Gramer Arama
Hazır aramalar
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Fâil
yalnız gizli öğeler ✕ Aramayı temizle
7.605 yerde · 3.677 ayet · 114 sure
وَمَنْ
اَحْسَنُ
د۪يناً
مِمَّنْ
اَسْلَمَ
وَجْهَهُ
لِلّٰهِ
وَهُوَ
مُحْسِنٌ
وَاتَّبَعَ
مِلَّةَ
اِبْرٰه۪يمَ
حَن۪يفاًۜ
وَاتَّخَذَ
اللّٰهُ
اِبْرٰه۪يمَ
خَل۪يلاً
İyilik yaparak kendisini Allah’a teslim edip, hakka yönelen İbrahim’in dinine uyandan, din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah İbrahim’i dost edinmişti.[125]
وَلِلّٰهِ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَمَا
فِي
الْاَرْضِۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
مُح۪يطاً۟
Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah’ındır. Allah her şeyi kuşatır.[126]
وَيَسْتَفْتُونَكَ
فِي
النِّسَٓاءِۜ
قُلِ
اللّٰهُ
يُفْت۪يكُمْ
ف۪يهِنَّۙ
وَمَا
يُتْلٰى
عَلَيْكُمْ
فِي
الْكِتَابِ
ف۪ي
يَتَامَى
النِّسَٓاءِ
الّٰت۪ي
لَا
تُؤْتُونَهُنَّ
مَا
كُتِبَ
لَهُنَّ
وَتَرْغَبُونَ
اَنْ
تَنْكِحُوهُنَّ
وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ
مِنَ
الْوِلْدَانِۙ
وَاَنْ
تَقُومُوا
لِلْيَتَامٰى
بِالْقِسْطِۜ
وَمَا
تَفْعَلُوا
مِنْ
خَيْرٍ
فَاِنَّ
اللّٰهَ
كَانَ
بِه۪
عَل۪يماً
Kadınlar hakkında senden fetva isterler, de ki: «Onlar hakkında fetvayı size Allah veriyor: «Bu fetva, kendilerine yazılan şeyi vermeyip kendileriyle evlenmeyi arzuladığınız yetim kadınlara ve bir de zavallı çocuklara ve yetimlere doğrulukla bakmanız hususunda Kitap’da size okunandır». Ne iyilik yaparsaniz Allah onu şüphesiz bilir.[127]
وَاِنِ
امْرَاَةٌ
خَافَتْ
مِنْ
بَعْلِهَا
نُشُوزاً
اَوْ
اِعْرَاضاً
فَلَا
جُنَاحَ
عَلَيْهِمَٓا
اَنْ
يُصْلِحَا
بَيْنَهُمَا
صُلْحاًۜ
وَالصُّلْحُ
خَيْرٌۜ
وَاُحْضِرَتِ
الْاَنْفُسُ
الشُّحَّۜ
وَاِنْ
تُحْسِنُوا
وَتَتَّقُوا
فَاِنَّ
اللّٰهَ
كَانَ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
خَب۪يراً
Eğer kadın, kocasının serkeşliğinden veya aldırışsızlığından endişe ederse, aralarında anlaşmaya çalışmalarında kendilerine bir engel yoktur. Anlaşmak daha hayırlıdır. Nefisler kıskançlığa meyyaldir. Eğer iyi davranır ve haksızlıktan sakınırsaniz bilin ki, Allah işlediklerinizden şüphesiz haberdardır.[128]
وَلِلّٰهِ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَمَا
فِي
الْاَرْضِۜ
وَلَقَدْ
وَصَّيْنَا
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
مِنْ
قَبْلِكُمْ
وَاِيَّاكُمْ
اَنِ
اتَّقُوا
اللّٰهَۜ
وَاِنْ
تَكْفُرُوا
فَاِنَّ
لِلّٰهِ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَمَا
فِي
الْاَرْضِۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
غَنِياًّ
حَم۪يداً
Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah’ındır. And olsun ki, sizden önce Kitap verilenlere ve size, Allah’tan sakınmanızı tavsiye ettik. İnkar ederseniz bilin ki, göklerde olanlar da yerde olanlar da Allah’ındır. Vekil olarak Allah yeter.[131]
وَلِلّٰهِ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَمَا
فِي
الْاَرْضِۜ
وَكَفٰى
بِاللّٰهِ
وَك۪يلاً
Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah’ındır. Vekil olarak Allah yeter.[132]
اِنْ
يَشَأْ
