Gramer Arama
Hazır aramalar
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Soru cümlesi
972 yerde · 913 ayet · 94 sure
ذٰلِكَ
مِنْ
اَنْـبَٓاءِ
الْغَيْبِ
نُوح۪يهِ
اِلَيْكَۜ
وَمَا
كُنْتَ
لَدَيْهِمْ
اِذْ
يُلْقُونَ
اَقْلَامَهُمْ
اَيُّهُمْ
يَكْفُلُ
مَرْيَمَۖ
وَمَا
كُنْتَ
لَدَيْهِمْ
اِذْ
يَخْتَصِمُونَ
Bu Sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem’e hangisi kefil olacak diye kalemlerini atarlarken sen yanlarında değildin, çekişirlerken de orada bulunmadın.[44]
قَالَتْ
رَبِّ
اَنّٰى
يَكُونُ
ل۪ي
وَلَدٌ
وَلَمْ
يَمْسَسْن۪ي
بَشَرٌۜ
قَالَ
كَذٰلِكِ
اللّٰهُ
يَخْلُقُ
مَا
يَشَٓاءُۜ
اِذَا
قَضٰٓى
اَمْراً
فَاِنَّمَا
يَقُولُ
لَهُ
كُنْ
فَيَكُونُ
Meryem: «Rabbim! Bana bir insan dokunmamışken nasıl çocuğum olabilir?» demişti. Melekler şöyle dediler: «Allah dilediğini böylece yaratır. Bir işin olmasını dilerse ona ol der ve olur».[47]
فَلَمَّٓا
اَحَسَّ
ع۪يسٰى
مِنْهُمُ
الْكُفْرَ
قَالَ
مَنْ
اَنْصَار۪ٓي
اِلَى
اللّٰهِۜ
قَالَ
الْحَوَارِيُّونَ
نَحْنُ
اَنْصَارُ
اللّٰهِۚ
اٰمَنَّا
بِاللّٰهِۚ
وَاشْهَدْ
بِاَنَّا
مُسْلِمُونَ
İsa onların inkarlarını hissedince: «Allah uğrunda yardımcılarım kimlerdir?» dedi. Havariler şöyle dediler: «Biz Allah’ın yardımcılarıyız, Allah’a inandık, O’na teslim olduğumuza şahid ol».[52]
يَٓا اَهْلَ
الْكِتَابِ
لِمَ
تُحَٓاجُّونَ
ف۪ٓي
اِبْرٰه۪يمَ
وَمَٓا
اُنْزِلَتِ
التَّوْرٰيةُ
وَالْاِنْج۪يلُ
اِلَّا
مِنْ
بَعْدِه۪ۜ
اَفَلَا
تَعْقِلُونَ
Ey Kitap ehli! İbrahim hakkında niçin tartışıyorsunuz? Tevrat da, İncil de şüphesiz ondan sonra indirilmiştir. Akletmiyor musunuz?[65]
هَٓا
اَنْتُمْ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
حَاجَجْتُمْ
ف۪يمَا
لَكُمْ
بِه۪
عِلْمٌ
فَلِمَ
تُحَٓاجُّونَ
ف۪يمَا
لَيْسَ
لَكُمْ
بِه۪
عِلْمٌۜ
وَاللّٰهُ
يَعْلَمُ
وَاَنْتُمْ
لَا
Siz, hadi bilginiz olan şey üzerinde tartışanlarsınız. Ama bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışırsınız? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz.[66]
يَٓا اَهْلَ
الْكِتَابِ
لِمَ
تَكْفُرُونَ
بِاٰيَاتِ
اللّٰهِ
وَاَنْتُمْ
تَشْهَدُونَ
Ey Kitap ehli! Sizler göz göre göre Allah’ın ayetlerini niçin inkar ediyorsunuz?[70]
يَٓا اَهْلَ
الْكِتَابِ
لِمَ
تَلْبِسُونَ
الْحَقَّ
بِالْبَاطِلِ
وَتَكْتُمُونَ
الْحَقَّ
وَاَنْتُمْ
تَعْلَمُونَ۟
Ey Kitap ehli! Niçin hakkı batıla karıştırıyor ve bile bile hakkı gizliyorsunuz?[71]
وَلَا
يَأْمُرَكُمْ
اَنْ
تَتَّخِذُوا
الْمَلٰٓئِكَةَ
وَالنَّبِيّ۪نَ
اَرْبَاباًۜ
اَيَأْمُرُكُمْ
بِالْكُفْرِ
بَعْدَ
اِذْ
اَنْتُمْ
مُسْلِمُونَ۟
Size melekleri, peygamberleri Rab olarak benimsemenizi emretmesi de yaraşmaz. Siz müslüman olduktan sonra, size inkar etmeyi mi emredecek?[80]
وَاِذْ
اَخَذَ
اللّٰهُ
م۪يثَاقَ
النَّبِيّ۪نَ
لَـمَٓا
اٰتَيْتُكُمْ
مِنْ
كِتَابٍ
وَحِكْمَةٍ
ثُمَّ
جَٓاءَكُمْ
رَسُولٌ
مُصَدِّقٌ
لِمَا
مَعَكُمْ
