ش ه د
160 kelime · i'rab ağacında: 123
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 51 ayetler
Fâil 51 ayetler
Mef'ûlun bih 28 ayetler
cümle
6
أَنْ
6
اللَّهَ
2
↗
خَلْقَ
2
↗
هُمْ
zamir 2
(شَاهِدًا)
gizli 1
(شَيْءٌ)
gizli 1
عَذَابَ
1
↗
مَنَافِعَ
1
↗
مَهْلِكَ
1
↗
ذَوَيْنِ
1
↗
الزُّورَ
1
↗
+4 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun mutlak 1 ayetler
Haber 18 ayetler
Mecrur 16 ayetler
Mef'ûlun bih 12 ayetler
Mevsûf 10 ayetler
Mübteda 6 ayetler
Haber Mübteda أ ل ه
7 ayet · ش ه د kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
قُلْ
يَٓا اَهْلَ
الْكِتَابِ
لِمَ
تَكْفُرُونَ
بِاٰيَاتِ
اللّٰهِۗ
وَاللّٰهُ
شَه۪يدٌ
عَلٰى
مَا
تَعْمَلُونَ
De ki: «Ey Kitap ehli! Allah yaptıklarınızı görüp dururken, niçin Allah’ın ayetlerini inkar ediyorsunuz?»[98]
لٰكِنِ
اللّٰهُ
يَشْهَدُ
بِمَٓا
اَنْزَلَ
اِلَيْكَ
اَنْزَلَهُ
بِعِلْمِه۪ۚ
وَالْمَلٰٓئِكَةُ
يَشْهَدُونَۜ
وَكَفٰى
بِاللّٰهِ
شَه۪يداً
Fakat Allah sana indirdiğine şahidlik eder, onu bilerek indirmiştir, melekler de şahidlik ederler. Şahid olarak Allah yeter.[166]
قُلْ
اَيُّ
شَيْءٍ
اَكْبَرُ
شَهَادَةًۜ
قُلِ
اللّٰهُ
شَه۪يدٌ
بَيْن۪ي
وَبَيْنَكُمْ
وَاُو۫حِيَ
اِلَيَّ
هٰذَا
الْقُرْاٰنُ
لِاُنْذِرَكُمْ
بِه۪
وَمَنْ
بَلَغَۜ
اَئِنَّكُمْ
لَتَشْهَدُونَ
اَنَّ
مَعَ
اللّٰهِ
اٰلِهَةً
اُخْرٰىۜ
قُلْ
لَٓا
اَشْهَدُۚ
قُلْ
اِنَّمَا
هُوَ
اِلٰهٌ
وَاحِدٌ
وَاِنَّن۪ي
بَر۪ٓيءٌ
مِمَّا
تُشْرِكُونَۢ
«Şahit olarak hangi şey daha büyüktür» de. «Allah benimle sizin aranızda şahiddir. Bu Kuran bana, sizi ve ulaştığı kimseleri uyarmam için vahyolundu; Allah’la beraber başka tanrılar bulunduğuna siz mi şahidlik ediyorsunuz?» de. «Ben şehadet etmem» de. «O ancak tek Tanrıdır, doğrusu ben ortak koşmanızdan uzağım» de.[19]
وَالَّذ۪ينَ
اتَّخَذُوا
مَسْجِداً
ضِرَاراً
وَكُفْراً
وَتَفْر۪يقاً
بَيْنَ
الْمُؤْمِن۪ينَ
وَاِرْصَاداً
لِمَنْ
حَارَبَ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
مِنْ
قَبْلُۜ
وَلَيَحْلِفُنَّ
اِنْ
اَرَدْنَٓا
اِلَّا
الْحُسْنٰىۜ
وَاللّٰهُ
يَشْهَدُ
اِنَّهُمْ
لَكَاذِبُونَ
Zarar vermek, inkar etmek, müminlerin arasını ayırmak, Allah ve Peygamber’ine karşı savaşanlara daha önceden gözcülük yapmak üzere bir mescid kurup: «Biz sadece iyilik yapmak istedik» diye yemin edenlerin yalancı olduklarına şüphesiz ki Allah şahiddir.[107]
وَاِمَّا
نُرِيَنَّكَ
بَعْضَ
الَّذ۪ي
نَعِدُهُمْ
اَوْ
نَتَوَفَّـيَنَّكَ
فَاِلَيْنَا
مَرْجِعُهُمْ
ثُمَّ
اللّٰهُ
شَه۪يدٌ
عَلٰى
مَا
يَفْعَلُونَ
Onlara, söz verdiğimiz azabın bir kısmını ya dünyada sana gösteririz, veya senin ruhunu alırız da nasıl olsa onların dönüşü Bizedir; (ahirette görürsün) Allah onların yaptıklarına şahiddir.[46]
اَلَمْ
تَرَ
اِلَى
الَّذ۪ينَ
نَافَقُوا
يَقُولُونَ
لِاِخْوَانِهِمُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
مِنْ
اَهْلِ
الْكِتَابِ
لَئِنْ
اُخْرِجْتُمْ
لَنَخْرُجَنَّ
مَعَكُمْ
وَلَا
نُط۪يعُ
ف۪يكُمْ
اَحَداً
اَبَداًۚ
وَاِنْ
قُوتِلْتُمْ
لَنَنْصُرَنَّكُمْۜ
وَاللّٰهُ
يَشْهَدُ
اِنَّهُمْ
لَكَاذِبُونَ
Münafıkların, kitap ehlinin inkarcılarından olan kardeşlerine: «Eğer siz yurdunuzdan çıkarılırsanız and olsun ki, biz de sizinle beraber çıkarız; sizin aleyhinizde kimseye asla uymayız; eğer savaşa tutuşursanız mutlaka size yardım ederiz» dediklerini görmedin mi? Allah onların yalancı olduklarına şahidlik eder.[11]
اِذَا
جَٓاءَكَ
الْمُنَافِقُونَ
قَالُوا
نَشْهَدُ
اِنَّكَ
لَرَسُولُ
اللّٰهِۢ
وَاللّٰهُ
يَعْلَمُ
اِنَّكَ
لَرَسُولُهُۜ
وَاللّٰهُ
يَشْهَدُ
اِنَّ
الْمُنَافِق۪ينَ
لَـكَاذِبُونَۚ
İkiyüzlüler sana gelince: «Senin şüphesiz Allah’ın Peygamberi olduğuna şehadet ederiz» derler. Allah, senin kendisinin peygamberi olduğunu bilir; bunun yanında Allah, ikiyüzlülerin yalancı olduklarını da bilir.[1]
Yükleniyor...