ا ل ذ ي ن
1001 kelime · i'rab ağacında: 849
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Mübteda 157 ayetler
Haber 157 ayetler
أُولَئِكَ
28
هُمْ
zamir 13
عَذَابٌ
10
↗
نُدْخِلُ
6
↗
cümle
5
يَعْلَمُونَ
5
↗
النَّارِ
5
↗
أَجْرُ
5
↗
أَضَلَّ
4
↗
الْجَنَّةِ
4
↗
زَادَتْ
4
↗
مَغْفِرَةٌ
3
↗
+105 daha (daha az geçenler)
يَقُولُونَ
3
↗
لَأُكَفِّرَنَّ
3
↗
يُؤْمِنُونَ
3
↗
مَا
2
(يُقَالُ)
gizli 2
يُقَاتِلُونَ
2
↗
تَكْذِيبٍ
2
↗
نَاصِرِينَ
2
↗
لَنَهْدِيَنَّ
2
↗
الْبُشْرَى
2
↗
يَجِدُونَ
2
↗
يُوَفِّي
2
↗
لَنُبَوِّئَنَّ
2
↗
جَزَاءُ
2
↗
اللَّهُ
2
↗
رُحَمَاءُ
2
↗
رِزْقٌ
2
↗
مَأْوَا
2
↗
يُسَبِّحُونَ
2
↗
سَخِرَ
2
↗
أَشَدُّ
2
↗
الْيَوْمَ
1
كَأَنْ
1
مِنْ
1
(أَنْ يُجَادِلُوا فِي آيَاتِ اللَّهِ)
gizli 1
(أُولَئِكَ)
gizli 1
(تَعِسُوا)
gizli 1
(ثَبَتَ)
gizli 1
(شَيْءٌ)
gizli 1
(مُسْتَقِرَّةٌ)
gizli 1
(مُسْتَقِرُّونَ)
gizli 1
(مَوْجُودٌ)
gizli 1
(نُقْسِمُ)
gizli 1
(يَقُولُونَ)
gizli 1
(يَوْصَوْنَ)
gizli 1
يَسْتَطِيعُونَ
1
↗
طُوبَى
1
↗
الظُّلُمَاتِ
1
↗
أَعَدَّ
1
↗
يَعْدِلُونَ
1
↗
يَعْرِفُونَ
1
↗
عِزَّةٍ
1
↗
أَعْظَمُ
1
↗
أَعْمَالُ
1
↗
غُرَفٌ
1
↗
أُغْشِيَتْ
1
↗
آتَا
1
↗
يَفْرَحُونَ
1
↗
تَقْبَلُوا
1
↗
يَقْضُونَ
1
↗
قُطِّعَتْ
1
↗
قُلُوبُ
1
↗
يَقُومُونَ
1
↗
كَاتِبُوا
1
↗
يُؤْثِرُونَ
1
↗
نُكَلِّفُ
1
↗
كَانُوا
1
↗
الْمَكِيدُونَ
1
↗
أَلْحَقْنَا
1
↗
أَلْقَوْا
1
↗
يَتَمَتَّعُونَ
1
↗
يَمَسُّ
1
↗
يَمْلِكُونَ
1
↗
مَاتُوا
1
↗
وَقْرٌ
1
↗
أَوْلِيَاءُ
1
↗
بَعْضُ
1
↗
بُكْمٌ
1
↗
يَتَّبِعُونَ
1
↗
اجْلِدُوا
1
↗
جَاهَدُوا
1
↗
يَسْتَجِيبُونَ
1
↗
يُحِبُّونَ
1
↗
تَحْرِيرُ
1
↗
حُسْنُ
1
↗
يُحْشَرُونَ
1
↗
احْتَمَلُوا
1
↗
يَأْكُلُونَ
1
↗
أَلَتْنَا
1
↗
يُخْرِجُونَ
1
↗
يُخَفَّفُ
1
↗
خَالِدِينَ
1
↗
خَيْرٌ
1
↗
نَسْتَدْرِجُ
1
↗
تَرَى
1
↗
يَتَرَبَّصْنَ
1
↗
رَضُوا
1
↗
تَرْهَقُ
1
↗
رَوْضَاتِ
1
↗
زَفِيرٌ
1
↗
يُسْجَرُونَ
1
↗
يُسْحَبُونَ
1
↗
سِيمَى
1
↗
شَرَابٌ
1
↗
مُشْفِقُونَ
1
↗
شِقَاقٍ
1
↗
شَهَادَةُ
1
↗
شَهِيقٌ
1
↗
شَيْءٍ
1
↗
صَبَّ
1
↗
أَصْلَحَ
1
↗
صُمٌّ
1
↗
يُصِيبُ
1
↗
يَضْحَكُونَ
1
↗
شَهَادَةُ
zamir 1
Fâil 148 ayetler
Fiili 148 ayetler
قَالَ
54
↗
حَسِبَ
7
↗
يَعْلَمَ
6
↗
كَذَّبَ
6
↗
رَأَى
6
↗
لِيَسْتَأْذِنْ
5
↗
يَوَدُّ
4
↗
اقْتَتَلَ
3
↗
كَفَرَ
3
↗
مَكَرَ
3
↗
اتَّبَعَ
3
↗
خَسِرَ
3
↗
+38 daha (daha az geçenler)
يَسْتَوِي
3
↗
فَعَلَ
2
↗
بَدَّلَ
2
↗
يَئِسَ
2
↗
يَحْزُنْ
2
↗
أَمِنَ
2
↗
يَسْتَعْجِلُ
