ا ل ذ ي ن

1001 kelime · i'rab ağacında: 849

Cümledeki kullanımı

Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.

Mübteda 157 ayetler
Haber 157 ayetler
أُولَئِكَ 28 هُمْ zamir 13 عَذَابٌ 10 ↗ نُدْخِلُ 6 ↗ cümle 5 يَعْلَمُونَ 5 ↗ النَّارِ 5 ↗ أَجْرُ 5 ↗ أَضَلَّ 4 ↗ الْجَنَّةِ 4 ↗ زَادَتْ 4 ↗ مَغْفِرَةٌ 3 ↗
+105 daha (daha az geçenler)
يَقُولُونَ 3 ↗ لَأُكَفِّرَنَّ 3 ↗ يُؤْمِنُونَ 3 ↗ مَا 2 (يُقَالُ) gizli 2 يُقَاتِلُونَ 2 ↗ تَكْذِيبٍ 2 ↗ نَاصِرِينَ 2 ↗ لَنَهْدِيَنَّ 2 ↗ الْبُشْرَى 2 ↗ يَجِدُونَ 2 ↗ يُوَفِّي 2 ↗ لَنُبَوِّئَنَّ 2 ↗ جَزَاءُ 2 ↗ اللَّهُ 2 ↗ رُحَمَاءُ 2 ↗ رِزْقٌ 2 ↗ مَأْوَا 2 ↗ يُسَبِّحُونَ 2 ↗ سَخِرَ 2 ↗ أَشَدُّ 2 ↗ الْيَوْمَ 1 كَأَنْ 1 مِنْ 1 (أَنْ يُجَادِلُوا فِي آيَاتِ اللَّهِ) gizli 1 (أُولَئِكَ) gizli 1 (‏تَعِسُوا‏) gizli 1 (ثَبَتَ) gizli 1 (شَيْءٌ) gizli 1 (مُسْتَقِرَّةٌ) gizli 1 (مُسْتَقِرُّونَ) gizli 1 (مَوْجُودٌ) gizli 1 (نُقْسِمُ) gizli 1 (يَقُولُونَ) gizli 1 (يَوْصَوْنَ) gizli 1 يَسْتَطِيعُونَ 1 ↗ طُوبَى 1 ↗ الظُّلُمَاتِ 1 ↗ أَعَدَّ 1 ↗ يَعْدِلُونَ 1 ↗ يَعْرِفُونَ 1 ↗ عِزَّةٍ 1 ↗ أَعْظَمُ 1 ↗ أَعْمَالُ 1 ↗ غُرَفٌ 1 ↗ أُغْشِيَتْ 1 ↗ آتَا 1 ↗ يَفْرَحُونَ 1 ↗ تَقْبَلُوا 1 ↗ يَقْضُونَ 1 ↗ قُطِّعَتْ 1 ↗ قُلُوبُ 1 ↗ يَقُومُونَ 1 ↗ كَاتِبُوا 1 ↗ يُؤْثِرُونَ 1 ↗ نُكَلِّفُ 1 ↗ كَانُوا 1 ↗ الْمَكِيدُونَ 1 ↗ أَلْحَقْنَا 1 ↗ أَلْقَوْا 1 ↗ يَتَمَتَّعُونَ 1 ↗ يَمَسُّ 1 ↗ يَمْلِكُونَ 1 ↗ مَاتُوا 1 ↗ وَقْرٌ 1 ↗ أَوْلِيَاءُ 1 ↗ بَعْضُ 1 ↗ بُكْمٌ 1 ↗ يَتَّبِعُونَ 1 ↗ اجْلِدُوا 1 ↗ جَاهَدُوا 1 ↗ يَسْتَجِيبُونَ 1 ↗ يُحِبُّونَ 1 ↗ تَحْرِيرُ 1 ↗ حُسْنُ 1 ↗ يُحْشَرُونَ 1 ↗ احْتَمَلُوا 1 ↗ يَأْكُلُونَ 1 ↗ أَلَتْنَا 1 ↗ يُخْرِجُونَ 1 ↗ يُخَفَّفُ 1 ↗ خَالِدِينَ 1 ↗ خَيْرٌ 1 ↗ نَسْتَدْرِجُ 1 ↗ تَرَى 1 ↗ يَتَرَبَّصْنَ 1 ↗ رَضُوا 1 ↗ تَرْهَقُ 1 ↗ رَوْضَاتِ 1 ↗ زَفِيرٌ 1 ↗ يُسْجَرُونَ 1 ↗ يُسْحَبُونَ 1 ↗ سِيمَى 1 ↗ شَرَابٌ 1 ↗ مُشْفِقُونَ 1 ↗ شِقَاقٍ 1 ↗ شَهَادَةُ 1 ↗ شَهِيقٌ 1 ↗ شَيْءٍ 1 ↗ صَبَّ 1 ↗ أَصْلَحَ 1 ↗ صُمٌّ 1 ↗ يُصِيبُ 1 ↗ يَضْحَكُونَ 1 ↗ شَهَادَةُ zamir 1
Fâil 148 ayetler
Mef'ûlun bih 126 ayetler
Bedel 103 ayetler
Mecrur 103 ayetler
Sıfat 99 ayetler
Muzâfun ileyh 72 ayetler
Haber 66 ayetler
Nâib-i fâil 11 ayetler
Mümeyyez 8 ayetler
Mübdelün minh 7 ayetler
Mef'ûlun bih (2.) 3 ayetler
Hâl 2 ayetler
Mef'ûlun fîh 1 ayetler
Mevsûf 1 ayetler

