Gramer Arama
Hazır aramalar
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Fâil
Sâffât suresi ✕ Aramayı temizle
208 yerde · 132 ayet · 1 sure
لِمِثْلِ
هٰذَا
فَلْيَعْمَلِ
الْعَامِلُونَ
Çalışanlar bunun için çalışsın.[61]
اِنَّا
جَعَلْنَاهَا
فِتْنَةً
لِلظَّالِم۪ينَ
Biz o ağacı, zalimler için bir dert yaptık.[63]
اِنَّهَا
شَجَرَةٌ
تَخْرُجُ
ف۪ٓي
اَصْلِ
الْجَح۪يمِۙ
O, cehennemin dibinde çıkan bir ağaçtır.[64]
ثُمَّ
اِنَّ
مَرْجِعَهُمْ
لَاِلَى
الْجَح۪يمِ
Doğrusu sonra dönecekleri yer yine cehennemdir.[68]
اِنَّهُمْ
اَلْفَوْا
اٰبَٓاءَهُمْ
ضَٓالّ۪ينَۙ
Onlar babalarını şüphesiz sapık kimseler olarak bulmuşlardı.[69]
وَلَقَدْ
ضَلَّ
قَبْلَهُمْ
اَكْثَرُ
الْاَوَّل۪ينَۙ
Onlardan önce, evvelki ümmetlerin çoğu, and olsun ki sapıtmıştı.[71]
وَلَقَدْ
اَرْسَلْنَا
ف۪يهِمْ
مُنْذِر۪ينَ
And olsun ki, içlerine uyarıcılar göndermiştik.[72]
فَانْظُرْ
كَيْفَ
كَانَ
عَاقِبَةُ
الْمُنْذَر۪ينَۙ
Uyarıldığı halde yola gelmeyenlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak![73]
وَلَقَدْ
نَادٰينَا
نُوحٌ
فَلَنِعْمَ
الْمُج۪يبُونَۚ
And olsun ki, Nuh Bize seslenmişti de duasına ne güzel icabet etmiştik.[75]
وَنَجَّيْنَاهُ
وَاَهْلَهُ
مِنَ
الْكَرْبِ
الْعَظ۪يمِۘ
Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.[76]
وَجَعَلْنَا
ذُرِّيَّتَهُ
هُمُ
الْبَاق۪ينَۘ
Ancak onun soyunu sürekli kıldık.[77]
وَتَرَكْنَا
عَلَيْهِ
فِي
الْاٰخِر۪ينَۘ
Sonra gelenler içinde «Alemlerde, Nuh’a selam olsun» diye ona iyi bir ün bıraktık.[78-79]
اِنَّا
كَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْمُحْسِن۪ينَ
İşte Biz iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.[80]
ثُمَّ
اَغْرَقْنَا
الْاٰخَر۪ينَ
Sonra, diğerlerini suda boğduk.[82]
اِذْ
جَٓاءَ
رَبَّهُ
بِقَلْبٍ
سَل۪يمٍ
Nitekim Rabbine temiz bir kalple geldi.[84]
اِذْ
قَالَ
لِاَب۪يهِ
وَقَوْمِه۪
مَاذَا
تَعْبُدُونَۚ
İbrahim babasına ve milletine şöyle demişti: «Nelere kulluk ediyorsunuz?»[85]
اَئِفْكاً
اٰلِهَةً
دُونَ
اللّٰهِ
تُر۪يدُونَۜ
«Allah’ı bırakıp uydurma tanrılar mı istiyorsunuz?»[86]
فَمَا
ظَنُّكُمْ
بِرَبِّ
الْعَالَم۪ينَ
«Alemlerin Rabbi hakkındaki sanınız nedir?»[87]
فَنَظَرَ
نَظْرَةً
فِي
النُّجُومِۙ
İbrahim yıldızlara bir göz attı ve «Ben rahatsızım» dedi.[88-89]
فَقَالَ
اِنّ۪ي
سَق۪يمٌ
İbrahim yıldızlara bir göz attı ve «Ben rahatsızım» dedi.[88-89]
Yükleniyor...