Gramer Arama
Hazır aramalar
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Fâil
Tâ-Hâ suresi ✕ Aramayı temizle
438 yerde · 132 ayet · 1 sure
مَٓا
اَنْزَلْنَا
عَلَيْكَ
الْقُرْاٰنَ
لِتَشْقٰىۙ
Kuran’ı sana, sıkıntıya düşeşin diye değil, ancak Allah’tan korkanlara bir öğüt ve yeri ve yüce gökleri yaratanın katından bir Kitap olarak indirdik.[2-4]
اِلَّا
تَذْكِرَةً
لِمَنْ
يَخْشٰىۙ
Kuran’ı sana, sıkıntıya düşeşin diye değil, ancak Allah’tan korkanlara bir öğüt ve yeri ve yüce gökleri yaratanın katından bir Kitap olarak indirdik.[2-4]
تَنْز۪يلاً
مِمَّنْ
خَلَقَ
الْاَرْضَ
وَالسَّمٰوَاتِ
الْعُلٰىۜ
Kuran’ı sana, sıkıntıya düşeşin diye değil, ancak Allah’tan korkanlara bir öğüt ve yeri ve yüce gökleri yaratanın katından bir Kitap olarak indirdik.[2-4]
اَلرَّحْمٰنُ
عَلَى
الْعَرْشِ
اسْتَوٰى
Rahman arşa hükmetmektedir.[5]
لَهُ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَمَا
فِي
الْاَرْضِ
وَمَا
بَيْنَهُمَا
وَمَا
تَحْتَ
الثَّرٰى
Göklerde ve yerde, her ikisi arasında ve toprağın altında bulunanlar O’nundur.[6]
وَاِنْ
تَجْهَرْ
بِالْقَوْلِ
فَاِنَّهُ
يَعْلَمُ
السِّرَّ
وَاَخْفٰى
Sen sözü istersen açığa vur, şüphesiz O gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir.[7]
وَهَلْ
اَتٰيكَ
حَد۪يثُ
مُوسٰىۢ
Musa’nın başından geçen olay sana geldi mi?[9]
اِذْ
رَاٰ
نَاراً
فَقَالَ
لِاَهْلِهِ
امْكُـثُٓوا
اِنّ۪ٓي
اٰنَسْتُ
نَاراً
لَعَلّ۪ٓي
اٰت۪يكُمْ
مِنْهَا
بِقَبَسٍ
اَوْ
اَجِدُ
عَلَى
النَّارِ
هُدًى
O, bir ateş görmüştü de, ailesine: «Durun, ben bir ateş gördüm, ya ondan size bir kor getirir, ya da ateşin yanında bir yol gösteren bulurum» demişti.[10]
فَلَمَّٓا
اَتٰيهَا
نُودِيَ
يَا مُوسٰى
Musa ateşin yanına gelince: «Ey Musa!» diye seslenildi:[11]
اِنّ۪ٓي
اَنَا۬
رَبُّكَ
فَاخْلَعْ
نَعْلَيْكَۚ
اِنَّكَ
بِالْوَادِ
الْمُقَدَّسِ
طُوًىۜ
«Ben şüphesiz senin Rabbinim; ayağındakileri çıkar; çünkü sen, kutsal bir vadi olan Tuva’dasın.»[12]
وَاَنَا
اخْتَرْتُكَ
فَاسْتَمِـعْ
لِمَا
يُوحٰى
«Ben seni seçtim; artık vahyolunanları dinle.»[13]
اِنَّـن۪ٓي
اَنَا
اللّٰهُ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّٓا
اَنَا۬
فَاعْبُدْن۪يۙ
وَاَقِمِ
الصَّلٰوةَ
لِذِكْر۪ي
«Şüphesiz Ben Allah’ım, Benden başka tanrı yoktur; Bana kulluk et; Beni anmak için namaz kıl.»[14]
اِنَّ
السَّاعَةَ
اٰتِيَةٌ
اَكَادُ
اُخْف۪يهَا
لِتُجْزٰى
كُلُّ
نَفْسٍ
بِمَا
تَسْعٰى
Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye, zamanını gizli tuttuğum kıyamet mutlaka gelecektir.[15]
فَلَا
يَصُدَّنَّكَ
عَنْهَا
مَنْ
لَا
يُؤْمِنُ
بِهَا
وَاتَّـبَعَ
هَوٰيهُ
فَتَرْدٰى
«Buna inanmayan ve hevesine uyan kimse seni ondan alıkoymasın, yoksa helak olursun.»[16]
وَمَا
تِلْكَ
بِيَم۪ينِكَ
يَا مُوسٰى
«Ey Musa! Sağ elindeki nedir?»[17]
قَالَ
هِيَ
عَصَايَۚ
اَتَوَكَّـؤُ۬ا
عَلَيْهَا
وَاَهُشُّ
بِهَا
عَلٰى
غَنَم۪ي
وَلِيَ
ف۪يهَا
مَاٰرِبُ
اُخْرٰى
Musa: «O benim değneğimdir, ona dayanırım, onunla davarıma yaprak silkerim, ondan daha birçok işlerde faydalanırım» dedi.[18]
قَالَ
اَلْقِهَا
يَا مُوسٰى
Allah: «Ey Musa! Bırak onu» dedi.[19]
فَاَلْقٰيهَا
فَاِذَا
هِيَ
حَيَّةٌ
تَسْعٰى
Bırakınca, değnek hemen, koşan bir yılan oluverdi.[20]
قَالَ
خُذْهَا
وَلَا
تَخَفْ۠
سَنُع۪يدُهَا
س۪يرَتَهَا
الْاُو۫لٰى
Allah: «Onu al, korkma; biz onu yine eski durumuna çevireceğiz. Daha büyük mucizelerimizi sana göstermemiz için elini koltuğunun altına koy da, diğer bir mucize olarak, kusursuz, bembeyaz çıksın» dedi.[21-23]
وَاضْمُمْ
يَدَكَ
اِلٰى
جَنَاحِكَ
تَخْرُجْ
بَيْضَٓاءَ
مِنْ
غَيْرِ
سُٓوءٍ
اٰيَةً
اُخْرٰىۙ
Allah: «Onu al, korkma; biz onu yine eski durumuna çevireceğiz. Daha büyük mucizelerimizi sana göstermemiz için elini koltuğunun altına koy da, diğer bir mucize olarak, kusursuz, bembeyaz çıksın» dedi.[21-23]
Yükleniyor...