يُذْهِبْكُمْ
اَيُّهَا
النَّاسُ
وَيَأْتِ
بِاٰخَر۪ينَۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
عَلٰى
ذٰلِكَ
قَد۪يراً
Ey İnsanlar! Allah dilerse sizi yok eder, başkalarını getirir, O, buna Kadir’dir.[133]
مَنْ
كَانَ
يُر۪يدُ
ثَوَابَ
الدُّنْيَا
فَعِنْدَ
اللّٰهِ
ثَوَابُ
الدُّنْيَا
وَالْاٰخِرَةِۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
سَم۪يعاً
بَص۪يراً۟
Dünya nimetini kim isterse, bilsin ki, dünyanın ve ahiretin nimeti Allah’ın katındadır. Allah işitir ve görür.[134]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
كُونُوا
قَوَّام۪ينَ
بِالْقِسْطِ
شُهَدَٓاءَ
لِلّٰهِ
وَلَوْ
عَلٰٓى
اَنْفُسِكُمْ
اَوِ
الْوَالِدَيْنِ
وَالْاَقْرَب۪ينَۚ
اِنْ
يَكُنْ
غَنِياًّ
اَوْ
فَق۪يراً
فَاللّٰهُ
اَوْلٰى
بِهِمَا
فَلَا
تَتَّبِعُوا
الْهَوٰٓى
اَنْ
تَعْدِلُواۚ
وَاِنْ
تَلْـوُٓ۫ا
اَوْ
تُعْرِضُوا
فَاِنَّ
اللّٰهَ
كَانَ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
خَب۪يراً
Ey İnananlar! Kendiniz, ana babanız ve yakınlarınız aleyhlerine de olsa, Allah için şahit olarak adaleti gözetin; ister zengin, ister fakir olsun, Allah onlara daha yakındır. Adaletinizde heveslere uymayın. Eğer eğriltirseniz veya yüz çevirirseniz bilin ki, Allah işlediklerinizden şüphesiz haberdardır.[135]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اٰمِنُوا
بِاللّٰهِ
وَرَسُولِه۪
وَالْكِتَابِ
الَّذ۪ي
نَزَّلَ
عَلٰى
رَسُولِه۪
وَالْكِتَابِ
الَّـذ۪ٓي
اَنْزَلَ
مِنْ
قَبْلُۜ
وَمَنْ
يَكْفُرْ
بِاللّٰهِ
وَمَلٰٓئِكَتِه۪
وَكُتُبِه۪
وَرُسُلِه۪
وَالْيَوْمِ
الْاٰخِرِ
فَقَدْ
ضَلَّ
ضَلَالاً
بَع۪يداً
Ey İnananlar! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitap’a ve daha önce indirdiği Kitap’a inanmakta sebat gösterin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününu inkar ederse, şüphesiz derin bir sapıklığa sapmıştır.[136]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
ثُمَّ
كَفَرُوا
ثُمَّ
اٰمَنُوا
ثُمَّ
كَفَرُوا
ثُمَّ
ازْدَادُوا
كُفْراً
لَمْ
يَكُنِ
اللّٰهُ
لِيَغْفِرَ
لَهُمْ
وَلَا
لِيَهْدِيَهُمْ
سَب۪يلاًۜ
Doğrusu inanıp sonra inkar edenleri, sonra inanıp tekrar inkar edenleri, sonra da inkarları artmış olanları Allah bağışlamaz; onları doğru yola eriştirmez.[137]
بَشِّرِ
الْمُنَافِق۪ينَ
بِاَنَّ
لَهُمْ
عَذَاباً
اَل۪يماًۙ
Münafıklara, kendilerine elem verici bir azab olduğunu müjdele.[138]
وَقَدْ
نَزَّلَ
عَلَيْكُمْ
فِي
الْكِتَابِ
اَنْ
اِذَا
سَمِعْتُمْ
اٰيَاتِ
اللّٰهِ
يُكْفَرُ
بِهَا
وَيُسْتَهْزَاُ
بِهَا
فَلَا
تَقْعُدُوا
مَعَهُمْ
حَتّٰى
يَخُوضُوا
ف۪ي
حَد۪يثٍ
غَيْرِه۪ۘ
اِنَّكُمْ
اِذاً
مِثْلُهُمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
جَامِـعُ
الْمُنَافِق۪ينَ
وَالْكَافِر۪ينَ
ف۪ي
جَهَنَّمَ
جَم۪يعاًۙ
O, size Kitap’da «Allah’ın ayetlerinin inkar edildiğini ve alaya alındığını işittiğinizde, başka bir söze geçmedikçe, onlarla bir arada oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz» diye indirdi. Doğrusu Allah münafıkları ve kafirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.[140]
اَلَّذ۪ينَ
يَتَرَبَّصُونَ
بِكُمْۚ
فَاِنْ
كَانَ
لَكُمْ
فَتْحٌ
مِنَ
اللّٰهِ
قَالُٓوا
اَلَمْ
