ب ل غ
73ayette
77kez geçiyor
36/114surede
20farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %68 · Medenî %32
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 39
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Kehf
7 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
بَلَغَ
10 yazım |
Feale-Yefulu | فَعَلَ | Ulaştı | 21 |
الْبَلَاغُ
2 yazım |
İsim | الْفَعَالُ | Ulaşmak | 13 |
يَبْلُغَ
5 yazım |
Feale-Yefulu | يَفْعُلَ | Ulaşır | 9 |
لِتَبْلُغُٓوا
4 yazım |
Feale-Yefulu | لِتَفْعُلُوا | Ulaşmanız için | 5 |
اَبْلَغْتُكُمْ
2 yazım |
İfal Babı | أَفْعَلْتُكُمْ | Size ulaştırdım | 4 |
بَالِغَ
3 yazım |
İsim | فَاعِلَ | Ulaşan | 3 |
اُبَلِّغُكُمْ
2 yazım |
Tef'il Babı | أُفَعِّلُكُمْ | Size ulaştırırım | 3 |
بَلَغَتِ
2 yazım |
Feale-Yefulu | فَعَلَتْ | Ulaştı | 3 |
الْبَالِغَةُۚ
2 yazım |
Sıfat | الْفَاعِلَةُ | Ulaşan | 2 |
بَالِغ۪يهِ
2 yazım |
İsim | فَاعِلِيهِ | Ona ulaşanlar | 2 |
| اَبْلُغَ | Feale-Yefulu | أَفْعُلَ | Ulaşırım | 2 |
لَبَلَاغاً
2 yazım |
İsim | لَفَعَالًا | Ulaşmak | 2 |
| بَل۪يغاً | Sıfat | فَعِيلًا | Ulaşan | 1 |
| بَلِّـغْ | Tef'il Babı | فَعِّلْ | Ulaştır | 1 |
| بَلَّغْتَ | Tef'il Babı | فَعَّلْتَ | Ulaştırdın | 1 |
| بَالِغُوهُ | İsim | فَاعِلُوهُ | Ona ulaşanlar | 1 |
| اَبْلِغْهُ | İfal Babı | أَفْعِلْهُ | Ona ulaştır | 1 |
| يُبَلِّغُونَ | Tef'il Babı | يُفَعِّلُونَ | Ulaştırırlar | 1 |
| مَبْلَغُهُمْ | İsim | مَفْعَلُهُمْ | Onların ulaşma yeri | 1 |
| بَالِغَةٌ | İsim | فَاعِلَةٌ | Ulaşan | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
“Ulaştılar” ✕ Süzgeci kaldır
6 ayet
وَاِذَا
طَلَّقْتُمُ
النِّسَٓاءَ
فَبَلَغْنَ
اَجَلَهُنَّ
فَاَمْسِكُوهُنَّ
بِمَعْرُوفٍ
اَوْ
سَرِّحُوهُنَّ
بِمَعْرُوفٍۖ
وَلَا
تُمْسِكُوهُنَّ
ضِرَاراً
لِتَعْتَدُواۚ
وَمَنْ
يَفْعَلْ
ذٰلِكَ
فَقَدْ
ظَلَمَ
نَفْسَهُۜ
وَلَا
تَتَّخِذُٓوا
اٰيَاتِ
اللّٰهِ
هُزُواًۘ
وَاذْكُرُوا
نِعْمَتَ
اللّٰهِ
عَلَيْكُمْ
وَمَٓا
اَنْزَلَ
عَلَيْكُمْ
مِنَ
الْكِتَابِ
وَالْحِكْمَةِ
يَعِظُـكُمْ
بِه۪ۜ
وَاتَّقُوا
اللّٰهَ
وَاعْلَمُٓوا
اَنَّ
اللّٰهَ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَل۪يمٌ۟
Kadınları boşadığınızda, müddetleri sona ererken, onları güzellikle tutun, ya da güzellikle bırakın, haklarına tecavüz etmek için onlara zararlı olacak şekilde tutmayın; böyle yapan şüphesiz kendisine yazık etmiş olur. Allah’ın ayetlerini de alaya almayın; Allah’ın üzerinize olan nimetini, öğüt vermek üzere size indirdiği Kitap ve hikmeti anın, Allah’tan sakının, Allah’ın her şeyi bildiğini bilin.[231]
وَاِذَا
طَلَّقْتُمُ
النِّسَٓاءَ
فَبَلَغْنَ
اَجَلَهُنَّ
فَلَا
تَعْضُلُوهُنَّ
اَنْ
يَنْكِحْنَ
اَزْوَاجَهُنَّ
اِذَا
تَرَاضَوْا
بَيْنَهُمْ
بِالْمَعْرُوفِۜ
ذٰلِكَ
يُوعَظُ
بِه۪
مَنْ
كَانَ
مِنْكُمْ
يُؤْمِنُ
بِاللّٰهِ
وَالْيَوْمِ
الْاٰخِرِۜ
ذٰلِكُمْ
اَزْكٰى
لَكُمْ
وَاَطْهَرُۜ
وَاللّٰهُ