لَتُؤْمِنُنَّ
بِه۪
وَلَتَنْصُرُنَّهُۜ
قَالَ
ءَاَقْرَرْتُمْ
وَاَخَذْتُمْ
عَلٰى
ذٰلِكُمْ
اِصْر۪يۜ
قَالُٓوا
اَقْرَرْنَاۜ
قَالَ
فَاشْهَدُوا
وَاَنَا۬
مَعَكُمْ
مِنَ
الشَّاهِد۪ينَ
Allah peygamberlerden ahid almıştı: «And olsun ki size Kitap, hikmet verdim; sizde olanı tasdik eden bir peygamber gelecek, ona mutlaka inanacaksınız ve ona mutlaka yardım edeceksiniz, ikrar edip bu ahdi kabul ettiniz mi?» demişti. «İkrar ettik» demişlerdi de: «Şahid olun, Ben de sizinle beraber şahidlerdenim» demişti.[81]
اَفَغَيْرَ
د۪ينِ
اللّٰهِ
يَبْغُونَ
وَلَهُٓ
اَسْلَمَ
مَنْ
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
طَوْعاً
وَكَرْهاً
وَاِلَيْهِ
يُرْجَعُونَ
Allah’ın dininden başka bir din mi arzu ediyorlar? Oysa göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez O’na teslim olmuştur, O’na döneceklerdir.[83]
كَيْفَ
يَهْدِي
اللّٰهُ
قَوْماً
كَفَرُوا
بَعْدَ
ا۪يمَانِهِمْ
وَشَهِدُٓوا
اَنَّ
الرَّسُولَ
حَقٌّ
وَجَٓاءَهُمُ
الْبَيِّنَاتُۜ
وَاللّٰهُ
لَا
يَهْدِي
الْقَوْمَ
الظَّالِم۪ينَ
İnandıktan, peygamberin hak olduğuna şehadet ettikten, kendilerine belgeler geldikten sonra inkar eden bir milleti Allah nasıl doğru yola eriştirir? Allah zalimleri doğru yola eriştirmez.[86]
قُلْ
يَٓا اَهْلَ
الْكِتَابِ
لِمَ
تَكْفُرُونَ
بِاٰيَاتِ
اللّٰهِۗ
وَاللّٰهُ
شَه۪يدٌ
عَلٰى
مَا
تَعْمَلُونَ
De ki: «Ey Kitap ehli! Allah yaptıklarınızı görüp dururken, niçin Allah’ın ayetlerini inkar ediyorsunuz?»[98]
قُلْ
يَٓا اَهْلَ
الْكِتَابِ
لِمَ
تَصُدُّونَ
عَنْ
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
مَنْ
اٰمَنَ
تَبْغُونَهَا
عِوَجاً
وَاَنْتُمْ
شُهَدَٓاءُۜ
وَمَا
اللّٰهُ
بِغَافِلٍ
عَمَّا
تَعْمَلُونَ
De ki: «Ey Kitap ehli! Siz doğru olduğuna şahidken, niçin inananları Allah’ın yolunu eğri göstermeğe yeltenerek ondan çeviriyorsunuz? Allah işlediklerinizden gafil değildir».[99]
وَكَيْفَ
تَكْفُرُونَ
وَاَنْتُمْ
تُتْلٰى
عَلَيْكُمْ
اٰيَاتُ
اللّٰهِ
وَف۪يكُمْ
رَسُولُهُۜ
وَمَنْ
يَعْتَصِمْ
بِاللّٰهِ
فَقَدْ
هُدِيَ
اِلٰى
صِرَاطٍ
مُسْتَق۪يمٍ۟
Allah’ın ayetleri size okunur, aranızda da Peygamberi bulunurken nasıl inkar edersiniz? Kim Allah’ın Kitabına sarılırsa şüphesiz doğru yola erişir.[101]
يَوْمَ
تَبْيَضُّ
وُجُوهٌ
وَتَسْوَدُّ
وُجُوهٌۚ
فَاَمَّا
الَّذ۪ينَ
اسْوَدَّتْ
وُجُوهُهُمْ۠
اَكَفَرْتُمْ
بَعْدَ
ا۪يمَانِكُمْ
فَذُوقُوا
الْعَذَابَ
بِمَا
كُنْتُمْ
تَكْفُرُونَ
Kendilerine belgeler geldikten sonra ayrılan ve ayrılığa düşenler gibi olmayın. Bir takım yüzlerin ağaracağı ve bir takım yüzlerin kararacağı günde büyük azab onlaradır. Yüzleri kararanlara: «İnanmanızdan sonra inkar eder misiniz? İnkar etmenizden dolayı tadın azabı» denecektir.[105-106]
اِذْ
تَقُولُ
لِلْمُؤْمِن۪ينَ
اَلَنْ
يَكْفِيَكُمْ
اَنْ
يُمِدَّكُمْ
رَبُّكُمْ
بِثَلٰثَةِ
اٰلَافٍ
مِنَ
الْمَلٰٓئِكَةِ
