م ا

2563 kelime · i'rab ağacında: 1549

Cümledeki kullanımı

Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.

Mecrur 717 ayetler
Harf-i cer 717 ayetler
بِ 332 مِنْ 127 كَ 60 لِ 56 عَنْ 49 فِي 40 عَلَى 38 إِلَى 11 وَ 5
وَ ile bağlandığı fiil
Mef'ûlun bih 458 ayetler
Fiili 458 ayetler
يَعْلَمُ 98 ↗ قَالَ 38 ↗ يَخْلُقُ 19 ↗ يَفْعَلُ 18 ↗ اتَّبِعْ 14 ↗ رَأَيْتُمْ 14 ↗ يَعْبُدُونَ 13 ↗ آتَى 12 ↗ تَجِدُ 8 ↗ حَرَّمَ 8 ↗ تُنْفِقُوا 7 ↗ خُذُوا 7 ↗
+98 daha (daha az geçenler)
تُشْرِكَ 7 ↗ اذْكُرُوا 6 ↗ أَسْأَلَ 6 ↗ يَغْفِرَ 5 ↗ نَكْتُبُ 5 ↗ نَسُوا 5 ↗ تُوَفَّى 5 ↗ تُجْزَوْنَ 5 ↗ سَخَّرَ 5 ↗ يَكْتُمُونَ 4 ↗ أَلْقُوا 4 ↗ تَذَرُونَ 4 ↗ يَدْعُو 4 ↗ زَيَّنُوا 4 ↗ أَعْتَزِلُ 3 ↗ يُغَيِّرُوا 3 ↗ كَشَفْنَا 3 ↗ تَلْقَفُ 3 ↗ بَدَا 3 ↗ لِتَنْظُرْ 3 ↗ اتَّقُوا 3 ↗ أُبَلِّغُ 3 ↗ تُبَيِّنَ 3 ↗ اتْلُ 3 ↗ تُخْفُوا 3 ↗ ذُوقُوا 3 ↗ شَرَعَ 3 ↗ (لِيَهْدِ) gizli 2 ضَلَّ 2 ↗ اعْمَلُوا 2 ↗ أَفَاءَ 2 ↗ اقْرَءُوا 2 ↗ اقْضِ 2 ↗ يَقْطَعُونَ 2 ↗ أَقَامُوا 2 ↗ كَرِهُوا 2 ↗ نَزَعْنَا 2 ↗ نَسْتَنْسِخُ 2 ↗ انْكِحُوا 2 ↗ أَوْحَى 2 ↗ ابْتَغُوا 2 ↗ تَبْلُو 2 ↗ تَرَكْتُمْ 2 ↗ جَاءَ 2 ↗ احْشُرُوا 2 ↗ أَحْلَلْنَا 2 ↗ كُلُوا 2 ↗ أَخْلَفُوا 2 ↗ أَخَافُ 2 ↗ دَمَّرْنَا 2 ↗ سَبَّحَ 2 ↗ (انْكِحُوا) gizli 1 (تُبَلِّغُنَّ) gizli 1 (يَجْعَلُونَ) gizli 1 (يَقُولُونَ) gizli 1 يُطَوَّقُونَ 1 ↗ عَجَّلْنَا 1 ↗ أَعِدُّوا 1 ↗ يَعْصُونَ 1 ↗ غَشَّى 1 ↗ يَفْتَحْ 1 ↗ فَصَّلَ 1 ↗ يَتَفَكَّرُوا 1 ↗ تُقَدِّمُوا 1 ↗ نُقِرُّ 1 ↗ يَقْتَرِفُوا 1 ↗ نَقُصُّ 1 ↗ تَقْفُ 1 ↗ كَذَبَ 1 ↗ لَبَسْنَا 1 ↗ يُمَحِّصَ 1 ↗ يَمْحُو 1 ↗ يُمْسِكْ 1 ↗ مَكَّنَّا 1 ↗ تَتَمَنَّوْا 1 ↗ نَذَرْتُ 1 ↗ نُنَزِّلُ 1 ↗ أَهْلَكْنَا 1 ↗ وَدُّوا 1 ↗ نَرِثُ 1 ↗ يَصِلُونَ 1 ↗ يُبَيِّتُونَ 1 ↗ لِيُتَبِّرُوا 1 ↗ ثُوِّبَ 1 ↗ جَعَلَ 1 ↗ يَحْكُمُ 1 ↗ تُحَمِّلْنَا 1 ↗ دَرَسُوا 1 ↗ أَدْرِي 1 ↗ يُذْهِبَنَّ 1 ↗ تَرْجُونَ 1 ↗ رَضُوا 1 ↗ يَزِيدُ 1 ↗ سَلَّمْتُمْ 1 ↗ سَمِعُوا 1 ↗ صَدَّ 1 ↗ صَدَقُوا 1 ↗ اصْطَفَى 1 ↗
Mübteda 202 ayetler
Haber 202 ayetler
هُ zamir 28 كُمْ zamir 17 اللَّهِ 15 ↗ أَدْرَى 15 ↗ هَا zamir 10 هُمْ zamir 9 خَيْرٌ 6 ↗ خَطْبُ 5 ↗ أَصَابَ 5 ↗ يَوْمُ 4 ↗ أَصْحَابُ 4 ↗ نَا zamir 4
+74 daha (daha az geçenler)
أَيْنَ 3 مَنَعَ 3 ↗ أَنْفَقْتُمْ 3 ↗ أَبْقَى 3 ↗ ي zamir 3 cümle 2 ظَنُّ 2 ↗ عِلْمُ 2 ↗ تَفْعَلُوا 2 ↗ قَرِيبٌ 2 ↗ الْقَارِعَةُ 2 ↗ بَاطِلٌ 2 ↗ بَالُ 2 ↗ الْحَاقَّةُ 2 ↗ كَ zamir 2 الَّذِينَ 1 تِلْكَ 1 مِنْ 1 هَذِهِ 1 هَؤُلَاءِ 1 (شَيْءٌ) gizli 1 (فَتَاءٌ) gizli 1 (كَائِنٌ) gizli 1 (مُسْتَقِرٌّ) gizli 1 (مُؤَاخِذُونَ) gizli 1 (نَزَلَ) gizli 1 الطَّارِقُ 1 ↗ تَعْبُدُونَ 1 ↗ أَعْجَلَ 1 ↗ الْعَقَبَةُ 1 ↗ عِلِّيُّونَ 1 ↗ غَرَّ 1 ↗ تُقَدِّمُوا 1 ↗ قَطَعْتُمْ 1 ↗ قِيلَ 1 ↗ أَكْبَرُ 1 ↗ الْكِتَابُ 1 ↗ يُكَذِّبُ 1 ↗ أَكْفَرَ 1 ↗ كُلِّ 1 ↗ لَيْلَةُ 1 ↗ اسْتَمْتَعْتُمْ 1 ↗ يَمْكُثُ 1 ↗ نَذَرْتُمْ 1 ↗ نَنْسَخْ 1 ↗ نُنْسِ 1 ↗ يَنْفَدُ 1 ↗ نَهَى 1 ↗ وَلَّى 1 ↗ بَعِيدٌ 1 ↗ مُتَبَّرٌ 1 ↗ تَرَكْتُمْ 1 ↗ جَزَاءُ 1 ↗ يَحْبِسُ 1 ↗ مُحَرَّمٌ 1 ↗ حِسَابُ 1 ↗ حَصَدْتُمْ 1 ↗ الْحُطَمَةُ 1 ↗ خَالِصَةٌ 1 ↗ اخْتَلَفْتُمْ 1 ↗ الْإِيمَانُ 1 ↗ الْإِنْسَانِ 1 ↗ رَبُّ 1 ↗ الرَّحْمَنُ 1 ↗ سِجِّينٌ 1 ↗ السِّحْرُ 1 ↗ سَقَرُ 1 ↗ سَلَكَ 1 ↗ السَّمَاءِ 1 ↗ السَّاعَةُ 1 ↗ يُشْعِرُ 1 ↗ أَصْبَرَ 1 ↗ أَنْ zamir 1 هِيَ zamir 1
