Gramer Arama
Hazır aramalar
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Fâil
yalnız gizli öğeler ✕ Aramayı temizle
7.605 yerde · 3.677 ayet · 114 sure
اِذْ
اَبَقَ
اِلَى
الْفُلْكِ
الْمَشْحُونِۙ
Dolu bir gemiye kaçmıştı.[140]
فَسَاهَمَ
فَكَانَ
مِنَ
الْمُدْحَض۪ينَۚ
Gemide olanlarla karşılıklı kura çekmişti de yenilenlerden olmuştu, bu sebeple denize atılmıştı.[141]
فَالْتَقَمَهُ
الْحُوتُ
وَهُوَ
مُل۪يمٌ
Kendini kınarken onu bir balık yutmuştu.[142]
فَلَوْلَٓا
اَنَّهُ
كَانَ
مِنَ
الْمُسَبِّح۪ينَۙ
Eğer Allah’ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.[143-144]
لَلَبِثَ
ف۪ي
بَطْنِه۪ٓ
اِلٰى
يَوْمِ
يُبْعَثُونَ
Eğer Allah’ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.[143-144]
فَنَبَذْنَاهُ
بِالْعَرَٓاءِ
وَهُوَ
سَق۪يمٌۚ
Halsiz bir halde iken kendisini sahile çıkardık.[145]
وَاَنْبَتْنَا
عَلَيْهِ
شَجَرَةً
مِنْ
يَقْط۪ينٍۚ
Onun için, geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik.[146]
وَاَرْسَلْنَاهُ
اِلٰى
مِائَةِ
اَلْفٍ
اَوْ
يَز۪يدُونَۚ
Onu, yüzbin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.[147]
فَاٰمَنُوا
فَمَتَّعْنَاهُمْ
اِلٰى
ح۪ينٍۜ
Sonunda ona inandılar, bunun üzerine Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.[148]
فَاسْتَفْتِهِمْ
اَلِرَبِّكَ
الْبَنَاتُ
وَلَهُمُ
الْبَنُونَۙ
Putperestlere sor, kızlar senin Rabbinin de erkekler onların mı?[149]
اَصْطَفَى
الْبَنَاتِ
عَلَى
الْبَن۪ينَۜ
Allah kızları, oğullara tercih mi etmiş?[153]
فَتَوَلَّ
عَنْهُمْ
حَتّٰى
ح۪ينٍۙ
Bir süreye kadar onlara aldırış etme.[174]
وَاَبْصِرْهُمْ
فَسَوْفَ
يُبْصِرُونَ
Onlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.[175]
فَاِذَا
نَزَلَ
بِسَاحَتِهِمْ
فَسَٓاءَ
صَبَاحُ
الْمُنْذَر۪ينَ
O azap, yurtlarına indiğinde, uyarılan fakat yola gelmeyenlerin sabahı ne kötü olur![177]
وَتَوَلَّ
عَنْهُمْ
حَتّٰى
ح۪ينٍۙ
Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.[178]
وَاَبْصِرْ
فَسَوْفَ
يُبْصِرُونَ
İnecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.[179]
صٓ
وَالْقُرْاٰنِ
ذِي
الذِّكْرِۜ
Sad. Öğüt veren Kuran’a and olsun ki, inkar edenler gurur ve ayrılık içindedirler.[1-2]
اَجَعَلَ
الْاٰلِهَةَ
اِلٰهاً
وَاحِداًۚ
اِنَّ
هٰذَا
لَشَيْءٌ
عُجَابٌ
Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşmışlardı. İnkarcılar: «Bu, pek yalancı bir sihirbazdır; tanrıları tek bir tanrı mı yaptı? Doğrusu bu tuhaf bir şeydir» demişlerdi.[4-5]
اَمْ
لَهُمْ
مُلْكُ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
وَمَا
بَيْنَهُمَا۠
فَلْيَرْتَقُوا
فِي
الْاَسْبَابِ
Yahut, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların hükümranlığı onların elinde midir? Öyle ise sebeplere tevessül edip göğe yükselsinler![10]
اِنْ
كُلٌّ
اِلَّا
كَذَّبَ
الرُّسُلَ
فَحَقَّ
عِقَابِ۟
Hepsi peygamberleri yalanladı da azabımı hakettiler.[14]
Yükleniyor...