Gramer Arama
Hazır aramalar
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Soru cümlesi
972 yerde · 913 ayet · 94 sure
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
هَلْ
اَدُلُّكُمْ
عَلٰى
تِجَارَةٍ
تُنْج۪يكُمْ
مِنْ
عَذَابٍ
اَل۪يمٍ
Ey inananlar! Sizi can yakıcı bir azabdan kurtaracak, kazançlı bir yolu size göstereyim mi?[10]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
كُونُٓوا
اَنْصَارَ
اللّٰهِ
كَمَا
قَالَ
ع۪يسَى
ابْنُ
مَرْيَمَ
لِلْحَوَارِيّ۪نَ
مَنْ
اَنْصَار۪ٓي
اِلَى
اللّٰهِۜ
قَالَ
الْحَوَارِيُّونَ
نَحْنُ
اَنْصَارُ
اللّٰهِ
فَاٰمَنَتْ
طَٓائِفَةٌ
مِنْ
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
وَكَـفَرَتْ
طَٓائِفَةٌۚ
فَاَيَّدْنَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
عَلٰى
عَدُوِّهِمْ
فَاَصْبَحُوا
ظَاهِر۪ينَ
Ey inananlar! Allah’ın dininin yardımcıları olun. Nitekim, Meryem oğlu İsa, Havarilere: «Allah’a giden yolda yardımcılarım kimlerdir?» deyince, Havariler: «Allah’ın dininin yardımcıları biziz» demişlerdi. İsrailoğullarının bir takımı böylece inanmış, bir takımı da inkar etmişti; ama Biz, inananları düşmanlarına karşı destekledik de üstün geldiler.[14]
اَلَمْ
يَأْتِكُمْ
نَبَؤُا
الَّذ۪ينَ
كَـفَرُوا
مِنْ
قَبْلُۘ
فَذَاقُوا
وَبَالَ
اَمْرِهِمْ
وَلَهُمْ
عَذَابٌ
اَل۪يمٌ
Daha önce inkar edip de, inkarlarının karşılığını tadan kimselerin haberi size gelmedi mi? Onlara, can yakıcı azap vardır.[5]
ذٰلِكَ
بِاَنَّهُ
كَانَتْ
تَأْت۪يهِمْ
رُسُلُهُمْ
بِالْبَيِّنَاتِ
فَقَالُٓوا
اَبَشَرٌ
يَهْدُونَنَاۘ
فَكَفَرُوا
وَتَوَلَّوْا
وَاسْتَغْنَى
اللّٰهُۜ
وَاللّٰهُ
غَنِيٌّ
حَم۪يدٌ
Bu, kendilerine peygamberleri belgelerle geldiğinde: «Bizi doğru yola bir insan mı eriştirecek?» diyerek inkar edip gerçeğe yüz çevirmelerinden ötürüdür. Allah hiçbir şeye muhtaç olmadığını ortaya koymuştur. Allah müstağnidir, övülmeğe layık olandır.[6]
يَٓا اَيُّهَا
النَّبِيُّ
لِمَ
تُحَرِّمُ
مَٓا
اَحَلَّ
اللّٰهُ
لَكَۚ
تَبْتَغ۪ي
مَرْضَاتَ
اَزْوَاجِكَۜ
وَاللّٰهُ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Eşlerinin rızasını gözeterek, Allah’ın sana helal kıldığı şeyi niçin kendine yasak ediyorsun? Allah bağışlayandır, acıyandır.[1]
وَاِذْ
اَسَرَّ
النَّبِيُّ
اِلٰى
بَعْضِ
اَزْوَاجِه۪
حَد۪يثاًۚ
فَلَمَّا
نَبَّاَتْ
بِه۪
وَاَظْهَرَهُ
اللّٰهُ
عَلَيْهِ
عَرَّفَ
بَعْضَهُ
وَاَعْرَضَ
عَنْ
بَعْضٍۚ
فَلَمَّا
نَبَّاَهَا
بِه۪
قَالَتْ
مَنْ
اَنْبَاَكَ
هٰذَاۜ
قَالَ
نَبَّاَنِيَ
الْعَل۪يمُ
الْخَب۪يرُ
Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. O, bunu Peygamberin diğer bir eşine haber verince, Allah da Peygambere durumu bildirmiş, o da bir kısmını yüzüne vurmuş bir kısmını yüzüne vurmaktan geri durmuştu. Eşine, gizlice söylediği şeyi başkasına nakletmiş olduğunu bildirince, eşi: «Bunu sana kim haber verdi?» demiş, o da: «Bana, herşeyi bilen ve herşeyden haberdar olan Allah haber verdi» demişti.[3]
