Gramer Arama
Hazır aramalar
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Hâl
Kâf suresi ✕ Aramayı temizle
22 yerde · 16 ayet · 1 sure
اَفَلَمْ
يَنْظُرُٓوا
اِلَى
السَّمَٓاءِ
فَوْقَهُمْ
كَيْفَ
بَنَيْنَاهَا
وَزَيَّنَّاهَا
وَمَا
لَهَا
مِنْ
فُرُوجٍ
Onlar, üstlerindeki göğü nasıl yapmışız, süslemişizdir bir bakmazlar mı? Onda hiçbir çatlak da yoktur.[6]
وَالنَّخْلَ
بَاسِقَاتٍ
لَهَا
طَلْعٌ
نَض۪يدٌۙ
Gökten bereketli bir su indirdik, kullara rızık olmak üzere onunla bahçeler, biçilecek taneli ekinler, küme küme tomurcukları olan boylu hurma ağaçları yetiştirdik. O su ile ölü yeri dirilttik. İşte insanların diriltilmesi de böyledir.[9-11]
وَلَقَدْ
خَلَقْنَا
الْاِنْسَانَ
وَنَعْلَمُ
مَا
تُوَسْوِسُ
بِه۪
نَفْسُهُۚ
وَنَحْنُ
اَقْرَبُ
اِلَيْهِ
مِنْ
حَبْلِ
الْوَر۪يدِ
And olsun ki insanı Biz yarattık; nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz; Biz ona şah damarından daha yakınız.[16]
اِذْ
يَتَلَقَّى
الْمُتَلَقِّيَانِ
عَنِ
الْيَم۪ينِ
وَعَنِ
الشِّمَالِ
قَع۪يدٌ
Sağında ve solunda, onunla beraber oturan iki alıcı melek, yanında hazır birer gözcü olarak söylediği her sözü zaptederler.[17-18]
مَا
يَلْفِظُ
مِنْ
قَوْلٍ
اِلَّا
لَدَيْهِ
رَق۪يبٌ
عَت۪يدٌ
Sağında ve solunda, onunla beraber oturan iki alıcı melek, yanında hazır birer gözcü olarak söylediği her sözü zaptederler.[17-18]
وَجَٓاءَتْ
كُلُّ
نَفْسٍ
مَعَهَا
سَٓائِقٌ
وَشَه۪يدٌ
Her can, kendisiyle beraber bir sürücü ve şahit bulunduğu halde gelir.[21]
قَالَ
لَا
تَخْتَصِمُوا
لَدَيَّ
وَقَدْ
قَدَّمْتُ
اِلَيْكُمْ
بِالْوَع۪يدِ
Allah: «Benim katımda çekişmeyin; size bunu önceden bildirmiştim. Benim katımda söz değişmez; Ben kullara asla zulmetmem» der.[28-29]
وَاُزْلِفَتِ
الْجَنَّةُ
لِلْمُتَّق۪ينَ
غَيْرَ
بَع۪يدٍ
Cennet, Allah’a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılır, zaten uzakta değildir.[31]
مَنْ
خَشِيَ
الرَّحْمٰنَ
بِالْغَيْبِ
وَجَٓاءَ
بِقَلْبٍ
مُن۪يبٍ
Onlara: «İşte bu cennet, Allah’a yönelen, O’nun buyruklarına riayet eden; görmediği Rahman’dan korkan, Allah’a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur» denir.[32-34]
اُدْخُلُوهَا
بِسَلَامٍۜ
ذٰلِكَ
يَوْمُ
الْخُلُودِ
Onlara: «İşte bu cennet, Allah’a yönelen, O’nun buyruklarına riayet eden; görmediği Rahman’dan korkan, Allah’a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur» denir.[32-34]
لَهُمْ
مَا
يَشَٓاؤُ۫نَ
ف۪يهَا
وَلَدَيْنَا
مَز۪يدٌ
Orada dilediklerini bulurlar. Katımızda fazlası da vardır.[35]
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَذِكْرٰى
لِمَنْ
كَانَ
لَهُ
قَلْبٌ
اَوْ
اَلْقَى
السَّمْعَ
وَهُوَ
شَه۪يدٌ
Doğrusu bunda, kalbi olana veya hazır bulunup kulak verene ders vardır.[37]
وَلَقَدْ
خَلَقْنَا
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
وَمَا
بَيْنَهُمَا
ف۪ي
سِتَّةِ
اَيَّامٍۗ
وَمَا
مَسَّنَا
مِنْ
لُغُوبٍ
And olsun ki, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yarattık ve Biz bir yorgunluk da duymadık.[38]
فَاصْبِرْ
عَلٰى
مَا
يَقُولُونَ
وَسَبِّـحْ
بِحَمْدِ
رَبِّكَ
قَبْلَ
طُلُوعِ
الشَّمْسِ
وَقَبْلَ
الْغُرُوبِۚ
Söylediklerine sabret; Rabbini, güneşin doğmasından önce ve batışından önce överek tesbih et.[39]
يَوْمَ
يَسْمَعُونَ
الصَّيْحَةَ
بِالْحَقِّۜ
ذٰلِكَ
يَوْمُ
الْخُرُوجِ
O gün çığlığı gerçekten duyarlar; işte o, kabirden çıkış günüdür.[42]
يَوْمَ
تَشَقَّقُ
الْاَرْضُ
عَنْهُمْ
سِرَاعاًۜ
ذٰلِكَ
حَشْرٌ
عَلَيْنَا
يَس۪يرٌ
O gün, yer yarılır, onlar çabucak ayrılır; bu, Bize göre kolay bir toplamadır.[44]
Yükleniyor...