ب أ س
73 kelime · i'rab ağacında: 73
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 42 ayetler
Fâil 42 ayetler
الْمَصِيرُ
11
↗
مَا
7
الْمِهَادُ
5
↗
مَثْوَى
4
↗
(هُوَ)
gizli 3
(أَنْتَ)
gizli 2
الْقَرَارُ
2
↗
الْعَشِيرُ
1
↗
الْقَرِينُ
1
↗
مَثَلُ
1
↗
الْوِرْدُ
1
↗
الْمَوْلَى
1
↗
+3 daha (daha az geçenler)
Haber 40 ayetler
Mecrur 5 ayetler
Fâil
6 ayet · ب أ س kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
اَمْ
حَسِبْتُمْ
اَنْ
تَدْخُلُوا
الْجَنَّةَ
وَلَمَّا
يَأْتِكُمْ
مَثَلُ
الَّذ۪ينَ
خَلَوْا
مِنْ
قَبْلِكُمْۜ
مَسَّتْهُمُ
الْبَأْسَٓاءُ
وَالضَّرَّٓاءُ
وَزُلْزِلُوا
حَتّٰى
يَقُولَ
الرَّسُولُ
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
مَعَهُ
مَتٰى
نَصْرُ
اللّٰهِۜ
اَلَٓا
اِنَّ
نَصْرَ
اللّٰهِ
قَر۪يبٌ
Sizden önce gelenlerin durumu sizin başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi zannettiniz? Peygamber ve onunla beraber müminler: «Allah’ın yardımı ne zaman?» diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı; iyi bilin ki Allah’ın yardımı şüphesiz yakındır.[214]
فَلَوْلَٓا
اِذْ
جَٓاءَهُمْ
بَأْسُنَا
تَضَرَّعُوا
وَلٰكِنْ
قَسَتْ
قُلُوبُهُمْ
وَزَيَّنَ
لَهُمُ
الشَّيْطَانُ
مَا
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
Hiç değilse, onlara şiddetimiz geldiği zaman yalvarıp yakarmalı değil miydiler? Lakin kalbleri katılaştı, şeytan da yaptıklarını onlara güzel gösterdi.[43]
وَكَمْ
مِنْ
قَرْيَةٍ
اَهْلَكْنَاهَا
فَجَٓاءَهَا
بَأْسُنَا
بَيَاتاً
اَوْ
هُمْ
قَٓائِلُونَ
Biz nice kentleri yok etmişizdir; geceleyin veya gündüz uykularında iken baskınımıza uğramışlardır.[4]
فَمَا
كَانَ
دَعْوٰيهُمْ
اِذْ
جَٓاءَهُمْ
بَأْسُنَٓا
اِلَّٓا
اَنْ
قَالُٓوا
اِنَّا
كُنَّا
ظَالِم۪ينَ
Baskınımıza uğradıklarında, sözleri, «Gerçekten biz haksızdık» demekten ibaret kalmıştır.[5]
اَفَاَمِنَ
اَهْلُ
الْقُرٰٓى
اَنْ
يَأْتِيَهُمْ
بَأْسُنَا
بَيَاتاً
وَهُمْ
نَٓائِمُونَۜ
Kentlerin halkı, geceleyin uyurlarken azabımızın kendilerine gelmesinden güvende miydiler?[97]
اَوَاَمِنَ
اَهْلُ
الْقُرٰٓى
اَنْ
يَأْتِيَهُمْ
بَأْسُنَا
ضُحًى
وَهُمْ
يَلْعَبُونَ
Yahut kentlerin halkı, kuşluk vakti eğlenirlerken azabımızın kendilerine gelmesinden güvende miydiler?[98]
Yükleniyor...