يَعْلَمُ
وَاَنْتُمْ
لَا
تَعْلَمُونَ
Kadınları boşadığınızda, müddetleri sona ermişse, kocaları ile birbirleriyle güzellikle anlaşmışlarsa evlenmelerine engel olmayın. İçinizden Allah’a ve ahiret gününe inanan kimse bundan ibret alır. Bu sizin için daha nezih ve daha paktır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.[232]
وَالَّذ۪ينَ
يُتَوَفَّوْنَ
مِنْكُمْ
وَيَذَرُونَ
اَزْوَاجاً
يَتَرَبَّصْنَ
بِاَنْفُسِهِنَّ
اَرْبَعَةَ
اَشْهُرٍ
وَعَشْراًۚ
فَاِذَا
بَلَغْنَ
اَجَلَهُنَّ
فَلَا
جُنَاحَ
عَلَيْكُمْ
ف۪يمَا
فَعَلْنَ
ف۪ٓي
اَنْفُسِهِنَّ
بِالْمَعْرُوفِۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
خَب۪يرٌ
İçinizden ölenlerin bırakmış olduğu eşler kendi kendilerine dört ay on gün beklerler; müddetleri sona erdiğinde, onların kendi haklarında uygun şekilde yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur. Allah işlediklerinizden haberdardır.[234]
وَابْتَلُوا
الْيَتَامٰى
حَتّٰٓى
اِذَا
بَلَغُوا
النِّكَاحَۚ
فَاِنْ
اٰنَسْتُمْ
مِنْهُمْ
رُشْداً
فَادْفَعُٓوا
اِلَيْهِمْ
اَمْوَالَهُمْۚ
وَلَا
تَأْكُلُوهَٓا
اِسْرَافاً
وَبِدَاراً
اَنْ
يَكْـبَرُواۜ
وَمَنْ
كَانَ
غَنِياًّ
فَلْيَسْتَعْفِفْۚ
وَمَنْ
كَانَ
فَق۪يراً
فَلْيَأْكُلْ
بِالْمَعْرُوفِۜ
فَاِذَا
دَفَعْتُمْ
اِلَيْهِمْ
اَمْوَالَهُمْ
فَاَشْهِدُوا
عَلَيْهِمْۜ
وَكَفٰى
بِاللّٰهِ
حَس۪يباً
Yetimleri, evlenme çağına gelene kadar deneyin; onlarda olgunlaşma görürseniz mallarını kendilerine verin; büyüyecekler de geri alacaklar diye onları israf ederek ve tez elden yemeyin. Zengin olan, iffetli olmağa çalışsın, yoksul olan uygun bir şekilde yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, yanlarında şahid bulundurun. Hesap sormak için Allah yeter.[6]
وَكَذَّبَ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْۙ
وَمَا
بَلَغُوا
مِعْشَارَ
مَٓا
اٰتَيْنَاهُمْ
فَكَذَّبُوا
رُسُل۪ي۠
فَكَيْفَ
كَانَ
نَك۪يرِ۟
Kendilerinden önce gelenleri de yalanlamışlardı; oysa bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine bile erişememişlerdi. Böyleyken peygamberlerimizi yalanladılar; Beni inkar etmek nasıl olur?[45]
فَاِذَا
بَلَغْنَ
اَجَلَهُنَّ
فَاَمْسِكُوهُنَّ
بِمَعْرُوفٍ
اَوْ
فَارِقُوهُنَّ
بِمَعْرُوفٍ
وَاَشْهِدُوا
ذَوَيْ
عَدْلٍ
مِنْكُمْ
وَاَق۪يمُوا
الشَّهَادَةَ
لِلّٰهِۜ
ذٰلِكُمْ
يُوعَظُ
بِه۪
مَنْ
كَانَ
يُؤْمِنُ
بِاللّٰهِ
وَالْيَوْمِ
الْاٰخِرِۜ
وَمَنْ
يَتَّقِ
اللّٰهَ
يَجْعَلْ
لَهُ
مَخْرَجاًۙ
Kadınların iddet süreleri biteceğinde, onları ya uygun bir şekilde alıkoyun, ya da onlardan ayrılın; içinizden de iki adil şahit getirin; şahidliği Allah için yapın; işte bu, Allaha ve ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınan kimseye kurtuluş yolu sağlar, ona beklemediği yerden rızık verir. Allaha güvenen kimseye O yeter. Allah, buyruğunu yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü var etmiştir.[2-3]
Yükleniyor...