Gramer Arama
Hazır aramalar
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Hâl
Kamer suresi ✕ Aramayı temizle
16 yerde · 14 ayet · 1 sure
وَلَقَدْ
جَٓاءَهُمْ
مِنَ
الْاَنْـبَٓاءِ
مَا
ف۪يهِ
مُزْدَجَرٌۙ
And olsun ki, onları bu hallerinden vazgeçirecek nice haberler gelmiştir.[4]
خُشَّعاً
اَبْصَارُهُمْ
يَخْرُجُونَ
مِنَ
الْاَجْدَاثِ
كَاَنَّهُمْ
جَرَادٌ
مُنْتَشِرٌۙ
Gözleri dalgın dalgın, çekirgeler gibi yayılmış, o çağırana koşarak kabirlerden çıkarlar. İnkarcılar: «Bu, zorlu bir gündür» derler.[7-8]
مُهْطِع۪ينَ
اِلَى
الدَّاعِۜ
يَقُولُ
الْـكَافِرُونَ
هٰذَا
يَوْمٌ
عَسِرٌ
Gözleri dalgın dalgın, çekirgeler gibi yayılmış, o çağırana koşarak kabirlerden çıkarlar. İnkarcılar: «Bu, zorlu bir gündür» derler.[7-8]
فَفَتَحْنَٓا
اَبْوَابَ
السَّمَٓاءِ
بِمَٓاءٍ
مُنْهَمِرٍۘ
Biz de bunun üzerine gök kapılarını boşanan sularla açtık.[11]
وَفَجَّرْنَا
الْاَرْضَ
عُيُوناً
فَالْتَقَى
الْمَٓاءُ
عَلٰٓى
اَمْرٍ
قَدْ
قُدِرَۚ
Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık; her iki su, takdir edilen bir ölçüye göre birleşti.[12]
تَجْر۪ي
بِاَعْيُنِنَاۚ
جَزَٓاءً
لِمَنْ
كَانَ
كُفِرَ
Onu, tahtadan yapılmış, mıhla çakılmış bir gemiye bindirdik; inkar edilmiş olan Nuh’a mükafat olarak verdiğimiz gemi nezaretimiz altında yüzüyordu.[13-14]
وَلَقَدْ
تَرَكْنَاهَٓا
اٰيَةً
فَهَلْ
مِنْ
مُدَّكِرٍ
And olsun ki Biz, o gemiyi bir ibret olarak bıraktık; öğüt alan yok mudur?[15]
تَنْزِعُ
النَّاسَۙ
كَاَنَّهُمْ
اَعْجَازُ
نَخْلٍ
مُنْقَعِرٍ
Nitekim üzerlerine, insanları, sökülmüş hurma kütüğü gibi kopararak yere seren, dondurucu bir rüzgarı uğursuzluğu devam eden bir günde gönderdik.[19-20]
ءَاُلْقِيَ
الذِّكْرُ
عَلَيْهِ
مِنْ
بَيْنِنَا
بَلْ
هُوَ
كَذَّابٌ
اَشِرٌ
«İçimizden bir insana mı uyacağız? O zaman biz sapıklık ve delilik etmiş oluruz. Kitap, aramızda, ona mı verilmiş? Hayır, o pek yalancı ve şımarığın biridir» dediler.[24-25]
اِنَّٓا
اَرْسَلْنَا
عَلَيْهِمْ
حَاصِباً
اِلَّٓا
اٰلَ
لُوطٍۜ
نَجَّيْنَاهُمْ
بِسَحَرٍۙ
Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar gönderdik. Ancak, Lut’un taraftarlarını, katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredene işte böyle mükafat veririz.[34-35]
نِعْمَةً
مِنْ
عِنْدِنَاۜ
كَذٰلِكَ
نَجْز۪ي
مَنْ
شَكَرَ
Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar gönderdik. Ancak, Lut’un taraftarlarını, katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredene işte böyle mükafat veririz.[34-35]
يَوْمَ
يُسْحَبُونَ
فِي
النَّارِ
عَلٰى
وُجُوهِهِمْۜ
ذُوقُوا
مَسَّ
سَقَرَ
Ateşe yüzüstü sürüldükleri gün, onlara: «Cehennemin dokunan azabını tadın» denir.[48]
اِنَّا
كُلَّ
شَيْءٍ
خَلَقْنَاهُ
بِقَدَرٍ
Şüphesiz Biz her şeyi bir ölçüye göre yaratmışızdır.[49]
وَمَٓا
اَمْرُنَٓا
اِلَّا
وَاحِدَةٌ
كَلَمْحٍ
بِالْبَصَرِ
Bizim buyruğumuz bir göz kırpması gibi anidir.[50]
Yükleniyor...