Gramer Arama

Hazır aramalar

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 2 kez 2. inen: Kalem — 16 kez 3. inen: Müzzemmil — 5 kez 4. inen: Müddessir — 17 kez 5. inen: Fâtiha — 0 kez 6. inen: Tebbet — 2 kez 7. inen: Tekvîr — 3 kez 8. inen: A’lâ — 1 kez 9. inen: Leyl — 5 kez 10. inen: Fecr — 5 kez 11. inen: Duhâ — 1 kez 12. inen: İnşirâh — 0 kez 13. inen: Asr — 0 kez 14. inen: Âdiyât — 3 kez 15. inen: Kevser — 0 kez 16. inen: Tekâsür — 0 kez 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez 18. inen: Kâfirûn — 0 kez 19. inen: Fil — 0 kez 20. inen: Felâk — 0 kez 21. inen: Nâs — 1 kez 22. inen: İhlâs — 1 kez 23. inen: Necm — 10 kez 24. inen: Abese — 3 kez 25. inen: Kadr — 1 kez 26. inen: Şems — 4 kez 27. inen: Bürûc — 0 kez 28. inen: Tîn — 1 kez 29. inen: Kureyş — 0 kez 30. inen: Kâri’a — 0 kez 31. inen: Kıyâme — 5 kez 32. inen: Hümeze — 2 kez 33. inen: Mürselât — 3 kez 34. inen: Kâf — 22 kez 35. inen: Beled — 0 kez 36. inen: Târık — 1 kez 37. inen: Kamer — 16 kez 38. inen: Sâd — 34 kez 39. inen: A’râf — 140 kez 40. inen: Cin — 7 kez 41. inen: Yâsîn — 23 kez 42. inen: Furkân — 51 kez 43. inen: Fâtır — 31 kez 44. inen: Meryem — 60 kez 45. inen: Tâ-Hâ — 43 kez 46. inen: Vâkı’a — 7 kez 47. inen: Şu’arâ — 42 kez 48. inen: Neml — 42 kez 49. inen: Kasas — 47 kez 50. inen: İsrâ — 70 kez 51. inen: Yûnus — 68 kez 52. inen: Hûd — 82 kez 53. inen: Yûsuf — 57 kez 54. inen: Hicr — 30 kez 55. inen: En’âm — 127 kez 56. inen: Sâffât — 24 kez 57. inen: Lokman — 23 kez 58. inen: Sebe’ — 34 kez 59. inen: Zümer — 52 kez 60. inen: Mü’min — 46 kez 61. inen: Fussilet — 23 kez 62. inen: Şûrâ — 33 kez 63. inen: Zuhruf — 34 kez 64. inen: Duhân — 15 kez 65. inen: Câsiye — 22 kez 66. inen: Ahkâf — 25 kez 67. inen: Zâriyât — 21 kez 68. inen: Gâşiye — 4 kez 69. inen: Kehf — 73 kez 70. inen: Nahl — 88 kez 71. inen: Nûh — 10 kez 72. inen: İbrahim — 39 kez 73. inen: Enbiyâ — 57 kez 74. inen: Mü’minûn — 32 kez 75. inen: Secde — 14 kez 76. inen: Tûr — 10 kez 77. inen: Mülk — 13 kez 78. inen: Hâkka — 10 kez 79. inen: Me’âric — 11 kez 80. inen: Nebe’ — 6 kez 81. inen: Nâzi’ât — 3 kez 82. inen: İnfitâr — 2 kez 83. inen: İnşikâk — 5 kez 84. inen: Rûm — 27 kez 85. inen: Ankebût — 27 kez 86. inen: Mutaffifîn — 6 kez 87. inen: Bakara — 240 kez 88. inen: Enfâl — 54 kez 89. inen: Âl-i İmrân — 138 kez 90. inen: Ahzâb — 49 kez 91. inen: Mümtehine — 17 kez 92. inen: Nisâ — 168 kez 93. inen: Zilzâl — 1 kez 94. inen: Hadîd — 17 kez 95. inen: Muhammed — 10 kez 96. inen: Ra’d — 42 kez 97. inen: Rahmân — 13 kez 98. inen: İnsan — 12 kez 99. inen: Talâk — 13 kez 100. inen: Beyyine — 8 kez 101. inen: Haşr — 15 kez 102. inen: Nûr — 40 kez 103. inen: Hac — 42 kez 104. inen: Münâfikûn — 3 kez 105. inen: Mücâdele — 18 kez 106. inen: Hucurât — 8 kez 107. inen: Tahrîm — 5 kez 108. inen: Teğâbun — 6 kez 109. inen: Saff — 10 kez 110. inen: Cum’a — 6 kez 111. inen: Fetih — 24 kez 112. inen: Mâide — 138 kez 113. inen: Tevbe — 88 kez 114. inen: Nasr — 3 kez
← ilk inenson inen →