1
↗
لِيَسْتَعْفِفْ
1
↗
أَتَى
1
↗
يَفْتِنَ
1
↗
تَفَرَّقَ
1
↗
يَفْتَرِي
1
↗
قَعَدَ
1
↗
اسْتَمْتَعَ
1
↗
تَبَرَّأَ
1
↗
يَمْلِكُ
1
↗
بَرَزَ
1
↗
نَصَرَ
1
↗
يَنْتَهِ
1
↗
يَسْتَيْقِنَ
1
↗
يَتَبَيَّنَ
1
↗
تَرَكَ
1
↗
يُجَادِلُ
1
↗
جَعَلَ
1
↗
يَسْتَجِيبُ
1
↗
جَاوَزَ
1
↗
جَاءَ
1
↗
لِيَحْذَرْ
1
↗
أَخْرَجَ
1
↗
لِيَخْشَ
1
↗
يَسْتَخِفَّنَّ
1
↗
اخْتَلَفَ
1
↗
خَلَقَ
1
↗
يُرِيدُ
1
↗
يَرْتَابَ
1
↗
زَعَمَ
1
↗
يَزْدَادَ
1
↗
أَسَرُّو
1
↗
Mef'ûlun bih 126 ayetler
Fiili 126 ayetler
نَجَّيْنَا
11
↗
يَعْلَمْ
8
↗
يَجْزِيَ
8
↗
تَرَى
6
↗
أَخَذَ
5
↗
قَاتِلُوا
4
↗
لَقُوا
4
↗
يُنْذِرَ
4
↗
بَشِّرْ
4
↗
وَعَدَ
4
↗
أَعْبُدَ
3
↗
آتُوا
3
↗
+42 daha (daha az geçenler)
لَتَجِدَنَّ
3
↗
ذَرْ
3
↗
ثَبِّتُوا
3
↗
تَحْسَبَنَّ
3
↗
يُدْخِلُ
3
↗
يُصِيبُ
3
↗
عَذَّبَ
2
↗
أَغْرَقْنَا
2
↗
يَنْفَعُ
2
↗
يَتَوَلَّ
2
↗
أَخْرَجَ
2
↗
ادْعُوا
2
↗
يَرْفَعْ
2
↗
اسْأَلْ
2
↗
(وَعَدَ)
gizli 1
تُطِيعُوا
1
↗
فَتَنَّا
1
↗
قُلْ
1
↗
يُمَحِّصَ
1
↗
لَيَمَسَّنَّ
1
↗
لَنُنَبِّئَنَّ
1
↗
أَنْزَلَ
1
↗
نَنْصُرُ
1
↗
هَدَى
1
↗
أَوْرَثْنَا
1
↗
وَصَّيْنَا
1
↗
يَتَوَفَّى
1
↗
نَجْعَلُ
1
↗
يَسْتَجِيبُ
1
↗
يُحِبُّ
1
↗
يَحْزُنَ
1
↗
احْشُرُوا
1
↗
يُخَادِعُونَ
1
↗
يُخْزِي
1
↗
اسْتَخْلَفَ
1
↗
خَلَقَ
1
↗
لَنُذِيقَنَّ
1
↗
رَدَّ
1
↗
أَيَّدْنَا
1
↗
يَزِيدُ
1
↗
تَسُبُّوا
1
↗
أَصْرِفُ
1
↗
Mecrur 103 ayetler
Sıfat 99 ayetler
Mevsûfu 99 ayetler
الْمُؤْمِنُونَ
9
↗
شُرَكَاءُ
8
↗
الْقَوْمِ
7
↗
عِبَادَ
6
↗
الْمَلَأُ
6
↗
الْمُتَّقِينَ
5
↗
الْمُصَلِّينَ
5
↗
أُولُو
4
↗
الظَّالِمِينَ
2
↗
فَرِيقًا
2
↗
الْفُقَرَاءِ
2
↗
الْمُكَذِّبِينَ
2
↗
+39 daha (daha az geçenler)
أَبْقَى
2
↗
إِخْوَانِ
2
↗
الَّذِينَ
1
(فِعْلًا)
gizli 1
طَرَفًا
1
↗
الْمُطَفِّفِينَ
1
↗
الطِّفْلِ
1
↗
طَائِفَةٌ
1
↗
أَعْظَمُ
1
↗
الْعَامِلِينَ
1
↗
الْفَاسِقِينَ
1
↗
الْكَافِرِينَ
1
↗
مَثَلًا
1
↗
بَرَاءَةٌ
1
↗
الْمَلَائِكَةَ
1
↗
النَّبِيُّونَ
1
↗
الْأَنْصَارِ
1
↗
الْمُنَافِقِينَ
1
↗
أَهْدَى
1
↗
مِيثَاقَ
1
↗
الْوَارِثُونَ
1
↗
الْبُكْمُ
1
↗
آخَرَانِ
1
↗
الثَّلَاثَةِ
1
↗
ثَمُودَ
1
↗
أُسْوَةٌ
1
↗
الْمُحْسِنِينَ
1
↗
الْمُخْبِتِينَ
1
↗
أَلْفًا
1
↗
الْخَرَّاصُونَ
1
↗
الْأَخْسَرِينَ
1
↗
الْخَاشِعِينَ
1
↗
رَجُلَانِ
1
↗
رَحْمَةٌ
1
↗
الْمُسْرِفِينَ
1
↗
سُلْطَانٌ
1
↗
شُفَعَاءَ
1
↗
الصَّابِرِينَ
1
↗
الْمُسْتَضْعَفِينَ
1
↗
Muzâfun ileyh 72 ayetler
Muzâfı 72 ayetler
عَاقِبَةُ
9
↗
مَثَلُ
