Gramer Arama

Hazır aramalar

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 27 kez 2. inen: Kalem — 73 kez 3. inen: Müzzemmil — 51 kez 4. inen: Müddessir — 75 kez 5. inen: Fâtiha — 4 kez 6. inen: Tebbet — 5 kez 7. inen: Tekvîr — 12 kez 8. inen: A’lâ — 27 kez 9. inen: Leyl — 24 kez 10. inen: Fecr — 33 kez 11. inen: Duhâ — 13 kez 12. inen: İnşirâh — 7 kez 13. inen: Asr — 5 kez 14. inen: Âdiyât — 9 kez 15. inen: Kevser — 3 kez 16. inen: Tekâsür — 8 kez 17. inen: Mâ’ûn — 6 kez 18. inen: Kâfirûn — 7 kez 19. inen: Fil — 6 kez 20. inen: Felâk — 5 kez 21. inen: Nâs — 4 kez 22. inen: İhlâs — 2 kez 23. inen: Necm — 89 kez 24. inen: Abese — 35 kez 25. inen: Kadr — 4 kez 26. inen: Şems — 21 kez 27. inen: Bürûc — 15 kez 28. inen: Tîn — 6 kez 29. inen: Kureyş — 5 kez 30. inen: Kâri’a — 5 kez 31. inen: Kıyâme — 42 kez 32. inen: Hümeze — 7 kez 33. inen: Mürselât — 31 kez 34. inen: Kâf — 84 kez 35. inen: Beled — 15 kez 36. inen: Târık — 10 kez 37. inen: Kamer — 71 kez 38. inen: Sâd — 185 kez 39. inen: A’râf — 979 kez 40. inen: Cin — 65 kez 41. inen: Yâsîn — 190 kez 42. inen: Furkân — 248 kez 43. inen: Fâtır — 157 kez 44. inen: Meryem — 253 kez 45. inen: Tâ-Hâ — 438 kez 46. inen: Vâkı’a — 65 kez 47. inen: Şu’arâ — 336 kez 48. inen: Neml — 310 kez 49. inen: Kasas — 382 kez 50. inen: İsrâ — 422 kez 51. inen: Yûnus — 482 kez 52. inen: Hûd — 481 kez 53. inen: Yûsuf — 529 kez 54. inen: Hicr — 174 kez 55. inen: En’âm — 799 kez 56. inen: Sâffât — 208 kez 57. inen: Lokman — 135 kez 58. inen: Sebe’ — 218 kez 59. inen: Zümer — 277 kez 60. inen: Mü’min — 301 kez 61. inen: Fussilet — 186 kez 62. inen: Şûrâ — 176 kez 63. inen: Zuhruf — 199 kez 64. inen: Duhân — 69 kez 65. inen: Câsiye — 117 kez 66. inen: Ahkâf — 162 kez 67. inen: Zâriyât — 78 kez 68. inen: Gâşiye — 12 kez 69. inen: Kehf — 458 kez 70. inen: Nahl — 445 kez 71. inen: Nûh — 68 kez 72. inen: İbrahim — 208 kez 73. inen: Enbiyâ — 303 kez 74. inen: Mü’minûn — 260 kez 75. inen: Secde — 93 kez 76. inen: Tûr — 70 kez 77. inen: Mülk — 85 kez 78. inen: Hâkka — 46 kez 79. inen: Me’âric — 43 kez 80. inen: Nebe’ — 36 kez 81. inen: Nâzi’ât — 50 kez 82. inen: İnfitâr — 20 kez 83. inen: İnşikâk — 25 kez 84. inen: Rûm — 215 kez 85. inen: Ankebût — 254 kez 86. inen: Mutaffifîn — 36 kez 87. inen: Bakara — 1578 kez 88. inen: Enfâl — 358 kez 89. inen: Âl-i İmrân — 908 kez 90. inen: Ahzâb — 307 kez 91. inen: Mümtehine — 93 kez 92. inen: Nisâ — 914 kez 93. inen: Zilzâl — 9 kez 94. inen: Hadîd — 127 kez 95. inen: Muhammed — 145 kez 96. inen: Ra’d — 194 kez 97. inen: Rahmân — 69 kez 98. inen: İnsan — 47 kez 99. inen: Talâk — 82 kez 100. inen: Beyyine — 16 kez 101. inen: Haşr — 95 kez 102. inen: Nûr — 280 kez 103. inen: Hac — 286 kez 104. inen: Münâfikûn — 48 kez 105. inen: Mücâdele — 112 kez 106. inen: Hucurât — 96 kez 107. inen: Tahrîm — 65 kez 108. inen: Teğâbun — 66 kez 109. inen: Saff — 62 kez 110. inen: Cum’a — 40 kez 111. inen: Fetih — 146 kez 112. inen: Mâide — 706 kez 113. inen: Tevbe — 626 kez 114. inen: Nasr — 6 kez
← ilk inenson inen →

