Gramer Arama

Hazır aramalar

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 4 kez (binde 55.6) 2. inen: Kalem — 5 kez (binde 16.7) 3. inen: Müzzemmil — 2 kez (binde 10.1) 4. inen: Müddessir — 7 kez (binde 27.5) 5. inen: Fâtiha — 0 kez (binde 0) 6. inen: Tebbet — 0 kez (binde 0) 7. inen: Tekvîr — 1 kez (binde 9.6) 8. inen: A’lâ — 0 kez (binde 0) 9. inen: Leyl — 0 kez (binde 0) 10. inen: Fecr — 2 kez (binde 14.6) 11. inen: Duhâ — 1 kez (binde 25) 12. inen: İnşirâh — 1 kez (binde 37) 13. inen: Asr — 0 kez (binde 0) 14. inen: Âdiyât — 1 kez (binde 25) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 1 kez (binde 40) 18. inen: Kâfirûn — 0 kez (binde 0) 19. inen: Fil — 2 kez (binde 87) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 7 kez (binde 19.4) 24. inen: Abese — 2 kez (binde 15) 25. inen: Kadr — 2 kez (binde 66.7) 26. inen: Şems — 0 kez (binde 0) 27. inen: Bürûc — 1 kez (binde 9.2) 28. inen: Tîn — 2 kez (binde 58.8) 29. inen: Kureyş — 0 kez (binde 0) 30. inen: Kâri’a — 5 kez (binde 138.9) 31. inen: Kıyâme — 8 kez (binde 48.8) 32. inen: Hümeze — 2 kez (binde 60.6) 33. inen: Mürselât — 7 kez (binde 38.7) 34. inen: Kâf — 8 kez (binde 21.4) 35. inen: Beled — 3 kez (binde 36.6) 36. inen: Târık — 3 kez (binde 49.2) 37. inen: Kamer — 13 kez (binde 38) 38. inen: Sâd — 7 kez (binde 9.6) 39. inen: A’râf — 35 kez (binde 10.5) 40. inen: Cin — 4 kez (binde 14) 41. inen: Yâsîn — 18 kez (binde 24.8) 42. inen: Furkân — 12 kez (binde 13.4) 43. inen: Fâtır — 9 kez (binde 11.6) 44. inen: Meryem — 14 kez (binde 14.6) 45. inen: Tâ-Hâ — 19 kez (binde 14.2) 46. inen: Vâkı’a — 14 kez (binde 36.9) 47. inen: Şu’arâ — 33 kez (binde 25) 48. inen: Neml — 31 kez (binde 26.9) 49. inen: Kasas — 19 kez (binde 13.3) 50. inen: İsrâ — 16 kez (binde 10.3) 51. inen: Yûnus — 39 kez (binde 21.3) 52. inen: Hûd — 22 kez (binde 11.5) 53. inen: Yûsuf — 18 kez (binde 10.1) 54. inen: Hicr — 6 kez (binde 9.2) 55. inen: En’âm — 47 kez (binde 15.4) 56. inen: Sâffât — 26 kez (binde 30.2) 57. inen: Lokman — 7 kez (binde 12.8) 58. inen: Sebe’ — 12 kez (binde 13.6) 59. inen: Zümer — 19 kez (binde 16.2) 60. inen: Mü’min — 17 kez (binde 13.9) 61. inen: Fussilet — 11 kez (binde 13.9) 62. inen: Şûrâ — 3 kez (binde 3.5) 63. inen: Zuhruf — 16 kez (binde 19.3) 64. inen: Duhân — 2 kez (binde 5.8) 65. inen: Câsiye — 8 kez (binde 16.4) 66. inen: Ahkâf — 9 kez (binde 14) 67. inen: Zâriyât — 6 kez (binde 16.7) 68. inen: Gâşiye — 6 kez (binde 65.2) 69. inen: Kehf — 18 kez (binde 11.4) 70. inen: Nahl — 13 kez (binde 7) 71. inen: Nûh — 3 kez (binde 13.3) 72. inen: İbrahim — 7 kez (binde 8.4) 73. inen: Enbiyâ — 18 kez (binde 15.4) 74. inen: Mü’minûn — 16 kez (binde 15.3) 75. inen: Secde — 10 kez (binde 26.9) 76. inen: Tûr — 1 kez (binde 3.2) 77. inen: Mülk — 10 kez (binde 30) 78. inen: Hâkka — 5 kez (binde 19.4) 79. inen: Me’âric — 3 kez (binde 13.8) 80. inen: Nebe’ — 2 kez (binde 11.6) 81. inen: Nâzi’ât — 6 kez (binde 33.5) 82. inen: İnfitâr — 5 kez (binde 62.5) 83. inen: İnşikâk — 1 kez (binde 9.3) 84. inen: Rûm — 10 kez (binde 12.2) 85. inen: Ankebût — 14 kez (binde 14.3) 86. inen: Mutaffifîn — 6 kez (binde 35.5) 87. inen: Bakara — 41 kez (binde 6.7) 88. inen: Enfâl — 1 kez (binde 0.8) 89. inen: Âl-i İmrân — 33 kez (binde 9.5) 90. inen: Ahzâb — 2 kez (binde 1.6) 91. inen: Mümtehine — 0 kez (binde 0) 92. inen: Nisâ — 30 kez (binde 8) 93. inen: Zilzâl — 0 kez (binde 0) 94. inen: Hadîd — 5 kez (binde 8.7) 95. inen: Muhammed — 9 kez (binde 16.7) 96. inen: Ra’d — 9 kez (binde 10.6) 97. inen: Rahmân — 32 kez (binde 91.2) 98. inen: İnsan — 1 kez (binde 4.1) 99. inen: Talâk — 0 kez (binde 0) 100. inen: Beyyine — 0 kez (binde 0) 101. inen: Haşr — 1 kez (binde 2.2) 102. inen: Nûr — 3 kez (binde 2.3) 103. inen: Hac — 8 kez (binde 6.3) 104. inen: Münâfikûn — 0 kez (binde 0) 105. inen: Mücâdele — 4 kez (binde 8.5) 106. inen: Hucurât — 2 kez (binde 5.8) 107. inen: Tahrîm — 2 kez (binde 8) 108. inen: Teğâbun — 2 kez (binde 8.3) 109. inen: Saff — 5 kez (binde 22.6) 110. inen: Cum’a — 0 kez (binde 0) 111. inen: Fetih — 1 kez (binde 1.8) 112. inen: Mâide — 18 kez (binde 6.4) 113. inen: Tevbe — 20 kez (binde 8) 114. inen: Nasr — 0 kez (binde 0)
← ilk inenson inen →

