Gramer Arama
Hazır aramalar
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Hâl
Sâffât suresi ✕ Aramayı temizle
24 yerde · 24 ayet · 1 sure
دُحُوراً
وَلَهُمْ
عَذَابٌ
وَاصِبٌۙ
Onlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.[8-9]
قُلْ
نَعَمْ
وَاَنْتُمْ
دَاخِرُونَۚ
De ki: «Evet hem de zelil ve hakir olarak.»[18]
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
فَاهْدُوهُمْ
اِلٰى
صِرَاطِ
الْجَح۪يمِۙ
İlgililere şöyle emredilir: «Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah’ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun.»[22-23]
مَا
لَـكُمْ
لَا
تَنَاصَرُونَ
Şöyle sorulur: «Size ne oldu ki birbirinizle yardımlaşmıyorsunuz?»[25]
وَاَقْبَلَ
بَعْضُهُمْ
عَلٰى
بَعْضٍ
يَتَسَٓاءَلُونَ
Birbirlerine dönüp soruşurlar.[27]
وَمَا
كَانَ
لَنَا
عَلَيْكُمْ
مِنْ
سُلْطَانٍۚ
بَلْ
كُنْتُمْ
قَوْماً
طَاغ۪ينَ
«Bizim sizin üstünüzde bir nüfuzumuz yoktu. Bilakis, azmış bir millettiniz.»[30]
عَلٰى
سُرُرٍ
مُتَقَابِل۪ينَ
İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.[41-44]
فَاَقْبَلَ
بَعْضُهُمْ
عَلٰى
بَعْضٍ
يَتَسَٓاءَلُونَ
Birbirlerine dönüp sorarlar:[50]
ثُمَّ
اِنَّ
لَهُمْ
عَلَيْهَا
لَشَوْباً
مِنْ
حَم۪يمٍۚ
Sonra, üzerine kaynar su katılmış içki şüphesiz onlar içindir.[67]
اِذْ
جَٓاءَ
رَبَّهُ
بِقَلْبٍ
سَل۪يمٍ
Nitekim Rabbine temiz bir kalple geldi.[84]
فَتَوَلَّوْا
عَنْهُ
مُدْبِر۪ينَ
Onu bırakıp gittiler.[90]
مَا
لَكُمْ
لَا
تَنْطِقُونَ
O da onların tanrılarına gizlice yönelip: «Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?» dedi.[91-92]
فَرَاغَ
عَلَيْهِمْ
ضَرْباً
بِالْيَم۪ينِ
Sonunda, üzerlerine yürüyüp kuvvetle vurdu.[93]
فَاَقْبَلُٓوا
اِلَيْهِ
يَزِفُّونَ
Bunun üzerine putperestler koşarak ona geldiler.[94]
وَاللّٰهُ
خَلَقَكُمْ
وَمَا
تَعْمَلُونَ
İbrahim onlara şöyle söyledi: «Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır.»[95-96]
وَبَشَّرْنَاهُ
بِاِسْحٰقَ
نَبِياًّ
مِنَ
الصَّالِح۪ينَ
Ona, iyilerden olan İshak’ı peygamber olarak müjdeledik.[112]
وَاِنَّكُمْ
لَتَمُرُّونَ
عَلَيْهِمْ
مُصْبِح۪ينَۙ
Sabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?[137-138]
وَبِالَّيْلِۜ
اَفَلَا
تَعْقِلُونَ۟
Sabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?[137-138]
فَالْتَقَمَهُ
الْحُوتُ
وَهُوَ
مُل۪يمٌ
Kendini kınarken onu bir balık yutmuştu.[142]
فَنَبَذْنَاهُ
بِالْعَرَٓاءِ
وَهُوَ
سَق۪يمٌۚ
Halsiz bir halde iken kendisini sahile çıkardık.[145]
Yükleniyor...