8
↗
قُلُوبِ
6
↗
مَعَ
4
نَبَأُ
4
↗
دَأْبِ
4
↗
أَهْوَاءَ
3
↗
بَيْنَ
2
ظَنُّ
2
↗
قَوْلَ
2
↗
وُجُوهُ
2
↗
مَوْلَى
2
↗
+25 daha (daha az geçenler)
عِنْدَ
1
فَوْقَ
1
طَارِدِ
1
↗
طَعَامُ
1
↗
عِبَادِيَ
1
↗
أَعْنَاقِ
1
↗
أَفْئِدَةُ
1
↗
أَيُّهَا
1
↗
قَوْمِ
1
↗
بَأْسَ
1
↗
كَلِمَةَ
1
↗
هَادِي
1
↗
أَبْصَارُ
1
↗
أَوْزَارِ
1
↗
أَيَّامِ
1
↗
أَبْنَاءَ
1
↗
جَزَاءُ
1
↗
جَاعِلُ
1
↗
جُلُودُ
1
↗
دَابِرَ
1
↗
سَبِيلَ
1
↗
مَسَاكِنِ
1
↗
سُنَنَ
1
↗
صُدُورِ
1
↗
صِرَاطَ
1
↗
Nâib-i fâil 11 ayetler
Mübdelün minh 7 ayetler
Mecrur Harf-i cer مِنْ
28 ayet · ا ل ذ ي ن kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَلَتَجِدَنَّهُمْ
اَحْرَصَ
النَّاسِ
عَلٰى
حَيٰوةٍۚ
وَمِنَ
الَّذ۪ينَ
اَشْرَكُوا
يَوَدُّ
اَحَدُهُمْ
لَوْ
يُعَمَّرُ
اَلْفَ
سَنَةٍۚ
وَمَا
هُوَ
بِمُزَحْزِحِه۪
مِنَ
الْعَذَابِ
اَنْ
يُعَمَّرَۜ
وَاللّٰهُ
بَص۪يرٌ
بِمَا
يَعْمَلُونَ۟
And olsun ki, onların hayata diğer insanlardan ve hatta Allah’a eş koşanlardan da daha düşkün olduklarını görürsün. Her biri ömrünün bin yıl olmasını ister. Oysa uzun ömürlü olması onu azabdan uzaklaştırmaz. Allah onların yaptıklarını görür.[96]
وَلَمَّا
جَٓاءَهُمْ
رَسُولٌ
مِنْ
عِنْدِ
اللّٰهِ
مُصَدِّقٌ
لِمَا
مَعَهُمْ
نَبَذَ
فَر۪يقٌ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَۗ
كِتَابَ
اللّٰهِ
وَرَٓاءَ
ظُهُورِهِمْ
كَاَنَّهُمْ
لَا
يَعْلَمُونَ
Yanlarındakini doğrulayan bir Peygamber, Allah katından onlara gelince Kitap verilenlerden bir takımı, bilmiyorlarmış gibi, Allah’ın Kitabı’nı arkalarına attılar.[101]
اِذْ
تَبَرَّاَ
الَّذ۪ينَ
اتُّبِعُوا
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اتَّبَعُوا
وَرَاَوُا
الْعَذَابَ
وَتَقَطَّعَتْ
بِهِمُ
الْاَسْبَابُ
Nitekim, kendilerine uyulanlar, azabı görünce uyanlardan uzaklaşacaklar ve aralarındaki bağlar kopacaktır.[166]
زُيِّنَ
لِلَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
الْحَيٰوةُ
الدُّنْيَا
وَيَسْخَرُونَ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُواۢ
وَالَّذ۪ينَ
اتَّقَوْا
فَوْقَهُمْ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِۜ
وَاللّٰهُ
يَرْزُقُ
مَنْ
يَشَٓاءُ
بِغَيْرِ
حِسَابٍ
İnkar edenlere, dünya hayatı güzel görünür, onlar, inananlarla alay ederler, oysa, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar kıyamet günü onların üstünde olacaklardır. Allah dilediğini hesabsız şekilde rızıklandırır.[212]
