Gramer Arama
Hazır aramalar
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Fâil
yalnız gizli öğeler ✕ Aramayı temizle
7.605 yerde · 3.677 ayet · 114 sure
قُلْ
نَعَمْ
وَاَنْتُمْ
دَاخِرُونَۚ
De ki: «Evet hem de zelil ve hakir olarak.»[18]
وَقَالُوا
يَا وَيْلَنَا
هٰذَا
يَوْمُ
الدّ۪ينِ
Şöyle derler: «Vay bize! İşte bu ceza günüdür.»[20]
اِنَّا
كَذٰلِكَ
نَفْعَلُ
بِالْمُجْرِم۪ينَ
Doğrusu suçlulara böyle yaparız.[34]
بَلْ
جَٓاءَ
بِالْحَقِّ
وَصَدَّقَ
الْمُرْسَل۪ينَ
Hayır; o, gerçeği getirmiş ve peygamberleri doğrulamıştı.[37]
يَقُولُ
اَئِنَّكَ
لَمِنَ
الْمُصَدِّق۪ينَ
İçlerinden biri şöyle der: «Benim bir dostum vardı, bana: ’Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?’ derdi.»[51-53]
قَالَ
هَلْ
اَنْتُمْ
مُطَّلِعُونَ
Yanındakilere: «Siz onu bilir misiniz?» der.[54]
فَاطَّـلَعَ
فَرَاٰهُ
ف۪ي
سَوَٓاءِ
الْجَح۪يمِ
Bir bakar onu cehennemin ortasında görür.[55]
قَالَ
تَاللّٰهِ
اِنْ
كِدْتَ
لَتُرْد۪ينِۙ
Ona der ki: «Allah’a and olsun ki, az kalsın beni de mahvedecektin.»[56]
اِنَّهَا
شَجَرَةٌ
تَخْرُجُ
ف۪ٓي
اَصْلِ
الْجَح۪يمِۙ
O, cehennemin dibinde çıkan bir ağaçtır.[64]
وَلَقَدْ
ضَلَّ
قَبْلَهُمْ
اَكْثَرُ
الْاَوَّل۪ينَۙ
Onlardan önce, evvelki ümmetlerin çoğu, and olsun ki sapıtmıştı.[71]
وَلَقَدْ
اَرْسَلْنَا
ف۪يهِمْ
مُنْذِر۪ينَ
And olsun ki, içlerine uyarıcılar göndermiştik.[72]
فَانْظُرْ
كَيْفَ
كَانَ
عَاقِبَةُ
الْمُنْذَر۪ينَۙ
Uyarıldığı halde yola gelmeyenlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak![73]
اِنَّا
كَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْمُحْسِن۪ينَ
İşte Biz iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.[80]
اِذْ
جَٓاءَ
رَبَّهُ
بِقَلْبٍ
سَل۪يمٍ
Nitekim Rabbine temiz bir kalple geldi.[84]
اِذْ
قَالَ
لِاَب۪يهِ
وَقَوْمِه۪
مَاذَا
تَعْبُدُونَۚ
İbrahim babasına ve milletine şöyle demişti: «Nelere kulluk ediyorsunuz?»[85]
فَنَظَرَ
نَظْرَةً
فِي
النُّجُومِۙ
İbrahim yıldızlara bir göz attı ve «Ben rahatsızım» dedi.[88-89]
فَقَالَ
اِنّ۪ي
سَق۪يمٌ
İbrahim yıldızlara bir göz attı ve «Ben rahatsızım» dedi.[88-89]
فَرَاغَ
اِلٰٓى
اٰلِهَتِهِمْ
فَقَالَ
اَلَا
تَأْكُلُونَۚ
O da onların tanrılarına gizlice yönelip: «Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?» dedi.[91-92]
فَرَاغَ
عَلَيْهِمْ
ضَرْباً
بِالْيَم۪ينِ
Sonunda, üzerlerine yürüyüp kuvvetle vurdu.[93]
قَالَ
اَتَعْبُدُونَ
مَا
تَنْحِتُونَۙ
İbrahim onlara şöyle söyledi: «Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır.»[95-96]
Yükleniyor...