Gramer Arama
Hazır aramalar
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
3.068 yerde · 2.213 ayet · 101 sure
اَلَّذ۪ينَ
هُمْ
ف۪ي
غَمْرَةٍ
سَاهُونَۙ
Yalancılığı itiyat edinenlerin, bilgisizliğe saplanıp kalanların canları çıksın![10-11]
يَسْـَٔلُونَ
اَيَّانَ
يَوْمُ
الدّ۪ينِۜ
İşlerin karşılık göreceği günün zamanını sorarlar.[12]
اٰخِذ۪ينَ
مَٓا
اٰتٰيهُمْ
رَبُّهُمْۜ
اِنَّهُمْ
كَانُوا
قَبْلَ
ذٰلِكَ
مُحْسِن۪ينَۜ
Doğrusu, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini almış olarak bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. Çünkü onlar, bundan önce iyi davrananlardı.[15-16]
فَقَرَّبَهُٓ
اِلَيْهِمْ
قَالَ
اَلَا
تَأْكُلُونَۘ
Hemen ailesine giderek semiz bir buzağı getirmiş, onların önüne sürüp: «Yemez misiniz?» demişti.[26-27]
فَاَوْجَسَ
مِنْهُمْ
خ۪يفَةًۜ
قَالُوا
لَا
تَخَفْۜ
وَبَشَّرُوهُ
بِغُلَامٍ
عَل۪يمٍ
(Yemediklerini görünce) onlardan endişeye düştü; «Korkma» dediler ve ona bilgin bir oğul sahibi olacağını müjdelediler.[28]
فَاَقْبَلَتِ
امْرَاَتُهُ
ف۪ي
صَرَّةٍ
فَصَكَّتْ
وَجْهَهَا
وَقَالَتْ
عَجُوزٌ
عَق۪يمٌ
Bunun üzerine karısı hayretle seslenerek geldi, elleriyle yüzünü kapayarak: «kısır bir kocakarı!» dedi.[29]
فَاَخْرَجْنَا
مَنْ
كَانَ
ف۪يهَا
مِنَ
الْمُؤْمِن۪ينَۚ
Bunun üzerine, suçlu milletin arasında bulunan müminleri çıkardık.[35]
فَتَوَلّٰى
بِرُكْنِه۪
وَقَالَ
سَاحِرٌ
اَوْ
مَجْنُونٌ
Firavun, erkaniyle birlikte hakdan yüz çevirdi; «sihirbazdır veya delidir» dedi.[39]
فَاَخَذْنَاهُ
وَجُنُودَهُ
فَنَبَذْنَاهُمْ
فِي
الْيَمِّ
وَهُوَ
مُل۪يمٌۜ
Sonunda onu ve ordularını yakalayıp denize attık. O, kınanmayı haketmişti.[40]
مَا
تَذَرُ
مِنْ
شَيْءٍ
اَتَتْ
عَلَيْهِ
اِلَّا
جَعَلَتْهُ
كَالرَّم۪يمِۜ
Ad milletinin başından geçende de ibret vardır: Onların üzerine, uğradığı her şeyi bırakmayıp toza çeviren kuru bir rüzgar gönderdik.[41-42]
فَعَتَوْا
عَنْ
اَمْرِ
رَبِّهِمْ
فَاَخَذَتْهُمُ
الصَّاعِقَةُ
وَهُمْ
يَنْظُرُونَ
Onlar Rablerinin buyruğundan çıkmışlardı; bunun üzerine kendilerini gözleri göre göre yıldırım çarptı.[44]
وَمِنْ
كُلِّ
شَيْءٍ
خَلَقْنَا
زَوْجَيْنِ
لَعَلَّكُمْ
تَذَكَّرُونَ
İbret alasınız diye her şeyi çift çift yaratmışızdır.[49]
فَفِرُّٓوا
اِلَى
اللّٰهِۜ
اِنّ۪ي
لَكُمْ
مِنْهُ
نَذ۪يرٌ
مُب۪ينٌۚ
De ki: «Öyleyse Allah’a koşusun; doğrusu ben sizi O’nun azabı ile açıkça uyaranım.»[50]
وَلَا
تَجْعَلُوا
مَعَ
اللّٰهِ
اِلٰهاً
اٰخَرَۜ
اِنّ۪ي
لَكُمْ
مِنْهُ
نَذ۪يرٌ
مُب۪ينٌ
«Allah’ın yanında başkasını tanrı kılmayın; doğrusu ben sizi O’nun azabı ile açıkça uyaranım.»[51]
كَذٰلِكَ
مَٓا
اَتَى
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْ
مِنْ
رَسُولٍ
اِلَّا
قَالُوا
سَاحِرٌ
اَوْ
مَجْنُونٌ
Onlardan öncekilere, herhangi bir peygamber gelince: «sihirbazdır» veya «Delidir» derlerdi.[52]
فَاكِه۪ينَ
بِمَٓا
اٰتٰيهُمْ
رَبُّهُمْۚ
وَوَقٰيهُمْ
رَبُّهُمْ
عَذَابَ
الْجَح۪يمِ
Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, şüphesiz, cennetlerde ve Rablerinin kendilerine verdikleriyle zevk duyarak nimetler içindedirler. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.[17-18]
كُلُوا
وَاشْرَبُوا
هَن۪ٓيـٔاً
بِمَا
كُنْتُمْ
تَعْمَلُونَۙ
Onlara şöyle denir: «İşlediklerinizden ötürü, dizi dizi tahtlara yaslanarak afiyetle yiyin için.» Onlara, ceylan gözlü eşler veririz.[19-20]
مُتَّكِـ۪ٔينَ
عَلٰى
سُرُرٍ
مَصْفُوفَةٍۚ
وَزَوَّجْنَاهُمْ
بِحُورٍ
ع۪ينٍ
Onlara şöyle denir: «İşlediklerinizden ötürü, dizi dizi tahtlara yaslanarak afiyetle yiyin için.» Onlara, ceylan gözlü eşler veririz.[19-20]
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَاتَّبَعَتْهُمْ
ذُرِّيَّتُهُمْ
بِا۪يمَانٍ
اَلْحَقْنَا
بِهِمْ
ذُرِّيَّتَهُمْ
وَمَٓا
اَلَتْنَاهُمْ
مِنْ
عَمَلِهِمْ
مِنْ
شَيْءٍۜ
كُلُّ
امْرِئٍ
بِمَا
كَسَبَ
رَه۪ينٌ
İnanan, soyları da inançta kendilerine uyan kimselere soylarını da katarız. Onların işlediklerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazancına bağlıdır.[21]
وَاَقْبَلَ
بَعْضُهُمْ
عَلٰى
بَعْضٍ
يَتَسَٓاءَلُونَ
Birbirlerine dönüp soruşurlar:[25]
Yükleniyor...