Gramer Arama
Hazır aramalar
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Fâil
19.675 yerde · 5.526 ayet · 114 sure
يَعْلَمُونَ
مَا
تَفْعَلُونَ
Oysa, yaptıklarınızı bilen değerli yazıcılar sizi gözetlemektedirler.[10-2]
يَصْلَوْنَهَا
يَوْمَ
الدّ۪ينِ
Din Günü oraya girerler.[15]
وَمَٓا
اَدْرٰيكَ
مَا
يَوْمُ
الدّ۪ينِۙ
Din gününün ne olduğunu sen nereden bilirsin?[17]
ثُمَّ
مَٓا
اَدْرٰيكَ
مَا
يَوْمُ
الدّ۪ينِۜ
Evet, din gününün ne olduğunu nereden bileceksin?[18]
يَوْمَ
لَا
تَمْلِكُ
نَفْسٌ
لِنَفْسٍ
شَيْـٔاًۜ
وَالْاَمْرُ
يَوْمَئِذٍ
لِلّٰهِ
O gün, kimsenin kimseye hiçbir fayda sağlamayacağı bir gündür. O gün buyruk, yalnız Allah’ındır.[19]
اَلَّذ۪ينَ
اِذَا
اكْتَالُوا
عَلَى
النَّاسِ
يَسْتَوْفُونَۘ
İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline![1-3]
وَاِذَا
كَالُوهُمْ
اَوْ
وَزَنُوهُمْ
يُخْسِرُونَۜ
İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline![1-3]
اَلَا
يَظُنُّ
اُو۬لٰٓئِكَ
اَنَّهُمْ
مَبْعُوثُونَۙ
Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?[4-5]
يَوْمَ
يَقُومُ
النَّاسُ
لِرَبِّ
الْعَالَم۪ينَۜ
O gün insanlar Alemlerin Rabbinin huzurunda dururlar.[6]
وَمَٓا
اَدْرٰيكَ
مَا
سِجّ۪ينٌۜ
Siccin’in ne olduğunu sen nerden bilirsin?[8]
اَلَّذ۪ينَ
يُكَذِّبُونَ
بِيَوْمِ
الدّ۪ينِۜ
Onlar, kıyamet gününü yalanlamış olanlardır.[11]
وَمَا
يُكَذِّبُ
بِه۪ٓ
اِلَّا
كُلُّ
مُعْتَدٍ
اَث۪يمٍۙ
Oysa onu mütecaviz günahkardan başka kimse yalanlamaz.[12]
اِذَا
تُتْلٰى
عَلَيْهِ
اٰيَاتُنَا
قَالَ
اَسَاط۪يرُ
الْاَوَّل۪ينَۜ
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman «Öncekilerin masalları» der.[13]
كَلَّا
بَلْ۔
رَانَ
عَلٰى
قُلُوبِهِمْ
مَا
كَانُوا
يَكْسِبُونَ
Hayır, hayır; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp körletmiştir.[14]
ثُمَّ
يُقَالُ
هٰذَا
الَّذ۪ي
كُنْتُمْ
بِه۪
تُكَذِّبُونَۜ
Sonra da: «yalanlayıp durduğunuz işte budur» denecektir.[17]
وَمَٓا
اَدْرٰيكَ
مَا
عِلِّيُّونَۜ
O yüksek katların ne olduğunu sen bilir misin?[19]
يَشْهَدُهُ
الْمُقَرَّبُونَۜ
O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.[20-1]
عَلَى
الْاَرَٓائِكِ
يَنْظُرُونَۙ
İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.[22-3]
تَعْرِفُ
ف۪ي
وُجُوهِهِمْ
نَضْرَةَ
النَّع۪يمِۚ
Onları, yüzlerindeki nimet pırıltısından tanırsın.[24]
خِتَامُهُ
مِسْكٌۜ
وَف۪ي
ذٰلِكَ
فَلْيَتَنَافَسِ
الْمُتَنَافِسُونَۜ
Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.[25-6]
Yükleniyor...