Gramer Arama
Hazır aramalar
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Fâil
Mutaffifîn suresi ✕ Aramayı temizle
36 yerde · 24 ayet · 1 sure
اَلَّذ۪ينَ
اِذَا
اكْتَالُوا
عَلَى
النَّاسِ
يَسْتَوْفُونَۘ
İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline![1-3]
وَاِذَا
كَالُوهُمْ
اَوْ
وَزَنُوهُمْ
يُخْسِرُونَۜ
İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline![1-3]
اَلَا
يَظُنُّ
اُو۬لٰٓئِكَ
اَنَّهُمْ
مَبْعُوثُونَۙ
Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?[4-5]
يَوْمَ
يَقُومُ
النَّاسُ
لِرَبِّ
الْعَالَم۪ينَۜ
O gün insanlar Alemlerin Rabbinin huzurunda dururlar.[6]
وَمَٓا
اَدْرٰيكَ
مَا
سِجّ۪ينٌۜ
Siccin’in ne olduğunu sen nerden bilirsin?[8]
اَلَّذ۪ينَ
يُكَذِّبُونَ
بِيَوْمِ
الدّ۪ينِۜ
Onlar, kıyamet gününü yalanlamış olanlardır.[11]
وَمَا
يُكَذِّبُ
بِه۪ٓ
اِلَّا
كُلُّ
مُعْتَدٍ
اَث۪يمٍۙ
Oysa onu mütecaviz günahkardan başka kimse yalanlamaz.[12]
اِذَا
تُتْلٰى
عَلَيْهِ
اٰيَاتُنَا
قَالَ
اَسَاط۪يرُ
الْاَوَّل۪ينَۜ
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman «Öncekilerin masalları» der.[13]
كَلَّا
بَلْ۔
رَانَ
عَلٰى
قُلُوبِهِمْ
مَا
كَانُوا
يَكْسِبُونَ
Hayır, hayır; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp körletmiştir.[14]
ثُمَّ
يُقَالُ
هٰذَا
الَّذ۪ي
كُنْتُمْ
بِه۪
تُكَذِّبُونَۜ
Sonra da: «yalanlayıp durduğunuz işte budur» denecektir.[17]
وَمَٓا
اَدْرٰيكَ
مَا
عِلِّيُّونَۜ
O yüksek katların ne olduğunu sen bilir misin?[19]
يَشْهَدُهُ
الْمُقَرَّبُونَۜ
O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.[20-1]
عَلَى
الْاَرَٓائِكِ
يَنْظُرُونَۙ
İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.[22-3]
تَعْرِفُ
ف۪ي
وُجُوهِهِمْ
نَضْرَةَ
النَّع۪يمِۚ
Onları, yüzlerindeki nimet pırıltısından tanırsın.[24]
خِتَامُهُ
مِسْكٌۜ
وَف۪ي
ذٰلِكَ
فَلْيَتَنَافَسِ
الْمُتَنَافِسُونَۜ
Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.[25-6]
عَيْناً
يَشْرَبُ
بِهَا
الْمُقَرَّبُونَۜ
Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.[27-8]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اَجْرَمُوا
كَانُوا
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
يَضْحَكُونَۘ
Suçlular, şüphesiz, inanmış olanlara gülerlerdi.[29]
وَاِذَا
مَرُّوا
بِهِمْ
يَتَغَامَزُونَۘ
Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kırparlardı.[30]
وَاِذَا
انْقَلَـبُٓوا
اِلٰٓى
اَهْلِهِمُ
انْقَلَبُوا
فَكِه۪ينَۘ
Taraftarlarına vardıklarında bununla eğlenirlerdi.[31]
وَاِذَا
رَاَوْهُمْ
قَالُٓوا
اِنَّ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
لَضَٓالُّونَۙ
İnananları gördükleri zaman: «Doğrusu bunlar sapık olanlardır» derlerdi.[32]
Yükleniyor...