اِذْ
قَالَ
اللّٰهُ
يَا ع۪يسٰٓى
اِنّ۪ي
مُتَوَفّ۪يكَ
وَرَافِعُكَ
اِلَيَّ
وَمُطَهِّرُكَ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
وَجَاعِلُ
الَّذ۪ينَ
اتَّبَعُوكَ
فَوْقَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُٓوا
اِلٰى
يَوْمِ
الْقِيٰمَةِۚ
ثُمَّ
اِلَيَّ
مَرْجِعُكُمْ
فَاَحْكُمُ
بَيْنَكُمْ
ف۪يمَا
كُنْتُمْ
ف۪يهِ
تَخْتَلِفُونَ
Allah demişti ki: «Ey İsa! Ben seni eceline yetireceğim, seni kendime yükselteceğim, inkar edenlerden seni tertemiz ayıracağım; sana uyanları, kıyamet gününe kadar, inkar edenlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz Banadır. Ayrılığa düştüğünüz hususlarda aranızda hükmedeceğim. İnkar edenleri de dünya ve ahirette şiddetli azaba uğratacağım. Onların hiç yardımcıları olmayacaktır.»[55-56]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِنْ
تُط۪يعُوا
فَر۪يقاً
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
يَرُدُّوكُمْ
بَعْدَ
ا۪يمَانِكُمْ
كَافِر۪ينَ
Ey İnananlar! Kitap verilenlerin bir takımına uyarsanız, inanmanızdan sonra sizi kafir olmağa çevirirler.[100]
لِيَقْطَعَ
طَرَفاً
مِنَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُٓوا
اَوْ
يَكْبِتَهُمْ
فَيَنْقَلِبُوا
خَٓائِب۪ينَ
Allah bunu, ancak size müjde olsun ve böylece kalbleriniz yatışsın diye yapmıştır. İnkar edenlerin bir kısmını kesmek veya ümidsiz olarak geri dönecek şekilde bozguna uğratmak için gereken yardım, ancak Güçlü ve Hakim olan Allah katından olur.[126-127]
لَتُبْلَوُنَّ
ف۪ٓي
اَمْوَالِكُمْ
وَاَنْفُسِكُمْ
وَلَتَسْمَعُنَّ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
مِنْ
قَبْلِكُمْ
وَمِنَ
الَّذ۪ينَ
اَشْرَكُٓوا
اَذًى
كَث۪يراًۜ
وَاِنْ
تَصْبِرُوا
وَتَتَّقُوا
فَاِنَّ
ذٰلِكَ
مِنْ
عَزْمِ
الْاُمُورِ
And olsun ki mallarınız ve canlarınızla sınanacaksınız; hiç şüphesiz, sizden önce Kitap verilenlerden ve Allah’a eş koşanlardan çok üzücü sözler işiteceksiniz. Sabreder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız bilin ki, bu üzerinde sebat edilecek işlerdendir.[186]
مِنَ
الَّذ۪ينَ
هَادُوا
يُحَرِّفُونَ
الْكَلِمَ
عَنْ
مَوَاضِعِه۪
وَيَقُولُونَ
سَمِعْنَا
وَعَصَيْنَا
وَاسْمَعْ
غَيْرَ
مُسْمَعٍ
وَرَاعِنَا
لَياًّ
بِاَلْسِنَتِهِمْ