اَلَّذ۪ي
خَلَقَ
الْمَوْتَ
وَالْحَيٰوةَ
لِيَبْلُوَكُمْ
اَيُّكُمْ
اَحْسَنُ
عَمَلاًۜ
وَهُوَ
الْعَز۪يزُ
الْغَفُورُۙ
Hanginizin daha iyi iş işlediğini belirtmek için, ölümü ve dirimi (hayatı) yaratan O’dur. O, güçlüdür, bağışlayandır.[2]
اَلَّذ۪ي
خَلَقَ
سَبْعَ
سَمٰوَاتٍ
طِبَاقاًۜ
مَا
تَرٰى
ف۪ي
خَلْقِ
الرَّحْمٰنِ
مِنْ
تَفَاوُتٍۜ
فَارْجِعِ
الْبَصَرَۙ
هَلْ
تَرٰى
مِنْ
فُطُورٍ
Gökleri yedi kat üzerine yaratan O’dur. Rahman’ın bu yaratmasında bir düzensizlik bulamazsın. Gözünü bir çevir bak, bir çatlak görebilir misin?[3]
تَكَادُ
تَمَيَّزُ
مِنَ
الْغَيْظِۜ
كُلَّمَٓا
اُلْقِيَ
ف۪يهَا
فَوْجٌ
سَاَلَهُمْ
خَزَنَتُهَٓا
اَلَمْ
يَأْتِكُمْ
نَذ۪يرٌ
Nerede ise öfkesinden paralanacak! İçine her bir topluluğun atılmasında, bekçileri onlara: «Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?» diye sorarlar.[8]
اَلَا
يَعْلَمُ
مَنْ
خَلَقَۜ
وَهُوَ
اللَّط۪يفُ
الْخَب۪يرُ۟
Yaratan bilmez olur mu? O, Latif’tir, haberdardır.[14]
ءَاَمِنْتُمْ
مَنْ
فِي
السَّمَٓاءِ
اَنْ
يَخْسِفَ
بِكُمُ
الْاَرْضَ
فَاِذَا
هِيَ
تَمُورُۙ
Gökte olanın sizi yerin dibine geçirmesinden güvende misiniz? O zaman, yer, sarsıldıkça sarsılır.[16]
اَوَلَمْ
يَرَوْا
اِلَى
الطَّيْرِ
فَوْقَهُمْ
صَٓافَّاتٍ
وَيَقْبِضْنَۜ
مَا
يُمْسِكُهُنَّ
اِلَّا
الرَّحْمٰنُۜ
اِنَّهُ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
بَص۪يرٌ
Üzerlerinde kanat çırpan dizi dizi kuşları görmezler mi? Onları havada Rahman olan Allah’tan başkası tutmuyor; doğrusu, O, herşeyi görendir.[19]
اَمَّنْ
هٰذَا
الَّذ۪ي
هُوَ
جُنْدٌ
لَكُمْ
يَنْصُرُكُمْ
مِنْ
دُونِ
الرَّحْمٰنِۜ
اِنِ
الْكَافِرُونَ
اِلَّا
ف۪ي
غُرُورٍۚ
Yahut, Rahman olan Allah’ın dışında size yardımda bulunabilecek taraftarlarınız kimdir? İnkarcılar sadece aldanmaktadırlar.[20]
اَمَّنْ
هٰذَا
الَّذ۪ي
يَرْزُقُكُمْ
اِنْ
اَمْسَكَ
رِزْقَهُۚ
بَلْ
لَجُّوا
ف۪ي
عُتُوٍّ
وَنُفُورٍ
Allah size verdiği rızkı kesiverirse, size rızık verecek başka kim vardır? Hayır; onlar, azgınlık ve nefrette direnmektedirler.[21]
اَفَمَنْ
يَمْش۪ي
مُكِباًّ
عَلٰى
وَجْهِه۪ٓ
اَهْدٰٓى
اَمَّنْ
يَمْش۪ي
سَوِياًّ
عَلٰى
صِرَاطٍ
مُسْتَق۪يمٍ
Yüzükoyun sürünen mi, yoksa doğru yolda düpedüz yürüyen mi daha doğru yoldadır?[22]
قُلْ
اَرَاَيْتُمْ
اِنْ
اَصْبَحَ
مَٓاؤُ۬كُمْ
غَوْراً
فَمَنْ
يَأْت۪يكُمْ
بِمَٓاءٍ
مَع۪ينٍ
De ki: «Suyunuz yere batarsa, söyleyin, size kim temiz bir su kaynağı getirebilir?»[30]
قَالَ
اَوْسَطُهُمْ
اَلَمْ
اَقُلْ
لَـكُمْ
لَوْلَا
تُسَبِّحُونَ
Ortancaları: «Ben size Allah’ı anmanız gerekmez mi, dememiş miydim?» dedi.[28]
اَفَنَجْعَلُ
الْمُسْلِم۪ينَ
كَالْمُجْرِم۪ينَۜ
Kendilerini Allah’a vermiş olanları hiç suçlular gibi tutar mıyız?[35]
مَا
لَـكُمْ۠
كَيْفَ
تَحْكُمُونَۚ
Ne oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?[36]
سَلْهُمْ
اَيُّهُمْ
بِذٰلِكَ
زَع۪يمٌۚۛ
Sor onlara: «Bunu kim üzerine alır?»[40]
Yükleniyor...