س و أ
167 kelime · i'rab ağacında: 164
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Mef'ûlun bih 57 ayetler
Fiili 57 ayetler
لَأُكَفِّرَنَّ
13
↗
يَعْمَلُونَ
12
↗
تَقِ
4
↗
يَسُومُونَ
4
↗
يُوَارِي
3
↗
أَرَادَ
3
↗
كَسَبَ
2
↗
مَكَرُوا
2
↗
لَنَجْزِيَنَّ
2
↗
يَدْرَءُونَ
2
↗
عَلِمْنَا
1
↗
يَكْشِفُ
1
↗
+8 daha (daha az geçenler)
Fiil 34 ayetler
Haber 27 ayetler
Mecrur 25 ayetler
Muzâfun ileyh 17 ayetler
Fiil Fâil
31 ayet · س و أ kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَاَمْطَرْنَا
عَلَيْهِمْ
مَطَراًۚ
فَسَٓاءَ
مَطَرُ
الْمُنْذَر۪ينَ۟
Geride kalanların üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılan fakat yola gelmeyenlerin yağmuru ne kötü idi![58]
اَمْ
حَسِبَ
الَّذ۪ينَ
يَعْمَلُونَ
السَّيِّـَٔاتِ
اَنْ
يَسْبِقُونَاۜ
سَٓاءَ
مَا
يَحْكُمُونَ
Yoksa, kötülük yapanlar Bizden kaçabileceklerini mi sanarlar? Ne kötü hüküm veriyorlar![4]
ثُمَّ
كَانَ
عَاقِبَةَ
الَّذ۪ينَ
اَسَٓاؤُا
السُّٓوآٰى
اَنْ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِ
اللّٰهِ
وَكَانُوا
بِهَا
يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟
Sonra Allah’ın ayetlerini yalan sayıp, onları alaya alarak kötülük yapanların sonu pek kötü oldu.[10]
فَاِذَا
نَزَلَ
بِسَاحَتِهِمْ
فَسَٓاءَ
صَبَاحُ
الْمُنْذَر۪ينَ
O azap, yurtlarına indiğinde, uyarılan fakat yola gelmeyenlerin sabahı ne kötü olur![177]
مَنْ
عَمِلَ
صَالِحاً
فَلِنَفْسِه۪
وَمَنْ
اَسَٓاءَ
فَعَلَيْهَاۜ
وَمَا
رَبُّكَ
بِظَلَّامٍ
لِلْعَب۪يدِ
Kim yararlı iş işlerse kendi lehinedir; kim de kötülük işlerse kendi aleyhinedir. Rabbin, kullara karşı zalim değildir.[46]
مَنْ
عَمِلَ
صَالِحاً
فَلِنَفْسِه۪ۚ
وَمَنْ
اَسَٓاءَ
فَعَلَيْهَاۘ
ثُمَّ
اِلٰى
رَبِّكُمْ
تُرْجَعُونَ
Kim yararlı iş işlerse kendinedir; kim kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Sonra Rabbinize döndürülürsünüz.[15]
اَمْ
حَسِبَ
الَّذ۪ينَ
اجْتَرَحُوا
السَّيِّـَٔاتِ
اَنْ
نَجْعَلَهُمْ
كَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِۙ
سَوَٓاءً
مَحْيَاهُمْ
وَمَمَاتُهُمْۜ
سَٓاءَ
مَا
يَحْكُمُونَ۟
Yoksa, kötülük işleyen kimseler, ölümlerinde ve diriliklerinde kendilerini, inanıp yararlı iş işleyen kimseler ile bir mi tutacağımızı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar![21]
وَيُعَذِّبَ
الْمُنَافِق۪ينَ
وَالْمُنَافِقَاتِ
وَالْمُشْرِك۪ينَ
وَالْمُشْرِكَاتِ
الظَّٓانّ۪ينَ
بِاللّٰهِ
ظَنَّ
السَّوْءِۜ
عَلَيْهِمْ
دَٓائِرَةُ
السَّوْءِۚ
وَغَضِبَ
اللّٰهُ
عَلَيْهِمْ
وَلَعَنَهُمْ
وَاَعَدَّ
لَهُمْ
جَهَنَّمَۜ
وَسَٓاءَتْ
مَص۪يراً
İnananlara yardım etmez diye Allah’a kötü sanıda bulunan ikiyüzlü erkek ve kadınlara, puta tapan erek ve kadınlara Allah azabetsin; kötü sanıları kendi baslarına gelsin! Allah onlara gazabetmiş, onları lanetlemiş ve cehennemi kendilerine hazırlamıştır. Ne kötü dönüş yeridir![6]
وَلِلّٰهِ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَمَا
فِي
الْاَرْضِۙ
لِيَجْزِيَ
الَّذ۪ينَ
اَسَٓاؤُ۫ا
بِمَا
عَمِلُوا
وَيَجْزِيَ
الَّذ۪ينَ
اَحْسَنُوا
بِالْحُسْنٰىۚ
Göklerde olanlar ve yerde olanlar Allah’ındır ki O, kötülük yapanlara işlerinin karşılığını verir; iyi davrananlara, ufak tefek kabahatleri bir yana büyük günahlardan ve hayasızlıklardan kaçınanlara işlediklerinden daha iyisiyle karşılığını verir. Doğrusu Rabbinin bağışı boldur. Sizi yerden var ederken ve siz annelerinizin karınlarında cenin halinde iken sizleri çok iyi bilen O’dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O, sakınanı çok iyi bilir.[31-32]
اَعَدَّ
اللّٰهُ
لَهُمْ
عَذَاباً
شَد۪يداًۜ
اِنَّهُمْ
سَٓاءَ
مَا
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
Allah, onlara çetin bir azap hazırlamıştır. İşledikleri şey ne kötüdür![15]
اِتَّخَذُٓوا
اَيْمَانَهُمْ
جُنَّةً
فَصَدُّوا
عَنْ
سَب۪يلِ
اللّٰهِۜ
اِنَّهُمْ
سَٓاءَ
مَا
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
Onlar, yeminlerini kalkan edinerek Allah’ın yolundan alıkoyarlar. İşledikleri işler gerçekten ne kötüdür![2]
Yükleniyor...