Gramer Arama
Hazır aramalar
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Hâl
Enfâl suresi ✕ Aramayı temizle
54 yerde · 39 ayet · 1 sure
كَمَٓا
اَخْرَجَكَ
رَبُّكَ
مِنْ
بَيْتِكَ
بِالْحَقِّۖ
وَاِنَّ
فَر۪يقاً
مِنَ
الْمُؤْمِن۪ينَ
لَكَارِهُونَۙ
Nitekim, Rabbin seni hak uğrunda evinden savaş için çıkarmıştı, oysa müslümanların bir takımı bundan hoşlanmamıştı.[5]
يُجَادِلُونَكَ
فِي
الْحَقِّ
بَعْدَ مَا
تَبَيَّنَ
كَاَنَّمَا
يُسَاقُونَ
اِلَى
الْمَوْتِ
وَهُمْ
يَنْظُرُونَۜ
Sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, gerçek ortaya çıktıktan sonra bile seninle tartışıyorlardı.[6]
لِيُحِقَّ
الْحَقَّ
وَيُبْطِلَ
الْبَاطِلَ
وَلَوْ
كَرِهَ
الْمُجْرِمُونَۚ
Allah bu iki taifeden birini size vadetmişti; siz, kuvvetsiz olanın size düşmesini istiyordunuz. Oysa, suçluların hoşuna gitmese de, hakkı ortaya çıkarmak ve batılı tepelemek için, Allah sözleriyle hakkı ortaya koymak ve inkarcıların kökünü kesmek istiyordu.[7-8]
اِذْ
يُغَشّ۪يكُمُ
النُّعَاسَ
اَمَنَةً
مِنْهُ
وَيُنَزِّلُ
عَلَيْكُمْ
مِنَ
السَّمَٓاءِ
مَٓاءً
لِيُطَهِّرَكُمْ
بِه۪
وَيُذْهِبَ
عَنْكُمْ
رِجْزَ
الشَّيْطَانِ
وَلِيَرْبِطَ
عَلٰى
قُلُوبِكُمْ
وَيُثَبِّتَ
بِهِ
الْاَقْدَامَۜ
Allah kendi katından bir güven işareti olarak sizi hafif bir uykuya daldırmıştı. Sizi arıtmak, sizden şeytan vesvesesini gidermek, kalblerinizi pekiştirmek ve sebatınızı artırmak için gökten size su indirmişti.[11]
اِذْ
يُوح۪ي
رَبُّكَ
اِلَى
الْمَلٰٓئِكَةِ
اَنّ۪ي
مَعَكُمْ
فَثَبِّتُوا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُواۜ
سَاُلْق۪ي
ف۪ي
قُلُوبِ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
الرُّعْبَ
فَاضْرِبُوا
فَوْقَ
الْاَعْنَاقِ
وَاضْرِبُوا
مِنْهُمْ
كُلَّ
بَنَانٍۜ
Rabbin meleklere, «Ben sizinleyim, inananları destekleyin» diye vahyetti. «Ben inkar edenlerin kalblerine korku salacağım, artık vurun onların boyunları üstüne, vurun her parmağına» dedi.[12]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِذَا
لَق۪يتُمُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
زَحْفاً
فَلَا
تُوَلُّوهُمُ
الْاَدْبَارَۚ
Ey İnananlar! Savaş için ilerlerken, inkar edenlerle toplu halde karşılaştığınızda onlara arkanızı dönmeyin.[15]
وَمَنْ
يُوَلِّهِمْ
يَوْمَئِذٍ
دُبُرَهُٓ
اِلَّا
مُتَحَرِّفاً
لِقِتَالٍ
اَوْ
مُتَحَيِّزاً
اِلٰى
فِئَةٍ
فَقَدْ
بَٓاءَ
بِغَضَبٍ
مِنَ
اللّٰهِ
وَمَأْوٰيهُ