وَطَعْناً
فِي
الدّ۪ينِۜ
وَلَوْ
اَنَّهُمْ
قَالُوا
سَمِعْنَا
وَاَطَعْنَا
وَاسْمَعْ
وَانْظُرْنَا
لَكَانَ
خَيْراً
لَهُمْ
وَاَقْوَمَۙ
وَلٰكِنْ
لَعَنَهُمُ
اللّٰهُ
بِكُفْرِهِمْ
فَلَا
يُؤْمِنُونَ
اِلَّا
قَل۪يلاً
Yahudilerden, sözleri yerlerinden değiştirip: «İşittik ve karşı geldik, kulak vermeyerek dinle» ve dillerini eğip bükerek ve dini yererek: «Bizi de dinle» diyenler vardır. Şayet: «İşittik ve itaat ettik, dinle ve bizi gözet» demiş olsalardı, onlar için daha iyi daha doğru olurdu. İşte Allah inkarları yüzünden onlara lanet etmiştir. Onların ancak pek azı inanır.[46]
اَلَمْ
تَرَ
اِلَى
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
نَص۪يباً
مِنَ
الْكِتَابِ
يُؤْمِنُونَ
بِالْجِبْتِ
وَالطَّاغُوتِ
وَيَقُولُونَ
لِلَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
اَهْدٰى
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
سَب۪يلاً
Kendilerine kitap verilmiş olanların, puta ve şeytana kanıp, inkar edenlere: «Bunlar, inananlardan daha doğru yoldadırlar» dediklerini görmedin mi?[51]
فَبِظُلْمٍ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
هَادُوا
حَرَّمْنَا
عَلَيْهِمْ
طَيِّبَاتٍ
اُحِلَّتْ
لَهُمْ
وَبِصَدِّهِمْ
عَنْ
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
كَث۪يراًۙ
Yahudilerin haksızlıklarından, çoklarını Allah yolundan menetmelerinden, yasak edilmişken faiz almaları ve insanların mallarını haksızlıkla yemelerinden ötürü kendilerine helal kılınan temiz şeyleri onlara haram kıldık. Onlardan inkar edenlere, elem verici azab hazırladık.[160-161]
اَلْيَوْمَ
اُحِلَّ
لَكُمُ
الطَّيِّبَاتُۜ
وَطَعَامُ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
حِلٌّ
لَكُمْۖ
وَطَعَامُكُمْ
حِلٌّ
لَهُمْۘ
وَالْمُحْصَنَاتُ
مِنَ
الْمُؤْمِنَاتِ
وَالْمُحْصَنَاتُ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
مِنْ
قَبْلِكُمْ
اِذَٓا
اٰتَيْتُمُوهُنَّ
اُجُورَهُنَّ
مُحْصِن۪ينَ
غَيْرَ
مُسَافِح۪ينَ
وَلَا
مُتَّخِذ۪ٓي
اَخْدَانٍۜ
وَمَنْ
يَكْفُرْ
بِالْا۪يمَانِ
فَقَدْ
حَبِطَ
عَمَلُهُۘ
وَهُوَ
فِي
الْاٰخِرَةِ
مِنَ
الْخَاسِر۪ينَ۟
Bugün, size temiz olanlar helal kılındı. Kitap verilenlerin yemeği size helal, sizin yemeğiniz de onlara helaldir. İnanan hür ve iffetli kadınlar ve sizden önce kitap verilenlerin hür ve iffetli kadınları -zina etmeksizin, gizli dost tutmaksızın ve mehirlerini verdiğiniz takdirde- size helaldir. Kim imanı inkar ederse, şüphesiz amelleri boşa gider. O, ahirette de kaybedenlerdendir.[5]
