ر و د
148 kelime · i'rab ağacında: 148
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 147 ayetler
Fâil 145 ayetler
Mef'ûlun bih 133 ayetler
أَنْ
58
(هُ)
gizli 7
هُ
zamir 5
(شَيْئًا)
gizli 4
وَجْهَ
4
↗
ي
zamir 4
كَيْدًا
3
↗
الْآخِرَةَ
3
↗
ثَوَابَ
3
↗
الْحَيَاةَ
3
↗
زِينَةَ
3
↗
سُوءًا
3
↗
+33 daha (daha az geçenler)
(فِعْلًا)
gizli 2
ظُلْمًا
2
↗
حَرْثَ
2
↗
آلِهَةً
2
↗
شُكُورًا
2
↗
إِصْلَاحًا
2
↗
أَبَا
1
↗
الْعَاجِلَةَ
1
↗
عَرَضَ
1
↗
الْعِزَّةَ
1
↗
الْعُسْرَ
1
↗
عُلُوًّا
1
↗
فِتْنَتَ
1
↗
فَتَى
1
↗
فَسَادًا
1
↗
فِصَالًا
1
↗
اسْتِبْدَالَ
1
↗
نَفْعًا
1
↗
الْيُسْرَ
1
↗
يُوسُفَ
1
↗
جَزَاءً
1
↗
تَحَصُّنًا
1
↗
الْخُرُوجَ
1
↗
خِيَانَةَ
1
↗
الدُّنْيَا
1
↗
الدَّارَ
1
↗
رَحْمَةً
1
↗
رِزْقٍ
1
↗
رَسُولَ
1
↗
رَشَدًا
1
↗
شَيْئًا
1
↗
ضَرًّا
1
↗
كَ
zamir 1
Harf-i cer 35 ayetler
Hâl 3 ayetler
Mef'ûlun fîh 2 ayetler
Nâib-i fâil 2 ayetler
Haber 16 ayetler
Fiil عَنْ ile bağlanan ن ف س
5 ayet · ر و د kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَرَاوَدَتْهُ
الَّت۪ي
هُوَ
ف۪ي
بَيْتِهَا
عَنْ
نَفْسِه۪
وَغَلَّقَتِ
الْاَبْوَابَ
وَقَالَتْ
هَيْتَ
لَكَۜ
قَالَ
مَعَاذَ
اللّٰهِ
اِنَّهُ
رَبّ۪ٓي
اَحْسَنَ
مَثْوَايَۜ
اِنَّهُ
لَا
يُفْلِحُ
الظَّالِمُونَ
Evinde bulunduğu kadın onu kendine çağırdı, kapıları sıkı sıkı kapadı ve «gelsene» dedi. Yusuf: «Günah işlemekten Allah’a sığınırım, doğrusu senin kocan benim efendimdir; bana iyi baktı. Haksızlık yapanlar şüphesiz başarıya ulaşamazlar.» dedi.[23]
قَالَ
هِيَ
رَاوَدَتْن۪ي
عَنْ
نَفْس۪ي
وَشَهِدَ
شَاهِدٌ
مِنْ
اَهْلِهَاۚ
اِنْ
كَانَ
قَم۪يصُهُ
قُدَّ
مِنْ
قُبُلٍ
فَصَدَقَتْ
وَهُوَ
مِنَ
الْكَاذِب۪ينَ
Yusuf: «Beni kendine o çağırdı» dedi. Kadın tarafından bir şahit, «Eğer gömleği önden yırtılmışsa kadın doğru söylemiş, erkek yalancılardandır; şayet gömleği arkadan yırtılmışsa kadın yalan söylemiştir, erkek doğrulardandır» diye şahidlik etti.[26-27]
وَقَالَ
نِسْوَةٌ
فِي
الْمَد۪ينَةِ
امْرَاَتُ
الْعَز۪يزِ
تُرَاوِدُ
فَتٰيهَا
عَنْ
نَفْسِه۪ۚ
قَدْ
شَغَفَهَا
حُباًّۜ
اِنَّا
لَنَرٰيهَا
ف۪ي
ضَلَالٍ
مُب۪ينٍ
Şehirde bir takım kadınlar: «Vezirin karısı kölesinin olmak istiyormuş; sevgisi bağrını yakmış; doğrusu onun besbelli sapıtmış olduğunu görüyoruz.» dediler.[30]
قَالَتْ
فَذٰلِكُنَّ
الَّذ۪ي
لُمْتُنَّن۪ي
ف۪يهِۜ
وَلَقَدْ
رَاوَدْتُهُ
عَنْ
نَفْسِه۪
فَاسْتَعْصَمَۜ
وَلَئِنْ
لَمْ
يَفْعَلْ
مَٓا
اٰمُرُهُ
لَيُسْجَنَنَّ
وَلَيَكُوناً
مِنَ
الصَّاغِر۪ينَ
Vezirin karısı: «İşte sözünü edip beni yerdiğiniz budur. And olsun ki onun olmak istedim, fakat o iffetinden dolayı çekindi. Emrimi yine yapmazsa, and olsun ki hapse tıkılacak ve kahre uğrayanlardan olacak.»[32]
قَالَ
مَا
خَطْبُكُنَّ
اِذْ
رَاوَدْتُنَّ
يُوسُفَ
عَنْ
نَفْسِه۪ۜ
قُلْنَ
حَاشَ
لِلّٰهِ
مَا
عَلِمْنَا
عَلَيْهِ
مِنْ
سُٓوءٍۜ
قَالَتِ
امْرَاَتُ
الْعَز۪يزِ
الْـٰٔنَ
حَصْحَصَ
الْحَقُّۘ
اَنَا۬
رَاوَدْتُهُ
عَنْ
نَفْسِه۪
وَاِنَّهُ
لَمِنَ
الصَّادِق۪ينَ
Hükümdar kadınlara: «Yusuf’un olmak istediğiniz zaman durumunuz neydi?» dedi. Kadınlar, «Haşa! Onun bir fenalığını görmedik» dediler. Vezirin karısı: «Şimdi gerçek ortaya çıktı; onun olmak isteyen bendim; doğrusu Yusuf doğrulardandır» dedi.[51]
Yükleniyor...