جَهَنَّمُۜ
وَبِئْسَ
الْمَص۪يرُ
Tekrar savaşmak için bir tarafa çekilmek veya bir başka topluluğa katılmak maksadı dışında, o gün arkasını düşmana dönen kimse Allah’dan bir gazaba uğramış olur. Onun varacağı yer cehennemdir. Ne kötü bir dönüştür![16]
اِنْ
تَسْتَفْتِحُوا
فَقَدْ
جَٓاءَكُمُ
الْفَتْحُۚ
وَاِنْ
تَنْتَهُوا
فَهُوَ
خَيْرٌ
لَكُمْۚ
وَاِنْ
تَعُودُوا
نَعُدْۚ
وَلَنْ
تُغْنِيَ
عَنْكُمْ
فِئَتُكُمْ
شَيْـٔاً
وَلَوْ
كَـثُرَتْۙ
وَاَنَّ
اللّٰهَ
مَعَ
الْمُؤْمِن۪ينَ۟
Ey inkarcılar! Zafer istiyorsanız, işte zafer geldi (aleyhinize çıktı). Peygambere karşı gelmekten vazgeçerseniz sizin iyiliğinize olur, yok tekrar dönerseniz biz de döneriz; topluluğunuz çok da olsa size hiçbir fayda vermez. Allah inananlarla beraberdir.[19]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اَط۪يعُوا
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
وَلَا
تَوَلَّوْا
عَنْهُ
وَاَنْتُمْ
تَسْمَعُونَۚ
Ey inananlar! Allah’a ve Peygamberine itaat edin, Kuran’ı dinleyip dururken yüz çevirmeyin, dinlemedikleri halde «dinledik» diyenler gibi olmayın.[20-21]
وَلَا
تَكُونُوا
كَالَّذ۪ينَ
قَالُوا
سَمِعْنَا
وَهُمْ
لَا
يَسْمَعُونَ
Ey inananlar! Allah’a ve Peygamberine itaat edin, Kuran’ı dinleyip dururken yüz çevirmeyin, dinlemedikleri halde «dinledik» diyenler gibi olmayın.[20-21]
اِنَّ
شَرَّ
الدَّوَٓابِّ
عِنْدَ
اللّٰهِ
الصُّمُّ
الْبُكْمُ
الَّذ۪ينَ
لَا
يَعْقِلُونَ
Allah katında, yeryüzündeki canlıların en kötüsü gerçeği akletmeyen sağırlar ve dilsizlerdir.[22]
وَلَوْ
عَلِمَ
اللّٰهُ
ف۪يهِمْ
خَيْراً
لَاَسْمَعَهُمْۜ
وَلَوْ
اَسْمَعَهُمْ
لَتَوَلَّوْا
وَهُمْ
مُعْرِضُونَ
Allah onlarda bir iyilik görseydi onlara işittirirdi. Onlara işittirmiş olsaydı yine de yüz çevirirlerdi, zaten dönektirler.[23]
وَاتَّقُوا
فِتْنَةً
لَا
تُص۪يبَنَّ
الَّذ۪ينَ
ظَلَمُوا
مِنْكُمْ
خَٓاصَّةًۚ
وَاعْلَمُٓوا
اَنَّ
اللّٰهَ
شَد۪يدُ
الْعِقَابِ
Aranızdan yalnız zalimlere erişmekle kalmayacak fitneden sakının, Allah’ın azabının şiddetli olduğunu bilin.[25]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَا
تَخُونُوا
اللّٰهَ
وَالرَّسُولَ
وَتَخُونُٓوا
اَمَانَاتِكُمْ
وَاَنْتُمْ
تَعْلَمُونَ
Ey inananlar! Allah’a ve Peygambere karşı hainlik etmeyin, size güvenilen şeylere bile bile hıyanet etmiş olursunuz.[27]
وَاِذْ
قَالُوا
اللّٰهُمَّ
اِنْ
كَانَ
هٰذَا
هُوَ
الْحَقَّ
مِنْ
عِنْدِكَ
فَاَمْطِرْ
