↗
سَلَكَ
1
↗
السَّمَاءِ
1
↗
السَّاعَةُ
1
↗
يُشْعِرُ
1
↗
أَصْبَرَ
1
↗
أَنْ
zamir 1
هِيَ
zamir 1
Sıfat 117 ayetler
Mevsûfu 117 ayetler
بَرِيءٌ
7
↗
نَصِيبٌ
6
↗
خَيْرٌ
5
↗
كَثِيرًا
4
↗
شَكٍّ
4
↗
(نَسْيًا)
gizli 3
فَاكِهَةٍ
3
↗
(إِتْمَامًا)
gizli 2
(اِسْتِخْلَافًا)
gizli 2
(إِيمَانًا)
gizli 2
(ذِكْرًا)
gizli 2
قَلِيلًا
2
↗
+69 daha (daha az geçenler)
نَكَالًا
2
↗
حَرَجٍ
2
↗
حَظًّا
2
↗
أَلْفَ
2
↗
آلِهَةٌ
2
↗
دَرَجَاتٌ
2
↗
رَبَّانِيِّينَ
2
↗
(إِحْسَانًا)
gizli 1
(إِرْسَالًا)
gizli 1
(اسْتِأْذَانًا)
gizli 1
(اِسْتِقَامًا)
gizli 1
(اِسْتِقَامَةً)
gizli 1
(اِسْتِمْتَاعًا)
gizli 1
(إِسْقَاطًا)
gizli 1
(إِعَادَةً)
gizli 1
(أَكْلًا)
gizli 1
(أَلَمًا)
gizli 1
(أَمْنًا)
gizli 1
(إِيتَاءً)
gizli 1
(إِيْحَاءً)
gizli 1
(بَلَاءً)
gizli 1
(تَبَرُّؤًا)
gizli 1
(تَحْيِييًا)
gizli 1
(تَقْلِيبًا)
gizli 1
(تَوْلِيًّا)
gizli 1
(جَيْئاً)
gizli 1
(حَلْفًا)
gizli 1
(حَمْلًا)
gizli 1
(حَوْلًا)
gizli 1
(دَخَلًا)
gizli 1
(رَحْمَةً)
gizli 1
(سَخْرًا)
gizli 1
(سُؤَالًا)
gizli 1
(شَيْءٌ)
gizli 1
(صَبْرًا)
gizli 1
(ظَنًّا)
gizli 1
(عِبَادَةٌ)
gizli 1
(عِرْفَانً)
gizli 1
(عَوْدًا)
gizli 1
(غَيًّا)
gizli 1
(فِتْنَةً)
gizli 1
(قِتَالًا)
gizli 1
(قَتْلًا)
gizli 1
(قَوْلًا)
gizli 1
(قِيَامًا)
gizli 1
(كَبْتاً)
gizli 1
(كِتَابَةً)
gizli 1
(كَتَبًا)
gizli 1
(كَرْهًا)
gizli 1
(كُفْرًا)
gizli 1
(لَعْنَةً)
gizli 1
(مَجِيئًا)
gizli 1
(مَعْرِفَةً)
gizli 1
(يَئُوسًا)
gizli 1
ضَيْقٍ
1
↗
طَيْرٍ
1
↗
أَكِنَّةٍ
1
↗
لَحْمٍ
1
↗
أَهْدَى
1
↗
مَوَالِيَ
1
↗
بُعْدًا
1
↗
بَقِيَّةٌ
1
↗
جَنَّاتُ
1
↗
أَحَبُّ
1
↗
حَاجَةً
1
↗
خَلْقًا
1
↗
شُرَكَاءَ
1
↗
شِفَاءٌ
1
↗
شَيْءٍ
1
↗
Muzâfun ileyh 109 ayetler
Mef'ûlun lieclih 106 ayetler
Fiili 106 ayetler
تُجْزَوْنَ
14
↗
ذُوقُوا
10
↗
أَخَذْنَا
6
↗
تُصِبْ
6
↗
مَسَّ
3
↗
ادْعُ
3
↗
اشْرَبُوا
3
↗
يُعَذِّبُ
2
↗
أَعْقَبَ
2
↗
أُغْرِقُوا
2
↗
تَقْتُلُونَ
2
↗
تَقُولُوا
2
↗
+44 daha (daha az geçenler)
تَكْفُرُونَ
2
↗
لَعَنَّا
2
↗
يَتَمَنَّوْا
2
↗
انْصُرْ
2
↗
أُبْسِلُوا
2
↗
تُهْلِكُ
2
↗
أُورِثْتُمْ
2
↗
(لَعَنَّا)
gizli 1
يَضِيقُ
1
↗
ظَهَرَ
1
↗
تَعْبُدُ
1
↗
يُؤْتَوْنَ
1
↗
تَفِيضُ
1
↗
نَقُصُّ
1
↗
لَأَقْعُدَنَّ
1
↗
تَبْتَئِسْ
1
↗
كَتَبْتَ
1
↗
تَلْبِسُونَ
1
↗
نُلْقِي
1
↗