Sıfat Mevsûfu م ل أ

6 ayet · ا ل ذ ي ن kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)

قَالَ الْمَلَأُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ٓ اِنَّا لَنَرٰيكَ ف۪ي سَفَاهَةٍ وَاِنَّا لَنَظُنُّكَ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ
Milletinin inkarcı ileri gelenleri, «Biz senin beyinsiz olduğunu görüyor ve seni yalancılardan sanıyoruz» dediler.[66]
قَالَ الْمَلَأُ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ لِلَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا لِمَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ اَتَعْلَمُونَ اَنَّ صَالِحاً مُرْسَلٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ قَالُٓوا اِنَّا بِمَٓا اُرْسِلَ بِه۪ مُؤْمِنُونَ
Milletinin büyüklük taslayan ileri gelenleri, aralarından iman eden ve bu sebeple hor gördükleri kimselere, «Salih’in Rabbi tarafından gönderildiğini sahiden biliyor musunuz?» dediler, onlar da, «Doğrusu biz onunla gönderilene inanıyoruz» dediler.[75]
قَالَ الْمَلَأُ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ لَنُخْرِجَنَّكَ يَا شُعَيْبُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَكَ مِنْ قَرْيَتِنَٓا اَوْ لَتَعُودُنَّ ف۪ي مِلَّتِنَاۜ قَالَ اَوَلَوْ كُنَّا كَارِه۪ينَ
Milletinin büyüklük taslayan ileri gelenleri, «Ey Şuayb! Ya dinimize dönersiniz ya da, and olsun ki seni ve inananları seninle beraber kentimizden çıkarırız» dediler. Şuayb, onlara: «İstemezsek de mi? Allah bizi dininizden kurtardıktan sonra ona dönecek olursak, doğrusu Allah’a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimizin dilemesi bir yana, dininize dönmek bize yakışmaz. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz yalnız Allah’a güvendik. Rabbimiz! Bizimle milletimiz arasında hak ile Sen hüküm ver, Sen hükmedenlerin en hayırlısısın» dedi.[88-89]
وَقَالَ الْمَلَأُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ لَئِنِ اتَّبَعْتُمْ شُعَيْباً اِنَّكُمْ اِذاً لَخَاسِرُونَ
Milletinin inkar eden ileri gelenleri, «Şuayb’a uyarsanız, and olsun ki siz kaybedersiniz» dediler.[90]
فَقَالَ الْمَلَأُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ مَا نَرٰيكَ اِلَّا بَشَراً مِثْلَنَا وَمَا نَرٰيكَ اتَّبَعَكَ اِلَّا الَّذ۪ينَ هُمْ اَرَاذِلُنَا بَادِيَ الرَّأْيِۚ وَمَا نَرٰى لَكُمْ عَلَيْنَا مِنْ فَضْلٍ بَلْ نَظُنُّكُمْ كَاذِب۪ينَ
Milletinin inkarcı ileri gelenleri: «Senin ancak kendimiz gibi bir insan olduğunu görüyoruz. Daha başlangıçta, sana bizim ayak takımı dışında kimsenin uyduğunu görmüyoruz. Sizin bizden bir üstünlüğünüz yoktur; biz sizi yalancı sanıyoruz» dediler.[27]
فَقَالَ الْمَلَؤُا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ مَا هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْۙ يُر۪يدُ اَنْ يَتَفَضَّلَ عَلَيْكُمْۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَاَنْزَلَ مَلٰٓئِكَةًۚ مَا سَمِعْنَا بِهٰذَا ف۪ٓي اٰبَٓائِنَا الْاَوَّل۪ينَۚ
Milletinin inkarcı ileri gelenleri: «Bu, sizin gibi bir insandan başka birşey değildir. Sizden üstün olmak istiyor. Allah dilemiş olsaydı melekler indirirdi. İlk atalarımızdan beri böyle birşey işitmedik. Bu adamda nedense biraz delilik var, bir süreye kadar onu gözetleyin» dediler.[24-25]
Yükleniyor...