Hâl

Yâsîn suresi ✕ Aramayı temizle

23 yerde · 25 ayet · 1 sure

اِنَّمَا تُنْذِرُ مَنِ اتَّبَعَ الذِّكْرَ وَخَشِيَ الرَّحْمٰنَ بِالْغَيْبِۚ فَبَشِّرْهُ بِمَغْفِرَةٍ وَاَجْرٍ كَر۪يمٍ
Sen ancak, Kuran’a uyan ve görmediği halde Rahman’dan korkan kimseyi uyarabilirsin. Artık o kimseyi, bağışlanma ve cömertçe verilecek bir ecirle müjdele.[11]
قَالُٓوا اِنَّا تَطَيَّرْنَا بِكُمْۚ لَئِنْ لَمْ تَنْتَهُوا لَنَرْجُمَنَّكُمْ وَلَيَمَسَّنَّكُمْ مِنَّا عَذَابٌ اَل۪يمٌ
«Doğrusu sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık; vazgeçmezseniz and olsun ki sizi taşlayacağız ve bizden size can yakıcı bir azap dokunacaktır» dediler.[18]
وَمَا لِيَ لَٓا اَعْبُدُ الَّذ۪ي فَطَرَن۪ي وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
«Beni yaratana ne diye kulluk etmeyeyim? Siz de O’na döneceksiniz.»[22]
بِمَا غَفَرَ ل۪ي رَبّ۪ي وَجَعَلَن۪ي مِنَ الْمُكْرَم۪ينَ
Ona «Cennete gir» denince, «Keşke milletim Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını bilseydi!» demişti.[26-27]
يَا حَسْرَةً عَلَى الْعِبَادِۚ مَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ
Kullara yazıklar olsun! Kendilerine hangi elçi gelse, onu alaya alıyorlardı.[30]
وَاٰيَةٌ لَهُمُ الْاَرْضُ الْمَيْتَةُۚ اَحْيَيْنَاهَا وَاَخْرَجْنَا مِنْهَا حَباًّ فَمِنْهُ يَأْكُلُونَ
İşte onlara bir delil: Ölü yeri diriltir ve oradan taneler çıkarırız da ondan yerler.[33]
وَجَعَلْنَا ف۪يهَا جَنَّاتٍ مِنْ نَخ۪يلٍ وَاَعْنَابٍ وَفَجَّرْنَا ف۪يهَا مِنَ الْعُيُونِۙ
Orada hurmalıklar ve üzüm bağları var ederiz, aralarında pınarlar fışkırtırız.[34]
لِيَأْكُلُوا مِنْ ثَمَرِه۪ۙ وَمَا عَمِلَتْهُ اَيْد۪يهِمْۜ اَفَلَا يَشْكُرُونَ
Onun ve elleriyle yaptıklarının ürünlerini yesinler; şükretmezler mi?[35]
وَاٰيَةٌ لَهُمُ الَّيْلُۚ نَسْلَخُ مِنْهُ النَّهَارَ فَاِذَا هُمْ مُظْلِمُونَۙ
Onlara bir delil de gecedir; gündüzü ondan sıyırırız da karanlıkta kalıverirler.[37]
وَالشَّمْسُ تَجْر۪ي لِمُسْتَقَرٍّ لَهَاۜ ذٰلِكَ تَقْد۪يرُ الْعَز۪يزِ الْعَل۪يمِۜ
Güneş de yörüngesinde yürüyüp gitmektedir. Bu, güçlü ve bilgin olan Allah’ın kanunudur.[38]
وَالْقَمَرَ قَدَّرْنَاهُ مَنَازِلَ حَتّٰى عَادَ كَالْعُرْجُونِ الْقَد۪يمِ
Ay için de sonunda kuru bir hurma dalına döneceği konaklar tayin etmişizdir.[39]
وَخَلَقْنَا لَهُمْ مِنْ مِثْلِه۪ مَا يَرْكَبُونَ
Onlara bir delil de: Soylarını dolu gemiyle taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binekler yaratmış olmamızdır.[41-42]
وَمَا تَأْت۪يهِمْ مِنْ اٰيَةٍ مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِمْ اِلَّا كَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَ
Zaten Rabbinin ayetlerinden herhangi biri kendilerine geldiğinde ondan hep yüz çeviregelmişlerdi.[46]
مَا يَنْظُرُونَ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً تَأْخُذُهُمْ وَهُمْ يَخِصِّمُونَ
Çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak bir tek çığlığı beklerler.[49]
لَهُمْ ف۪يهَا فَاكِهَةٌ وَلَهُمْ مَا يَدَّعُونَۚ
Orada meyveler ve her istedikleri onlarındır.[57]
اَلَمْ اَعْهَدْ اِلَيْكُمْ يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ اَنْ لَا تَعْبُدُوا الشَّيْطَانَۚ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌۙ
Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?[59-61]
وَلَقَدْ اَضَلَّ مِنْكُمْ جِبِلاًّ كَث۪يراًۜ اَفَلَمْ تَكُونُوا تَعْقِلُونَ
And olsun ki, o sizden nice nesilleri saptırmıştı, akletmez miydiniz?[62]
وَلَوْ نَشَٓاءُ لَطَمَسْنَا عَلٰٓى اَعْيُنِهِمْ فَاسْتَبَقُوا الصِّرَاطَ فَاَنّٰى يُبْصِرُونَ
Dilesek, gözlerini kör ederdik de yol bulmağa çalışırlardı. Nasıl görebilirlerdi?[66]
وَلَوْ نَشَٓاءُ لَمَسَخْنَاهُمْ عَلٰى مَكَانَتِهِمْ فَمَا اسْتَطَاعُوا مُضِياًّ وَلَا يَرْجِعُونَ۟
Dilesek, onları oldukları yerde dondururduk da, ne ileri gidebilirler ve ne de geri dönebilirlerdi.[67]
اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا خَلَقْنَا لَهُمْ مِمَّا عَمِلَتْ اَيْد۪ينَٓا اَنْعَاماً فَهُمْ لَهَا مَالِكُونَ
Kudretimizle kendileri için hayvanlar yarattığımızı görmezler mi? Onlara sahip olmaktadırlar.[71]
Yükleniyor...