Gramer Arama
Hazır aramalar
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Hâl
Vâkı’a suresi ✕ Aramayı temizle
7 yerde · 19 ayet · 1 sure
مُتَّكِـ۪ٔينَ
عَلَيْهَا
مُتَقَابِل۪ينَ
Mücevheratla işlenmiş tahtlara karşılıklı olarak yaslanırlar.[15-16]
يَطُوفُ
عَلَيْهِمْ
وِلْدَانٌ
مُخَلَّدُونَۙ
Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.[17-21]
بِاَكْوَابٍ
وَاَبَار۪يقَ
وَكَأْسٍ
مِنْ
مَع۪ينٍۙ
Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.[17-21]
لَا
يُصَدَّعُونَ
عَنْهَا
وَلَا
يُنْزِفُونَۙ
Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.[17-21]
وَفَاكِهَةٍ
مِمَّا
يَتَخَيَّرُونَۙ
Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.[17-21]
وَلَحْمِ
طَيْرٍ
مِمَّا
يَشْتَهُونَۜ
Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.[17-21]
وَحُورٌ
ع۪ينٌۙ
İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar.[22-24]
كَاَمْثَالِ
اللُّؤْلُؤِ۬
الْمَكْنُونِۚ
İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar.[22-24]
ف۪ي
سِدْرٍ
مَخْضُودٍۙ
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.[28-34]
وَطَلْحٍ
مَنْضُودٍۙ
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.[28-34]
وَظِلٍّ
مَمْدُودٍۙ
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.[28-34]
وَمَٓاءٍ
مَسْكُوبٍۙ
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.[28-34]
وَفَاكِهَةٍ
كَث۪يرَةٍۙ
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.[28-34]
لَا
مَقْطُوعَةٍ
وَلَا
مَمْنُوعَةٍۙ
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.[28-34]
وَفُرُشٍ
مَرْفُوعَةٍۜ
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.[28-34]
هٰذَا
نُزُلُهُمْ
يَوْمَ
الدّ۪ينِۜ
İşte onlara, ceza günü sunulacak konukluk budur.[56]
وَاَنْتُمْ
ح۪ينَئِذٍ
تَنْظُرُونَۙ
Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz.[83-85]
وَنَحْنُ
اَقْرَبُ
اِلَيْهِ
مِنْكُمْ
وَلٰـكِنْ
لَا
تُبْصِرُونَ
Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz.[83-85]
فَسَلَامٌ
لَكَ
مِنْ
اَصْحَابِ
الْيَم۪ينِ
«Ey sağcılardan olan kişi, sana selam olsun!» denir.[91]
Yükleniyor...