عَلَيْنَا
حِجَارَةً
مِنَ
السَّمَٓاءِ
اَوِ
ائْتِنَا
بِعَذَابٍ
اَل۪يمٍ
«Allah’ımız! Eğer bu Kitap, gerçekten Senin katından ise bize gökten taş yağdır veya can yakıcı bir azab ver» demişlerdi.[32]
وَمَا
كَانَ
اللّٰهُ
لِيُعَذِّبَهُمْ
وَاَنْتَ
ف۪يهِمْۜ
وَمَا
كَانَ
اللّٰهُ
مُعَذِّبَهُمْ
وَهُمْ
يَسْتَغْفِرُونَ
Oysa, sen içlerinde iken Allah onlara azabetmez. Onlar bağışlanma dilerlerken de elbette Allah azab edecek değildir.[33]
وَمَا
لَهُمْ
اَلَّا
يُعَذِّبَهُمُ
اللّٰهُ
وَهُمْ
يَصُدُّونَ
عَنِ
الْمَسْجِدِ
الْحَرَامِ
وَمَا
كَانُٓوا
اَوْلِيَٓاءَهُۜ
اِنْ
اَوْلِيَٓاؤُ۬هُٓ
اِلَّا
الْمُتَّقُونَ
وَلٰكِنَّ
اَكْثَرَهُمْ
لَا
يَعْلَمُونَ
Yoksa Mescidi Haram’a girmekten menederlerken Allah onlara niçin azab etmesin? Hem de O’nun dostu değiller; O’nun dostları ancak karşı gelmekten sakınanlardır. Fakat çoğu bunu bilmiyorlar.[34]
وَمَا
كَانَ
صَلَاتُهُمْ
عِنْدَ
الْبَيْتِ
اِلَّا
مُكَٓاءً
وَتَصْدِيَةًۜ
فَذُوقُوا
الْعَذَابَ
بِمَا
كُنْتُمْ
تَكْفُرُونَ
Kabe’deki tapınmaları sadece ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. İnkarınıza karşılık artık azabı tadın.[35]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
يُنْفِقُونَ
اَمْوَالَهُمْ
لِيَصُدُّوا
عَنْ
سَب۪يلِ
اللّٰهِۜ
فَسَيُنْفِقُونَهَا
ثُمَّ
تَكُونُ
عَلَيْهِمْ
حَسْرَةً
ثُمَّ
يُغْلَبُونَۜ
وَالَّذ۪ينَ
كَفَرُٓوا
اِلٰى
جَهَنَّمَ
يُحْشَرُونَۙ
Doğrusu inkar edenler mallarını Allah’ın yolundan insanları alıkoymak için sarfederler ve daha da sarfedeceklerdir; ama sonra içleri yanacak, hem de mağlup olacaklardır. Bu, Allah’ın, temizi murdardan ayırması ve murdarları üstüste koyup hepsini yığarak cehenneme yerleştirmesi içindir; inkar edenler cehenneme toplanacaklardır. İşte onlar mahvolanlardır.[36-37]
لِيَم۪يزَ
اللّٰهُ
الْخَب۪يثَ
مِنَ
الطَّيِّبِ
وَيَجْعَلَ
الْخَب۪يثَ
بَعْضَهُ
عَلٰى
بَعْضٍ
فَيَرْكُمَهُ
جَم۪يعاً
فَيَجْعَلَهُ
ف۪ي
جَهَنَّمَۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْخَاسِرُونَ۟
Doğrusu inkar edenler mallarını Allah’ın yolundan insanları alıkoymak için sarfederler ve daha da sarfedeceklerdir; ama sonra içleri yanacak, hem de mağlup olacaklardır. Bu, Allah’ın, temizi murdardan ayırması ve murdarları üstüste koyup hepsini yığarak cehenneme yerleştirmesi içindir; inkar edenler cehenneme toplanacaklardır. İşte onlar mahvolanlardır.[36-37]
Yükleniyor...