م ا

2563 kelime · i'rab ağacında: 1549

Cümledeki kullanımı

Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.

Mecrur 717 ayetler
Harf-i cer 717 ayetler
بِ 332 مِنْ 127 كَ 60 لِ 56 عَنْ 49 فِي 40 عَلَى 38 إِلَى 11 وَ 5
وَ ile bağlandığı fiil
Mef'ûlun bih 458 ayetler
Fiili 458 ayetler
يَعْلَمُ 98 ↗ قَالَ 38 ↗ يَخْلُقُ 19 ↗ يَفْعَلُ 18 ↗ اتَّبِعْ 14 ↗ رَأَيْتُمْ 14 ↗ يَعْبُدُونَ 13 ↗ آتَى 12 ↗ تَجِدُ 8 ↗ حَرَّمَ 8 ↗ تُنْفِقُوا 7 ↗ خُذُوا 7 ↗
+98 daha (daha az geçenler)
تُشْرِكَ 7 ↗ اذْكُرُوا 6 ↗ أَسْأَلَ 6 ↗ يَغْفِرَ 5 ↗ نَكْتُبُ 5 ↗ نَسُوا 5 ↗ تُوَفَّى 5 ↗ تُجْزَوْنَ 5 ↗ سَخَّرَ 5 ↗ يَكْتُمُونَ 4 ↗ أَلْقُوا 4 ↗ تَذَرُونَ 4 ↗ يَدْعُو 4 ↗ زَيَّنُوا 4 ↗ أَعْتَزِلُ 3 ↗ يُغَيِّرُوا 3 ↗ كَشَفْنَا 3 ↗ تَلْقَفُ 3 ↗ بَدَا 3 ↗ لِتَنْظُرْ 3 ↗ اتَّقُوا 3 ↗ أُبَلِّغُ 3 ↗ تُبَيِّنَ 3 ↗ اتْلُ 3 ↗ تُخْفُوا 3 ↗ ذُوقُوا 3 ↗ شَرَعَ 3 ↗ (لِيَهْدِ) gizli 2 ضَلَّ 2 ↗ اعْمَلُوا 2 ↗ أَفَاءَ 2 ↗ اقْرَءُوا 2 ↗ اقْضِ 2 ↗ يَقْطَعُونَ 2 ↗ أَقَامُوا 2 ↗ كَرِهُوا 2 ↗ نَزَعْنَا 2 ↗ نَسْتَنْسِخُ 2 ↗ انْكِحُوا 2 ↗ أَوْحَى 2 ↗ ابْتَغُوا 2 ↗ تَبْلُو 2 ↗ تَرَكْتُمْ 2 ↗ جَاءَ 2 ↗ احْشُرُوا 2 ↗ أَحْلَلْنَا 2 ↗ كُلُوا 2 ↗ أَخْلَفُوا 2 ↗ أَخَافُ 2 ↗ دَمَّرْنَا 2 ↗ سَبَّحَ 2 ↗ (انْكِحُوا) gizli 1 (تُبَلِّغُنَّ) gizli 1 (يَجْعَلُونَ) gizli 1 (يَقُولُونَ) gizli 1 يُطَوَّقُونَ 1 ↗ عَجَّلْنَا 1 ↗ أَعِدُّوا 1 ↗ يَعْصُونَ 1 ↗ غَشَّى 1 ↗ يَفْتَحْ 1 ↗ فَصَّلَ 1 ↗ يَتَفَكَّرُوا 1 ↗ تُقَدِّمُوا 1 ↗ نُقِرُّ 1 ↗ يَقْتَرِفُوا 1 ↗ نَقُصُّ 1 ↗ تَقْفُ 1 ↗ كَذَبَ 1 ↗ لَبَسْنَا 1 ↗ يُمَحِّصَ 1 ↗ يَمْحُو 1 ↗ يُمْسِكْ 1 ↗ مَكَّنَّا 1 ↗ تَتَمَنَّوْا 1 ↗ نَذَرْتُ 1 ↗ نُنَزِّلُ 1 ↗ أَهْلَكْنَا 1 ↗ وَدُّوا 1 ↗ نَرِثُ 1 ↗ يَصِلُونَ 1 ↗ يُبَيِّتُونَ 1 ↗ لِيُتَبِّرُوا 1 ↗ ثُوِّبَ 1 ↗ جَعَلَ 1 ↗ يَحْكُمُ 1 ↗ تُحَمِّلْنَا 1 ↗ دَرَسُوا 1 ↗ أَدْرِي 1 ↗ يُذْهِبَنَّ 1 ↗ تَرْجُونَ 1 ↗ رَضُوا 1 ↗ يَزِيدُ 1 ↗ سَلَّمْتُمْ 1 ↗ سَمِعُوا 1 ↗ صَدَّ 1 ↗ صَدَقُوا 1 ↗ اصْطَفَى 1 ↗
