ش ي أ
519 kelime · i'rab ağacında: 513
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Muzâfun ileyh 133 ayetler
Mef'ûlun bih 70 ayetler
Fiili 70 ayetler
يُغْنِي
15
↗
يَمْلِكُ
7
↗
تُشْرِكُوا
7
↗
يَعْلَمَ
5
↗
تَبْخَسُوا
4
↗
جِئْتَ
4
↗
يَخْلُقُونَ
3
↗
تَكْرَهُوا
2
↗
أَنْزَلَ
2
↗
تَأْخُذُوا
2
↗
تَظْلِمْ
1
↗
عَبَدْنَا
1
↗
+17 daha (daha az geçenler)
Mecrur 63 ayetler
Mevsûf 49 ayetler
Sıfat 49 ayetler
(اَلْضَرِّ)
gizli 5
(الظُّلْمِ)
gizli 4
عَجِيبٌ
3
↗
(الْجَزَاءِ)
gizli 2
(الضَّرَرِ)
gizli 2
(اَلْغَنْيِ)
gizli 2
نُكُرٍ
2
↗
مَا
1
(اَلْإِغْنَاءِ)
gizli 1
(الضَّرَارِ)
gizli 1
(الْمِلْكِ)
gizli 1
(الْنَفْعِ)
gizli 1
+28 daha (daha az geçenler)
(مُسْتَقِرٌّ)
gizli 1
عَظِيمٌ
1
↗
عِلْمِ
1
↗
فَرِيًّا
1
↗
فَضْلِ
1
↗
فَعَلُوا
1
↗
يَتَفَيَّأُ
1
↗
قَلِيلًا
1
↗
تُبْدَ
1
↗
مَوْزُونٍ
1
↗
مُبِينٍ
1
↗
إِدًّا
1
↗
الْأَرْضِ
1
↗
الْجُوعِ
1
↗
أَحْصَيْنَا
1
↗
تَخِرُّ
1
↗
خَلَقَ
1
↗
الْخَوْفِ
1
↗
إِمْرًا
1
↗
مَذْكُورًا
1
↗
يُرَادُ
1
↗
أَزْوَاجِ
1
↗
سَبِيلِ
1
↗
سِدْرٍ
1
↗
السَّمَاءِ
1
↗
تَنْشَقُّ
1
↗
الصَّيْدِ
1
↗
هُ
zamir 1
Mübteda 7 ayetler
Fiil Fâil ر ب ب
7 ayet · ش ي أ kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَحَٓاجَّهُ
قَوْمُهُۜ
قَالَ
اَتُحَٓاجُّٓونّ۪ي
فِي
اللّٰهِ
وَقَدْ
هَدٰينِۜ
وَلَٓا
اَخَافُ
مَا
تُشْرِكُونَ
بِه۪ٓ
اِلَّٓا
اَنْ
يَشَٓاءَ
رَبّ۪ي
شَيْـٔاًۜ
وَسِعَ
رَبّ۪ي
كُلَّ
شَيْءٍ
عِلْماًۜ
اَفَلَا
تَتَذَكَّرُونَ
Milleti onunla tartışmaya girişti. «Beni doğru yola eriştirmişken, Allah hakkında benimle mi tartışıyorsunuz? O’na ortak koştuklarınızdan korkmuyorum, meğer ki Rabbim bir şeyi dilemiş ola. Rabbim ilimce her şeyi kuşatmıştır; hala öğüt kabul etmez misiniz?» dedi.[80]
وَكَذٰلِكَ
جَعَلْنَا
لِكُلِّ
نَبِيٍّ
عَدُواًّ
شَيَاط۪ينَ
الْاِنْسِ
وَالْجِنِّ
يُوح۪ي
بَعْضُهُمْ
اِلٰى
بَعْضٍ
زُخْرُفَ
الْقَوْلِ
غُرُوراًۜ
وَلَوْ
شَٓاءَ
رَبُّكَ
مَا
فَعَلُوهُ
فَذَرْهُمْ
وَمَا
يَفْتَرُونَ
Aldatmak için birbirlerine cazip sözler fısıldayan cin ve insan şeytanlarını her peygambere düşman yaptık. Bu şeytanlar ahirete inanmayanların kalblerinin o sözlere yönelmesi, ondan hoşnut olması ve kendilerinin işledikleri suçları işlemeleri için böyle yaparlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı, sen onları iftiraları ile başbaşa bırak;[112-113]
وَلَوْ
شَٓاءَ
رَبُّكَ
لَاٰمَنَ
مَنْ
فِي
الْاَرْضِ
كُلُّهُمْ
جَم۪يعاًۜ
اَفَاَنْتَ
تُكْرِهُ
النَّاسَ
حَتّٰى
يَكُونُوا
مُؤْمِن۪ينَ
Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi inanırdı. Öyle iken insanları inanmaya sen mi zorlayacaksın?[99]
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَا
مَا
دَامَتِ
السَّمٰوَاتُ
وَالْاَرْضُ
اِلَّا
مَا
شَٓاءَ
رَبُّكَۜ
اِنَّ
رَبَّكَ
فَعَّالٌ
لِمَا
يُر۪يدُ
Rabbinin dilemesi bir yana, gökler ve yer durdukça, orada temelli kalacaklardır. Rabbin, şüphesiz, her istediğini yapar.[107]
وَاَمَّا
الَّذ۪ينَ
سُعِدُوا
فَفِي
الْجَنَّةِ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَا
مَا
دَامَتِ
السَّمٰوَاتُ
وَالْاَرْضُ
اِلَّا
مَا
شَٓاءَ
رَبُّكَۜ
عَطَٓاءً
غَيْرَ
مَجْذُوذٍ
Mesud olanlar ise cennettedirler. Rabbinin dilemesi bir yana, sonsuz bir lütuf olarak, gökler ve yer durdukça, orada temelli kalacaklardır.[108]
وَلَوْ
شَٓاءَ
رَبُّكَ
لَجَعَلَ
النَّاسَ
اُمَّةً
وَاحِدَةً
وَلَا
يَزَالُونَ
مُخْتَلِف۪ينَۙ
Eğer Rabbin dileseydi insanları tek bir ümmet kılardı. Fakat, Rabbinin merhamet ettikleri bir yana, hala ayrılıktadırlar, esasen onları bunun için yaratmıştır. Rabbinin «And olsun ki cehennemi hep insan ve cin ile dolduracağım» sözü yerine gelmiştir.[118-119]
اِذْ
جَٓاءَتْهُمُ
الرُّسُلُ
مِنْ
بَيْنِ
اَيْد۪يهِمْ
وَمِنْ
خَلْفِهِمْ
اَلَّا
تَعْبُدُٓوا
اِلَّا
اللّٰهَۜ
قَالُوا
لَوْ
شَٓاءَ
رَبُّنَا
لَاَنْزَلَ
مَلٰٓئِكَةً
فَاِنَّا
بِمَٓا
اُرْسِلْتُمْ
بِه۪
كَافِرُونَ
Onlara, önlerinden, artlarından, her yönden: «Allah’tan başkasına kulluk etmeyin» diyen peygamberler gelmişti: «Eğer Rabbimiz böyle bir şey dileseydi melekler indirirdi. Doğrusu sizinle gönderileni inkar ederiz» demişlerdi.[14]
Yükleniyor...