Fâil

Kehf suresi ✕ Aramayı temizle

458 yerde · 108 ayet · 1 sure

قَالَ اَرَاَيْتَ اِذْ اَوَيْنَٓا اِلَى الصَّخْرَةِ فَاِنّ۪ي نَس۪يتُ الْحُوتَۘ وَمَٓا اَنْسَان۪يهُ اِلَّا الشَّيْطَانُ اَنْ اَذْكُرَهُۚ وَاتَّخَذَ سَب۪يلَهُ فِي الْبَحْرِۗ عَجَباً
O da: «Bak sen! Kayalığa vardığımızda balığı unutmuştum. Bana onu hatırlamamı unutturan ancak şeytandır. Balık şaşılacak şekilde denizde yolunu tutup gitmiş» dedi.[63]
قَالَ ذٰلِكَ مَا كُنَّا نَبْغِۗ فَارْتَدَّا عَلٰٓى اٰثَارِهِمَا قَصَصاًۙ
Musa: «İstediğimiz zaten buydu» dedi. Hemen geldikleri yoldan izleri üzerinde geri döndüler.[64]
فَوَجَدَا عَبْداً مِنْ عِبَادِنَٓا اٰتَيْنَاهُ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِنَا وَعَلَّمْنَاهُ مِنْ لَدُنَّا عِلْماً
Bu arada ikisi katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve kendisine ilim öğrettiğimiz kullarımızdan birini buldular.[65]
قَالَ لَهُ مُوسٰى هَلْ اَتَّبِعُكَ عَلٰٓى اَنْ تُعَلِّمَنِ مِمَّا عُلِّمْتَ رُشْداً
Musa ona: «Sana öğretileni bana hayra götüren bir bilgi olarak öğretmen için peşinden gelebilir miyim?» dedi.[66]
قَالَ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَط۪يعَ مَعِيَ صَبْراً
O: «Sen doğrusu benim yaptıklarıma dayanamazsın, bilgice kavrayamadığın bir şeye nasıl dayanabilirsin?» dedi.[67-68]
وَكَيْفَ تَصْبِرُ عَلٰى مَا لَمْ تُحِطْ بِه۪ خُبْراً
O: «Sen doğrusu benim yaptıklarıma dayanamazsın, bilgice kavrayamadığın bir şeye nasıl dayanabilirsin?» dedi.[67-68]
قَالَ سَتَجِدُن۪ٓي اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ صَابِراً وَلَٓا اَعْص۪ي لَكَ اَمْراً
Musa: «İnşallah sabrettiğimi göreceksin, sana hiçbir işte baş kaldırmayacağım» dedi.[69]
قَالَ فَاِنِ اتَّبَعْتَن۪ي فَلَا تَسْـَٔلْن۪ي عَنْ شَيْءٍ حَتّٰٓى اُحْدِثَ لَكَ مِنْهُ ذِكْراً۟
O da: «O halde, bana uyacaksan, ben sana anlatmadıkça herhangi bir şey hakkında bana soru sormayacaksın» dedi.[70]
فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَا رَكِبَا فِي السَّف۪ينَةِ خَرَقَهَاۜ قَالَ اَخَرَقْتَهَا لِتُغْرِقَ اَهْلَهَاۚ لَقَدْ جِئْتَ شَيْـٔاً اِمْراً
Bunun üzerine kalkıp gittiler; sonunda bir gemiye bindiklerinde, o gemiyi deliverdi; Musa: «Gemiyi içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu şaşılacak bir şey yaptın» dedi.[71]
قَالَ اَلَمْ اَقُلْ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَط۪يعَ مَعِيَ صَبْراً
Musa’ya: «Ben sana yaptığım işlere dayanamazsın demedim mi?» dedi.[72]
قَالَ لَا تُؤَاخِذْن۪ي بِمَا نَس۪يتُ وَلَا تُرْهِقْن۪ي مِنْ اَمْر۪ي عُسْراً
Musa: «Unuttuğum için bana çıkışma, gücümün yetmediği şeyden beni sorumlu tutma» dedi.[73]
فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَا لَقِيَا غُلَاماً فَقَتَلَهُۙ قَالَ اَقَتَلْتَ نَفْساً زَكِيَّةً بِغَيْرِ نَفْسٍۜ لَقَدْ جِئْتَ شَيْـٔاً نُكْراً