Mübteda 202 ayetler
Haber 202 ayetler
هُ zamir 28 كُمْ zamir 17 اللَّهِ 15 ↗ أَدْرَى 15 ↗ هَا zamir 10 هُمْ zamir 9 خَيْرٌ 6 ↗ خَطْبُ 5 ↗ أَصَابَ 5 ↗ يَوْمُ 4 ↗ أَصْحَابُ 4 ↗ نَا zamir 4
+74 daha (daha az geçenler)
أَيْنَ 3 مَنَعَ 3 ↗ أَنْفَقْتُمْ 3 ↗ أَبْقَى 3 ↗ ي zamir 3 cümle 2 ظَنُّ 2 ↗ عِلْمُ 2 ↗ تَفْعَلُوا 2 ↗ قَرِيبٌ 2 ↗ الْقَارِعَةُ 2 ↗ بَاطِلٌ 2 ↗ بَالُ 2 ↗ الْحَاقَّةُ 2 ↗ كَ zamir 2 الَّذِينَ 1 تِلْكَ 1 مِنْ 1 هَذِهِ 1 هَؤُلَاءِ 1 (شَيْءٌ) gizli 1 (فَتَاءٌ) gizli 1 (كَائِنٌ) gizli 1 (مُسْتَقِرٌّ) gizli 1 (مُؤَاخِذُونَ) gizli 1 (نَزَلَ) gizli 1 الطَّارِقُ 1 ↗ تَعْبُدُونَ 1 ↗ أَعْجَلَ 1 ↗ الْعَقَبَةُ 1 ↗ عِلِّيُّونَ 1 ↗ غَرَّ 1 ↗ تُقَدِّمُوا 1 ↗ قَطَعْتُمْ 1 ↗ قِيلَ 1 ↗ أَكْبَرُ 1 ↗ الْكِتَابُ 1 ↗ يُكَذِّبُ 1 ↗ أَكْفَرَ 1 ↗ كُلِّ 1 ↗ لَيْلَةُ 1 ↗ اسْتَمْتَعْتُمْ 1 ↗ يَمْكُثُ 1 ↗ نَذَرْتُمْ 1 ↗ نَنْسَخْ 1 ↗ نُنْسِ 1 ↗ يَنْفَدُ 1 ↗ نَهَى 1 ↗ وَلَّى 1 ↗ بَعِيدٌ 1 ↗ مُتَبَّرٌ 1 ↗ تَرَكْتُمْ 1 ↗ جَزَاءُ 1 ↗ يَحْبِسُ 1 ↗ مُحَرَّمٌ 1 ↗ حِسَابُ 1 ↗ حَصَدْتُمْ 1 ↗ الْحُطَمَةُ 1 ↗ خَالِصَةٌ 1 ↗ اخْتَلَفْتُمْ 1 ↗ الْإِيمَانُ 1 ↗ الْإِنْسَانِ 1 ↗ رَبُّ 1 ↗ الرَّحْمَنُ 1 ↗ سِجِّينٌ 1 ↗ السِّحْرُ 1 ↗ سَقَرُ 1 ↗ سَلَكَ 1 ↗ السَّمَاءِ 1 ↗ السَّاعَةُ 1 ↗ يُشْعِرُ 1 ↗ أَصْبَرَ 1 ↗ أَنْ zamir 1 هِيَ zamir 1
Sıfat 117 ayetler
Mevsûfu 117 ayetler
بَرِيءٌ 7 ↗ نَصِيبٌ 6 ↗ خَيْرٌ 5 ↗ كَثِيرًا 4 ↗ شَكٍّ 4 ↗ (نَسْيًا) gizli 3 فَاكِهَةٍ 3 ↗ (إِتْمَامًا) gizli 2 (اِسْتِخْلَافًا) gizli 2 (إِيمَانًا) gizli 2 (ذِكْرًا) gizli 2 قَلِيلًا 2 ↗