Sıfat 117 ayetler
Mevsûfu 117 ayetler
بَرِيءٌ 7 ↗ نَصِيبٌ 6 ↗ خَيْرٌ 5 ↗ كَثِيرًا 4 ↗ شَكٍّ 4 ↗ (نَسْيًا) gizli 3 فَاكِهَةٍ 3 ↗ (إِتْمَامًا) gizli 2 (اِسْتِخْلَافًا) gizli 2 (إِيمَانًا) gizli 2 (ذِكْرًا) gizli 2 قَلِيلًا 2 ↗
+69 daha (daha az geçenler)
نَكَالًا 2 ↗ حَرَجٍ 2 ↗ حَظًّا 2 ↗ أَلْفَ 2 ↗ آلِهَةٌ 2 ↗ دَرَجَاتٌ 2 ↗ رَبَّانِيِّينَ 2 ↗ (إِحْسَانًا) gizli 1 (إِرْسَالًا) gizli 1 (اسْتِأْذَانًا) gizli 1 (اِسْتِقَامًا) gizli 1 (اِسْتِقَامَةً) gizli 1 (اِسْتِمْتَاعًا) gizli 1 (إِسْقَاطًا) gizli 1 (إِعَادَةً) gizli 1 (أَكْلًا) gizli 1 (أَلَمًا) gizli 1 (أَمْنًا) gizli 1 (إِيتَاءً) gizli 1 (إِيْحَاءً) gizli 1 (بَلَاءً) gizli 1 (تَبَرُّؤًا) gizli 1 (تَحْيِييًا) gizli 1 (تَقْلِيبًا) gizli 1 (تَوْلِيًّا) gizli 1 (جَيْئاً) gizli 1 (حَلْفًا) gizli 1 (حَمْلًا) gizli 1 (حَوْلًا) gizli 1 (دَخَلًا) gizli 1 (رَحْمَةً) gizli 1 (سَخْرًا) gizli 1 (سُؤَالًا) gizli 1 (شَيْءٌ) gizli 1 (صَبْرًا) gizli 1 (ظَنًّا) gizli 1 (عِبَادَةٌ) gizli 1 (عِرْفَانً) gizli 1 (عَوْدًا) gizli 1 (غَيًّا) gizli 1 (فِتْنَةً) gizli 1 (قِتَالًا) gizli 1 (قَتْلًا) gizli 1 (قَوْلًا) gizli 1 (قِيَامًا) gizli 1 (كَبْتاً) gizli 1 (كِتَابَةً) gizli 1 (كَتَبًا) gizli 1 (كَرْهًا) gizli 1 (كُفْرًا) gizli 1 (لَعْنَةً) gizli 1 (مَجِيئًا) gizli 1 (مَعْرِفَةً) gizli 1 (يَئُوسًا) gizli 1 ضَيْقٍ 1 ↗ طَيْرٍ 1 ↗ أَكِنَّةٍ 1 ↗ لَحْمٍ 1 ↗ أَهْدَى 1 ↗ مَوَالِيَ 1 ↗ بُعْدًا 1 ↗ بَقِيَّةٌ 1 ↗ جَنَّاتُ 1 ↗ أَحَبُّ 1 ↗ حَاجَةً 1 ↗ خَلْقًا 1 ↗ شُرَكَاءَ 1 ↗ شِفَاءٌ 1 ↗ شَيْءٍ 1 ↗
Muzâfun ileyh 109 ayetler
Mef'ûlun lieclih 106 ayetler
Haber 68 ayetler
Fâil 58 ayetler
Mümeyyez 17 ayetler
Nâib-i fâil 12 ayetler
Mübdelün minh 10 ayetler
Bedel 8 ayetler
Hâl 7 ayetler
Mef'ûlun fîh 6 ayetler
Müekked 5 ayetler
Fiil 2 ayetler
Fâil 2 ayetler
Harf-i cer 2 ayetler
Mef'ûlun lieclih 1 ayetler
Mef'ûlun bih (2.) 2 ayetler
Mef'ûlun maah 2 ayetler

Mecrur Harf-i cer بِ

301 ayet · م ا kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)

وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ
Onlar, sana indirilen Kitap’a da, senden önce indirilenlere de inanırlar; ahirete de yalnız onlar kesinlikle inanırlar.[4]
ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌۙ فَزَادَهُمُ اللّٰهُ مَرَضاًۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌۙ بِمَا كَانُوا يَكْذِبُونَ