مُنْزَل۪ينَۜ
İnananlara: «Rabbinizin size gönderilmiş üç bin melekle yardım etmesi size yetmeyecek mi?» diyordun. Evet, eğer sabrederseniz, sakınırsanız ve onlar de hemen üzerinize gelirlerse Rabbiniz size, nişanlı beş bin melekle imdat edecektir.[124-125]
وَالَّذ۪ينَ
اِذَا
فَعَلُوا
فَاحِشَةً
اَوْ
ظَلَمُٓوا
اَنْفُسَهُمْ
ذَكَرُوا
اللّٰهَ
فَاسْتَغْفَرُوا
لِذُنُوبِهِمْۖ
وَمَنْ
يَغْفِرُ
الذُّنُوبَ
اِلَّا
اللّٰهُۖ
وَلَمْ
يُصِرُّوا
عَلٰى
مَا
فَعَلُوا
وَهُمْ
يَعْلَمُونَ
Onlar fena bir şey yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı anarlar, günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları Allah’tan başka bağışlayan kim vardır? Onlar, yaptıklarında bile bile direnmezler.[135]
قَدْ
خَلَتْ
مِنْ
قَبْلِكُمْ
سُنَنٌۙ
فَس۪يرُوا
فِي
الْاَرْضِ
فَانْظُرُوا
كَيْفَ
كَانَ
عَاقِبَةُ
الْمُكَذِّب۪ينَ
Sizden önce neler gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin de, yalancıların sonunun ne olduğuna bir bakın.[137]
وَمَا
مُحَمَّدٌ
اِلَّا
رَسُولٌۚ
قَدْ
خَلَتْ
مِنْ
قَبْلِهِ
الرُّسُلُۜ
اَفَا۬ئِنْ
مَاتَ
اَوْ
قُتِلَ
انْقَلَبْتُمْ
عَلٰٓى
اَعْقَابِكُمْۜ
وَمَنْ
يَنْقَلِبْ
عَلٰى
عَقِبَيْهِ
فَلَنْ
يَضُرَّ
اللّٰهَ
شَيْـٔاًۜ
وَسَيَجْزِي
اللّٰهُ
الشَّاكِر۪ينَ
Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler geçmişti. Ölür veya öldürülürse geriye mi döneceksiniz? Geriye dönen, Allah’a hiçbir zarar vermez. Allah şükredenlerin mükafatını verecektir.[144]
ثُمَّ
اَنْزَلَ
عَلَيْكُمْ
مِنْ
بَعْدِ
الْغَمِّ
اَمَنَةً
نُعَاساً
يَغْشٰى
طَٓائِفَةً
مِنْكُمْۙ
وَطَٓائِفَةٌ
قَدْ
اَهَمَّتْهُمْ
اَنْفُسُهُمْ
يَظُنُّونَ
بِاللّٰهِ
غَيْرَ
الْحَقِّ
ظَنَّ
الْجَاهِلِيَّةِۜ
يَقُولُونَ
هَلْ
لَنَا
مِنَ
الْاَمْرِ
مِنْ
شَيْءٍۜ
قُلْ
اِنَّ
الْاَمْرَ
كُلَّهُ
لِلّٰهِۜ
يُخْفُونَ
ف۪ٓي
اَنْفُسِهِمْ
مَا
لَا
يُبْدُونَ
لَكَۜ
يَقُولُونَ
لَوْ
كَانَ
لَنَا
مِنَ
الْاَمْرِ
شَيْءٌ
مَا
قُتِلْنَا
هٰهُنَاۜ
قُلْ
لَوْ
كُنْتُمْ
ف۪ي
بُيُوتِكُمْ
لَبَرَزَ
الَّذ۪ينَ
كُتِبَ
عَلَيْهِمُ
الْقَتْلُ
اِلٰى
مَضَاجِعِهِمْۚ
وَلِيَبْتَلِيَ
اللّٰهُ
مَا
ف۪ي
صُدُورِكُمْ
وَلِيُمَحِّصَ
مَا
ف۪ي
قُلُوبِكُمْۜ
وَاللّٰهُ
عَل۪يمٌ
بِذَاتِ
الصُّدُورِ
Kederden sonra, bir takımınızı kendinden geçirecek şekilde size huzur ve emniyet indirdi; oysa bir takımınız da kendi derdlerine düşmüşlerdi. Haksız yere Allah hakkında, cahiliye devrinde olduğu gibi inanıyorlar. «Bu işte bizim bir fikrimiz var mı?» diyorlardı; De ki: «Buyruğun hepsi Allah’ındır». Sana açmadıklarını içlerinde gizliyorlar. «Bu işte bizim fikrimiz alınsaydı, burada öldürülmezdik» diyorlar. De ki: Evlerinizde olsaydınız, haklarında ölüm yazılı olan kimseler, yine de devrilecekleri yere varırlardı. Bu, Allah’ın içinizde olanı denemesi, kalblerinizde olanı arıtması içindir. Allah gönüllerde olanı bilir.[154]
Yükleniyor...