+69 daha (daha az geçenler)
نَكَالًا 2 ↗ حَرَجٍ 2 ↗ حَظًّا 2 ↗ أَلْفَ 2 ↗ آلِهَةٌ 2 ↗ دَرَجَاتٌ 2 ↗ رَبَّانِيِّينَ 2 ↗ (إِحْسَانًا) gizli 1 (إِرْسَالًا) gizli 1 (اسْتِأْذَانًا) gizli 1 (اِسْتِقَامًا) gizli 1 (اِسْتِقَامَةً) gizli 1 (اِسْتِمْتَاعًا) gizli 1 (إِسْقَاطًا) gizli 1 (إِعَادَةً) gizli 1 (أَكْلًا) gizli 1 (أَلَمًا) gizli 1 (أَمْنًا) gizli 1 (إِيتَاءً) gizli 1 (إِيْحَاءً) gizli 1 (بَلَاءً) gizli 1 (تَبَرُّؤًا) gizli 1 (تَحْيِييًا) gizli 1 (تَقْلِيبًا) gizli 1 (تَوْلِيًّا) gizli 1 (جَيْئاً) gizli 1 (حَلْفًا) gizli 1 (حَمْلًا) gizli 1 (حَوْلًا) gizli 1 (دَخَلًا) gizli 1 (رَحْمَةً) gizli 1 (سَخْرًا) gizli 1 (سُؤَالًا) gizli 1 (شَيْءٌ) gizli 1 (صَبْرًا) gizli 1 (ظَنًّا) gizli 1 (عِبَادَةٌ) gizli 1 (عِرْفَانً) gizli 1 (عَوْدًا) gizli 1 (غَيًّا) gizli 1 (فِتْنَةً) gizli 1 (قِتَالًا) gizli 1 (قَتْلًا) gizli 1 (قَوْلًا) gizli 1 (قِيَامًا) gizli 1 (كَبْتاً) gizli 1 (كِتَابَةً) gizli 1 (كَتَبًا) gizli 1 (كَرْهًا) gizli 1 (كُفْرًا) gizli 1 (لَعْنَةً) gizli 1 (مَجِيئًا) gizli 1 (مَعْرِفَةً) gizli 1 (يَئُوسًا) gizli 1 ضَيْقٍ 1 ↗ طَيْرٍ 1 ↗ أَكِنَّةٍ 1 ↗ لَحْمٍ 1 ↗ أَهْدَى 1 ↗ مَوَالِيَ 1 ↗ بُعْدًا 1 ↗ بَقِيَّةٌ 1 ↗ جَنَّاتُ 1 ↗ أَحَبُّ 1 ↗ حَاجَةً 1 ↗ خَلْقًا 1 ↗ شُرَكَاءَ 1 ↗ شِفَاءٌ 1 ↗ شَيْءٍ 1 ↗
Muzâfun ileyh 109 ayetler
Mef'ûlun lieclih 106 ayetler
Haber 68 ayetler
Fâil 58 ayetler
Mümeyyez 17 ayetler
Nâib-i fâil 12 ayetler
Mübdelün minh 10 ayetler
Bedel 8 ayetler
Hâl 7 ayetler
Mef'ûlun fîh 6 ayetler
Müekked 5 ayetler
Fiil 2 ayetler
Fâil 2 ayetler
Harf-i cer 2 ayetler
Mef'ûlun lieclih 1 ayetler
Mef'ûlun bih (2.) 2 ayetler
Mef'ûlun maah 2 ayetler