وَمِنَ
الَّذ۪ينَ
قَالُٓوا
اِنَّا
نَصَارٰٓى
اَخَذْنَا
م۪يثَاقَهُمْ
فَنَسُوا
حَظاًّ
مِمَّا
ذُكِّرُوا
بِه۪ۖ
فَاَغْرَيْنَا
بَيْنَهُمُ
الْعَدَاوَةَ
وَالْبَغْضَٓاءَ
اِلٰى
يَوْمِ
الْقِيٰمَةِۜ
وَسَوْفَ
يُنَبِّئُهُمُ
اللّٰهُ
بِمَا
كَانُوا
يَصْنَعُونَ
«Biz hıristiyanız» diyenlerden de söz almıştık; onlar, kendilerine belletilenin bir kısmını unuttular, bu yüzden aralarına kıyamete kadar düşmanlık ve kin saldık. Allah, yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.[14]
قَالَ
رَجُلَانِ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
يَخَافُونَ
اَنْعَمَ
اللّٰهُ
عَلَيْهِمَا
ادْخُلُوا
عَلَيْهِمُ
الْبَابَۚ
فَاِذَا
دَخَلْتُمُوهُ
فَاِنَّكُمْ
غَالِبُونَ
وَعَلَى
اللّٰهِ
فَتَوَكَّلُٓوا
اِنْ
كُنْتُمْ
مُؤْمِن۪ينَ
Korkanlar arasında bulunan, Allah’ın nimete erdirdiği iki adam: «Üstlerine kapıdan yürüyün, oradan girerseniz şüphesiz galip gelirsiniz; eğer inanıyorsanız Allah’a güvenin» demişlerdi.[23]
يَٓا اَيُّهَا
الرَّسُولُ
لَا
يَحْزُنْكَ
الَّذ۪ينَ
يُسَارِعُونَ
فِي
الْكُفْرِ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
قَالُٓوا
اٰمَنَّا
بِاَفْوَاهِهِمْ
وَلَمْ
تُؤْمِنْ
قُلُوبُهُمْۚ
وَمِنَ
الَّذ۪ينَ
هَادُوا
سَمَّاعُونَ
لِلْكَذِبِ
سَمَّاعُونَ
لِقَوْمٍ
اٰخَر۪ينَۙ
لَمْ
يَأْتُوكَۜ
يُحَرِّفُونَ
الْكَلِمَ
مِنْ
بَعْدِ
مَوَاضِعِه۪ۚ
يَقُولُونَ
اِنْ
اُو۫ت۪يتُمْ
هٰذَا
فَخُذُوهُ
وَاِنْ
لَمْ
تُؤْتَوْهُ
فَاحْذَرُواۜ
وَمَنْ
يُرِدِ
اللّٰهُ
فِتْنَتَهُ
فَلَنْ
تَمْلِكَ
لَهُ
مِنَ
اللّٰهِ
شَيْـٔاًۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
لَمْ
يُرِدِ
اللّٰهُ
اَنْ
يُطَهِّرَ
قُلُوبَهُمْۜ
لَهُمْ
فِي
الدُّنْيَا
خِزْيٌ
وَلَهُمْ
فِي
الْاٰخِرَةِ
عَذَابٌ
عَظ۪يمٌ
Kalbleri inanmamışken, ağızlarıyla, «İnandık» diyenler, yahudilerden yalana kulak verenler ve başka bir topluluk hesabına casusluk edenlerden inkara koşanlar seni üzmesin. Sözleri asıl yerlerinden değiştirirler de, «Böyle bir fetva size verilirse alın, verilmezse kaçının» derler. Allah’ın fitneye düşmesini dilediği kimse için Allah’a karşı senin elinden bir şey gelmez. İşte onlar Allah’ın, kalblerini arıtmak istemediği kimselerdir. Dünyada rezillik onlaradır. Onlara ahirette de büyük azab vardır.[41]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَا
تَتَّخِذُوا
الَّذ۪ينَ
اتَّخَذُوا
د۪ينَكُمْ
هُزُواً
وَلَعِباً
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
مِنْ
قَبْلِكُمْ
وَالْكُفَّارَ
اَوْلِيَٓاءَۚ
وَاتَّقُوا
اللّٰهَ
اِنْ
كُنْتُمْ
مُؤْمِن۪ينَ
Ey İnananlar! Kendilerine sizden önce kitap verilenlerden, dininizi alaya ve eğlenceye alanları ve inkarcıları dost olarak benimsemeyin. İnanıyorsanız Allah’tan sakının.[57]
يَٓا اَيُّهَا
النَّبِيُّ
حَرِّضِ
الْمُؤْمِن۪ينَ
عَلَى
الْقِتَالِۜ
اِنْ
يَكُنْ
مِنْكُمْ
عِشْرُونَ
صَابِرُونَ
يَغْلِبُوا
مِائَتَيْنِۚ
وَاِنْ
يَكُنْ
مِنْكُمْ
مِائَةٌ
يَغْلِبُٓوا
اَلْفاً
مِنَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
بِاَنَّهُمْ
قَوْمٌ
لَا
يَفْقَهُونَ
Müminleri savaş için coştur. Sizin sabırlı yirmi kişiniz onlardan ikiyüz kişiyi yener. Sizin yüz kişiniz, inkar edenlerden bin kişiyi yener; çünkü onlar anlayışsız bir güruhtur. Şimdi Allah yükünüzü hafifletti, zira içinizde zaaf bulunduğunu biliyordu. Sizin sabırlı yüz kişiniz onlardan ikiyüz kişiyi yener; sizin bin kişiniz, Allah’ın izniyle, ikibin kişiyi yener. Allah sabredenlerle beraberdir.[65-66]
قَاتِلُوا
الَّذ۪ينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِاللّٰهِ
وَلَا
بِالْيَوْمِ
الْاٰخِرِ
وَلَا
يُحَرِّمُونَ
مَا
حَرَّمَ
اللّٰهُ
وَرَسُولُهُ
وَلَا
يَد۪ينُونَ
د۪ينَ
الْحَقِّ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
حَتّٰى
يُعْطُوا
الْجِزْيَةَ
عَنْ
يَدٍ
وَهُمْ
صَاغِرُونَ۟
Kitap verilenlerden, Allah’a, ahiret gününe inanmayan, Allah’ın ve Peygamberinin haram kıldığını haram saymayan, hak dinini din edinmeyenlerle, boyunlarını büküp kendi elleriyle cizye verene kadar savaşın.[29]
وَلَا
تَكُونَنَّ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِ
اللّٰهِ
فَتَكُونَ
مِنَ
الْخَاسِر۪ينَ
Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan da olma, yoksa kaybedenlerden olursun.[95]
وَلَقَدْ
اَنْزَلْـنَٓا
اِلَيْكُمْ
اٰيَاتٍ
مُبَيِّنَاتٍ
وَمَثَلاً
مِنَ
الَّذ۪ينَ
خَلَوْا
مِنْ
قَبْلِكُمْ
وَمَوْعِظَةً
لِلْمُتَّق۪ينَ۟
And olsun ki, size apaçık ayetler, sizden önce geçenlerden misal ve sakınanlara öğüt indirdik.[34]
Yükleniyor...