ا ذ

239 kelime · i'rab ağacında: 239

Cümledeki kullanımı

Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.

Muzâf 238 ayetler
Muzâfun ileyh 238 ayetler
قَالَ 87 ↗ جَاءَ 15 ↗ أَخَذْنَا 12 ↗ نَجَّيْنَا 9 ↗ نَادَى 8 ↗ cümle 7 آتَيْنَا 6 ↗ أَرْسَلْنَا 6 ↗ أَنْتُمْ zamir 6 اسْتَجَبْنَا 5 ↗ يُرِي 5 ↗ سَجَدُوا 5 ↗
+138 daha (daha az geçenler)
الظَّالِمُونَ 4 ↗ الْتَقَيْتُمْ 4 ↗ أَنْزَلَ 4 ↗ هَدَى 4 ↗ دَخَلُوا 4 ↗ تَظُنُّونَ 3 ↗ تَأَذَّنَ 3 ↗ جَعَلَ 3 ↗ أَخْرَجَ 3 ↗ آوَى 3 ↗ سَمِعْتُمْ 3 ↗ هُمْ zamir 3 غَدَوْا 2 ↗ يَغْشَى 2 ↗ فَزِعَ 2 ↗ قَتَلْتَ 2 ↗ قُضِيَ 2 ↗ كَذَّبُوا 2 ↗ كَفَّ 2 ↗ تَبَرَّأَ 2 ↗ انْتَبَذَتْ 2 ↗ هَمَّ 2 ↗ وَاعَدْنَا 2 ↗ انْبَعَثَ 2 ↗ وُقِفُوا 2 ↗ يَخْتَصِمُونَ 2 ↗ أَمَرْتُ 2 ↗ تَدْعُونَ 2 ↗ رَفَعْنَا 2 ↗ رَاوَدْتُنَّ 2 ↗ أَيَّدَ 2 ↗ اسْتَسْقَى 2 ↗ أَصْبَحَتْ 2 ↗ أَنْ 1 (ضَرَبَ) gizli 1 (قُلْنَا) gizli 1 (يَقُولُونَ) gizli 1 ضَاقَتْ 1 ↗ انْطَلَقُوا 1 ↗ اسْتَطَاعُوا 1 ↗ طَافَ 1 ↗ عَتَوْا 1 ↗ أَعْجَبَتْ 1 ↗ يَعْدُونَ 1 ↗ عَذَّبَ 1 ↗ عُرِضَ 1 ↗ عَزَّزْنَا 1 ↗ اعْتَزَلْتُمْ 1 ↗ تَعْقِلُونَ 1 ↗ عَلَّمْتُ 1 ↗ أَغْرَقْنَا 1 ↗ الْأَغْلَالُ 1 ↗ تُغْنِ 1 ↗ تَسْتَغِيثُونَ 1 ↗ فَتَنَّا 1 ↗ انْفَجَرَتْ 1 ↗ فَرَقْنَا 1 ↗ فَسَقَ 1 ↗ تَفْعَلُوا 1 ↗ فَهَّمْنَا 1 ↗ تُفِيضُونَ 1 ↗ تُقُبِّلَ 1 ↗ قَرَّبَا 1 ↗ أَقْرَرْتُمْ 1 ↗ أَقْسَمُوا 1 ↗ تَقَطَّعَتْ 1 ↗ الْقُلُوبُ 1 ↗ يُقَلِّلُ 1 ↗ قَامُوا 1 ↗ كَثَّرَ 1 ↗ كَشَفْنَا 1 ↗ تَكْفُرُونَ 1 ↗ لَبِثْتَ 1 ↗ أَلْزَمَ 1 ↗ الْتَقَمَ 1 ↗ تَلْوُونَ 1 ↗ مَتَّعْنَا 1 ↗ تَمَثَّلَ 1 ↗ تَمْشِي 1 ↗ يَمْكُرُ 1 ↗ الْمَلَائِكَةُ 1 ↗ النَّبِيِّينَ 1 ↗ أَنْبَتْنَا 1 ↗ نَتَقْنَا 1 ↗ يَتَنَازَعُونَ 1 ↗ نَسِيَا 1 ↗ أَنْشَأَ 1 ↗ تَنْفُخُ 1 ↗ نَفَشَتْ 1 ↗ أَنْقَذَ 1 ↗ نَقَمُوا 1 ↗ يُوحِي 1 ↗ تَوَدُّونَ 1 ↗ وَصَّى 1 ↗ يَتَوَفَّى 1 ↗ وَلَّيْتُمْ 1 ↗ وَهَبْنَا 1 ↗ بَلَغَتْ 1 ↗ ابْتَلَى 1 ↗ بَوَّأَ 1 ↗ يُبَيِّتُونَ 1 ↗ يُبَايِعُونَ 1 ↗ أَتَمَّ 1 ↗ أَثَابَ 1 ↗ الْمُجْرِمُونَ 1 ↗ أَجْمَعُوا 1 ↗ يَتَحَاجُّونَ 1 ↗ تَحْسَبُونَ 1 ↗ تَحُسُّونَ 1 ↗ حَضَرَ 1 ↗ حَاقَ 1 ↗ أَلَّفَ 1 ↗ تَخْلُقُ 1 ↗ أَدْبَرَ 1 ↗ ادَّارَأْتُمْ 1 ↗ دَمَّرْنَا 1 ↗ آمَنُوا 1 ↗ ذَهَبَ 1 ↗ رَجَعْنَا 1 ↗ رَزَقَ 1 ↗ الرَّكْبُ 1 ↗ رَمَيْتَ 1 ↗ زَوَّجْنَا 1 ↗ زَادَ 1 ↗ زَاغَتْ 1 ↗ زَيَّنَ 1 ↗ إِبْرَاهِيمُ 1 ↗ سَخَّرْنَا 1 ↗ أَسَرَّ 1 ↗ أَبَقَ 1 ↗ سَاهَمَ 1 ↗ تَسَوَّرُوا 1 ↗ نُسَوِّي 1 ↗ أَشْهَدَ 1 ↗ تُصْعِدُونَ 1 ↗ أَصْلَحْنَا 1 ↗ أْوُوا zamir 1 هُمَا zamir 1
Mef'ûlun bih 121 ayetler
Bedel 50 ayetler
Mef'ûlun fîh 44 ayetler
Muzâfun ileyh 8 ayetler
Mübdelün minh 6 ayetler