Mef'ûlun bih Fiili خ ل ق

19 ayet · م ا kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)

هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ لَكُمْ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعاً ثُمَّ اسْتَوٰٓى اِلَى السَّمَٓاءِ فَسَوّٰيهُنَّ سَبْعَ سَمٰوَاتٍۜ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ۟
Yerde olanların hepsini; sizin için yaratan O’dur. Sonra, göğe doğru yönelerek yedi gök olarak onları düzenlemiştir. O her şeyi bilir.[29]
قَالَتْ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي وَلَدٌ وَلَمْ يَمْسَسْن۪ي بَشَرٌۜ قَالَ كَذٰلِكِ اللّٰهُ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۜ اِذَا قَضٰٓى اَمْراً فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ
Meryem: «Rabbim! Bana bir insan dokunmamışken nasıl çocuğum olabilir?» demişti. Melekler şöyle dediler: «Allah dilediğini böylece yaratır. Bir işin olmasını dilerse ona ol der ve olur».[47]
لَقَدْ كَفَرَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْمَس۪يحُ ابْنُ مَرْيَمَۜ قُلْ فَمَنْ يَمْلِكُ مِنَ اللّٰهِ شَيْـٔاً اِنْ اَرَادَ اَنْ يُهْلِكَ الْمَس۪يحَ ابْنَ مَرْيَمَ وَاُمَّهُ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ جَم۪يعاًۜ وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۜ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
«Allah ancak Meryem oğlu Mesih’tir» diyenler and olsun ki kafir olmuşlardır. De ki: «Allah Meryem oğlu Mesih’i, anasını ve yeryüzünde olanların hepsini yok etmeyi dilerse kim O’na karşı koyabilir?» Göklerin, yerin ve arasındakilerin hükümranlığı Allah’ındır, dilediğini yaratır. Allah her şeye Kadir’dir.[17]
وَمَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّۜ وَاِنَّ السَّاعَةَ لَاٰتِيَةٌ فَاصْفَحِ الصَّفْحَ الْجَم۪يلَ
Biz, gökleri, yeri ve her ikisi arasında bulunanları gereğince yarattık. Kıyamet günü şüphesiz gelecektir. O halde yumuşak ve iyi davran.[85]
وَالْخَيْلَ وَالْبِغَالَ وَالْحَم۪يرَ لِتَرْكَبُوهَا وَز۪ينَةًۜ وَيَخْلُقُ مَا لَا تَعْلَمُونَ
Sizin için atları, katırları ve merkebleri binek ve süs hayvanı olarak yaratmıştır. Bilmediğiniz daha nice şeyleri de yaratır.[8]
وَمَا خَلَقْنَا السَّمَٓاءَ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَاعِب۪ينَ
Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.[16]
وَاللّٰهُ خَلَقَ كُلَّ دَٓابَّةٍ مِنْ مَٓاءٍۚ فَمِنْهُمْ مَنْ يَمْش۪ي عَلٰى بَطْنِه۪ۚ وَمِنْهُمْ مَنْ يَمْش۪ي عَلٰى رِجْلَيْنِۚ وَمِنْهُمْ مَنْ يَمْش۪ي عَلٰٓى اَرْبَعٍۜ يَخْلُقُ اللّٰهُ مَا يَشَٓاءُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
Allah bütün canlıları sudan yaratmıştır. Kimi karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayakla yürür, kimi dört ayakla yürür. Allah dilediğini yaratır, Allah şüphesiz herşeye Kadir’dir.[45]
اَلَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۚۛ اَلرَّحْمٰنُ فَسْـَٔلْ بِه۪ خَب۪يراً
Gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratan sonra da arşa hükmeden Rahman’dır. Bunu bir bilene sor.[59]
وَرَبُّكَ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُ وَيَخْتَارُۜ مَا كَانَ لَهُمُ الْخِيَرَةُۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ
Rabbin dilediğini yaratır ve seçer; onlar için seçim hakkı yoktur. Allah onların koştukları ortaklardan münezzehtir, yücedir.[68]
اَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ۠ مَا خَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّ وَاَجَلٍ مُسَمًّىۜ وَاِنَّ كَث۪يراً مِنَ النَّاسِ بِلِقَٓائِ۬ رَبِّهِمْ لَكَافِرُونَ
Kendi kendilerine, Allah’ın gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları, gerçek olarak ve belirli bir süre için yarattığını düşünmezler mi? Doğrusu insanların çoğu, Rablerine kavuşacaklarını inkar ederler.[8]
اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ ضَعْفٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْ بَعْدِ ضَعْفٍ قُوَّةً ثُمَّ جَعَلَ مِنْ بَعْدِ قُوَّةٍ ضَعْفاً وَشَيْبَةًۜ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۚ وَهُوَ الْعَل۪يمُ الْقَد۪يرُ
Sizi güçsüz olarak yaratan, güçsüzlükten sonra kuvvetli kılan, sonra da kuvvetliliğin ardından güçsüz ve ihtiyar yapan Allah’tır. O, dilediğini yaratır; bilendir, Kadir olandır.[54]
اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۜ مَا لَكُمْ مِنْ دُونِه۪ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا شَف۪يعٍۜ اَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ
Gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yaratan, sonra arşa hükmeden Allah’tır. O’ndan başka bir dostunuz ve şefaatçiniz yoktur. Düşünmüyor musunuz?[4]
وَخَلَقْنَا لَهُمْ مِنْ مِثْلِه۪ مَا يَرْكَبُونَ
Onlara bir delil de: Soylarını dolu gemiyle taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binekler yaratmış olmamızdır.[41-42]
وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ
İbrahim onlara şöyle söyledi: «Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır.»[95-96]
وَمَا خَلَقْنَا السَّمَٓاءَ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا بَاطِلاًۜ ذٰلِكَ ظَنُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۚ فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنَ النَّارِۜ
Göğü, yeri ve ikisinin arasında bulunanları boşuna yaratmadık. Bunun boşuna olduğu, inkar edenlerin sanısıdır. Vay ateşe uğrayacak inkarcıların haline![27]
لِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۜ يَهَبُ لِمَنْ يَشَٓاءُ اِنَاثاً وَيَهَبُ لِمَنْ يَشَٓاءُ الذُّكُورَۙ
Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Dilediğini yaratır, dilediğine kız çocuk, dilediğine de erkek çocuk verir.[49]
وَمَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَاعِب۪ينَ
Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları oyun olsun diye yaratmadık.[38]
مَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّ وَاَجَلٍ مُسَمًّىۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَمَّٓا اُنْذِرُوا مُعْرِضُونَ
Biz, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları, ancak gerçek üzere ve belirli bir süre için yarattık; inkar edenler, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler.[3]
وَلَقَدْ خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍۗ وَمَا مَسَّنَا مِنْ لُغُوبٍ
And olsun ki, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yarattık ve Biz bir yorgunluk da duymadık.[38]
Yükleniyor...