Gramer Arama
Hazır aramalar
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Fâil
19.675 yerde · 5.526 ayet · 114 sure
وَالصُّبْحِ
اِذَٓا
اَسْفَرَۙ
Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.[32-37]
لِمَنْ
شَٓاءَ
مِنْكُمْ
اَنْ
يَتَقَدَّمَ
اَوْ
يَتَاَخَّرَۜ
Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.[32-37]
كُلُّ
نَفْسٍ
بِمَا
كَسَبَتْ
رَه۪ينَةٌۙ
Herkes kazancına bağlı bir rehindir;[38]
ف۪ي
جَنَّاتٍۜۛ
يَتَسَٓاءَلُونَۙ
Ancak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: «Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?» diye sorarlar.[39-42]
مَا
سَلَـكَكُمْ
ف۪ي
سَقَرَ
Ancak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: «Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?» diye sorarlar.[39-42]
قَالُوا
لَمْ
نَكُ
مِنَ
الْمُصَلّ۪ينَۙ
Onlar derler ki: «Namaz kılanlardan değildik.»[43]
وَلَمْ
نَكُ
نُطْعِمُ
الْمِسْك۪ينَۙ
«Düşkün kimseyi doyurmuyorduk.»[44]
وَكُنَّا
نَخُوضُ
مَعَ
الْخَٓائِض۪ينَۙ
«Batıla dalanlarla biz de dalardık.»[45]
وَكُنَّا
نُكَذِّبُ
بِيَوْمِ
الدّ۪ينِۙ
«Ceza gününü yalanlardık.»[46]
حَتّٰٓى
اَتٰينَا
الْيَق۪ينُۜ
«Ölüm bize o haldeyken geldi.»[47]
فَمَا
تَنْفَعُهُمْ
شَفَاعَةُ
الشَّافِع۪ينَۜ
Artık onlara, şefaatçilerin şefaati fayda vermez.[48]
فَرَّتْ
مِنْ
قَسْوَرَةٍۜ
Aslandan ürkerek kaçan yabani merkeplere benzerler.[50-51]
بَلْ
يُر۪يدُ
كُلُّ
امْرِئٍ
مِنْهُمْ
اَنْ
يُؤْتٰى
صُحُفاً
مُنَشَّرَةًۙ
Hayır; her biri önüne açılıvermiş sahifeler verilmesini ister.[52]
كَلَّاۜ
بَلْ
لَا
يَخَافُونَ
الْاٰخِرَةَۜ
Hayır; daha doğrusu ahiretten korkmazlar.[53]
فَمَنْ
شَٓاءَ
ذَكَرَهُۜ
Dileyen kimse öğüt alır.[55]
وَمَا
يَذْكُرُونَ
اِلَّٓا
اَنْ
يَشَٓاءَ
اللّٰهُۜ
هُوَ
اَهْلُ
التَّقْوٰى
وَاَهْلُ
الْمَغْفِرَةِ
Allah dilemeksizin öğüt alamazlar. O, kendisinden korkulmaya daha layıktır ve bağışlamaya daha ehildir.[56]
لَٓا
اُقْسِمُ
بِيَوْمِ
الْقِيٰمَةِۙ
Kıyamet gününe yemin ederim.[1]
وَلَٓا
اُقْسِمُ
بِالنَّفْسِ
اللَّوَّامَةِ
Ve nedamet çeken nefse yemin ederim.[2]
اَيَحْسَبُ
الْاِنْسَانُ
اَلَّنْ
نَجْمَعَ
عِظَامَهُۜ
İnsan, kemiklerini bir araya toplayamayız mı sanıyor?[3]
بَلٰى
قَادِر۪ينَ
عَلٰٓى
اَنْ
نُسَوِّيَ
بَنَانَهُ
Evet, Biz onu, parmak uçlarına varıncaya kadar bütün incelikleriyle yeniden yapmaya kadiriz.[4]
Yükleniyor...