Kalblerinde hastalık vardır, Allah hastalıklarını artırmıştır. Yalan söyleye geldikleri için onlara elem verici azab vardır.[10]
وَاٰمِنُوا بِمَٓا اَنْزَلْتُ مُصَدِّقاً لِمَا مَعَكُمْ وَلَا تَكُونُٓوا اَوَّلَ كَافِرٍ بِه۪ۖ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ي ثَمَناً قَل۪يلاًۘ وَاِيَّايَ فَاتَّقُونِ
Yanınızdaki Tevrat’ı tasdik ederek indirdiğim Kuran’a, inanın; onu ilk inkar edenler siz olmayın, ayetlerimi hiçbir değere karşılık değiştirmeyin ve bile bile hakkı gizlemeyin.[41]
فَبَدَّلَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا قَوْلاً غَيْرَ الَّذ۪ي ق۪يلَ لَهُمْ فَاَنْزَلْنَا عَلَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا رِجْزاً مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ۟
Ama zulmedenler, kendilerine söylenmiş olan sözü başka sözle değiştirdiler. Biz de, zalimlere, yoldan çıkmalarından dolayı gökten azab indirdik.[59]
وَاِذْ قُلْتُمْ يَا مُوسٰى لَنْ نَصْبِرَ عَلٰى طَعَامٍ وَاحِدٍ فَادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُخْرِجْ لَنَا مِمَّا تُنْبِتُ الْاَرْضُ مِنْ بَقْلِهَا وَقِثَّٓائِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۜ قَالَ اَتَسْتَبْدِلُونَ الَّذ۪ي هُوَ اَدْنٰى بِالَّذ۪ي هُوَ خَيْرٌۜ اِهْبِطُوا مِصْراً فَاِنَّ لَكُمْ مَا سَاَلْتُمْۜ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ وَالْمَسْكَنَةُ وَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيّ۪نَ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ۟
«Ey Musa! Bir çeşit yemeğe dayanamayacağız, bizim için Rabbine yalvar, bize, yerin bitirdiği sebze, hıyar, sarımsak, mercimek ve soğan yetiştirsin» demiştiniz de, «Hayırlı olanı daha düşük şeyle mi değiştirmek istiyorsunuz? Bir şehre inin, şüphesiz orada istediğiniz vardır» demişti. Onlara yoksulluk ve düşkünlük damgası vuruldu, Allah’ın gazabına uğradılar. Bu, Allah’ın ayetlerini inkar etmeleri ve haksız yere peygamberleri öldürmelerindendi; bu, karşı gelmeleri ve taşkınlık yapmalarındandı.[61]
وَاِذَا لَقُوا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قَالُٓوا اٰمَنَّاۚ وَاِذَا خَلَا بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍ قَالُٓوا اَتُحَدِّثُونَهُمْ بِمَا فَتَحَ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ لِيُحَٓاجُّوكُمْ بِه۪ عِنْدَ رَبِّكُمْۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ
İnananlarla karşılaştıkları zaman, «İnandık» derlerdi; birbirleriyle yalnız kaldıklarında, «Rabbinizin katında size karşı hüccet göstersinler diye mi Allah’ın size açıkladığını onlara anlatıyorsunuz? Bunu akletmiyor musunuz?» derlerdi.[76]
وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَقَفَّيْنَا مِنْ بَعْدِه۪ بِالرُّسُلِ وَاٰتَيْنَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ وَاَيَّدْنَاهُ بِرُوحِ الْقُدُسِۜ اَفَكُلَّمَا جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ بِمَا لَا تَهْوٰٓى اَنْفُسُكُمُ اسْتَكْبَرْتُمْۚ فَفَر۪يقاً كَذَّبْتُمْۘ وَفَر۪يقاً تَقْتُلُونَ
And olsun ki, Musa’ya kitap verdik, ondan sonra ardarda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa’ya belgeler verdik, onu Ruhul Kudüs ile destekledik. Size bir peygamber nefsinizin hoşlanmadığı bir şey getirdikçe, büyüklük taslayarak, bir kısmını yalancı sayıp, bir kısmını öldürür müsünüz?[87]
بِئْسَمَا اشْتَرَوْا بِه۪ٓ اَنْفُسَهُمْ اَنْ يَكْفُرُوا بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بَغْياً اَنْ يُنَزِّلَ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۚ فَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ عَلٰى غَضَبٍۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ مُه۪ينٌ
Allah’ın kullarından dilediğine, bol ihsanından indirmesini çekemeyerek, Allah’ın indirdiğini inkar etmekle, kendilerini ne kötü bir şey karşılığında sattılar. Bu yüzden gazab üstüne gazaba uğradılar. Kafirlere alçaltıcı bir azab vardır.[90]
وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اٰمِنُوا بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ قَالُوا نُؤْمِنُ بِمَٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا وَيَكْفُرُونَ بِمَا وَرَٓاءَهُ وَهُوَ الْحَقُّ مُصَدِّقاً لِمَا مَعَهُمْۜ قُلْ فَلِمَ تَقْتُلُونَ اَنْبِيَٓاءَ اللّٰهِ مِنْ قَبْلُ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ
Onlara, «Allah’ın indirdiğine inanın» denildiğinde «Bize indirilene inanırız» deyip ondan sonra gelen Kuran’ı inkar ederler; halbuki o, ellerinde bulunan Tevrat’ı tasdik eden hak bir Kitap’dır. Onlara «Eğer inanıyor idiyseniz niçin daha önce Allah’ın peygamberlerini öldürüyordunuz?» diye sor.[91]
وَلَنْ يَتَمَنَّوْهُ اَبَداً بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ
Bunu, önceden işlediklerinden ötürü, asla dilemeyeceklerdir. Allah zalimleri bilir.[95]
وَلَتَجِدَنَّهُمْ اَحْرَصَ النَّاسِ عَلٰى حَيٰوةٍۚ وَمِنَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا يَوَدُّ اَحَدُهُمْ لَوْ يُعَمَّرُ اَلْفَ سَنَةٍۚ وَمَا هُوَ بِمُزَحْزِحِه۪ مِنَ الْعَذَابِ اَنْ يُعَمَّرَۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِمَا يَعْمَلُونَ۟
And olsun ki, onların hayata diğer insanlardan ve hatta Allah’a eş koşanlardan da daha düşkün olduklarını görürsün. Her biri ömrünün bin yıl olmasını ister. Oysa uzun ömürlü olması onu azabdan uzaklaştırmaz. Allah onların yaptıklarını görür.[96]
وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۜ وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ
Namazı kılın, zekatı verin, kendiniz için önden gönderdiğiniz her hayrı Allah katında bulacaksınız. Allah yaptıklarınızı şüphesiz görür.[110]