Muzâf Muzâfun ileyh أَنْتُمْ

6 ayet · ا ذ kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)

وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ لَا تَسْفِكُونَ دِمَٓاءَكُمْ وَلَا تُخْرِجُونَ اَنْفُسَكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ ثُمَّ اَقْرَرْتُمْ وَاَنْتُمْ تَشْهَدُونَ
Kanınızı dökmeyin, birbirinizi yurdunuzdan sürmeyin diye sizden söz almıştık, sonra bunu böylece kabul etmiştiniz, buna siz şahidsiniz.[84]
وَلَا يَأْمُرَكُمْ اَنْ تَتَّخِذُوا الْمَلٰٓئِكَةَ وَالنَّبِيّ۪نَ اَرْبَاباًۜ اَيَأْمُرُكُمْ بِالْكُفْرِ بَعْدَ اِذْ اَنْتُمْ مُسْلِمُونَ۟
Size melekleri, peygamberleri Rab olarak benimsemenizi emretmesi de yaraşmaz. Siz müslüman olduktan sonra, size inkar etmeyi mi emredecek?[80]
وَاذْكُـرُٓوا اِذْ اَنْتُمْ قَل۪يلٌ مُسْتَضْعَفُونَ فِي الْاَرْضِ تَخَافُونَ اَنْ يَتَخَطَّفَكُمُ النَّاسُ فَاٰوٰيكُمْ وَاَيَّدَكُمْ بِنَصْرِه۪ وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Yeryüzünde az sayıda olduğunuz ve zayıf sayıldığınız için insanların sizi esir olarak alıp götürmesinden korktuğunuz zamanları, hatırlayın. Allah, şükredesiniz diye sizi barındırmış, yardımıyla desteklemiş, temiz şeylerle rızıklandırmıştır.[26]
اِذْ اَنْتُمْ بِالْعُدْوَةِ الدُّنْيَا وَهُمْ بِالْعُدْوَةِ الْقُصْوٰى وَالرَّكْبُ اَسْفَلَ مِنْكُمْۜ وَلَوْ تَوَاعَدْتُمْ لَاخْتَلَفْتُمْ فِي الْم۪يعَادِۙ وَلٰكِنْ لِيَقْضِيَ اللّٰهُ اَمْراً كَانَ مَفْعُولاًۙ لِيَهْلِكَ مَنْ هَلَكَ عَنْ بَيِّنَةٍ وَيَحْيٰى مَنْ حَيَّ عَنْ بَيِّنَةٍۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَسَم۪يعٌ عَل۪يمٌۙ
Siz vadiye en yakın ve onlar da en uzak yamaçta idiler; kervanın süvarileri sizden daha aşağıdaydı. Savaş için buluşmak üzere sözleşmeye kalksaydınız, vaktini tayinde anlaşmazlığa düşerdiniz; fakat Allah mahvolan, apaçık belgeden ötürü mahvolsun, yaşayan da apaçık belgeden ötürü yaşasın diye olacak işi yaptı. Doğrusu Allah işitir ve bilir.[42]
قَالَ هَلْ عَلِمْتُمْ مَا فَعَلْتُمْ بِيُوسُفَ وَاَخ۪يهِ اِذْ اَنْتُمْ جَاهِلُونَ
«Siz, Yusuf ve kardeşine bilmeden neler yaptığınızın farkında mısınız?» dedi.[89]
اَلَّذ۪ينَ يَجْتَنِبُونَ كَـبَٓائِرَ الْاِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ اِلَّا اللَّمَمَۜ اِنَّ رَبَّكَ وَاسِعُ الْمَغْفِرَةِۜ هُوَ اَعْلَمُ بِكُمْ اِذْ اَنْشَاَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ وَاِذْ اَنْتُمْ اَجِنَّةٌ ف۪ي بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْۚ فَلَا تُزَكُّٓوا اَنْفُسَكُمْۜ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنِ اتَّقٰى۟
Göklerde olanlar ve yerde olanlar Allah’ındır ki O, kötülük yapanlara işlerinin karşılığını verir; iyi davrananlara, ufak tefek kabahatleri bir yana büyük günahlardan ve hayasızlıklardan kaçınanlara işlediklerinden daha iyisiyle karşılığını verir. Doğrusu Rabbinin bağışı boldur. Sizi yerden var ederken ve siz annelerinizin karınlarında cenin halinde iken sizleri çok iyi bilen O’dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O, sakınanı çok iyi bilir.[31-32]
Yükleniyor...