BENZER AYETLER

29 — Ankebût Suresi (العنكبوت) • Ayet 29
اَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ وَتَقْطَعُونَ السَّب۪يلَ وَتَأْتُونَ ف۪ي نَاد۪يكُمُ الْمُنْكَرَۜ فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا ائْتِنَا بِعَذَابِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ
Meal
«Erkeklere yaklaşıyor, yol kesiyor ve toplantılarınızda fena şeyler yapmıyor musunuz?» Milletinin cevabı: «Doğru sözlü isen bize Allah’ın azabını getir» demek oldu.[29]
29:29 ayeti için 18 benzer ayet bulundu
27 — Neml Suresi (النمل) • Ayet 55
Ortak kelime: 3 • Kapsama oranı: %13 • Benzerlik: Düşük
اَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ شَهْوَةً مِنْ دُونِ النِّسَٓاءِۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ تَجْهَلُونَ
Meal
«Kadınları bırakıp, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz; evet, siz cahil bir milletsiniz.»[55]
27 — Neml Suresi (النمل) • Ayet 56
Ortak kelime: 7 • Kapsama oranı: %30.4 • Benzerlik: Düşük
فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُٓوا اٰلَ لُوطٍ مِنْ قَرْيَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ
Meal
Milletinin cevabı sadece: «Lut’un ailesini kasabanızdan çıkarın, güya onlar temiz kalmaya çalışan insanlarmış» demek oldu.[56]
29 — Ankebût Suresi (العنكبوت) • Ayet 24
Ortak kelime: 7 • Kapsama oranı: %30.4 • Benzerlik: Düşük
فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا اقْتُلُوهُ اَوْ حَرِّقُوهُ فَاَنْجٰيهُ اللّٰهُ مِنَ النَّارِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
Meal
İbrahim’in sözlerine milletinin cevabı sadece: «Onu öldürün yahut yakın» demek oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, inanan kimseler için dersler vardır.[24]
7 — A’râf Suresi (الأعراف) • Ayet 82
Ortak kelime: 6 • Kapsama oranı: %26.1 • Benzerlik: Düşük
وَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُوهُمْ مِنْ قَرْيَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ
Meal
Milletinin cevabı sadece, «Onları kasabanızdan çıkarın, güya onlar temiz kalmaya uğraşan insanlarmış» demek oldu.[82]
3 — Âl-i İmrân Suresi (آل عمران) • Ayet 147
Ortak kelime: 3 • Kapsama oranı: %13 • Benzerlik: Düşük
وَمَا كَانَ قَوْلَهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَاِسْرَافَنَا ف۪ٓي اَمْرِنَا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ
Meal
Dedikleri ancak şu idi: «Rabbimiz! Günahlarımızı, işimizdeki aşırılıklarımızı bize bağışla, sebatımızı arttır, inkarcı topluluğa karşı bize yardım et».[147]
6 — En’âm Suresi (الأنعام) • Ayet 23
Ortak kelime: 3 • Kapsama oranı: %13 • Benzerlik: Düşük
ثُمَّ لَمْ تَكُنْ فِتْنَتُهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا وَاللّٰهِ رَبِّنَا مَا كُنَّا مُشْرِك۪ينَ
Meal
Sonra, «Rabbimiz Allah’a and olsun ki bizler ortak koşanlar değildik» demekten başka çare bulamazlar.[23]
7 — A’râf Suresi (الأعراف) • Ayet 5
Ortak kelime: 3 • Kapsama oranı: %13 • Benzerlik: Düşük
فَمَا كَانَ دَعْوٰيهُمْ اِذْ جَٓاءَهُمْ بَأْسُنَٓا اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ
Meal
Baskınımıza uğradıklarında, sözleri, «Gerçekten biz haksızdık» demekten ibaret kalmıştır.[5]
17 — İsrâ Suresi (الإسراء) • Ayet 94
Ortak kelime: 3 • Kapsama oranı: %13 • Benzerlik: Düşük
وَمَا مَنَعَ النَّاسَ اَنْ يُؤْمِنُٓوا اِذْ جَٓاءَهُمُ الْهُدٰٓى اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَبَعَثَ اللّٰهُ بَشَراً رَسُولاً
Meal
İnsanlara doğruluk rehberi geldiği zaman, inanmalarına engel olan, sadece: «Allah peygamber olarak bir insan mı gönderdi?» demiş olmalarıdır.[94]
45 — Câsiye Suresi (الجاثية) • Ayet 25
Ortak kelime: 3 • Kapsama oranı: %13 • Benzerlik: Düşük
وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ مَا كَانَ حُجَّتَهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا ائْتُوا بِاٰبَٓائِنَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
Meal
Ayetlerimiz onlara açıkça okunduğu zaman, delilleri yalnızca: «Doğru sözlü iseniz babalarımızı getirin bakalım» demek olur.[25]
7 — A’râf Suresi (الأعراف) • Ayet 70
Ortak kelime: 4 • Kapsama oranı: %17.4 • Benzerlik: Düşük
قَالُٓوا اَجِئْتَنَا لِنَعْبُدَ اللّٰهَ وَحْدَهُ وَنَذَرَ مَا كَانَ يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَاۚ فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ
Meal
«Bize yalnız Allah’a kulluk etmemizi, babalarımızın taptıklarını bırakmamızı söylemek için mi geldin? Doğru sözlülerden isen haydi bizi tehdit ettiğin azaba uğrat» dediler.[70]
7 — A’râf Suresi (الأعراف) • Ayet 77
Ortak kelime: 3 • Kapsama oranı: %13 • Benzerlik: Düşük
فَعَقَرُوا النَّاقَةَ وَعَتَوْا عَنْ اَمْرِ رَبِّهِمْ وَقَالُوا يَا صَالِحُ ائْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ
Meal
Büyüklük taslayanlar, «Sizin inandığınızı biz inkar ediyoruz» dediler ve dişi deveyi kesip devirdiler; Rablerinin buyruğuna baş kaldırdılar, «Ey Salih, eğer sen peygambersen bizi tehdit ettiğin azaba uğrat bakalım» dediler.[76-77]
7 — A’râf Suresi (الأعراف) • Ayet 106
Ortak kelime: 4 • Kapsama oranı: %17.4 • Benzerlik: Düşük
قَالَ اِنْ كُنْتَ جِئْتَ بِاٰيَةٍ فَأْتِ بِهَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ
Meal
Firavun: «Bir mucize getirdiysen ortaya koy bakalım, doğru sözlülerden isen bunu yaparsın» dedi.[106]
11 — Hûd Suresi (هود) • Ayet 32
Ortak kelime: 4 • Kapsama oranı: %17.4 • Benzerlik: Düşük
قَالُوا يَا نُوحُ قَدْ جَادَلْتَنَا فَاَكْثَرْتَ جِدَالَنَا فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ
Meal
«Ey Nuh! Bizimle cidden tartıştın; hem de çok tartıştın. Doğru sözlülerden isen tehdit ettiğin azabı başımıza getir» dediler.[32]
15 — Hicr Suresi (الحجر) • Ayet 7
Ortak kelime: 4 • Kapsama oranı: %17.4 • Benzerlik: Düşük
لَوْ مَا تَأْت۪ينَا بِالْمَلٰٓئِكَةِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ
Meal
Onlar: «Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene» dediler.[6-7]
26 — Şu’arâ Suresi (الشعراء) • Ayet 31
Ortak kelime: 4 • Kapsama oranı: %17.4 • Benzerlik: Düşük
قَالَ فَأْتِ بِه۪ٓ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ
Meal
Firavun: «Doğru sözlülerden isen haydi getir» dedi.[31]
26 — Şu’arâ Suresi (الشعراء) • Ayet 154
Ortak kelime: 4 • Kapsama oranı: %17.4 • Benzerlik: Düşük
مَٓا اَنْتَ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَاۚ فَأْتِ بِاٰيَةٍ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ
Meal
«Sen şüphesiz büyülenmişin birisin; bizim gibi bir insandan başka birşey değilsin. Eğer doğru sözlü isen bir belge getir» dediler.[153-154]
26 — Şu’arâ Suresi (الشعراء) • Ayet 187
Ortak kelime: 4 • Kapsama oranı: %17.4 • Benzerlik: Düşük
فَاَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفاً مِنَ السَّمَٓاءِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَۜ
Meal
«Sen ancak büyülenmişin birisin. Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Doğrusu seni yalancılardan sanıyoruz. Eğer doğru sözlü isen göğün bir parçasını üstümüze düşür» dediler.[185-187]
46 — Ahkâf Suresi (الأحقاف) • Ayet 22
Ortak kelime: 4 • Kapsama oranı: %17.4 • Benzerlik: Düşük
قَالُٓوا اَجِئْتَنَا لِتَأْفِكَنَا عَنْ اٰلِهَتِنَاۚ فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ
Meal
«Bize, bizi tanrılarımızdan alıkoymak için mi geldin? Doğru sözlülerden isen, bizi tehdit ettiğin şeyi başımıza getir» dediler.[22]