لِنْتَ
1
↗
أَنْزَلْنَا
1
↗
يُوبِقْهُنَّ
1
↗
تَعِظُونَ
1
↗
وَقَعَ
1
↗
نُوَلِّي
1
↗
وَهَنُوا
1
↗
نَبْلُوا
1
↗
تَمَّتْ
1
↗
أَذِنْتَ
1
↗
تُؤْذُونَ
1
↗
أَثَابَ
1
↗
تَجْرِي
1
↗
تُحَاجُّونَ
1
↗
تُحَرِّمُ
1
↗
حَشَرْتَ
1
↗
يُحْمَدُوا
1
↗
ادْخُلُوا
1
↗
أَرْسَلْنَا
1
↗
أَرْكَسَ
1
↗
زِدْنَا
1
↗
لَأُزَيِّنَنَّ
1
↗
شَهِدْتُمْ
1
↗
تَصُدُّونَ
1
↗
اصْلَوْا
1
↗
Haber 68 ayetler
Mübteda 68 ayetler
اللَّهُ
18
↗
ذَلِكَ
10
هَذَا
6
كُلُّ
4
↗
أَصْحَابُ
4
↗
هُوَ
zamir 3
الَّذِينَ
2
ذَلِكُمْ
2
الْحَاقَّةُ
2
↗
آيَاتٌ
2
↗
هُمْ
zamir 2
هِيَ
zamir 2
+12 daha (daha az geçenler)
Fâil 58 ayetler
Mümeyyez 17 ayetler
Mübdelün minh 10 ayetler
Hâl 7 ayetler
Mef'ûlun fîh 6 ayetler
Fiil 2 ayetler
Mecrur
631 ayet · م ا kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَلَقَدْ
بَوَّأْنَا
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
مُبَوَّاَ
صِدْقٍ
وَرَزَقْنَاهُمْ
مِنَ
الطَّيِّبَاتِۚ
فَمَا
اخْتَلَفُوا
حَتّٰى
جَٓاءَهُمُ
الْعِلْمُۜ
اِنَّ
رَبَّكَ
يَقْض۪ي
بَيْنَهُمْ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِ
ف۪يمَا
كَانُوا
ف۪يهِ
يَخْتَلِفُونَ
And olsun ki, İsrailoğullarını iyi bir yere yerleştirdik, onlara temiz rızıklar verdik, kendilerine bir bilgi gelene kadar ayrılığa düşmediler.[93]
فَاِنْ
كُنْتَ
ف۪ي
شَكٍّ
مِمَّٓا
اَنْزَلْـنَٓا
اِلَيْكَ
فَسْـَٔلِ
الَّذ۪ينَ
يَقْرَؤُ۫نَ
الْكِتَابَ
مِنْ
قَبْلِكَۚ
لَقَدْ
جَٓاءَكَ
الْحَقُّ
مِنْ
رَبِّكَ
فَلَا
تَكُونَنَّ
مِنَ
الْمُمْتَر۪ينَۙ
Sana indirdiğimizden şüphede isen, senden önce indirdiğimiz Kitap’ları okuyanlara sor. And olsun ki, sana Rabbinden gerçek gelmiştir, sakın şüphelenenlerden olma.[94]
وَلَٓا
اَقُولُ
لَكُمْ
عِنْد۪ي
خَزَٓائِنُ
اللّٰهِ
وَلَٓا
اَعْلَمُ
الْغَيْبَ
وَلَٓا
اَقُولُ
اِنّ۪ي
مَلَكٌ
وَلَٓا
اَقُولُ
لِلَّذ۪ينَ
تَزْدَر۪ٓي
اَعْيُنُكُمْ
لَنْ
يُؤْتِيَهُمُ
اللّٰهُ
خَيْراًۜ
اَللّٰهُ
اَعْلَمُ
بِمَا
ف۪ٓي
اَنْفُسِهِمْۚ
اِنّ۪ٓي
اِذاً
لَمِنَ
الظَّالِم۪ينَ
«Size, Allah’ın hazineleri yanımdadır demiyorum; gaybı da bilmem; doğrusu melek olduğumu da söylemiyorum; küçük gördüklerinize Allah iyilik vermeyecektir diyemem; içlerinde olanı Allah daha iyi bilir. Yoksa şüphesiz haksızlık edenlerden olurum.»[31]
قَالُوا
