Gramer Arama
Hazır aramalar
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Fâil
Sâffât suresi ✕ Aramayı temizle
208 yerde · 132 ayet · 1 sure
فَتَوَلَّوْا
عَنْهُ
مُدْبِر۪ينَ
Onu bırakıp gittiler.[90]
فَرَاغَ
اِلٰٓى
اٰلِهَتِهِمْ
فَقَالَ
اَلَا
تَأْكُلُونَۚ
O da onların tanrılarına gizlice yönelip: «Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?» dedi.[91-92]
مَا
لَكُمْ
لَا
تَنْطِقُونَ
O da onların tanrılarına gizlice yönelip: «Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?» dedi.[91-92]
فَرَاغَ
عَلَيْهِمْ
ضَرْباً
بِالْيَم۪ينِ
Sonunda, üzerlerine yürüyüp kuvvetle vurdu.[93]
فَاَقْبَلُٓوا
اِلَيْهِ
يَزِفُّونَ
Bunun üzerine putperestler koşarak ona geldiler.[94]
قَالَ
اَتَعْبُدُونَ
مَا
تَنْحِتُونَۙ
İbrahim onlara şöyle söyledi: «Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır.»[95-96]
وَاللّٰهُ
خَلَقَكُمْ
وَمَا
تَعْمَلُونَ
İbrahim onlara şöyle söyledi: «Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır.»[95-96]
قَالُوا
ابْنُوا
لَهُ
بُنْيَاناً
فَاَلْقُوهُ
فِي
الْجَح۪يمِ
Putperestler: «Onun için bir yapı yapın da onu oradan ateşin içine atın» dediler.[97]
فَاَرَادُوا
بِه۪
كَيْداً
فَجَعَلْنَاهُمُ
الْاَسْفَل۪ينَ
Ona düzen kurmak istediler, ama Biz onları altettik.[98]
وَقَالَ
اِنّ۪ي
ذَاهِبٌ
اِلٰى
رَبّ۪ي
سَيَهْد۪ينِ
İbrahim: «Doğrusu ben Rabbim uğrunda sizi bırakıp gidiyorum; O beni doğru yola eriştirir» dedi.[99]
رَبِّ
هَبْ
ل۪ي
مِنَ
الصَّالِح۪ينَ
«Rabbim! Bana iyilerden olacak bir çocuk ver» diye yalvardı.[100]
فَبَشَّرْنَاهُ
بِغُلَامٍ
حَل۪يمٍ
Biz de ona yumuşak huylu bir oğlan müjdeledik.[101]
فَلَمَّا
بَلَغَ
مَعَهُ
السَّعْيَ
قَالَ
يَا بُنَيَّ
اِنّ۪ٓي
اَرٰى
فِي
الْمَنَامِ
اَنّ۪ٓي
اَذْبَحُكَ
فَانْظُرْ
مَاذَا
تَرٰىۜ
قَالَ
يَٓا اَبَتِ
افْعَلْ
مَا
تُؤْمَرُۘ
سَتَجِدُن۪ٓي
اِنْ
شَٓاءَ
اللّٰهُ
مِنَ
الصَّابِر۪ينَ
Çocuk kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca: «Ey oğulcuğum! Doğrusu ben uykuda iken seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?» dedi. «Ey babacığım! Ne ile emrolundunsa yap, Allah dilerse, sabredenlerden olduğumu göreceksin» dedi.[102]
فَلَمَّٓا
اَسْلَمَا
وَتَلَّهُ
لِلْجَب۪ينِۚ
Böylece ikisi de Allah’ a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: «Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız» diye seslendik.[103-105]
وَنَادَيْنَاهُ
اَنْ
يَٓا اِبْرٰه۪يمُۙ
Böylece ikisi de Allah’ a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: «Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız» diye seslendik.[103-105]
قَدْ
صَدَّقْتَ
الرُّءْيَاۚ
اِنَّا
كَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْمُحْسِن۪ينَ
Böylece ikisi de Allah’ a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: «Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız» diye seslendik.[103-105]
وَفَدَيْنَاهُ
بِذِبْحٍ
عَظ۪يمٍ
Ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.[107]
وَتَرَكْنَا
عَلَيْهِ
فِي
الْاٰخِر۪ينَ
Sonra gelenler içinde «İbrahim’e selam olsun» diye ona iyi bir ün bıraktık.[108-109]
كَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْمُحْسِن۪ينَ
İşte iyileri böylece mükafatlandırırız.[110]
وَبَشَّرْنَاهُ
بِاِسْحٰقَ
نَبِياًّ
مِنَ
الصَّالِح۪ينَ
Ona, iyilerden olan İshak’ı peygamber olarak müjdeledik.[112]
Yükleniyor...