قُولُٓوا اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى وَع۪يسٰى وَمَٓا اُو۫تِيَ النَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْۚ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْۘ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ
«Allah’a, bize gönderilene, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına gönderilene, Musa ve İsa’ya verilene, Rableri tarafından peygamberlere verilene, onları birbirinden ayırt etmeyerek inandık, biz O’na teslim olanlarız» deyin.[136]
اِنَّ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَالْفُلْكِ الَّت۪ي تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِمَا يَنْفَعُ النَّاسَ وَمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ مَٓاءٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍۖ وَتَصْر۪يفِ الرِّيَاحِ وَالسَّحَابِ الْمُسَخَّرِ بَيْنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ
Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, insanlara yararlı şeylerle denizde süzülen gemilerde, Allah’ın gökten indirip yeri ölümünden sonra dirilttiği suda, her türlü canlıyı orada yaymasında, rüzgarları ve yerle gök arasında emre amade duran bulutları döndürmesinde, düşünen kimseler için deliller vardır.[164]
وَمَثَلُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا كَمَثَلِ الَّذ۪ي يَنْعِقُ بِمَا لَا يَسْمَعُ اِلَّا دُعَٓاءً وَنِدَٓاءًۜ صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لَا يَعْقِلُونَ
İnkar edenlerin durumu, çağırma ve bağırmadan başkasını duymayarak haykıran gibidir. Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, bu yüzden akledemezler.[171]
لَا يُؤَاخِذُكُمُ اللّٰهُ بِاللَّغْوِ ف۪ٓي اَيْمَانِكُمْ وَلٰكِنْ يُؤَاخِذُكُمْ بِمَا كَسَبَتْ قُلُوبُكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ حَل۪يمٌ
Allah sizi rastgele yeminlerinizden dolayı değil, fakat kalblerinizin kasdettiği yeminlerden dolayı sorumlu tutar. Allah bağışlayandır, Halim’dir.[225]
وَالْوَالِدَاتُ يُرْضِعْنَ اَوْلَادَهُنَّ حَوْلَيْنِ كَامِلَيْنِ لِمَنْ اَرَادَ اَنْ يُـتِمَّ الرَّضَاعَةَۜ وَعَلَى الْمَوْلُودِ لَهُ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِالْمَعْرُوفِۜ لَا تُكَلَّفُ نَفْسٌ اِلَّا وُسْعَهَاۚ لَا تُضَٓارَّ وَالِدَةٌ بِوَلَدِهَا وَلَا مَوْلُودٌ لَهُ بِوَلَدِه۪ وَعَلَى الْوَارِثِ مِثْلُ ذٰلِكَۚ فَاِنْ اَرَادَا فِصَالاً عَنْ تَرَاضٍ مِنْهُمَا وَتَشَاوُرٍ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَاۜ وَاِنْ اَرَدْتُمْ اَنْ تَسْتَرْضِعُٓوا اَوْلَادَكُمْ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِذَا سَلَّمْتُمْ مَٓا اٰتَيْتُمْ بِالْمَعْرُوفِۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ
Anneler çocuklarını, emzirmeyi tamamlatmak isteyen baba için, tam iki sene emzirirler. Anaların yiyecek ve giyeceğini uygun bir şekilde sağlamak çocuk kendisinin olan babaya borçtur. Herkese ancak gücü nisbetinde teklifte bulunulur. Ana çocuğundan, çocuk kendisinin olan baba da çocuğundan dolayı zarara sokulmasın. Mirasçıya da aynı şeyi yapmak borçtur. Ana baba aralarında danışarak ve anlaşarak sütten kesmek isterlerse, ikisine de sorumluluk yoktur. Çocuklarınızı sütanneye emzirtmek isterseniz, vereceğinizi örfe uygun bir şekilde öderseniz, size sorumluluk yoktur. Allah’tan sakının, yaptıklarınızı gördüğünü bilin.[233]
وَالَّذ۪ينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنْكُمْ وَيَذَرُونَ اَزْوَاجاً يَتَرَبَّصْنَ بِاَنْفُسِهِنَّ اَرْبَعَةَ اَشْهُرٍ وَعَشْراًۚ فَاِذَا بَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا فَعَلْنَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِنَّ بِالْمَعْرُوفِۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ
İçinizden ölenlerin bırakmış olduğu eşler kendi kendilerine dört ay on gün beklerler; müddetleri sona erdiğinde, onların kendi haklarında uygun şekilde yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur. Allah işlediklerinizden haberdardır.[234]
وَاِنْ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَمَسُّوهُنَّ وَقَدْ فَرَضْتُمْ لَهُنَّ فَر۪يضَةً فَنِصْفُ مَا فَرَضْتُمْ اِلَّٓا اَنْ يَعْفُونَ اَوْ يَعْفُوَا الَّذ۪ي بِيَدِه۪ عُقْدَةُ النِّكَاحِۜ وَاَنْ تَعْفُٓوا اَقْرَبُ لِلتَّقْوٰىۜ وَلَا تَنْسَوُا الْفَضْلَ بَيْنَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ
Eğer onlara mehir biçer de el sürmeden onları boşarsanız, kendileri veya nikah akdi elinde olan erkeğin bağışlaması hali müstesna biçtiğinizin yarısını verin, bağışlamanız Allah’tan sakınmaya daha uygundur. Aranızdaki iyiliği unutmayın. Allah şüphesiz işlediklerinizi görür.[237]
اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْحَيُّ الْقَيُّومُۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ مَنْ ذَا الَّذ۪ي يَشْفَعُ عِنْدَهُٓ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا يُح۪يطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِه۪ٓ اِلَّا بِمَا شَٓاءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ وَلَا يَؤُ۫دُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ
Allah, O’ndan başka tanrı olmayan, kendisini uyuklama ve uyku tutmayan, diri, her an yaratıklarını gözetip durandır. Göklerde olan ve yerde olan ancak O’nundur. O’nun izni olmadan katında şefaat edecek kimdir? Onların işlediklerini ve işleyeceklerini bilir, dilediğinden başka ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. Hükümranlığı gökleri ve yeri kaplamıştır, onların gözetilmesi O’na ağır gelmez. O yücedir, büyüktür.[255]
Yükleniyor...