يَا نُوحُ
قَدْ
جَادَلْتَنَا
فَاَكْثَرْتَ
جِدَالَنَا
فَأْتِنَا
بِمَا
تَعِدُنَٓا
اِنْ
كُنْتَ
مِنَ
الصَّادِق۪ينَ
«Ey Nuh! Bizimle cidden tartıştın; hem de çok tartıştın. Doğru sözlülerden isen tehdit ettiğin azabı başımıza getir» dediler.[32]
اَمْ
يَقُولُونَ
افْتَرٰيهُۜ
قُلْ
اِنِ
افْتَرَيْتُهُ
فَعَلَيَّ
اِجْرَام۪ي
وَاَنَا۬
بَر۪ٓيءٌ
مِمَّا
تُجْرِمُونَ۟
Sana «Kuran’ı kendiliğinden uydurdu» derler, de ki: «Uydurdumsa suçu bana aittir; oysa ben sizin işlediğiniz günahlardan uzağım.»[35]
وَاُو۫حِيَ
اِلٰى
نُوحٍ
اَنَّهُ
لَنْ
يُؤْمِنَ
مِنْ
قَوْمِكَ
اِلَّا
مَنْ
قَدْ
اٰمَنَ
فَلَا
تَبْتَئِسْ
بِمَا
كَانُوا
يَفْعَلُونَۚ
Nuh’a, «Senin milletinden, inanmış olanlardan başkası inanmayacaktır; onların yapageldiklerine üzülme; nezaretimiz altında, sana bildirdiğimiz gibi gemiyi yap. Haksızlık yapanlar için Bana baş vurma, çünkü onlar suda boğulacaklardır» diye Allah tarafından vahyolundu.[36-37]
وَيَصْنَعُ
الْفُلْكَ
وَكُلَّمَا
مَرَّ
عَلَيْهِ
مَلَاٌ
مِنْ
قَوْمِه۪
سَخِرُوا
مِنْهُۜ
قَالَ
اِنْ
تَسْخَرُوا
مِنَّا
فَاِنَّا
نَسْخَرُ
مِنْكُمْ
كَمَا
تَسْخَرُونَۜ
Gemiyi yaparken, milletinin inkarcı ileri gelenleri yanına uğradıkça onunla alay ederlerdi. O da: «Bizimle alay ediyorsunuz ama, alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz; rezil edecek olan azabın kime geleceğini ve kime sürekli azabın ineceğini göreceksiniz» dedi.[38-39]
اِنْ
نَقُولُ
اِلَّا
اعْتَرٰيكَ
بَعْضُ
اٰلِهَتِنَا
بِسُٓوءٍۜ
قَالَ
اِنّ۪ٓي
اُشْهِدُ
اللّٰهَ
وَاشْهَدُٓوا
اَنّ۪ي
بَر۪ٓيءٌ
مِمَّا
تُشْرِكُونَۙ
Bir kısım tanrılarımız seni çarpmıştır, demekten başka birşey demeyiz» dediler. Hud: «Doğrusu ben Allah’ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben O’nu bırakıp koştuğunuz ortaklardan uzağım. Hepiniz bana tuzak kurun sonra da ertelemeyin. Ben, ancak benim de sizin de Rabbiniz olan Allah’a güvenirim. Hiçbir canlı yoktur ki Allah ona el koymamış bulunsun. Rabbim elbette doğru yoldadır. Eğer yüz çevirirseniz, şüphesiz ben size benimle gönderileni bildirdim. Rabbim sizden başka bir milleti yerinize getirebilir, O’na bir şey de yapamazsınız. Doğrusu Rabbim herşeyi koruyandır» dedi.[54-57]
