Gramer Arama

Hazır aramalar

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 27 kez (binde 375) 2. inen: Kalem — 73 kez (binde 243.3) 3. inen: Müzzemmil — 51 kez (binde 256.3) 4. inen: Müddessir — 75 kez (binde 294.1) 5. inen: Fâtiha — 4 kez (binde 137.9) 6. inen: Tebbet — 5 kez (binde 217.4) 7. inen: Tekvîr — 12 kez (binde 115.4) 8. inen: A’lâ — 27 kez (binde 375) 9. inen: Leyl — 24 kez (binde 338) 10. inen: Fecr — 33 kez (binde 240.9) 11. inen: Duhâ — 13 kez (binde 325) 12. inen: İnşirâh — 7 kez (binde 259.3) 13. inen: Asr — 5 kez (binde 357.1) 14. inen: Âdiyât — 9 kez (binde 225) 15. inen: Kevser — 3 kez (binde 300) 16. inen: Tekâsür — 8 kez (binde 285.7) 17. inen: Mâ’ûn — 6 kez (binde 240) 18. inen: Kâfirûn — 7 kez (binde 269.2) 19. inen: Fil — 6 kez (binde 260.9) 20. inen: Felâk — 5 kez (binde 217.4) 21. inen: Nâs — 4 kez (binde 200) 22. inen: İhlâs — 2 kez (binde 133.3) 23. inen: Necm — 89 kez (binde 247.2) 24. inen: Abese — 35 kez (binde 263.2) 25. inen: Kadr — 4 kez (binde 133.3) 26. inen: Şems — 21 kez (binde 388.9) 27. inen: Bürûc — 15 kez (binde 137.6) 28. inen: Tîn — 6 kez (binde 176.5) 29. inen: Kureyş — 5 kez (binde 294.1) 30. inen: Kâri’a — 5 kez (binde 138.9) 31. inen: Kıyâme — 42 kez (binde 256.1) 32. inen: Hümeze — 7 kez (binde 212.1) 33. inen: Mürselât — 31 kez (binde 171.3) 34. inen: Kâf — 84 kez (binde 225.2) 35. inen: Beled — 15 kez (binde 182.9) 36. inen: Târık — 10 kez (binde 163.9) 37. inen: Kamer — 71 kez (binde 207.6) 38. inen: Sâd — 185 kez (binde 252.7) 39. inen: A’râf — 979 kez (binde 294.9) 40. inen: Cin — 65 kez (binde 227.3) 41. inen: Yâsîn — 190 kez (binde 262.1) 42. inen: Furkân — 248 kez (binde 277.7) 43. inen: Fâtır — 157 kez (binde 202.6) 44. inen: Meryem — 253 kez (binde 263.3) 45. inen: Tâ-Hâ — 438 kez (binde 328.1) 46. inen: Vâkı’a — 65 kez (binde 171.5) 47. inen: Şu’arâ — 336 kez (binde 254.9) 48. inen: Neml — 310 kez (binde 269.3) 49. inen: Kasas — 382 kez (binde 267.1) 50. inen: İsrâ — 422 kez (binde 271.2) 51. inen: Yûnus — 482 kez (binde 263) 52. inen: Hûd — 481 kez (binde 250.9) 53. inen: Yûsuf — 529 kez (binde 297.7) 54. inen: Hicr — 174 kez (binde 265.6) 55. inen: En’âm — 799 kez (binde 262) 56. inen: Sâffât — 208 kez (binde 241.9) 57. inen: Lokman — 135 kez (binde 247.3) 58. inen: Sebe’ — 218 kez (binde 246.9) 59. inen: Zümer — 277 kez (binde 236.5) 60. inen: Mü’min — 301 kez (binde 246.9) 61. inen: Fussilet — 186 kez (binde 234.3) 62. inen: Şûrâ — 176 kez (binde 204.7) 63. inen: Zuhruf — 199 kez (binde 239.8) 64. inen: Duhân — 69 kez (binde 199.4) 65. inen: Câsiye — 117 kez (binde 239.8) 66. inen: Ahkâf — 162 kez (binde 251.9) 67. inen: Zâriyât — 78 kez (binde 216.7) 68. inen: Gâşiye — 12 kez (binde 130.4) 69. inen: Kehf — 458 kez (binde 290.6) 70. inen: Nahl — 445 kez (binde 241.3) 71. inen: Nûh — 68 kez (binde 300.9) 72. inen: İbrahim — 208 kez (binde 250.6) 73. inen: Enbiyâ — 303 kez (binde 259.6) 74. inen: Mü’minûn — 260 kez (binde 247.9) 75. inen: Secde — 93 kez (binde 250) 76. inen: Tûr — 70 kez (binde 224.4) 77. inen: Mülk — 85 kez (binde 255.3) 78. inen: Hâkka — 46 kez (binde 178.3) 79. inen: Me’âric — 43 kez (binde 198.2) 80. inen: Nebe’ — 36 kez (binde 208.1) 81. inen: Nâzi’ât — 50 kez (binde 279.3) 82. inen: İnfitâr — 20 kez (binde 250) 83. inen: İnşikâk — 25 kez (binde 233.6) 84. inen: Rûm — 215 kez (binde 263.2) 85. inen: Ankebût — 254 kez (binde 260.2) 86. inen: Mutaffifîn — 36 kez (binde 213) 87. inen: Bakara — 1578 kez (binde 258) 88. inen: Enfâl — 358 kez (binde 290.3) 89. inen: Âl-i İmrân — 908 kez (binde 260.8) 90. inen: Ahzâb — 307 kez (binde 238.5) 91. inen: Mümtehine — 93 kez (binde 267.2) 92. inen: Nisâ — 914 kez (binde 244) 93. inen: Zilzâl — 9 kez (binde 250) 94. inen: Hadîd — 127 kez (binde 221.3) 95. inen: Muhammed — 145 kez (binde 269) 96. inen: Ra’d — 194 kez (binde 227.4) 97. inen: Rahmân — 69 kez (binde 196.6) 98. inen: İnsan — 47 kez (binde 193.4) 99. inen: Talâk — 82 kez (binde 285.7) 100. inen: Beyyine — 16 kez (binde 170.2) 101. inen: Haşr — 95 kez (binde 213.5) 102. inen: Nûr — 280 kez (binde 212.8) 103. inen: Hac — 286 kez (binde 224.5) 104. inen: Münâfikûn — 48 kez (binde 268.2) 105. inen: Mücâdele — 112 kez (binde 237.3) 106. inen: Hucurât — 96 kez (binde 276.7) 107. inen: Tahrîm — 65 kez (binde 261) 108. inen: Teğâbun — 66 kez (binde 273.9) 109. inen: Saff — 62 kez (binde 280.5) 110. inen: Cum’a — 40 kez (binde 228.6) 111. inen: Fetih — 146 kez (binde 260.7) 112. inen: Mâide — 706 kez (binde 251.8) 113. inen: Tevbe — 626 kez (binde 250.6) 114. inen: Nasr — 6 kez (binde 315.8)
← ilk inenson inen →

Fâil

Enfâl suresi ✕ Aramayı temizle

358 yerde · 74 ayet · 1 sure

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْاَنْفَالِۜ قُلِ الْاَنْفَالُ لِلّٰهِ وَالرَّسُولِۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَصْلِحُوا ذَاتَ بَيْنِكُمْۖ وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُٓ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ
Sana, ganimetlere dair soru sorarlar, de ki: Ganimetler Allah’ın ve Peygamberindir. İnanıyorsanız Allah’tan sakının, aranızdaki münasebetleri düzeltin, Allah’a ve Peygamberine itaat edin.[1]
اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَاِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ اٰيَاتُهُ زَادَتْهُمْ ا۪يمَاناً وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَۚ
İnananlar ancak, o kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalbleri titrer, ayetleri okunduğu zaman bu onların imanlarını artırır. Ve Rablerine güvenirler; namaz kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan yerli yerince sarf ederler.[2-3]
اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۜ
İnananlar ancak, o kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalbleri titrer, ayetleri okunduğu zaman bu onların imanlarını artırır. Ve Rablerine güvenirler; namaz kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan yerli yerince sarf ederler.[2-3]