Yine gittiler; sonunda bir erkek çocuğa rastladılar, o hemen onu öldürdü. Musa: «Bir cana karşılık olmaksızın masum bir cana mı kıydın? Doğrusu pek kötü bir şey yaptın» dedi.[74]
قَالَ اَلَمْ اَقُلْ لَكَ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَط۪يعَ مَعِيَ صَبْراً
O: «Ben sana, yaptığım işlere dayanamazsın demedim mi?» dedi.[75]
قَالَ اِنْ سَاَلْتُكَ عَنْ شَيْءٍ بَعْدَهَا فَلَا تُصَاحِبْن۪يۚ قَدْ بَلَغْتَ مِنْ لَدُنّ۪ي عُذْراً
Musa: «Bundan sonra sana bir şey sorarsam bana arkadaş olma, o zaman benim tarafımdan mazur sayılırsın» dedi.[76]
فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَٓا اَتَيَٓا اَهْلَ قَرْيَةٍۨ اسْتَطْعَمَٓا اَهْلَهَا فَاَبَوْا اَنْ يُضَيِّفُوهُمَا فَوَجَدَا ف۪يهَا جِدَاراً يُر۪يدُ اَنْ يَنْقَضَّ فَاَقَامَهُۜ قَالَ لَوْ شِئْتَ لَتَّخَذْتَ عَلَيْهِ اَجْراً
Yine yola koyuldular; sonunda vardıkları bir kasaba halkından yiyecek istediler. Kasaba halkı, bu ikisini misafir etmek istemedi. İkisi, şehrin içinde yıkılmağa yüz tutan bir duvar gördüler, Musa’nın arkadaşı onu doğrultuverdi; Musa: «Dileseydin buna karşı bir ücret alabilirdin» dedi.[77]
قَالَ هٰذَا فِرَاقُ بَيْن۪ي وَبَيْنِكَۚ سَاُنَبِّئُكَ بِتَأْو۪يلِ مَا لَمْ تَسْتَطِـعْ عَلَيْهِ صَبْراً
O şöyle söyledi: «İşte bu, seninle benim ayrılmamızı gerektiriyor; dayanamadığın işlerin yorumunu sana anlatacağım»[78]
اَمَّا السَّف۪ينَةُ فَكَانَتْ لِمَسَاك۪ينَ يَعْمَلُونَ فِي الْبَحْرِ فَاَرَدْتُ اَنْ اَع۪يبَهَا وَكَانَ وَرَٓاءَهُمْ مَلِكٌ يَأْخُذُ كُلَّ سَف۪ينَةٍ غَصْباً
«Gemi, denizde çalışan birkaç yoksula aitti; onu kusurlu kılmak istedim, çünkü peşlerinde her sağlam gemiye zorla el koyan bir hükümdar vardı.»[79]
وَاَمَّا الْغُلَامُ فَكَانَ اَبَوَاهُ مُؤْمِنَيْنِ فَخَش۪ينَٓا اَنْ يُرْهِقَهُمَا طُغْيَاناً وَكُفْراًۚ
«Oğlana gelince; onun ana babası inanmış kimselerdi. Çocuğun onları azdırmasından ve inkara sürüklemesinden korkmuştuk.[80]
فَاَرَدْنَٓا اَنْ يُبْدِلَهُمَا رَبُّهُمَا خَيْراً مِنْهُ زَكٰوةً وَاَقْرَبَ رُحْماً
Rablerinin o çocuktan daha temiz ve onlara daha çok merhamet eden birini vermesini istedik.»[81]
وَاَمَّا الْجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَامَيْنِ يَت۪يمَيْنِ فِي الْمَد۪ينَةِ وَكَانَ تَحْتَهُ كَنْزٌ لَهُمَا وَكَانَ اَبُوهُمَا صَالِحاًۚ فَاَرَادَ رَبُّكَ اَنْ يَبْلُغَٓا اَشُدَّهُمَا وَيَسْتَخْرِجَا كَنْزَهُمَاۗ رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَۚ وَمَا فَعَلْتُهُ عَنْ اَمْر۪يۜ ذٰلِكَ تَأْو۪يلُ مَا لَمْ تَسْطِـعْ عَلَيْهِ صَبْراًۜ۟
«Duvar ise, şehirde iki yetim erkek çocuğa aitti. Duvarın altında onların bir hazinesi vardı; babaları da iyi bir kimseydi. Rabbin onların erginlik çağına ulaşmasını ve Rabbinden bir rahmet olarak hazinelerini çıkarmalarını istedi. Ben bunları kendiliğimden yapmadım. İşte dayanamadığın işlerin içyüzleri budur.»[82]
Yükleniyor...