Gramer Arama
Hazır aramalar
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Fâil
Hicr suresi ✕ Aramayı temizle
174 yerde · 88 ayet · 1 sure
رُبَمَا
يَوَدُّ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
لَوْ
كَانُوا
مُسْلِم۪ينَ
İnkar edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır.[2]
ذَرْهُمْ
يَأْكُلُوا
وَيَتَمَتَّعُوا
وَيُلْهِهِمُ
الْاَمَلُ
فَسَوْفَ
يَعْلَمُونَ
Bırak onları yesinler, zevk alsınlar; ümit onları avundursun; ilerde öğrenecekler.[3]
وَمَٓا
اَهْلَكْنَا
مِنْ
قَرْيَةٍ
اِلَّا
وَلَهَا
كِتَابٌ
مَعْلُومٌ
Yok ettiğimiz herhangi bir kasabanın elbette belli bir yazısı vardır.[4]
مَا
تَسْبِقُ
مِنْ
اُمَّةٍ
اَجَلَهَا
وَمَا
يَسْتَأْخِرُونَ
Hiçbir ümmet kendi süresini öne alamaz, geciktiremez de.[5]
وَقَالُوا
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ي
نُزِّلَ
عَلَيْهِ
الذِّكْرُ
اِنَّكَ
لَمَجْنُونٌۜ
Onlar: «Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene» dediler.[6-7]
لَوْ
مَا
تَأْت۪ينَا
بِالْمَلٰٓئِكَةِ
اِنْ
كُنْتَ
مِنَ
الصَّادِق۪ينَ
Onlar: «Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene» dediler.[6-7]
مَا
نُنَزِّلُ
الْمَلٰٓئِكَةَ
اِلَّا
بِالْحَقِّ
وَمَا
كَانُٓوا
اِذاً
مُنْظَر۪ينَ
Biz melekleri ancak gerekince indiririz. O takdirde de ceza görecekler asla geri bırakılmazlar.[8]
اِنَّا
نَحْنُ
نَزَّلْنَا
الذِّكْرَ
وَاِنَّا
لَهُ
لَحَافِظُونَ
Doğrusu Kitap’ı Biz indirdik, onun koruyucusu elbette Biziz.[9]
وَلَقَدْ
اَرْسَلْنَا
مِنْ
قَبْلِكَ
ف۪ي
شِيَعِ
الْاَوَّل۪ينَ
And olsun ki, senden önce çeşitli ümmetlere peygamber göndermiştik.[10]
وَمَا
يَأْت۪يهِمْ
مِنْ
رَسُولٍ
اِلَّا
كَانُوا
بِه۪
يَسْتَهْزِؤُ۫نَ
Onlara gelen her peygamberi alaya alıyorlardı.[11]
كَذٰلِكَ
نَسْلُكُهُ
ف۪ي
قُلُوبِ
الْمُجْرِم۪ينَۙ
Aynı şekilde biz de Kitap’ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin uğradıkları meydandadır.[12-13]
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِه۪
وَقَدْ
خَلَتْ
سُنَّةُ
الْاَوَّل۪ينَ
Aynı şekilde biz de Kitap’ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin uğradıkları meydandadır.[12-13]
وَلَوْ
فَتَحْنَا
عَلَيْهِمْ
بَاباً
مِنَ
السَّمَٓاءِ
فَظَلُّوا
ف۪يهِ
يَعْرُجُونَۙ
Onlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: «Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik» derler.[14-15]
لَقَالُٓوا
اِنَّمَا
سُكِّرَتْ
اَبْصَارُنَا
بَلْ
نَحْنُ
قَوْمٌ
مَسْحُورُونَ۟
Onlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: «Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik» derler.[14-15]
وَلَقَدْ
جَعَلْنَا
فِي
السَّمَٓاءِ
بُرُوجاً
وَزَيَّنَّاهَا
لِلنَّاظِر۪ينَۙ
And olsun ki, gökte burçlar meydana getirdik, onları bakanlar için donattık.[16]
وَحَفِظْنَاهَا
مِنْ
كُلِّ
شَيْطَانٍ
رَج۪يمٍۙ
Onları, kovulmuş her şeytandan koruduk.[17]
اِلَّا
مَنِ
اسْتَرَقَ
السَّمْعَ
فَاَتْبَعَهُ
شِهَابٌ
مُب۪ينٌ
Fakat kulak hırsızlığı yapan olursa, parlak bir ateş onu kovalar.[18]
وَالْاَرْضَ
مَدَدْنَاهَا
وَاَلْقَيْنَا
ف۪يهَا
رَوَاسِيَ
وَاَنْبَتْنَا
ف۪يهَا
مِنْ
كُلِّ
شَيْءٍ
مَوْزُونٍ
Yeri yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her şeyi bir ölçüye göre bitirdik.[19]
وَجَعَلْنَا
لَكُمْ
ف۪يهَا
مَعَايِشَ
وَمَنْ
لَسْتُمْ
لَهُ
بِرَازِق۪ينَ
Orada sizin ve rızık veremeyeceğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.[20]
وَاِنْ
مِنْ
شَيْءٍ
اِلَّا
عِنْدَنَا
خَزَٓائِنُهُۘ
وَمَا
نُنَزِّلُـهُٓ
اِلَّا
بِقَدَرٍ
مَعْلُومٍ
Hazinesi Bizim katımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Biz onu ancak belli bir ölçüye göre indiririz.[21]
Yükleniyor...