قَالُوا
يَا صَالِحُ
قَدْ
كُنْتَ
ف۪ينَا
مَرْجُواًّ
قَبْلَ
هٰذَٓا
اَتَنْهٰينَٓا
اَنْ
نَعْبُدَ
مَا
يَعْبُدُ
اٰبَٓاؤُ۬نَا
وَاِنَّنَا
لَف۪ي
شَكٍّ
مِمَّا
تَدْعُونَٓا
اِلَيْهِ
مُر۪يبٍ
«Ey Salih! Sen bundan önce, aramızda kendisinden iyilik beklenir bir kimseydin; şimdi babalarımızın taptıklarına bizi tapmaktan men mi ediyorsun? Doğrusu bizi çağırdığın şeyden şüphe ve endişedeyiz» dediler.[62]
قَالَ
يَا قَوْمِ
اَرَاَيْتُمْ
اِنْ
كُنْتُ
عَلٰى
بَيِّنَةٍ
مِنْ
رَبّ۪ي
وَرَزَقَن۪ي
مِنْهُ
رِزْقاً
حَسَناًۜ
وَمَٓا
اُر۪يدُ
اَنْ
اُخَالِفَكُمْ
اِلٰى
مَٓا
اَنْهٰيكُمْ
عَنْهُۜ
اِنْ
اُر۪يدُ
اِلَّا
الْاِصْلَاحَ
مَا
اسْتَطَعْتُۜ
وَمَا
تَوْف۪يق۪ٓي
اِلَّا
بِاللّٰهِۜ
عَلَيْهِ
تَوَكَّلْتُ
وَاِلَيْهِ
اُن۪يبُ
«Ey Milletim! Rabbimden benim bir belgem olduğu ve bana güzel bir rızık da verdiği halde, O’na karşı gelebilir miyim? Söylesenize! Size yasak ettiğim şeylerde, aykırı hareket etmek istemem; gücümün yettiği kadar ıslah etmekten başka bir dileğim yoktur. Başarım ancak Allah’tandır, O’na güvendim; O’na yöneliyorum» dedi.[88]
قَالُوا
يَا شُعَيْبُ
مَا
نَفْقَهُ۬
كَث۪يراً
مِمَّا
تَقُولُ
وَاِنَّا
لَنَرٰيكَ
ف۪ينَا
ضَع۪يفاًۚ
وَلَوْلَا
رَهْطُكَ
لَرَجَمْنَاكَۘ
وَمَٓا
اَنْتَ
عَلَيْنَا
بِعَز۪يزٍ
«Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyor ve doğrusu seni aramızda güçsüz görüyoruz. Eğer taraftarların olmasaydı seni taşlardık. Esasen bizim gözümüzde pek itibarın da yoktur» dediler.[91]
قَالَ
يَا قَوْمِ
اَرَهْط۪ٓي
اَعَزُّ
عَلَيْكُمْ
مِنَ
اللّٰهِۜ
وَاتَّخَذْتُمُوهُ
وَرَٓاءَكُمْ
ظِهْرِياًّۜ
اِنَّ
رَبّ۪ي
بِمَا
تَعْمَلُونَ
مُح۪يطٌ
«Ey Milletim! Benim taraftarlarım size göre Allah’tan daha mı değerlidir ki Allah’a sırt çevirdiniz? Doğrusu Rabbim yaptıklarınızı bilgisiyle kuşatmıştır» dedi.[92]
كَاَنْ
لَمْ
يَغْنَوْا
ف۪يهَاۜ
اَلَا
بُعْداً
لِمَدْيَنَ
كَمَا
بَعِدَتْ
ثَمُودُ۟
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Bilin ki Semud milleti Allah’ın rahmetinden uzaklaştığı gibi Medyen halkı da uzaklaştı.[95]
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَا
مَا
دَامَتِ
السَّمٰوَاتُ
وَالْاَرْضُ
اِلَّا
مَا
شَٓاءَ
رَبُّكَۜ
اِنَّ
رَبَّكَ
فَعَّالٌ
لِمَا