نَكُنْ
مَعَكُمْۘ
وَاِنْ
كَانَ
لِلْكَافِر۪ينَ
نَص۪يبٌۙ
قَالُٓوا
اَلَمْ
نَسْتَحْوِذْ
عَلَيْكُمْ
وَنَمْنَعْكُمْ
مِنَ
الْمُؤْمِن۪ينَۜ
فَاللّٰهُ
يَحْكُمُ
بَيْنَكُمْ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِۜ
وَلَنْ
يَجْعَلَ
اللّٰهُ
لِلْكَافِر۪ينَ
عَلَى
الْمُؤْمِن۪ينَ
سَب۪يلاً۟
Sizi gözleyenler, Allah’tan size bir zafer gelirse, «Sizinle beraber değil miydik?» derler; eğer kafirlere bir pay çıkarsa, onlara: «Size üstünlük sağlayarak sizi müminlerden korumadık mı?» derler. Allah kıyamet günü aranızda hüküm verir. Allah inkarcılara, inananlar aleyhinde asla fırsat vermeyecektir.[141]
مُذَبْذَب۪ينَ
بَيْنَ
ذٰلِكَۗ
لَٓا
اِلٰى
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
وَلَٓا
اِلٰى
هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ
وَمَنْ
يُضْلِلِ
اللّٰهُ
فَلَنْ
تَجِدَ
لَهُ
سَب۪يلاً
Doğrusu münafıklar Allah’ı aldatmağa çalışırlar, oysa O, onlara aldatmanın ne olduğunu gösterecektir. Onlar namaza tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, ne onlarla, ne de bunlarla olur, ikisi arasında bocalayarak Allah’ı pek az anarlar. Allah’ın saptırdığı kimseye yol bulamayacaksın.[142-143]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَا
تَتَّخِذُوا
الْكَافِر۪ينَ
اَوْلِيَٓاءَ
مِنْ
دُونِ
الْمُؤْمِن۪ينَۜ
اَتُر۪يدُونَ
اَنْ
تَجْعَلُوا
لِلّٰهِ
عَلَيْكُمْ
سُلْطَاناً
مُب۪يناً
Ey İnananlar! Müminleri bırakıp kafirleri dost edinmeyin. Allah’ın aleyhinize apaçık bir ferman vermesini mi istersiniz?[144]
اِنَّ
الْمُنَافِق۪ينَ
فِي
الدَّرْكِ
الْاَسْفَلِ
مِنَ
النَّارِۚ
وَلَنْ
تَجِدَ
لَهُمْ
نَص۪يراًۙ
Doğrusu münafıklar cehennemin en alt tabakasındadırlar. Onlara yardımcı bulamayacaksın.[145]
اِلَّا
الَّذ۪ينَ
تَابُوا
وَاَصْلَحُوا
وَاعْتَصَمُوا
بِاللّٰهِ
وَاَخْلَصُوا
د۪ينَهُمْ
لِلّٰهِ
فَاُو۬لٰٓئِكَ
مَعَ
الْمُؤْمِن۪ينَۜ
وَسَوْفَ
يُؤْتِ
اللّٰهُ
الْمُؤْمِن۪ينَ
اَجْراً
عَظ۪يماً
Ancak tevbe edenler, nefislerini ıslah edenler, Allah’ın Kitap’ına sarılanlar ve dinlerine Allah için candan bağlananlar müstesnadır. Onlar inananlarla beraberdirler. Allah müminlere büyük ecir verecektir.[146]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
يَكْفُرُونَ
بِاللّٰهِ
وَرُسُلِه۪
وَيُر۪يدُونَ
اَنْ
يُفَرِّقُوا
بَيْنَ
اللّٰهِ
وَرُسُلِه۪
وَيَقُولُونَ
نُؤْمِنُ
بِبَعْضٍ
وَنَكْفُرُ
بِبَعْضٍۙ
وَيُر۪يدُونَ
اَنْ
يَتَّخِذُوا
بَيْنَ
ذٰلِكَ
سَب۪يلاًۙ
Allah’ı ve peygamberlerini inkar eden, Allah’la peygamberleri arasını ayırmak isteyen, «Bir kısmına inanır bir kısmını inkar ederiz» diyerek ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar gerçekten kafir olanlardır. Kafirlere ağır bir azab hazırlamışızdır.[150-151]
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
بِاللّٰهِ
وَرُسُلِه۪
وَلَمْ
يُفَرِّقُوا
بَيْنَ
اَحَدٍ
مِنْهُمْ
اُو۬لٰٓئِكَ
سَوْفَ
يُؤْت۪يهِمْ
اُجُورَهُمْۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
غَفُوراً
رَح۪يماً۟
Allah’a ve peygamberlerine inanıp, onlardan hiçbirini ayırmayanlara, işte onlara Allah ecirlerini verecektir. O, bağışlar ve merhamet eder.[152]
Yükleniyor...