Soru cümlesi

972 yerde · 913 ayet · 94 sure

مَنْ كَانَ يَظُنُّ اَنْ لَنْ يَنْصُرَهُ اللّٰهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ فَلْيَمْدُدْ بِسَبَبٍ اِلَى السَّمَٓاءِ ثُمَّ لْيَقْطَعْ فَلْيَنْظُرْ هَلْ يُذْهِبَنَّ كَيْدُهُ مَا يَغ۪يظُ
Allah’ın peygamber’e dünyada ve ahirette yardım etmeyeceğini sanan kimse, yukarı bağladığı bir ipe kendini asıp, boğsun; bir düşünsün bakalım, bu hilesi kendisini öfkelendiren şeye engel olabilir mi?[15]
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يَسْجُدُ لَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ وَالنُّجُومُ وَالْجِبَالُ وَالشَّجَرُ وَالدَّوَٓابُّ وَكَث۪يرٌ مِنَ النَّاسِۜ وَكَث۪يرٌ حَقَّ عَلَيْهِ الْعَذَابُۜ وَمَنْ يُهِنِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُكْرِمٍۜ اِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ ۩
Göklerde ve yerde olanların, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanların ve insanların birçoğunun Allah’a secde ettiklerini görmüyor musun? İnsanların birçoğu da azabı hak etmiştir. Allah’ın alçalttığı kimseyi yükseltebilecek yoktur. Doğrusu Allah ne dilerse yapar.[18]
وَاَصْحَابُ مَدْيَنَۚ وَكُذِّبَ مُوسٰى فَاَمْلَيْتُ لِلْكَافِر۪ينَ ثُمَّ اَخَذْتُهُمْۚ فَكَيْفَ كَانَ نَك۪يرِ
Seni yalancı sayıyorlarsa bil ki, onlardan önce Nuh milleti, Ad, Semud, İbrahim milleti, Lut milleti ve Medyen halkı da peygamberlerini yalancı saymış ve Musa da yalanlanmıştı. Ama Ben, kafirlere önce mehil verdim, sonra da onları yakalayıverdim; Beni tanımamak nasılmış görsünler.[42-44]
اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَتَكُونَ لَهُمْ قُلُوبٌ يَعْقِلُونَ بِهَٓا اَوْ اٰذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَاۚ فَاِنَّهَا لَا تَعْمَى الْاَبْصَارُ وَلٰكِنْ تَعْمَى الْقُلُوبُ الَّت۪ي فِي الصُّدُورِ
Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, orada olanları akledecek kalbleri, işitecek kulakları olsun. Ama yalnız gözler kör olmaz, fakat göğüslerde olan kalbler de körleşir.[46]
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۘ فَتُصْبِـحُ الْاَرْضُ مُخْضَرَّةًۜ اِنَّ اللّٰهَ لَط۪يفٌ خَب۪يرٌۚ
Allah’ın gökten indirdiği su ile yerin yemyeşil olduğunu görmez misin? Doğrusu Allah Latif’dir, haberdardır.[63]
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ سَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي الْاَرْضِ وَالْفُلْكَ تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِاَمْرِه۪ۜ وَيُمْسِكُ السَّمَٓاءَ اَنْ تَقَعَ عَلَى الْاَرْضِ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ
Allah’ın yerde olanları ve emriyle denizlerde yürüyen gemileri buyruğunuz altına vermiş olduğunu; buyruğu olmaksızın yere düşmemesi için göğü O’nun tuttuğunu görmez misin? Doğrusu Allah insanlara karşı şefkatli ve merhametli olandır.[65]
اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ اِنَّ ذٰلِكَ ف۪ي كِتَابٍۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ
Gökte ve yerde olanı Allah’ın bildiğini bilmez misin? Bunlar hiç şüphesiz Kitap’dadır ve şüphesiz bunlar Allah’a kolaydır.[70]
وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ تَعْرِفُ ف۪ي وُجُوهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا الْمُنْكَرَۜ يَكَادُونَ يَسْطُونَ بِالَّذ۪ينَ يَتْلُونَ عَلَيْهِمْ اٰيَاتِنَاۜ قُلْ اَفَاُنَبِّئُكُمْ بِشَرٍّ مِنْ ذٰلِكُمْۜ اَلنَّارُۜ وَعَدَهَا اللّٰهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ۟
Onlara ayetlerimiz apaçık olarak okunduğu zaman, inkar edenlerin yüzlerinden inkarlarını anlarsın. Nerdeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: «Size bundan daha fenasını haber vereyim mi? Allah’ın inkarcılara vadettiği ateş! Ne kötü bir dönüştür!..[72]
وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحاً اِلٰى قَوْمِه۪ فَقَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اَفَلَا تَتَّقُونَ
And olsun ki Nuh’u milletine gönderdik; onlara: «Ey milletim! Allah’a kulluk edin; O’ndan başka tanrınız yoktur; sakınmaz mısınız?» dedi.[23]
فَاَرْسَلْنَا ف۪يهِمْ رَسُولاً مِنْهُمْ اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اَفَلَا تَتَّقُونَ۟
Onlara aralarından: «Allah»a kulluk edin, O’ndan başka tanrınız yoktur, sakınmaz mısınız?» diyen bir elçi gönderdik.[32]
اَيَعِدُكُمْ اَنَّكُمْ اِذَا مِتُّمْ وَكُنْتُمْ تُرَاباً وَعِظَاماً اَنَّكُمْ مُخْرَجُونَۖ
«Öldüğünüz, toprak ve kemik yığını olduğunuz zaman tekrar dirilmenizle sizi tehdit mi ediyor?»[35]
فَقَالُٓوا اَنُؤْمِنُ لِبَشَرَيْنِ مِثْلِنَا وَقَوْمُهُمَا لَنَا عَابِدُونَۚ
Bu yüzden: «Milletleri bize kul iken, bizim gibi iki insana mı inanacağız?» deyip onları yalancı saydılar. Bu yüzden yok edildiler.[47-48]
اَيَحْسَبُونَ اَنَّمَا نُمِدُّهُمْ بِه۪ مِنْ مَالٍ وَبَن۪ينَۙ
Kendilerine mal ve oğullar vermekle, iyiliklerde onlar için acele ettiğimizi mi zannederler? Hayır; farkında değiller.[55-56]
نُسَارِعُ لَهُمْ فِي الْخَيْرَاتِۜ بَلْ لَا يَشْعُرُونَ
Kendilerine mal ve oğullar vermekle, iyiliklerde onlar için acele ettiğimizi mi zannederler? Hayır; farkında değiller.[55-56]
وَهُوَ الَّذ۪ي يُحْـي۪ وَيُم۪يتُ وَلَهُ اخْتِلَافُ الَّيْلِ وَالنَّهَارِۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ
Dirilten de, öldüren de O’dur. Gece ile gündüzün birbiri ardından gitmesi de O’nun emrine bağlıdır. Düşünmez misiniz?[80]
قَالُٓوا ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَاباً وَعِظَاماً ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ
Öncekiler: «Ölüp toprak ve bir yığın kemik olduğumuzda mı diriltileceğiz? And olsun ki biz ve daha önce de babalarımız tehdit edilmişti; bu, öncekilerin masallarından başka birşey değildir» demişlerdi.[82-83]
قُلْ لِمَنِ الْاَرْضُ وَمَنْ ف۪يهَٓا اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ
De ki: «Biliyorsanız söyleyin, yer ve onda bulunanlar kimindir?»[84]
سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ
«Allah’ındır» diyecekler, «Öyleyse ders almaz mısınız?» de.[85]
قُلْ مَنْ رَبُّ السَّمٰوَاتِ السَّبْعِ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ
«Yedi göğün de Rabbi, yüce arşın da Rabbi kimdir?» de.[86]
سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ اَفَلَا تَتَّقُونَ
«Allah’tır» diyecekler! «Öyleyse O’na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?» de.[87]
Yükleniyor...