يُر۪يدُ
Rabbinin dilemesi bir yana, gökler ve yer durdukça, orada temelli kalacaklardır. Rabbin, şüphesiz, her istediğini yapar.[107]
فَلَا
تَكُ
ف۪ي
مِرْيَةٍ
مِمَّا
يَعْبُدُ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ
مَا
يَعْبُدُونَ
اِلَّا
كَمَا
يَعْبُدُ
اٰبَٓاؤُ۬هُمْ
مِنْ
قَبْلُۜ
وَاِنَّا
لَمُوَفُّوهُمْ
نَص۪يبَهُمْ
غَيْرَ
مَنْقُوصٍ۟
Bu putperestlerin taptıklarının batıl olduğunda şüphen olmasın; daha önce babalarının tapmış oldukları gibi onlar da taparlar. Onlara paylarını şüphesiz eksiksiz olarak ödeyeceğiz.[109]
وَاِنَّ
كُلاًّ
لَمَّا
لَيُوَفِّيَنَّهُمْ
رَبُّكَ
اَعْمَالَهُمْۜ
اِنَّهُ
بِمَا
يَعْمَلُونَ
خَب۪يرٌ
Rabbin, onların işlerinin karşılığını elbette tamamen verecektir. O, şüphesiz, onların yaptıklarını bilir.[111]
فَاسْتَقِمْ
كَمَٓا
اُمِرْتَ
وَمَنْ
تَابَ
مَعَكَ
وَلَا
تَطْغَوْاۜ
اِنَّهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
بَص۪يرٌ
Sen, beraberindeki tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Aşırı gitmeyin, doğrusu Allah yaptıklarınızı görür.[112]
وَلِلّٰهِ
غَيْبُ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
وَاِلَيْهِ
يُرْجَعُ
الْاَمْرُ
كُلُّهُ
فَاعْبُدْهُ
وَتَوَكَّلْ
عَلَيْهِۜ
وَمَا
رَبُّكَ
بِغَافِلٍ
عَمَّا
تَعْمَلُونَ
Göklerin ve yerin gaybı Allah’a aittir. Bütün işler O’na döndürülür. Öyleyse O’na kulluk et, O’na güven. Rabbin, yaptıklarınızdan habersiz değildir.[123]
نَحْنُ
نَقُصُّ
عَلَيْكَ
اَحْسَنَ
الْقَصَصِ
بِمَٓا
اَوْحَيْنَٓا
اِلَيْكَ
هٰذَا
الْقُرْاٰنَۗ
وَاِنْ
كُنْتَ
مِنْ
قَبْلِه۪
لَمِنَ
الْغَافِل۪ينَ
Biz bu Kuran’ı vahyederek, sana en güzel kıssaları anlatıyoruz.. Oysa daha önce sen bunlardan habersizdin.[3]
وَكَذٰلِكَ
يَجْتَب۪يكَ
رَبُّكَ
وَيُعَلِّمُكَ
مِنْ
تَأْو۪يلِ
الْاَحَاد۪يثِ
وَيُتِمُّ
نِعْمَتَهُ
عَلَيْكَ
وَعَلٰٓى
اٰلِ
يَعْقُوبَ
كَمَٓا
اَتَمَّهَا
عَلٰٓى
اَبَوَيْكَ
مِنْ
قَبْلُ
اِبْرٰه۪يمَ
وَاِسْحٰقَۜ
اِنَّ
رَبَّكَ
عَل۪يمٌ
حَك۪يمٌ۟
«Rabbin seni böylece rüyandaki gibi seçecek, sana rüyaları yorumlamayı öğretecek; daha önce, ataların İbrahim ve İshak’a nimetlerini tamamladığı gibi, sana ve Yakub soyuna da tamamlayacaktır. Doğrusu Rabbin bilir, hakimdir.»[6]
Yükleniyor...