Gramer Arama
Hazır aramalar
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Fâil
yalnız gizli öğeler ✕ Aramayı temizle
7.605 yerde · 3.677 ayet · 114 sure
فَاَعْرِضْ
عَنْ
مَنْ
تَوَلّٰى
عَنْ
ذِكْرِنَا
وَلَمْ
يُرِدْ
اِلَّا
الْحَيٰوةَ
الدُّنْيَاۜ
Bizi anmaktan yüz çevirenlere ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenlere aldırma.[29]
ذٰلِكَ
مَبْلَغُهُمْ
مِنَ
الْعِلْمِۜ
اِنَّ
رَبَّكَ
هُوَ
اَعْلَمُ
بِمَنْ
ضَلَّ
عَنْ
سَب۪يلِه۪
وَهُوَ
اَعْلَمُ
بِمَنِ
اهْتَدٰى
Bu onların ulaştıkları bilginin seviyesini gösterir. Doğrusu Rabbin yolundan sapmış olanı pek iyi bilir, doğru yolda olanı da çok iyi bilir.[30]
وَلِلّٰهِ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَمَا
فِي
الْاَرْضِۙ
لِيَجْزِيَ
الَّذ۪ينَ
اَسَٓاؤُ۫ا
بِمَا
عَمِلُوا
وَيَجْزِيَ
الَّذ۪ينَ
اَحْسَنُوا
بِالْحُسْنٰىۚ
Göklerde olanlar ve yerde olanlar Allah’ındır ki O, kötülük yapanlara işlerinin karşılığını verir; iyi davrananlara, ufak tefek kabahatleri bir yana büyük günahlardan ve hayasızlıklardan kaçınanlara işlediklerinden daha iyisiyle karşılığını verir. Doğrusu Rabbinin bağışı boldur. Sizi yerden var ederken ve siz annelerinizin karınlarında cenin halinde iken sizleri çok iyi bilen O’dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O, sakınanı çok iyi bilir.[31-32]
اَلَّذ۪ينَ
يَجْتَنِبُونَ
كَـبَٓائِرَ
الْاِثْمِ
وَالْفَوَاحِشَ
اِلَّا
اللَّمَمَۜ
اِنَّ
رَبَّكَ
وَاسِعُ
الْمَغْفِرَةِۜ
هُوَ
اَعْلَمُ
بِكُمْ
اِذْ
اَنْشَاَكُمْ
مِنَ
الْاَرْضِ
وَاِذْ
اَنْتُمْ
اَجِنَّةٌ
ف۪ي
بُطُونِ
اُمَّهَاتِكُمْۚ
فَلَا
تُزَكُّٓوا
اَنْفُسَكُمْۜ
هُوَ
اَعْلَمُ
بِمَنِ
اتَّقٰى۟
Göklerde olanlar ve yerde olanlar Allah’ındır ki O, kötülük yapanlara işlerinin karşılığını verir; iyi davrananlara, ufak tefek kabahatleri bir yana büyük günahlardan ve hayasızlıklardan kaçınanlara işlediklerinden daha iyisiyle karşılığını verir. Doğrusu Rabbinin bağışı boldur. Sizi yerden var ederken ve siz annelerinizin karınlarında cenin halinde iken sizleri çok iyi bilen O’dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O, sakınanı çok iyi bilir.[31-32]
اَفَرَاَيْتَ
الَّذ۪ي
تَوَلّٰىۙ
Yüz çevireni ve malından biraz verip sonra vermemekte direneni gördün mu?»[33-34]
وَاَعْطٰى
قَل۪يلاً
وَاَكْدٰى
Yüz çevireni ve malından biraz verip sonra vermemekte direneni gördün mu?»[33-34]
اَعِنْدَهُ
عِلْمُ
الْغَيْبِ
فَهُوَ
يَرٰى
Görülmeyenin ilmi yanında da o mu görüyor?[35]
اَمْ
لَمْ
يُنَبَّأْ
بِمَا
ف۪ي
صُحُفِ
مُوسٰىۙ
Yoksa Musa’nın ve sözünü yerine getiren İbrahim’in kitablarında olanlar kendisine bildirilmedi mi ki?[36-37]
وَاِبْرٰه۪يمَ
الَّذ۪ي
وَفّٰىۙ
Yoksa Musa’nın ve sözünü yerine getiren İbrahim’in kitablarında olanlar kendisine bildirilmedi mi ki?[36-37]
وَاَنْ
لَيْسَ
لِلْاِنْسَانِ
اِلَّا
مَا
سَعٰىۙ
İnsan ancak çalıştığına erişir.[39]
وَاَنَّهُ
هُوَ
اَضْحَكَ
وَاَبْكٰىۙ
Doğrusu, güldüren de ağlatan da O’dur.[43]
وَاَنَّهُ
هُوَ
اَمَاتَ
وَاَحْيَاۙ
Doğrusu dirilten de öldüren de O’dur.[44]
وَاَنَّهُ
خَلَقَ
الزَّوْجَيْنِ
الذَّكَرَ
وَالْاُنْثٰىۙ
Doğrusu, atıldığında meniden erkek ve dişiyi, iki çifti yaratan O’dur.[45-46]
وَاَنَّهُ
هُوَ
اَغْنٰى
وَاَقْنٰىۙ
Doğrusu zengin eden de varlıklı kılan da O’dur.[48]
وَاَنَّـهُٓ
اَهْلَكَ
عَاداًۨ
الْاُو۫لٰىۙ
İlk Ad milletini, Semud milletini yok edip geri bırakmayan O’dur.[50-51]
وَثَمُودَا۬
فَمَٓا
اَبْـقٰىۙ
İlk Ad milletini, Semud milletini yok edip geri bırakmayan O’dur.[50-51]
وَقَوْمَ
نُوحٍ
مِنْ
قَبْلُۜ
اِنَّهُمْ
كَانُوا
هُمْ
اَظْلَمَ
وَاَطْغٰىۜ
Daha önce de Nuh milletini yok eden O’dur; çünkü onlar çok zalim ve pek taşkın kimselerdi.[52]
وَالْمُؤْتَفِكَةَ
اَهْوٰىۙ
Lut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O’dur.[53-54]
فَغَشّٰيهَا
مَا
غَشّٰىۚ
Lut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O’dur.[53-54]
فَبِاَيِّ
اٰلَٓاءِ
رَبِّكَ
تَتَمَارٰى
Ey kişi! Rabbinin hangi nimetinden şüpheye düşersin?[55]
Yükleniyor...