كَمَٓا اَخْرَجَكَ رَبُّكَ مِنْ بَيْتِكَ بِالْحَقِّۖ وَاِنَّ فَر۪يقاً مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ لَكَارِهُونَۙ
Nitekim, Rabbin seni hak uğrunda evinden savaş için çıkarmıştı, oysa müslümanların bir takımı bundan hoşlanmamıştı.[5]
يُجَادِلُونَكَ فِي الْحَقِّ بَعْدَ مَا تَبَيَّنَ كَاَنَّمَا يُسَاقُونَ اِلَى الْمَوْتِ وَهُمْ يَنْظُرُونَۜ
Sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, gerçek ortaya çıktıktan sonra bile seninle tartışıyorlardı.[6]
وَاِذْ يَعِدُكُمُ اللّٰهُ اِحْدَى الطَّٓائِفَتَيْنِ اَنَّهَا لَكُمْ وَتَوَدُّونَ اَنَّ غَيْرَ ذَاتِ الشَّوْكَةِ تَكُونُ لَكُمْ وَيُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ يُحِقَّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ وَيَقْطَعَ دَابِرَ الْكَافِر۪ينَۙ
Allah bu iki taifeden birini size vadetmişti; siz, kuvvetsiz olanın size düşmesini istiyordunuz. Oysa, suçluların hoşuna gitmese de, hakkı ortaya çıkarmak ve batılı tepelemek için, Allah sözleriyle hakkı ortaya koymak ve inkarcıların kökünü kesmek istiyordu.[7-8]
لِيُحِقَّ الْحَقَّ وَيُبْطِلَ الْبَاطِلَ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَۚ
Allah bu iki taifeden birini size vadetmişti; siz, kuvvetsiz olanın size düşmesini istiyordunuz. Oysa, suçluların hoşuna gitmese de, hakkı ortaya çıkarmak ve batılı tepelemek için, Allah sözleriyle hakkı ortaya koymak ve inkarcıların kökünü kesmek istiyordu.[7-8]
اِذْ تَسْتَغ۪يثُونَ رَبَّكُمْ فَاسْتَجَابَ لَكُمْ اَنّ۪ي مُمِدُّكُمْ بِاَلْفٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُرْدِف۪ينَ
Rabbinizin yardımına sığınıyordunuz. O, «Ben size, birbiri peşinden bin melekle yardım ederim» diye cevap vermişti.[9]
وَمَا جَعَلَهُ اللّٰهُ اِلَّا بُشْرٰى وَلِتَطْمَئِنَّ بِه۪ قُلُوبُكُمْۚ وَمَا النَّصْرُ اِلَّا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟
Allah bunu ancak bir müjde olması ve kalblerinizin yatışması için yapmıştı. Yardım ancak Allah katındandır. Doğrusu Allah güçlüdür, hakimdir.[10]
اِذْ يُغَشّ۪يكُمُ النُّعَاسَ اَمَنَةً مِنْهُ وَيُنَزِّلُ عَلَيْكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً لِيُطَهِّرَكُمْ بِه۪ وَيُذْهِبَ عَنْكُمْ رِجْزَ الشَّيْطَانِ وَلِيَرْبِطَ عَلٰى قُلُوبِكُمْ وَيُثَبِّتَ بِهِ الْاَقْدَامَۜ
Allah kendi katından bir güven işareti olarak sizi hafif bir uykuya daldırmıştı. Sizi arıtmak, sizden şeytan vesvesesini gidermek, kalblerinizi pekiştirmek ve sebatınızı artırmak için gökten size su indirmişti.[11]
اِذْ يُوح۪ي رَبُّكَ اِلَى الْمَلٰٓئِكَةِ اَنّ۪ي مَعَكُمْ فَثَبِّتُوا الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ سَاُلْق۪ي ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا الرُّعْبَ فَاضْرِبُوا فَوْقَ الْاَعْنَاقِ وَاضْرِبُوا مِنْهُمْ كُلَّ بَنَانٍۜ
Rabbin meleklere, «Ben sizinleyim, inananları destekleyin» diye vahyetti. «Ben inkar edenlerin kalblerine korku salacağım, artık vurun onların boyunları üstüne, vurun her parmağına» dedi.[12]
ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ شَٓاقُّوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۚ وَمَنْ يُشَاقِقِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ
Bu, onların Allah’a ve Peygamberine karşı koymalarındandır. Kim Allah’a ve peygamberine karşı koyarsa, bilsin ki, Allah’ın cezası şiddetlidir.[13]
ذٰلِكُمْ فَذُوقُوهُ وَاَنَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابَ النَّارِ
İşte bunu tadın, inkar edenlere cehennem azabı da vardır.[14]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا لَق۪يتُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا زَحْفاً فَلَا تُوَلُّوهُمُ الْاَدْبَارَۚ
Ey İnananlar! Savaş için ilerlerken, inkar edenlerle toplu halde karşılaştığınızda onlara arkanızı dönmeyin.[15]
وَمَنْ يُوَلِّهِمْ يَوْمَئِذٍ دُبُرَهُٓ اِلَّا مُتَحَرِّفاً لِقِتَالٍ اَوْ مُتَحَيِّزاً اِلٰى فِئَةٍ فَقَدْ بَٓاءَ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِ وَمَأْوٰيهُ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ
Tekrar savaşmak için bir tarafa çekilmek veya bir başka topluluğa katılmak maksadı dışında, o gün arkasını düşmana dönen kimse Allah’dan bir gazaba uğramış olur. Onun varacağı yer cehennemdir. Ne kötü bir dönüştür![16]
فَلَمْ تَقْتُلُوهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ قَتَلَهُمْۖ وَمَا رَمَيْتَ اِذْ رَمَيْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ رَمٰىۚ وَلِيُبْلِيَ الْمُؤْمِن۪ينَ مِنْهُ بَلَٓاءً حَسَناًۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ
Onları siz öldürmediniz fakat Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmamıştın, fakat Allah atmıştı. Allah bunu, inananları güzel bir imtihana tabi tutmak için yapmıştı. Doğrusu O işitir ve bilir.[17]
ذٰلِكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ مُوهِنُ كَيْدِ الْكَافِر۪ينَ
İşte bu, Allah’ın inkarcıların düzenini zayıflatıp yok etmesidir.[18]
اِنْ تَسْتَفْتِحُوا فَقَدْ جَٓاءَكُمُ الْفَتْحُۚ وَاِنْ تَنْتَهُوا فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَاِنْ تَعُودُوا نَعُدْۚ وَلَنْ تُغْنِيَ عَنْكُمْ فِئَتُكُمْ شَيْـٔاً وَلَوْ كَـثُرَتْۙ وَاَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُؤْمِن۪ينَ۟
Ey inkarcılar! Zafer istiyorsanız, işte zafer geldi (aleyhinize çıktı). Peygambere karşı gelmekten vazgeçerseniz sizin iyiliğinize olur, yok tekrar dönerseniz biz de döneriz; topluluğunuz çok da olsa size hiçbir fayda vermez. Allah inananlarla beraberdir.[19]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَا تَوَلَّوْا عَنْهُ وَاَنْتُمْ تَسْمَعُونَۚ
Ey inananlar! Allah’a ve Peygamberine itaat edin, Kuran’ı dinleyip dururken yüz çevirmeyin, dinlemedikleri halde «dinledik» diyenler gibi olmayın.[20-21]
وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ قَالُوا سَمِعْنَا وَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ
Ey inananlar! Allah’a ve Peygamberine itaat edin, Kuran’ı dinleyip dururken yüz çevirmeyin, dinlemedikleri halde «dinledik» diyenler gibi olmayın.[20-21]
Yükleniyor...